<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ADDR Magazine</title>
	<atom:link href="https://addrmagazine.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://addrmagazine.com</link>
	<description>Defence Diplomacy Review</description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Sep 2026 09:52:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.1</generator>

<image>
	<url>https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/11/ADDR-60x60.png</url>
	<title>ADDR Magazine</title>
	<link>https://addrmagazine.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Orgeneral Bayraktaroğlu NATO Genelkurmay Başkanları Toplantısına Katıldı</title>
		<link>https://addrmagazine.com/selcuk-bayraktaroglu-nato-askeri-komite-kopenhag/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2026 09:44:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Carsten Breuer]]></category>
		<category><![CDATA[Caydırıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay Başkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Giuseppe Cavo Dragone]]></category>
		<category><![CDATA[kolektif savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Kopenhag]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Ankara Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Askerî Komite Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Askerî Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Genelkurmay Başkanları]]></category>
		<category><![CDATA[NATO savunma harcamaları]]></category>
		<category><![CDATA[NATO savunma sanayisi]]></category>
		<category><![CDATA[Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Bayraktaroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2728</guid>

					<description><![CDATA[Selçuk Bayraktaroğlu NATO Askerî Komite Konferansı kapsamında Kopenhag&#8217;da düzenlenen toplantıya katıldı. NATO üyesi ülkelerin Genelkurmay Başkanlarını bir araya getiren konferansta Ankara Zirvesi&#8217;nde alınan kararların askerî alanda uygulanması, İttifak&#8217;ın caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, yeni askerî kabiliyetler ve savunma sanayisinin üretim kapasitesinin artırılması ele alındı. NATO&#8217;nun en üst düzey askerî organı olan Askerî Komite, yıllık konferansını 18-19 Eylül tarihlerinde Kopenhag&#8217;da gerçekleştirdi. Toplantıya NATO Askerî Komitesi Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, 32 müttefik ülkenin Genelkurmay Başkanları ile Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) General Alexus G. Grynkewich ve Müttefik Dönüşüm Yüksek Komutanı (SACT) Amiral Pierre Vandier katıldı. Türkiye&#8217;yi toplantıda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Selçuk Bayraktaroğlu NATO Askerî Komite Konferansı kapsamında Kopenhag&#8217;da düzenlenen toplantıya katıldı. NATO üyesi ülkelerin Genelkurmay Başkanlarını bir araya getiren konferansta Ankara Zirvesi&#8217;nde alınan kararların askerî alanda uygulanması, İttifak&#8217;ın caydırıcılık ve savunma kapasitesinin güçlendirilmesi, yeni askerî kabiliyetler ve savunma sanayisinin üretim kapasitesinin artırılması ele alındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO&#8217;nun en üst düzey askerî organı olan Askerî Komite, yıllık konferansını 18-19 Eylül tarihlerinde Kopenhag&#8217;da gerçekleştirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplantıya NATO Askerî Komitesi Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, 32 müttefik ülkenin Genelkurmay Başkanları ile Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR) General Alexus G. Grynkewich ve Müttefik Dönüşüm Yüksek Komutanı (SACT) Amiral Pierre Vandier katıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;yi toplantıda Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu temsil etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bayraktaroğlu Kopenhag&#8217;da Temaslarda Bulundu</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Orgeneral Bayraktaroğlu, NATO Askerî Komite Konferansı kapsamında müttefik ülkelerin üst düzey askerî yöneticileriyle ikili görüşmeler de gerçekleştirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bayraktaroğlu; Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı (SACEUR), ABD Genelkurmay Başkanı Yardımcısı ile Almanya, Arnavutluk, Birleşik Krallık, Fransa, Hollanda, İsveç, İtalya, Polonya ve Yunanistan Genelkurmay Başkanlarıyla bir araya geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüşmelerde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel savunma ve güvenlik konuları ele alındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO&#8217;nun konferansa ilişkin yayımladığı resmî görüntülerde de Orgeneral Bayraktaroğlu&#8217;nun toplantıya katıldığı ve Türkiye&#8217;nin NATO Daimî Askerî Temsilcisi Korgeneral Kemal Turan ile birlikte oturumlarda yer aldığı görülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bayraktaroğlu&#8217;nun temasları, toplantının Ankara Zirvesi&#8217;nin ardından gerçekleştirilmesi nedeniyle ayrıca önem taşıyor. NATO&#8217;nun Kopenhag&#8217;daki askerî gündeminin merkezinde Ankara&#8217;da devlet ve hükûmet başkanları seviyesinde alınan kararların askerî planlama ve kabiliyetlere dönüştürülmesi yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ankara Zirvesi Kararları Masada</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO&#8217;nun açıklamasına göre toplantının ana gündemini Ankara Zirvesi&#8217;nin ardından yapılacak askerî çalışmalar oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müttefik ülkelerin Genelkurmay Başkanları, kolektif caydırıcılık ve savunmanın daha da güçlendirilmesi, inovasyon ve teknoloji, yeni savunma kabiliyetlerinin daha hızlı kullanıma alınması ve Ukrayna&#8217;ya desteğin sürdürülmesini görüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO Askerî Komitesi Başkanı Amiral Giuseppe Cavo Dragone, toplantının açılışında Ankara Zirvesi&#8217;nin ardından İttifak&#8217;ın odağının bütçe taahhütlerinden somut askerî kabiliyetlerin oluşturulmasına kaydığını vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dragone, NATO Genelkurmay Başkanları ile SACEUR ve SACT&#8217;ın Ankara Zirvesi&#8217;nde alınan kararların devamı niteliğindeki askerî çalışmaları yürüteceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çerçevede temel hedef, müttefiklerin savunmaya ayırdığı kaynakların NATO&#8217;nun rakiplerini caydırmasını ve Avrupa-Atlantik bölgesini savunmasını sağlayacak somut askerî kabiliyetlere dönüştürülmesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bütçeden Askerî Kabiliyete Geçiş</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kopenhag toplantısının öne çıkan başlıklarından biri NATO ülkelerinin artan savunma kaynaklarının hangi askerî kabiliyetlere dönüştürüleceği oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ankara Zirvesi&#8217;nde siyasi düzeyde alınan kararların ardından NATO&#8217;nun askerî makamları bu hedeflerin kuvvet yapısı, hazırlık seviyesi, teknoloji, üretim kapasitesi ve operasyonel kabiliyetlere nasıl yansıtılacağını ele aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda müttefik kuvvetlerin hazırlık seviyelerinin yükseltilmesi ve ihtiyaç duyulan yeni savunma kabiliyetlerinin daha hızlı biçimde kullanıma alınması üzerinde duruldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO açısından savunma harcamalarının artırılması tek başına yeterli görülmüyor. Ayrılan kaynakların mühimmat, platform, sensör, komuta-kontrol, hava ve füze savunması ile diğer askerî ihtiyaçları karşılayacak somut kapasiteye dönüşmesi gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kopenhag toplantısı da Ankara Zirvesi&#8217;nde belirlenen siyasi ve mali hedeflerin askerî uygulama boyutunun ele alındığı önemli aşamalardan birini oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İnovasyon ve Teknoloji Gündemde</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Askerî Komite Konferansı&#8217;nda inovasyon ve yeni teknolojilerin NATO&#8217;nun savunma yapısına daha hızlı dâhil edilmesi de görüşüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO, özellikle hızla gelişen teknolojilerin mevcut kuvvet yapısına ve operasyonel planlamaya entegrasyonunu İttifak&#8217;ın dönüşüm sürecinin temel unsurlarından biri olarak değerlendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kopenhag&#8217;daki görüşmelerde yeni savunma kabiliyetlerinin daha hızlı benimsenmesi, teknolojik gelişmelerin askerî ihtiyaçlara dönüştürülmesi ve müttefik kuvvetlerin değişen tehdit ortamına uyum sağlaması üzerinde duruldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu süreçte Avrupa Müttefik Yüksek Komutanlığı operasyonel ihtiyaçlar ve caydırıcılık planlamasında, Müttefik Dönüşüm Komutanlığı ise NATO&#8217;nun gelecekteki kuvvet yapısı, teknoloji ve dönüşüm çalışmalarında önemli rol üstleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ukrayna&#8217;ya Destek Sürdürülecek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna&#8217;ya sağlanan destek de Kopenhag&#8217;daki toplantının ana gündem maddeleri arasında yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO askerî liderleri, Ankara Zirvesi sonrasında Ukrayna&#8217;ya yönelik desteğin sürdürülmesini kolektif caydırıcılık ve savunma gündemiyle birlikte değerlendirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Kopenhag toplantısında Ukrayna için yeni ve ayrı bir askerî yardım paketi açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belirli bir silah sistemi, mühimmat miktarı veya yeni teslimat programına ilişkin karar da NATO&#8217;nun toplantı sonrasında yayımladığı açıklamada yer almadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle toplantının Ukrayna açısından temel sonucu yeni bir yardım paketinin duyurulmasından ziyade Ukrayna&#8217;ya desteğin NATO&#8217;nun askerî gündemindeki önceliklerden biri olmaya devam edeceğinin teyit edilmesi oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>General Breuer NATO Askerî Komitesi&#8217;nin Yeni Başkanı Olacak</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kopenhag toplantısında NATO&#8217;nun askerî yönetimi açısından önemli bir seçim de gerçekleştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Müttefik ülkeler, Almanya Genelkurmay Başkanı General Carsten Breuer&#8217;i NATO Askerî Komitesi&#8217;nin bir sonraki başkanı olarak seçti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Breuer, görevini 2027 yazında Amiral Giuseppe Cavo Dragone&#8217;den devralacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni başkan üç yıllık görev süresi boyunca NATO Askerî Komitesine başkanlık edecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO Askerî Komitesi Başkanı, müttefik ülkelerin Genelkurmay Başkanlarından oluşan komitenin başkanlığını yürütürken NATO&#8217;nun siyasi karar mekanizmaları ile askerî yapısı arasındaki temel bağlantılardan birini oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NATO&#8217;nun En Üst Düzey Askerî Organı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO Askerî Komitesi, İttifak&#8217;ın en üst düzey askerî organı konumunda bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Komite, Kuzey Atlantik Konseyine askerî konularda görüş ve tavsiyelerde bulunurken NATO&#8217;nun siyasi düzeyde aldığı kararların askerî planlamaya dönüştürülmesinde görev üstleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genelkurmay Başkanları seviyesindeki Askerî Komite yılda iki kez NATO&#8217;nun Brüksel&#8217;deki karargâhında toplanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun yanında yılda bir kez bir müttefik ülkenin ev sahipliğinde Askerî Komite Konferansı gerçekleştiriliyor. Kopenhag&#8217;daki toplantı da bu yıllık konferans kapsamında düzenlendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Komitenin günlük faaliyetleri ise NATO Karargâhı&#8217;nda görev yapan müttefik ülkelerin daimî askerî temsilcileri tarafından yürütülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Genelkurmay Başkanları seviyesindeki bir sonraki genel toplantının Ocak 2027&#8217;de Brüksel&#8217;de gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ankara Zirvesi Sonrası Askerî Uygulama Süreci</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kopenhag&#8217;daki konferans, Ankara Zirvesi&#8217;nde alınan siyasi kararların ardından NATO&#8217;nun askerî uygulama sürecinin ele alındığı toplantılardan biri oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO&#8217;nun 32 üyesinin askerî liderleri; caydırıcılık ve savunmanın güçlendirilmesi, yeni kabiliyetlerin daha hızlı devreye alınması, inovasyon ve teknoloji ile Ukrayna&#8217;ya desteğin sürdürülmesi başlıklarını görüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye adına toplantıya katılan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu da konferans kapsamında NATO&#8217;nun üst düzey komutanları ve çok sayıda müttefik ülkenin Genelkurmay Başkanıyla ikili temaslarda bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplantı sonucunda belirli bir yeni silah sistemi için ortak tedarik programı, yeni bir kuvvet konuşlandırması veya Ukrayna&#8217;ya yönelik yeni bir yardım paketi açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kopenhag&#8217;daki görüşmelerin temelini Ankara Zirvesi&#8217;nde belirlenen hedeflerin NATO&#8217;nun askerî planlamasına ve gelecekteki kabiliyetlerine dönüştürülmesi oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rusya-Ukrayna Savaşında 1669. Gün Donetsk ve Duma Seçimleri</title>
		<link>https://addrmagazine.com/rusya-ukrayna-savasi-donetsk-duma-secimleri-2026/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Levent Köse]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 15:35:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Donbas]]></category>
		<category><![CDATA[Donetsk]]></category>
		<category><![CDATA[Druzhkivka]]></category>
		<category><![CDATA[Duma seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[ISW]]></category>
		<category><![CDATA[Kale Kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[Kherson]]></category>
		<category><![CDATA[Kostantynivka]]></category>
		<category><![CDATA[Kramatorsk]]></category>
		<category><![CDATA[Luhansk]]></category>
		<category><![CDATA[Lyman]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya Duma seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya-Ukrayna Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Slovyansk]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna ordusu]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Volodimir Zelenski]]></category>
		<category><![CDATA[Zaporizhia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2723</guid>

					<description><![CDATA[Rusya-Ukrayna Savaşı&#8217;nın artık 4 yıl 6 ay 25. günündeyiz. Her iki taraf da savaşın daha nasıl şekilleneceğini, ne kadar süreceğini bilemiyor. Sonuçları, geleceğini bilemedikleri bir savaşa doğru sürüklenmektedirler. Rusya&#8217;nın 2026 yılı boyunca 1250 km&#8217;lik cephe hattında stratejik bir kazanım elde edemediğini, taktik seviyede kazanımlar elde ettiğini, harekât alanında çok üstün muharebe gücüne rağmen elde edemediği hedeflerine karşın bunu &#8220;Ukraynalılara karşı sivil hedeflere saldırarak-terör&#8221; ile telafi etmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Rusya, hedef olarak verdiği Donetsk bölgesinin geri kalanını yıl sonuna kadar ele geçirmek için o bölgedeki 1/6 gibi çok üstün nispi muharebe gücü ile harekâtına devam etmektedir. Rusya’nın sıklet merkezi ile taarruz]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Rusya-Ukrayna Savaşı&#8217;nın artık 4 yıl 6 ay 25. günündeyiz. Her iki taraf da savaşın daha nasıl şekilleneceğini, ne kadar süreceğini bilemiyor. Sonuçları, geleceğini bilemedikleri bir savaşa doğru sürüklenmektedirler.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın 2026 yılı boyunca 1250 km&#8217;lik cephe hattında stratejik bir kazanım elde edemediğini, taktik seviyede kazanımlar elde ettiğini, harekât alanında çok üstün muharebe gücüne rağmen elde edemediği hedeflerine karşın bunu &#8220;Ukraynalılara karşı sivil hedeflere saldırarak-terör&#8221; ile telafi etmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Rusya, hedef olarak verdiği Donetsk bölgesinin geri kalanını yıl sonuna kadar ele geçirmek için o bölgedeki 1/6 gibi çok üstün nispi muharebe gücü ile harekâtına devam etmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="736" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.20.39-1024x736.png" alt="Ekran Resmi 2026 09 19 18.20.39" class="wp-image-2724" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.20.39-1024x736.png 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.20.39-300x216.png 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.20.39-768x552.png 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.20.39-1536x1104.png 1536w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.20.39-60x43.png 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.20.39.png 1578w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya’nın sıklet merkezi ile taarruz ettiği Donetsk bölgesini ele geçirmek için kuzey ile güneyden çift taraflı kuşatma ile Ukrayna birliklerini geri çekilmeye zorladığı bu manevrası karşısında ise Ukrayna, Donetsk bölgesindeki stratejik Lyman kasabası yakınlarında başarılı karşı taarruz yaparak Rusların Donetsk bölgesinin tamamını yıl sonuna kadar ele geçirmesini şimdilik imkânsız hâle getirdi. Ukrayna bütün cephelerde taktik seviyede de olsa fırsat bulduğunda karşı taarruzlar icra ederek başarılı olmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Ukrayna için ne yazık ki Rusya, doğudaki &#8220;kale kuşağı&#8221; olarak adlandırılan ve Ukrayna&#8217;nın doğu savunmasının omurgasını oluşturan dört sanayi şehrinden oluşan bölgeyi zorlamaktadır. Bu kuşak, Donbas bölgesinin kalan kısmını savunmak için olduğu kadar Doğu ve Orta Ukrayna&#8217;nın geri kalanı için de kilit önem taşıyor. Harekât alanı özellikleri ve yerleşim merkezleri, onları birbirine bağlayan yollar ve demiryollarıyla birlikte, batıdaki daha az savunulabilir, seyrek nüfuslu düz ovaların önünde doğal savunma hatları oluşturuyor. Ukrayna tarafı, Rusya buradan geçmeyi başarırsa Ukrayna&#8217;nın daha derinlerine çok daha hızlı bir şekilde ilerleyebileceğinden endişe etmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle Ukrayna, son birkaç yıldır bu savunma hattını oluşturan şehirleri (Sloviansk, Kramatorsk, Druzhkivka ve Kostyantynivka) güçlendirmek için kaynak ayırıyor. Bütün bunlara rağmen bir yıl süren savaşlardan sonra Kale Kuşağı&#8217;nın en güneyindeki Kostyantynivka’yı ele geçirdi. Ayrıca Rusya, ele geçiremediği her yeri yaşanmaz hâle getiren yavaş ve yıpratıcı bir savaş yürütmektedir. Ancak Ukrayna’nın bu bölgedeki Lyman karşı taarruzu şimdilik Kale Kuşağı savunmasını rahatlatacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bölgedeki harekâtın gerçek durumu ile bilgilerin bölge komutanları tarafından doğru şekilde rapor edilmediği şeklinde tespitler var, yani cephe komutanları Moskova’yı kandırmaktadır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="648" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.21.51-1024x648.png" alt="Ekran Resmi 2026 09 19 18.21.51" class="wp-image-2725" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.21.51-1024x648.png 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.21.51-300x190.png 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.21.51-768x486.png 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.21.51-1536x971.png 1536w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.21.51-60x38.png 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Ekran-Resmi-2026-09-19-18.21.51.png 1578w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="has-small-font-size wp-block-paragraph"><em>Rusya, 2026 sonuna kadar Donetsk’i tamamen ele geçirmeyi hedefliyor. Bunu başarabilirse hedef olarak belirlediği Luhansk ve Donetsk’i ele geçirmiş, Zaporizhia ve Kherson oblastlarının çoğunu kontrol altında tutmuş olacak. Donetsk’i ele geçirmek için en kritik bölge olan Slovyansk-Kramatorsk-Druzhkivka ve Kostantynivka’dan oluşan ve KALE KUŞAĞI olarak adlandırılan bölgeyi ele geçirmek istiyor. Ukrayna’daki savaşın en önemli, en kritik bölgesi burası. Hâlen 8 ayda Rus birlikleri en güneydeki Kostantynivka’ya girdi. UK’nin Lyman K/T’u gelişmektedir.</em></p>



<p class="wp-block-paragraph">Savaş bundan sonra 2026 sonuna ve 2027 başında ağırlıklı olarak bu bölgede yoğunlaşacaktır. Bu bölgeyi izlemeye devam edelim. Bu bölgedeki gelişmeler de savaşın geleceğine ışık tutacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Harekât alanındaki diğer bölgelerde ise Sumy, Harkov bölgesinde durağan, çok önemli gelişmenin olmadığı; Luhansk bölgesinde Rusların küçük ilerlemeler kaydettiği ancak hâlâ istenilen hedefleri ele geçiremediği; Zaporizhia bölgesinde kuzeybatı bölgesinde bazı Rus ilerlemelerinin görüldüğü ancak UK kuvvetlerinin karşı tedbirleriyle duraklatıldığı; Kherson bölgesinde 2022 Kasım ayından beri Dinyeper Nehri&#8217;nin temas hattı olduğu şekilde muharebelerin devam ettiğini ifade edebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya, harekât alanındaki muharebelerin yanı sıra Ukrayna’nın muharebe etme gücünü, moralini yok etmek için Ukrayna derinliklerindeki enerji tesislerine, lojistik tesislerine, kara-demiryolları gibi altyapısına saldırarak yaklaşan kış öncesi Ukrayna’yı teslime zorlamaya çalışmaktadır. Bu maksatla jet motorlu Shahed dronları, balistik füzeleri kullanarak etki etmekte, Ukrayna da buna karşı tedbir geliştirmeye çalışmaktadır. AB ülkeleri bu savaşı Avrupa’nın güvenliği açısından riskli görüp Ukrayna desteğine devam etmektedir. En son ABD’nin Rusya’ya uygulama kararı aldığı ekonomik yaptırımlar da bu savaşta Rusya’yı ciddi olarak olumsuz etkileyecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Oy vermenin 18 Eylül günü başlayıp 20 Eylül günü bitecek şekilde Rusya’da Duma seçimleri mevcut. Putin yaptığı konuşmada halkın oy kullanmasını, bu savaşta yönetimin yanında yer alınmasını söyleyerek halktan destek istemeye devam etmektedir. Ancak Rus halkı savaşı sonlandırabilecek hamleleri yapamamaktadır. Batılı medyaya demeç veren Ruslar, kime oy vereceklerine henüz karar vermediklerini ancak &#8220;her zaman oy kullandığını&#8221; belirterek, &#8220;Önemli olan kimin oy verdiği değil, oyları kimin saydığıdır.&#8221; dedi. Yani Rusya’da kısa vadede değişimin olamayacağı kesin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin’in Donetsk bölgesi için Zelensky’e göre 300.000, açık kaynaklara göre 800.000 askeri seferber edip kullanacağı iddiasına da Rus halkının nasıl bir tepki vereceğini göreceğiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ISW&#8217;ye göre Rusya, Ağustos ayında Ukrayna topraklarının yaklaşık 124 kilometrekarelik (47,8 mil kare) bir bölümüne ilerledi veya sızdı; bu, geçen yılın aynı ayında ele geçirdiği toprak miktarının yaklaşık dörtte birine denk geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu son derece yavaş bir tempo ve Rusya’ya çok büyük bir maliyeti var. Batı istihbarat servisleri, Rusya&#8217;nın ayda yaklaşık 40.000 asker kaybettiğini tahmin ediyor; bu da her kilometrekare başına yaklaşık 340 kayıp anlamına geliyor. Savaşın başından itibaren Rusya’nın kayıplarının 1.510.000 asker olduğu ifade ediliyor. Putin bütün maliyetlerine rağmen savaş hedeflerinden asla vazgeçmiyor. Bütün bu maliyetlerine rağmen Rusya’nın taktik seviyede de olsa küçük ilerleme hızıyla ilerlediğini ve toprak kazandığını da vurgulayalım.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya’nın savaşta belirlediği hedefleri ele geçirmeden asla durmayacağı artık kesin. Bu maksatla Eylül ve Ekim ayında Rusların şiddeti artıracağı, kış öncesi son hamlelerini yapacağını söyleyebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonsuz savaşların giderek yaygınlaşan bir diğer özelliği de bağımsız medya ve BM soruşturmaları yoluyla tam kamuoyu denetiminin ve hesap verebilirliğin engellenmesidir. Rus devlet medyası Ukrayna&#8217;dan gelen haberleri rutin olarak sansürlüyor. Çoğu Rus, savaşın ne kadar kötü gittiği konusunda çok az fikre sahip. Genel olarak kamuoyunun bilgisizliği suistimalleri kolaylaştırır ve çatışmayı uzatır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sonsuza dek süren savaşlar nihayetinde başarısız, aptal liderlerden kaynaklanır. Elbette generaller hata yapar. Savaşta işler nadiren beklendiği gibi gider. Zekice stratejiler ters teper. Ancak temel sorun, savaşan devletlerdeki çok fazla şey vaat eden, düşmanlarını hafife alan, barışçıl alternatifleri görmezden gelen, kendilerini kanunların üstünde sanan, hatalarını kabul etmeyen ve utanmadan, vicdan azabı duymadan yüzünüze yalan söyleyen Putin gibi politikacılardır. Bu, hızlı bir çözümü olmayan eski bir sorundur. Ancak cehennem gibi bir dönemden geçen Ukrayna halkı acilen ek yardıma ihtiyaç duyuyor. Bakalım Duma seçimlerinde Rus halkı Putin’e bir mesaj verecek mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Artık bu savaşın kolay kolay bitmeyeceğini kabul edelim ve bununla yaşayalım. Yaşamak istemiyorsak diğer ülke halklarının kendi hükümetlerine baskı yapması gerektiğini hatırlatalım. Bitmeyen bu savaş için Batı demokrasileri, Rusya’nın barbarca saldırılarının yol açtığı sivil kayıpların her geçen gün artmasına seyirci kalamaz. NATO veya başka bir yapılanma Avrupa güvenliği için harekete geçmeli ve daha fazla savaş suçuna müsamaha gösterilmeyeceğini açıkça belirtmeli, Rus insansız hava aracı ve füze fırlatma rampalarına havadan saldırı tehdidinde bulunmalı ve Putin&#8217;i sonsuz savaşı herkesin savaşı hâline gelmeden önce geri adım atmaya zorlamalıdır. Ukrayna ve Rusya halkı savaştan yorgunlar, barışı fazlasıyla hak ediyorlar ancak Rus siyasetçilerin emperyalist emelleri barışı Kaf Dağı&#8217;nın arkasında tutmaktadır. Yoksa bu savaş bitmeyecek, daha uzun süre devam edip bütün dünyayı etkilemeye devam edecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Levent Köse</strong><br><em>(E) Tuğgeneral </em></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASELSAN&#8217;ın Yeni SMASH 300&#8217;ü İlk Atış Testine Çıktı</title>
		<link>https://addrmagazine.com/aselsan-smash-300-atom-iha-ilk-atis-testi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 15:12:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[anti-drone]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN SMASH 300]]></category>
		<category><![CDATA[ATOM Akıllı Mühimmat]]></category>
		<category><![CDATA[ATOM mühimmatı]]></category>
		<category><![CDATA[deniz platformları]]></category>
		<category><![CDATA[deniz silah sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[dron savunması]]></category>
		<category><![CDATA[elektro-optik sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[mikro İHA]]></category>
		<category><![CDATA[mini İHA]]></category>
		<category><![CDATA[Sahil Güvenlik Komutanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[SMASH]]></category>
		<category><![CDATA[SMASH 300]]></category>
		<category><![CDATA[SMASH silah sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Deniz Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Savunma Sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[uzaktan komutalı silah sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[yakın savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2720</guid>

					<description><![CDATA[ASELSAN SMASH 300 Uzaktan Komutalı Stabilize Deniz Silah Sistemi&#8217;nin ön prototipi ilk atış testlerini gerçekleştirdi. ATOM Akıllı Mühimmat entegrasyonu ve yapay zekâ destekli hedef tespit ve takip yetenekleri kazandırılan sistem, Konya Karapınar&#8217;daki testlerde kara hedefleri ile tekli ve çoklu mini dron hedeflerine karşı sınandı. Konya Karapınar&#8217;da gerçekleştirilen atış testlerinde SMASH 300&#8217;ün kara hedefleri ile mini dronlardan oluşan tekli ve çoklu hava hedeflerine karşı kabiliyetleri sınandı. Yeni sistem, ASELSAN&#8217;ın 2006&#8217;dan bu yana geliştirdiği SMASH Uzaktan Komutalı Stabilize Deniz Silah Sistemleri Ürün Ailesi&#8217;nin güncel tehditlere karşı geliştirilen yeni üyesini oluşturuyor. ASELSAN, SMASH ailesi kapsamında bugüne kadar dört farklı çözüm geliştirdi. Şirketin paylaştığı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN SMASH 300 Uzaktan Komutalı Stabilize Deniz Silah Sistemi&#8217;nin ön prototipi ilk atış testlerini gerçekleştirdi. ATOM Akıllı Mühimmat entegrasyonu ve yapay zekâ destekli hedef tespit ve takip yetenekleri kazandırılan sistem, Konya Karapınar&#8217;daki testlerde kara hedefleri ile tekli ve çoklu mini dron hedeflerine karşı sınandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konya Karapınar&#8217;da gerçekleştirilen atış testlerinde SMASH 300&#8217;ün kara hedefleri ile mini dronlardan oluşan tekli ve çoklu hava hedeflerine karşı kabiliyetleri sınandı.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-x wp-block-embed-x"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="550" data-dnt="true"><p lang="tr" dir="ltr">ASELSAN SMASH 300, 25 mm Uzaktan Komutalı Stabilize Deniz Silah Sistemi; su üstü tehditlerine ve mini/mikro İHA’lara karşı deniz platformlarının savunma kabiliyetini daha ileri bir seviyeye taşıyacak.<br><br>✅ Yapay zekâ destekli hedef tespit ve takip algoritmaları<br>✅ ASELSAN ATOM… <a href="https://t.co/gZb2yFArrL">pic.twitter.com/gZb2yFArrL</a></p>&mdash; ASELSAN (@aselsan) <a href="https://x.com/aselsan/status/2101251465373171972?ref_src=twsrc%5Etfw">September 19, 2026</a></blockquote><script async src="https://platform.x.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni sistem, ASELSAN&#8217;ın 2006&#8217;dan bu yana geliştirdiği SMASH Uzaktan Komutalı Stabilize Deniz Silah Sistemleri Ürün Ailesi&#8217;nin güncel tehditlere karşı geliştirilen yeni üyesini oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN, SMASH ailesi kapsamında bugüne kadar dört farklı çözüm geliştirdi. Şirketin paylaştığı verilere göre SMASH ailesinden 18 ülkeye 560&#8217;tan fazla sistem teslim edildi ve ürün ailesi küresel pazarda yüzde 10&#8217;luk paya ulaştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300 ise mevcut ailenin sahadan elde edilen kullanıcı geri bildirimleri, değişen operasyonel ihtiyaçlar ve yeni teknolojiler doğrultusunda geliştirilen yeni versiyonu olarak ortaya çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Mini İHA&#8217;lara Karşı ATOM Entegrasyonu</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300&#8217;ün önceki sistemlerden ayrılan önemli özelliklerinden birini ATOM Akıllı Mühimmat entegrasyonu oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN, farklı silah sistemlerinde kullandığı parçacıklı mühimmat kabiliyetini SMASH ailesine de taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ATOM, klasik mühimmattan farklı olarak hedefle doğrudan fiziksel temas kurulmasına ihtiyaç duyulmadan, programlanan noktada parçacık etkisi oluşturulmasına imkân sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım özellikle küçük boyutları ve hareket kabiliyetleri nedeniyle doğrudan isabet sağlanması güç olabilen mini ve mikro İHA&#8217;lara karşı önem kazanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300&#8217;ün namlu desteği, ATOM akıllı mühimmatın sisteme entegrasyonuna imkân sağlıyor. Böylece sistemin yalnızca su üstü ve kara hedeflerine değil, küçük insansız hava araçlarına karşı da kullanılabilmesi amaçlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Modern deniz platformları açısından bu kabiliyet giderek daha önemli hâle geliyor. Son yıllardaki çatışmalarda düşük maliyetli insansız hava araçlarının gemilere ve kıyı tesislerine karşı oluşturduğu tehdit, yakın mesafe savunma sistemlerinin görev alanını genişletti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300 bu çerçevede deniz platformlarının yakın çevresindeki küçük hava hedeflerine karşı ilave bir savunma katmanı oluşturmayı hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yapay Zekâ Destekli Hedef Tespiti</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300&#8217;ün bir diğer yeniliği ise yapay zekâ destekli hedef tespit ve takip altyapısı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN&#8217;ın açıkladığı bilgilere göre yapay zekâ desteği sistemin aynı anda birden fazla hedefi tespit ve takip edebilmesine, nesneleri sınıflandırabilmesine ve farklı büyüklükteki hedeflere uyum sağlayabilmesine katkı sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu özellik özellikle küçük İHA&#8217;ların oluşturduğu tehdit ortamında önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tek bir büyük hedef yerine farklı yönlerden yaklaşan birden fazla küçük hava aracının kullanıldığı senaryolar, hedeflerin kısa sürede tespit edilmesini, sınıflandırılmasını ve takip edilmesini gerektiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karapınar&#8217;daki testlerde de SMASH 300&#8217;ün tekli hedeflerin yanı sıra çoklu mini dron hedeflerine karşı kabiliyetleri sergilendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte ASELSAN tarafından test senaryolarında kullanılan dronların modeli, hedeflerin hızı, angajman mesafesi veya kullanılan mühimmat miktarına ilişkin ayrıntılar açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Elektro-Optik Sistemler Yenilendi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300&#8217;de yalnızca silah ve mühimmat tarafında değil, hedef tespit ve gözetleme sistemlerinde de değişikliklere gidildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni tasarım kapsamında sistemin elektro-optik hedef tespit ve gözetleme kabiliyetleri geliştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Termal kamera, gündüz görüş sağlayan TV kamera ve lazer mesafe ölçer üzerinde iyileştirmeler yapıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sensörler, sistemin hedefi tespit etmesi, sınıflandırması, takip etmesi ve hedef mesafesini belirlemesi açısından temel bileşenleri oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Termal kamera özellikle gece ve düşük görüş şartlarında hedef tespitine katkı sağlarken TV kamera gündüz koşullarında elektro-optik görüntü sağlıyor. Lazer mesafe ölçer ise hedefin uzaklığının hassas biçimde belirlenmesinde kullanılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sensörlerden elde edilen veriler atış kontrol sistemi tarafından işlenerek silahın hedefe yönlendirilmesine katkı sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300&#8217;ün mühimmat kapasitesi de SMASH ailesinin diğer üyelerine kıyasla artırıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece özellikle çoklu tehditlerin bulunduğu senaryolarda sistemin yeniden mühimmat ikmaline ihtiyaç duymadan daha uzun süre görev yapabilmesi hedefleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>SMASH Ailesi 18 Ülkede Kullanılıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH, ASELSAN tarafından deniz platformları için geliştirilen uzaktan komutalı ve stabilize silah sistemi ailesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Stabilizasyon özelliği, denizde hareket hâlindeki bir platform üzerindeki silahın geminin yalpa ve hareketlerinden kaynaklanan etkileri telafi ederek hedef üzerinde tutulmasına yardımcı oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzaktan komuta özelliği ise personelin silahın doğrudan başında bulunması yerine sistemi geminin korunaklı bölümünden kontrol edebilmesini sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tür sistemler özellikle asimetrik su üstü tehditleri, küçük botlar ve yakın mesafedeki hedeflere karşı gemilerin savunmasında kullanılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300 ile ürün ailesinin görev alanına mini ve mikro İHA tehdidine karşı geliştirilmiş yeni kabiliyetler ekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN&#8217;ın verdiği bilgilere göre SMASH ailesi 2006&#8217;da kullanıma sunuldu. Bugüne kadar 18 ülkeye 560&#8217;tan fazla sistem teslim edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirket, bu teslimatlarla SMASH ailesinin küresel pazarda yüzde 10 seviyesinde paya ulaştığını belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Deniz Platformlarında İHA Tehdidine Karşı Yeni Katman</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300&#8217;ün geliştirilmesindeki önemli unsurlardan birini deniz platformlarının karşı karşıya kaldığı tehdit çeşitliliğinin artması oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uzaktan komutalı deniz silah sistemleri geleneksel olarak küçük ve süratli botlar gibi asimetrik su üstü tehditlerine karşı kullanılırken mini ve mikro İHA&#8217;ların yaygınlaşması aynı silah sınıfına yeni görevler yüklüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN, SMASH 300&#8217;de ATOM Akıllı Mühimmat, geliştirilmiş elektro-optik sensörler ve yapay zekâ destekli hedef tespit ve takip yeteneklerini bir araya getirerek sistemin hem su üstü hem de hava hedeflerine karşı kullanılabilmesini amaçlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yapı, gemilerin daha büyük ve maliyetli hava savunma mühimmatlarını kullanmadan yakın mesafedeki küçük hava tehditlerine karşı namlulu bir alternatif kullanabilmesine imkân sağlayabilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte SMASH 300 henüz geliştirme ve doğrulama sürecinde bulunuyor. Karapınar&#8217;da test edilen sistem ASELSAN tarafından “ön prototip” olarak tanımlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla gerçekleştirilen atış faaliyetinin ardından sistemin seri üretime geçtiği veya Türk Deniz Kuvvetleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterine girdiği yönünde bir açıklama bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türk Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik İçin Geliştiriliyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN, SMASH 300 ile başta Türk Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik Komutanlığı olmak üzere farklı deniz platformlarının savunma kabiliyetlerini geliştirmeyi hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karapınar&#8217;daki testte SMASH 300 ön prototipinin kara hedefleri ile tekli ve çoklu mini dron hedeflerine karşı kabiliyetleri sergilendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni sistemde ATOM Akıllı Mühimmat entegrasyonunun yanı sıra yapay zekâ destekli çoklu hedef tespit ve takip, nesne sınıflandırma, değişken hedef boyutlarına uyum, geliştirilmiş elektro-optik sensörler ve artırılmış mühimmat kapasitesi bir araya getiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Testin mevcut aşaması SMASH 300&#8217;ün geliştirme sürecindeki ön prototip faaliyetini oluşturuyor. ASELSAN tarafından sistemin seri üretim takvimi, ilk teslimat tarihi veya hangi deniz platformuna ilk olarak entegre edileceğine ilişkin henüz bilgi paylaşılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SMASH 300&#8217;ün bundan sonraki geliştirme ve doğrulama faaliyetlerinin tamamlanmasıyla, SMASH ailesinin mevcut su üstü hedeflere karşı görevlerinin yanında mini ve mikro İHA&#8217;lara karşı yakın mesafe savunma kabiliyeti de kazanması hedefleniyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD ve Danimarka Grönland&#8217;ın Güvenliği İçin Anlaştı</title>
		<link>https://addrmagazine.com/gronland-guvenlik-anlasmasi-abd-danimarka-trump/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:26:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Diplomasisi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Danimarka ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Grönland]]></category>
		<category><![CDATA[Arktik]]></category>
		<category><![CDATA[Arktik güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Arktik Okyanusu]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Grönland]]></category>
		<category><![CDATA[Grönland askerî üs]]></category>
		<category><![CDATA[Grönland güvenlik anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Grönland savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Jens-Frederik Nielsen]]></category>
		<category><![CDATA[Mette Frederiksen]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[Pituffik Uzay Üssü]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2717</guid>

					<description><![CDATA[Grönland güvenlik anlaşması konusunda ABD, Danimarka ve Grönland arasında uzlaşmaya varıldı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın Washington&#8217;a Grönland&#8217;ın güvenliği konusunda uzun vadeli haklar sağlayacağını ve adadaki ABD askerî varlığının genişletileceğini açıkladı. Danimarka ve Grönland yönetimleri ise anlaşmanın adanın egemenlik statüsünü değiştirmediğini vurguladı. Trump, 18 Eylül&#8217;de yaptığı açıklamada ABD&#8217;nin Danimarka Krallığı ve Grönland ile yürüttüğü görüşmelerin anlaşmayla sonuçlandığını duyurdu. ABD Başkanı, anlaşmanın Washington&#8217;ın Grönland&#8217;a ilişkin güvenlik kaygılarını giderdiğini ve ABD&#8217;ye adanın güvenliği konusunda uzun vadeli haklar sağladığını belirtti. Trump&#8217;ın açıklamasına göre ABD, Grönland&#8217;ın savunulması amacıyla adadaki askerî faaliyetlerini genişletebilecek ve yeni askerî altyapılar oluşturabilecek. Anlaşma ayrıca ABD&#8217;nin rakip olarak gördüğü ülkelerin]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Grönland güvenlik anlaşması konusunda ABD, Danimarka ve Grönland arasında uzlaşmaya varıldı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın Washington&#8217;a Grönland&#8217;ın güvenliği konusunda uzun vadeli haklar sağlayacağını ve adadaki ABD askerî varlığının genişletileceğini açıkladı. Danimarka ve Grönland yönetimleri ise anlaşmanın adanın egemenlik statüsünü değiştirmediğini vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, 18 Eylül&#8217;de yaptığı açıklamada ABD&#8217;nin Danimarka Krallığı ve Grönland ile yürüttüğü görüşmelerin anlaşmayla sonuçlandığını duyurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı, anlaşmanın Washington&#8217;ın Grönland&#8217;a ilişkin güvenlik kaygılarını giderdiğini ve ABD&#8217;ye adanın güvenliği konusunda uzun vadeli haklar sağladığını belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın açıklamasına göre ABD, Grönland&#8217;ın savunulması amacıyla adadaki askerî faaliyetlerini genişletebilecek ve yeni askerî altyapılar oluşturabilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşma ayrıca ABD&#8217;nin rakip olarak gördüğü ülkelerin Grönland&#8217;daki askerî ve stratejik faaliyetlerine yönelik önemli kısıtlamalar içeriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABD&#8217;nin Askerî Varlığı Artacak</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşmanın en önemli sonuçlarından biri ABD&#8217;nin Grönland&#8217;daki askerî varlığının genişletilmesi olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, Washington&#8217;ın adada büyük bir askerî varlık oluşturmak için çalışmalara başlayacağını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni düzenleme ABD&#8217;ye askerî tesisleri kullanma, Grönland üzerinde uçuş gerçekleştirme ve güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda askerî faaliyetlerde bulunma konusunda uzun vadeli haklar sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak kurulacak yeni tesislerin sayısı, büyüklüğü, konumu ve adaya konuşlandırılacak ABD askerlerinin sayısı henüz açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD hâlihazırda Grönland&#8217;ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü&#8217;nü işletiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eski adı Thule Hava Üssü olan Pituffik, ABD&#8217;nin füze erken uyarı ve uzay gözetleme altyapısının önemli unsurlarından biri konumunda bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Grönland&#8217;ın Kuzey Amerika ile Avrupa arasındaki konumu ve Arktik bölgesine erişimi, adayı ABD&#8217;nin erken uyarı, füze savunması, uzay gözetleme ve Kuzey Atlantik güvenliği açısından önemli bir noktaya dönüştürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çin ve Rusya&#8217;ya Karşı Kısıtlama</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşmanın dikkat çeken maddelerinden biri Grönland&#8217;da üçüncü ülkelerin askerî ve stratejik faaliyetlerine getirilecek kısıtlamalar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın açıklamasına göre ABD&#8217;nin rakibi olarak değerlendirilen ülkeler Washington&#8217;ın açık ve yazılı onayı olmadan Grönland&#8217;da askerî üs kuramayacak veya askerî varlık bulunduramayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısıtlamalar yalnızca askerî faaliyetlerle sınırlı değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;ın aktardığı bilgilere göre NATO üyesi olmayan ülkelerin Grönland&#8217;daki hassas sektörlerde gerçekleştireceği bazı yatırımlar da ABD&#8217;nin onayına tabi olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düzenleme özellikle Çin ve Rusya&#8217;nın Arktik bölgesindeki ekonomik ve askerî faaliyetlerinin sınırlandırılması açısından önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington uzun süredir Çin&#8217;in Grönland&#8217;daki madenler, altyapı ve diğer stratejik sektörlerde yatırım yapma ihtimalini ulusal güvenlik perspektifinden değerlendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın Arktik&#8217;teki askerî kapasitesi ise ABD ve NATO&#8217;nun bölgeye yönelik güvenlik politikalarının temel başlıklarından birini oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Grönland ABD&#8217;ye Devredilmiyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın anlaşmayı açıklarken kullandığı “kalıcı kontrol” ifadesine rağmen Grönland&#8217;ın egemenlik statüsünde bir değişiklik yapılmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, anlaşmanın Danimarka Krallığı&#8217;nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tanıdığını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşma aynı zamanda Grönland halkının kendi kaderini tayin hakkını da koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen de anlaşmayı memnuniyetle karşıladı ve düzenlemenin adanın güvenliğini güçlendireceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla anlaşma Grönland&#8217;ın ABD tarafından satın alınması, ilhak edilmesi veya Washington&#8217;ın egemenliğine geçmesi anlamına gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin elde ettiği haklar esas olarak güvenlik, askerî erişim ve stratejik faaliyetler üzerinde yoğunlaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ayrım, Trump&#8217;ın geçmişte Grönland&#8217;ı ABD&#8217;ye katma yönündeki açıklamaları nedeniyle özellikle önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Trump&#8217;ın Grönland Israrı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, ikinci başkanlık döneminin başlamasından itibaren Grönland&#8217;ın ABD&#8217;nin ulusal güvenliği açısından gerekli olduğunu defalarca dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı, Washington&#8217;ın adayı kontrol etmemesi durumunda Çin veya Rusya&#8217;nın bölgede etkinliğini artırabileceğini savundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın Grönland&#8217;ı satın alma ve gerektiğinde güç kullanma ihtimalini dışlamayan açıklamaları ise Danimarka ve diğer Avrupa ülkelerinde tepkiye neden olmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kopenhag ve Nuuk yönetimleri Grönland&#8217;ın satılık olmadığını ve adanın geleceğinin Grönland halkı tarafından belirleneceğini açıklamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni anlaşma bu açıdan taraflar arasında aylar boyunca devam eden anlaşmazlığın farklı bir formülle sonuçlandırılması anlamına geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD adanın egemenliğini devralmadan güvenlik ve askerî erişim konusunda daha geniş haklar elde ederken Danimarka ve Grönland yönetimleri mevcut egemenlik statüsünü koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1951 Anlaşmasının Üzerine İnşa Ediliyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin Grönland&#8217;daki askerî varlığı yeni değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ve Kopenhag arasındaki güvenlik iş birliğinin temelinde 1951 tarihli Grönland Savunma Anlaşması bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Soğuk Savaş&#8217;ın başlangıç döneminde imzalanan anlaşma, ABD&#8217;nin Grönland&#8217;da askerî faaliyet yürütmesine ve savunma tesisleri oluşturmasına imkân sağlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni anlaşma bu mevcut güvenlik mimarisini önemli ölçüde genişletiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;a göre düzenleme ABD&#8217;ye kalıcı erişim, üslenme ve uçuş hakları sağlarken Grönland&#8217;ın gelecekte bağımsızlığını kazanması durumunda da geçerliliğini koruyacak şekilde tasarlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hüküm, anlaşmanın uzun vadeli boyutunun en dikkat çekici unsurlarından birini oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Grönland ilerleyen yıllarda Danimarka&#8217;dan bağımsız hâle gelse bile ABD&#8217;nin anlaşmadan kaynaklanan güvenlik haklarının devam etmesi öngörülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Arktik&#8217;in Stratejik Önemi Artıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Grönland&#8217;ın önemi yalnızca coğrafi büyüklüğünden kaynaklanmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ada, Kuzey Amerika ile Avrupa arasında ve Arktik Okyanusu&#8217;na açılan stratejik bir noktada bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Arktik&#8217;teki buzulların gerilemesiyle birlikte yeni deniz yollarının daha uzun süre kullanılabilir hâle gelmesi, bölgenin ekonomik ve askerî önemini artırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölge aynı zamanda kritik mineraller ve enerji kaynakları açısından da dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya Arktik boyunca geniş bir askerî altyapıya sahipken Çin kendisini “Arktik&#8217;e yakın devlet” olarak tanımlıyor ve bölgedeki ekonomik faaliyetlerini artırmaya çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD ise son yıllarda Grönland başta olmak üzere Arktik&#8217;teki askerî ve diplomatik varlığını güçlendirmeye yöneldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni anlaşma bu nedenle yalnızca ABD-Danimarka ilişkileri açısından değil, NATO&#8217;nun kuzey kanadı ve Arktik&#8217;teki daha geniş güvenlik rekabeti açısından da önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Anlaşma Henüz Tüm Süreçleri Tamamlamadı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump anlaşmayı tamamlanmış bir mutabakat olarak duyursa da hukuki süreç henüz tamamen sona ermiş değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AP&#8217;ye göre anlaşmanın Danimarka ve Grönland parlamentolarındaki onay süreçlerinden geçmesi gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşmanın resmî imza sürecinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında New York&#8217;ta gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle anlaşmanın bütün uygulama ayrıntıları henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin Grönland&#8217;da kuracağı yeni askerî tesislerin nerede bulunacağı, askerî personel sayısının ne kadar artırılacağı ve hassas yabancı yatırımların hangi kriterlere göre değerlendirileceği gibi başlıklar henüz netleşmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Washington, Kopenhag ve Nuuk tarafından yapılan açıklamalar tarafların temel siyasi çerçeve üzerinde uzlaştığını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni düzenleme hayata geçtiğinde ABD&#8217;nin Grönland&#8217;daki askerî hareket alanı genişlerken adanın egemenliği Danimarka Krallığı bünyesinde kalmaya devam edecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu model, Trump yönetiminin daha önce gündeme getirdiği Grönland&#8217;ın ABD tarafından satın alınması veya egemenliğinin devralınması seçeneklerinden farklı olarak Washington&#8217;a adanın mülkiyetini değil, güvenlik alanında geniş ve uzun vadeli haklar sağlıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bayraktar TB2&#8217;ye Elektronik Harp ve SAR Kabiliyeti</title>
		<link>https://addrmagazine.com/bayraktar-tb2-elektronik-harp-antidot-fulmar-sar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 17:48:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[AESA radar]]></category>
		<category><![CDATA[ANTIDOT]]></category>
		<category><![CDATA[ANTIDOT 2EA 200]]></category>
		<category><![CDATA[ANTIDOT 2ES 100]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN]]></category>
		<category><![CDATA[Baykar]]></category>
		<category><![CDATA[Bayraktar TB2]]></category>
		<category><![CDATA[Bayraktar TB2 elektronik harp]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik destek]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik harp]]></category>
		<category><![CDATA[elektronik taarruz]]></category>
		<category><![CDATA[FULMAR 200]]></category>
		<category><![CDATA[İHA]]></category>
		<category><![CDATA[insansız hava aracı]]></category>
		<category><![CDATA[keşif gözetleme]]></category>
		<category><![CDATA[Radar]]></category>
		<category><![CDATA[SAR]]></category>
		<category><![CDATA[Sentetik Açıklıklı Radar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Savunma Sanayii]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2714</guid>

					<description><![CDATA[Bayraktar TB2 elektronik harp kabiliyetini ASELSAN tarafından geliştirilen ANTIDOT sistemleriyle gerçekleştirilen yeni testlerde sergiledi. ANTIDOT 2ES 100 Elektronik Destek Podu, ANTIDOT 2EA 200 Elektronik Harp Podu ve FULMAR 200 Sentetik Açıklıklı Radar Podu ile gerçekleştirilen gösterimde iki TB2; elektronik destek, elektronik taarruz, keşif ve gözetleme görevlerini koordineli şekilde gerçekleştirdi. ASELSAN tarafından geliştirilen üç sistemin Bayraktar TB2 üzerindeki kabiliyetleri uluslararası heyetlerin katıldığı demo faaliyetiyle sergilendi. Gösterimde iki farklı Bayraktar TB2 kullanıldı. Hava araçlarından birine ANTIDOT 2ES 100 Elektronik Destek Podu ile ANTIDOT 2EA 200 Elektronik Harp Podu, diğerine ise FULMAR 200 Sentetik Açıklıklı Radar Podu entegre edildi. Gerçekleştirilen iki farklı senaryoda]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Bayraktar TB2 elektronik harp kabiliyetini ASELSAN tarafından geliştirilen ANTIDOT sistemleriyle gerçekleştirilen yeni testlerde sergiledi. ANTIDOT 2ES 100 Elektronik Destek Podu, ANTIDOT 2EA 200 Elektronik Harp Podu ve FULMAR 200 Sentetik Açıklıklı Radar Podu ile gerçekleştirilen gösterimde iki TB2; elektronik destek, elektronik taarruz, keşif ve gözetleme görevlerini koordineli şekilde gerçekleştirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN tarafından geliştirilen üç sistemin Bayraktar TB2 üzerindeki kabiliyetleri uluslararası heyetlerin katıldığı demo faaliyetiyle sergilendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gösterimde iki farklı Bayraktar TB2 kullanıldı. Hava araçlarından birine ANTIDOT 2ES 100 Elektronik Destek Podu ile ANTIDOT 2EA 200 Elektronik Harp Podu, diğerine ise FULMAR 200 Sentetik Açıklıklı Radar Podu entegre edildi.</p>



<figure class="wp-block-embed is-type-rich is-provider-x wp-block-embed-x"><div class="wp-block-embed__wrapper">
https://twitter.com/aselsan/status/2100904584520536092
</div></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Gerçekleştirilen iki farklı senaryoda sistemler yalnızca bağımsız olarak çalıştırılmadı. ANTIDOT ve FULMAR tarafından elde edilen veriler paylaşılırken hedefin tespitinden elektronik taarruza ve yüksek çözünürlüklü radar görüntüsünün oluşturulmasına uzanan ortak bir operasyonel döngü sergilendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ANTIDOT Gerçek Radar Sistemine Karşı Test Edildi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gösterimin ilk aşamasında ANTIDOT sistemleri taşıyan Bayraktar TB2, uçuş sırasında hedef radar sistemini tespit etti ve radarın konumunu belirledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ANTIDOT 2ES 100 Elektronik Destek Podu tarafından elde edilen hedef verilerinin aktarılmasının ardından ANTIDOT 2EA 200 ile hedef radara elektronik taarruz gerçekleştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN&#8217;ın açıklamasına göre elektronik taarruz sonucunda ANTIDOT sistemleriyle donatılan Bayraktar TB2&#8217;nin tespit edilmeden hedefe yaklaşması sağlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Test aynı zamanda ANTIDOT&#8217;un Bayraktar TB2 üzerinde gerçek radar sistemlerine karşı ilk kez denenmesi açısından önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte açıklamada hedef radarın modeli, elektronik taarruzun gerçekleştirildiği mesafe veya radar üzerindeki etkinin teknik ayrıntıları paylaşılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle gösterimi bir hava savunma sisteminin bütünüyle etkisiz hâle getirildiği bir test olarak değerlendirmek yerine, elektronik destek ve elektronik taarruz sistemlerinin gerçek radar karşısındaki kabiliyetlerinin gösterilmesi olarak tanımlamak daha doğru.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İkinci TB2 FULMAR 200 İle Görev Yaptı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Gösterimin ikinci aşamasında ise ANTIDOT ile FULMAR 200 arasında veri paylaşımı gerçekleştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ANTIDOT sistemi farklı bir hedefi tespit ederek konumunu belirledi. Elde edilen hedef konum bilgisinin FULMAR 200 taşıyan diğer Bayraktar TB2&#8217;ye aktarılmasının ardından sentetik açıklıklı radar hedef bölgesini görüntüledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">FULMAR 200, yüksek çözünürlüklü SAR görüntüsü oluşturarak hedefin konumunun yüksek hassasiyetle belirlenmesini sağladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece bir hava aracının elektronik destek sistemiyle elde ettiği hedef bilgisinin diğer hava aracındaki radar sistemine aktarılması ve hedefin farklı bir sensörle yeniden görüntülenmesi aynı senaryo içerisinde gerçekleştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Testlerde iki Bayraktar TB2 üzerinden tespit ve konum belirleme, elektronik taarruz ve yüksek çözünürlüklü radar görüntüleme kabiliyetleri ortak bir operasyonel döngü içerisinde bir araya getirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN ayrıca ANTIDOT ile FULMAR arasındaki birlikte çalışabilirliğin de gösterildiğini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ANTIDOT 2ES 100 Ne Yapıyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ANTIDOT 2ES 100, insansız hava araçlarında kullanılmak üzere geliştirilen bir elektronik destek sistemi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sistem, tehdit oluşturan hava savunma radarlarından yayılan elektromanyetik sinyalleri algılayabiliyor ve bunların özelliklerini analiz edebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ANTIDOT 2ES 100; radar sinyallerini algılama ve kimliklendirme, sinyalleri sayısal olarak kaydetme, tehdidin bulunduğu yönü hassas biçimde belirleme ve radarın konumunu tespit etme görevlerini yerine getirebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elde edilen veriler hava aracının haberleşme bağlantısı üzerinden yer kontrol istasyonuna aktarılabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kabiliyet, hava aracının radarın doğrudan görüntüsünü elde etmeden elektromanyetik yayınlarından hareketle tehdidin varlığını ve konumunu belirlemesine imkân sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elektronik destek sistemleri bu yönüyle özellikle radarların ve hava savunma unsurlarının bulunduğu bölgelerin elektronik ortamının çıkarılmasında kullanılabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ANTIDOT 2EA 200 Elektronik Taarruz Gerçekleştiriyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ANTIDOT 2EA 200 ise elektronik destek kabiliyetinin yanında elektronik taarruz görevleri için geliştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kompakt boyut, düşük ağırlık ve optimize edilmiş güç tüketimine sahip sistem, insansız hava araçlarına entegre edilebilecek şekilde tasarlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sistem, hava savunma unsurlarını ve bunların bulunduğu yönü tespit edebiliyor. Arama ve takip radarlarından yayılan sinyallerin özelliklerini ölçerek tehditlerin teşhis edilmesinde kullanılacak elektronik verileri oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ANTIDOT 2EA 200 daha sonra sisteme yüklenen elektronik taarruz tekniklerini kullanarak hedef radar sistemlerine karşı elektronik taarruz gerçekleştirebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elektronik taarruzun temel amacı fiziksel olarak bir radarı imha etmek değil, elektromanyetik spektrum üzerinden radarın görevini yerine getirmesini zorlaştırmak veya belirli koşullarda engellemek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konya&#8217;daki gösterimde de ANTIDOT&#8217;un bu kabiliyeti gerçek radar sistemi karşısında test edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>FULMAR 200 Gece ve Gündüz Görüntüleme Sağlıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Testte kullanılan üçüncü sistem FULMAR 200 oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">FULMAR 200, insanlı ve insansız hava platformlarında keşif ve gözetleme görevleri için geliştirilen AESA mimarisine sahip Sentetik Açıklıklı Radar sistemi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">SAR teknolojisi, radar sinyallerinden yararlanarak yeryüzünün yüksek çözünürlüklü görüntülerinin oluşturulmasını sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elektro-optik sistemlerden farklı olarak radar tabanlı olması nedeniyle SAR sistemleri gece ve gündüz görev yapabiliyor ve görüş şartlarının sınırlı olduğu hava koşullarında da görüntüleme kabiliyeti sağlayabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">FULMAR 200, Spotlight ve Stripmap SAR modlarında çalışabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Spotlight modunda radar belirli bir bölgeye daha uzun süre odaklanarak daha yüksek çözünürlüklü görüntü oluştururken Stripmap modunda platformun uçuş hattı boyunca daha geniş bir alan görüntülenebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sistem pod yapısı sayesinde hava aracının kanat altına veya gövdesine entegre edilebiliyor. Böylece FULMAR 200, platform üzerindeki elektro-optik/kızılötesi görüntüleme sistemleriyle birlikte de kullanılabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>TB2 İçin Farklı Bir Görev Profili</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bayraktar TB2&#8217;nin kamuoyunda en fazla bilinen görev profili elektro-optik sistemlerle keşif, gözetleme, hedef tespiti ve güdümlü mühimmatlarla taarruz görevlerinden oluşuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ANTIDOT ve FULMAR entegrasyonu ise platformun sensör ve görev yükü seçeneklerini farklı bir alana taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Elektronik destek podu sayesinde radar yayınlarının tespit edilmesi ve konumlandırılması, elektronik taarruz poduyla radar sistemlerine karşı elektromanyetik spektrumda müdahale edilmesi ve FULMAR 200 ile radar tabanlı yüksek çözünürlüklü görüntüleme yapılması mümkün hâle geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Konya&#8217;daki gösterimin dikkat çeken tarafını da bu kabiliyetlerin iki farklı TB2 tarafından koordineli biçimde kullanılması oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk TB2&#8217;nin elektronik destek sistemiyle elde ettiği hedef verisinin ikinci TB2&#8217;deki SAR sistemine aktarılması, platformların yalnızca kendi sensörleriyle görev yapan bağımsız hava araçları yerine birbirleriyle veri paylaşan unsurlar olarak kullanılmasına yönelik bir örnek ortaya koydu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>18 Ülkeden Heyet İzledi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Konya&#8217;da gerçekleştirilen demo faaliyetine 18 ülkeden uluslararası savunma heyetleri katıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gösterimde ANTIDOT ve FULMAR sistemleri gerçek uçuş senaryolarında sergilenirken elektronik destek, elektronik taarruz, keşif ve gözetleme görevleri birlikte gerçekleştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN&#8217;ın açıklamasına göre faaliyet, ANTIDOT&#8217;un Bayraktar TB2 üzerinde gerçek radar sistemlerine karşı ilk testini de içerdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bunun yanında ANTIDOT ve FULMAR sistemlerinin aynı operasyonel senaryoda veri paylaşarak birlikte çalışabildiği gösterildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açıklamada sistemlerin Bayraktar TB2 filosunda hangi ölçekte kullanılacağı, seri entegrasyon takvimi veya sistemlerin herhangi bir kullanıcı tarafından sipariş edilip edilmediğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla gerçekleştirilen faaliyeti sistemlerin bütün Bayraktar TB2&#8217;lerde standart donanım hâline geldiği şeklinde değerlendirmek için henüz yeterli bilgi bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte gerçekleştirilen gösterim, Bayraktar TB2&#8217;nin görev yüklerinin elektronik harp ve SAR tabanlı keşif-gözetleme sistemleriyle genişletilebildiğini ve farklı TB2&#8217;lerin aynı operasyonel zincir içerisinde koordineli görev yapabildiğini ortaya koydu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Malezya&#8217;nın Üç Yeni Korvetinde HAVELSAN ADVENT Kullanılacak</title>
		<link>https://addrmagazine.com/havelsan-advent-malezya-lms-batch-2-korvetleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:36:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[ADVENT]]></category>
		<category><![CDATA[ADVENT Savaş Yönetim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Kabul Testleri]]></category>
		<category><![CDATA[deniz sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Havelsan]]></category>
		<category><![CDATA[HAVELSAN ADVENT]]></category>
		<category><![CDATA[korvet]]></category>
		<category><![CDATA[Liman Kabul Testleri]]></category>
		<category><![CDATA[LMS Batch 2]]></category>
		<category><![CDATA[Malezya]]></category>
		<category><![CDATA[Malezya Kraliyet Donanması]]></category>
		<category><![CDATA[Malezya savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[RAJA LAUT]]></category>
		<category><![CDATA[Royal Malaysian Navy]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş Yönetim Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL]]></category>
		<category><![CDATA[TUNKU OSMAN JEWA]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Savunma Sanayii]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2710</guid>

					<description><![CDATA[HAVELSAN ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Malezya Kraliyet Donanması için Türkiye&#8217;de inşa edilen üç LMS Batch 2 korvetinin tamamında kullanılacak. Programın üçüncü ve son gemisi TUNKU OSMAN JEWA&#8217;nın denize indirilmesiyle üç korvet de suyla buluşurken programda sistem entegrasyonu ve test aşamasına geçiliyor. Malezya Kraliyet Donanmasının Littoral Mission Ship (LMS) Batch 2 Programı kapsamında İstanbul&#8217;da inşa edilen üçüncü ve son korvet TUNKU OSMAN JEWA, 9 Ağustos 2026&#8217;da İstanbul Tersanesi&#8217;nde denize indirildi. Böylece üç gemilik programın denize indirme aşaması tamamlandı. Programın ilk gemisi TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL 24 Mayıs 2026&#8217;da, ikinci gemisi RAJA LAUT ise 7 Haziran 2026&#8217;da denize indirilmişti. Üç korvetin de]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">HAVELSAN ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Malezya Kraliyet Donanması için Türkiye&#8217;de inşa edilen üç LMS Batch 2 korvetinin tamamında kullanılacak. Programın üçüncü ve son gemisi TUNKU OSMAN JEWA&#8217;nın denize indirilmesiyle üç korvet de suyla buluşurken programda sistem entegrasyonu ve test aşamasına geçiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Malezya Kraliyet Donanmasının Littoral Mission Ship (LMS) Batch 2 Programı kapsamında İstanbul&#8217;da inşa edilen üçüncü ve son korvet TUNKU OSMAN JEWA, 9 Ağustos 2026&#8217;da İstanbul Tersanesi&#8217;nde denize indirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece üç gemilik programın denize indirme aşaması tamamlandı. Programın ilk gemisi TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL 24 Mayıs 2026&#8217;da, ikinci gemisi RAJA LAUT ise 7 Haziran 2026&#8217;da denize indirilmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üç korvetin de denize inmesinin ardından çalışmaların ağırlık noktası gemilerin donatımı, sistem entegrasyonu ve test faaliyetlerine kayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sürecin önemli parçalarından birini ise HAVELSAN tarafından geliştirilen ADVENT Savaş Yönetim Sistemi oluşturacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Üç Korvette Ortak Savaş Yönetim Mimarisi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Malezya Kraliyet Donanmasının üç yeni LMS Batch 2 korvetinin tamamında ADVENT kullanılacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savaş gemilerinde farklı sensörler ve silah sistemleri birbirinden bağımsız çalışan unsurlar olmaktan ziyade savaş yönetim sistemi üzerinden ortak bir komuta-kontrol mimarisi içerisinde bir araya getiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ADVENT de gemide bulunan sensörlerden elde edilen bilgileri, silah sistemlerini ve komuta-kontrol fonksiyonlarını ortak bir operasyonel resim altında birleştiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece radarlar ve diğer sensörler tarafından tespit edilen hedeflere ilişkin verilerin değerlendirilmesi, tehditlerin sınıflandırılması, karar süreçlerinin desteklenmesi ve uygun silah sistemlerinin görevlendirilmesi aynı savaş yönetim mimarisi üzerinden gerçekleştirilebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ADVENT&#8217;in ağ destekli mimarisi aynı zamanda farklı platformlar arasında gerçek zamanlı bilgi paylaşımına imkân sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üç LMS Batch 2 korvetinde aynı sistemin kullanılacak olması, Malezya&#8217;nın yeni korvet filosunda ortak bir savaş yönetim mimarisinin oluşturulmasını sağlayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ortaklık yalnızca gemi içerisindeki sensör ve silah entegrasyonu açısından değil, üç korvetin birbirleriyle ve diğer unsurlarla bilgi paylaşabilmesi açısından da önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HAVELSAN&#8217;ın açıklamasına göre ADVENT hâlihazırda dokuz ülkenin deniz kuvvetlerinde görev yapıyor. Malezya LMS Batch 2 Programı ile sistem, Asya-Pasifik bölgesindeki bir başka korvet filosunda daha kullanılacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Program Entegrasyon ve Test Aşamasına Geçiyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Üç geminin de denize indirilmiş olması korvetlerin teslimata hazır olduğu anlamına gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Program bundan sonra donatım ve sistem entegrasyonu faaliyetleriyle devam edecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Korvetlerdeki sensörler, silah sistemleri, haberleşme altyapısı ve ADVENT gibi temel sistemlerin gemi üzerinde bir araya getirilmesinin ardından farklı seviyelerde doğrulama ve kabul faaliyetleri gerçekleştirilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HAVELSAN&#8217;ın açıklamasına göre program kapsamında Liman Kabul Testleri ve Deniz Kabul Testleri yapılacak. ADVENT&#8217;in gemiler üzerindeki entegrasyonu ve doğrulanması da bu sürecin bir parçası olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Liman Kabul Testleri, geminin limanda bulunduğu sırada sistem ve alt sistemlerin tasarlanan fonksiyonları yerine getirip getirmediğinin kontrol edilmesini kapsıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="576" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Malezya1-1024x576.jpg" alt="Malezya1" class="wp-image-2712" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Malezya1-1024x576.jpg 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Malezya1-300x169.jpg 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Malezya1-768x432.jpg 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Malezya1-1536x864.jpg 1536w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Malezya1-60x34.jpg 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/09/Malezya1.jpg 1600w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: HAVELSAN</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Deniz Kabul Testlerinde ise gemi ve üzerindeki sistemler gerçek deniz koşullarında sınanıyor. Seyir, sensörler, komuta-kontrol ve diğer gemi sistemlerinin performansı farklı test senaryoları altında değerlendiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ADVENT&#8217;in üç korvette operasyonel olarak görev yapmaya başlaması da söz konusu entegrasyon ve kabul faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından gerçekleşecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle mevcut aşamada ADVENT&#8217;in üç gemide hizmete girdiğini söylemek için henüz erken. HAVELSAN&#8217;ın çalışmaları bundan sonraki dönemde sistemin gemilere entegrasyonu ve doğrulanmasına odaklanacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Program 2024&#8217;te Başladı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Malezya LMS Batch 2 Programı, Türkiye ile Malezya arasında Haziran 2024&#8217;te imzalanan Savunma Ürünlerinin Tedarikine İlişkin Hükûmetler Arası Mutabakat Zaptı ve üç gemilik programa ilişkin kabul mektubunun teslim edilmesiyle resmiyet kazandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Program kapsamındaki üç korvet de İstanbul&#8217;da inşa ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">TUNKU LAKSAMANA ABDUL JALIL&#8217;in 24 Mayıs&#8217;ta, RAJA LAUT&#8217;un 7 Haziran&#8217;da ve TUNKU OSMAN JEWA&#8217;nın 9 Ağustos&#8217;ta denize indirilmesiyle üç gemilik programın bu aşaması yaklaşık iki buçuk aylık süreç içerisinde tamamlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üçüncü korvet TUNKU OSMAN JEWA&#8217;nın denize indirme törenine Malezya ve Türkiye&#8217;den üst düzey askerî ve savunma sanayii temsilcileri de katıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Törene Kedah Sultanı Al Aminul Karim Sultan Sallehuddin Ibni Almarhum Sultan Badlishah katılırken Kedah Sultanahı Sultanah Maliha binti Almarhum Tengku Ariff geminin Kraliyet Sponsoru olarak törende yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Malezya Savunma Kuvvetleri Komutanı, Malezya Kraliyet Donanması Komutan Yardımcısı, Türkiye&#8217;den Savunma Sanayii Başkanlığı temsilcileri ile iki ülkenin askerî ve savunma sanayii heyetleri de törende hazır bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ADVENT Ne Sağlıyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir savaş yönetim sistemi, modern bir savaş gemisinin muharebe fonksiyonlarını birbirine bağlayan temel yazılım ve komuta-kontrol altyapılarından biri olarak görev yapıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geminin radar, elektro-optik sistem ve diğer sensörlerinden gelen veriler savaş yönetim sistemi içerisinde bir araya getiriliyor. Sistem bu verilerin ortak bir taktik resme dönüştürülmesini ve geminin komuta kademesine aktarılmasını sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Silah sistemlerinin bu mimariye entegre edilmesiyle tespit edilen bir tehdide karşı hangi sistemin kullanılacağına ilişkin karar ve angajman süreçleri de desteklenebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ADVENT&#8217;in ağ destekli yapısı ise bu kabiliyeti tek bir geminin sınırlarının dışına taşıyor. Platformlar arasında gerçek zamanlı bilgi paylaşımı yapılabilmesi, farklı gemi ve unsurların aynı operasyonel resmi kullanarak hareket edebilmesini mümkün kılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu özellik, birden fazla platformun birlikte görev yaptığı modern deniz harekâtlarında özellikle önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Malezya&#8217;nın üç LMS Batch 2 korvetinde de ADVENT&#8217;i kullanacak olması bu nedenle üç ayrı savaş gemisine aynı sistemin kurulmasının ötesinde, yeni korvet filosu içerisinde ortak bir komuta-kontrol ve savaş yönetim altyapısının oluşturulması anlamına geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Üç Gemi de Denizde</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">TUNKU OSMAN JEWA&#8217;nın denize indirilmesiyle Malezya LMS Batch 2 Programı yeni bir aşamaya geçti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üç korvetin de suyla buluşmasının ardından gemilerdeki donatım faaliyetleri, sistem entegrasyonu, Liman Kabul Testleri ve Deniz Kabul Testleri gerçekleştirilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">HAVELSAN açısından ise sürecin merkezinde ADVENT&#8217;in üç korvete entegrasyonu ve doğrulanması bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu faaliyetlerin tamamlanmasının ardından Malezya Kraliyet Donanmasının üç yeni LMS Batch 2 korveti aynı savaş yönetim sistemi üzerinden görev yapabilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Programın mevcut aşamasında gemilerin denize indirilmesi tamamlanmış olsa da üç korvetin Malezya Kraliyet Donanmasına teslim edildiği veya ADVENT&#8217;in gemilerde operasyonel hizmete başladığı yönünde bir açıklama bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bundan sonraki aşamada programın ilerleyişini gemilerdeki sistem entegrasyonunun tamamlanması, liman ve deniz kabul testleri ile nihai teslimat süreçleri belirleyecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Von Der Leyen&#8217;den Avrupa Güvenlik Konseyi Önerisi</title>
		<link>https://addrmagazine.com/avrupa-guvenlik-konseyi-von-der-leyen-hibrit-tehditler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:24:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Diplomasisi]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Güvenlik Protokolü]]></category>
		<category><![CDATA[Andrius Kubilius]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Güvenlik Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Savunması]]></category>
		<category><![CDATA[counter-hybrid playbook]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik politikası]]></category>
		<category><![CDATA[hibrit tehditler]]></category>
		<category><![CDATA[İHA ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[kritik altyapı]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[NATO 4. Madde]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[sabotaj]]></category>
		<category><![CDATA[siber saldırı]]></category>
		<category><![CDATA[Ursula von der Leyen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2707</guid>

					<description><![CDATA[Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasını öneren Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sabotaj, siber saldırı, kundaklama ve İHA ihlalleri gibi hibrit tehditlere karşı ortak yanıt verilmesini sağlayacak yeni bir acil güvenlik mekanizması oluşturulması çağrısında bulundu. Von der Leyen, Avrupa Parlamentosunda 16 Eylül&#8217;de yaptığı Birliğin Durumu konuşmasında Avrupa&#8217;nın güvenlik ortamının değiştiğini ve mevcut kurumlarla karar alma mekanizmalarının yeni tehditlere yeterince hızlı uyum sağlayamadığını söyledi. Önerinin hayata geçirilmesi durumunda Avrupa Güvenlik Konseyi, Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra Birleşik Krallık, Norveç, Ukrayna ve Kanada gibi AB üyesi olmayan ortakları da Avrupa&#8217;nın güvenliğine ilişkin görüşmelerde bir araya getirebilecek. Von der Leyen ayrıca silahlı saldırı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasını öneren Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sabotaj, siber saldırı, kundaklama ve İHA ihlalleri gibi hibrit tehditlere karşı ortak yanıt verilmesini sağlayacak yeni bir acil güvenlik mekanizması oluşturulması çağrısında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen, Avrupa Parlamentosunda 16 Eylül&#8217;de yaptığı Birliğin Durumu konuşmasında Avrupa&#8217;nın güvenlik ortamının değiştiğini ve mevcut kurumlarla karar alma mekanizmalarının yeni tehditlere yeterince hızlı uyum sağlayamadığını söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önerinin hayata geçirilmesi durumunda Avrupa Güvenlik Konseyi, Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra Birleşik Krallık, Norveç, Ukrayna ve Kanada gibi AB üyesi olmayan ortakları da Avrupa&#8217;nın güvenliğine ilişkin görüşmelerde bir araya getirebilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen ayrıca silahlı saldırı eşiğinin altında kalan ancak ülkelerin ulusal güvenliğini tehdit eden olaylara karşı ortak hareket edilmesini sağlayacak bir “counter-hybrid playbook” hazırlanmasını istedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Sabotaj ve İHA İhlallerine Ortak Yanıt</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Komisyonu Başkanı&#8217;nın önerdiği yeni güvenlik yaklaşımının temelinde son yıllarda Avrupa&#8217;da artan hibrit tehditler bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen konuşmasında siber saldırılar, sabotaj eylemleri, kundaklama ve İHA ihlallerine dikkat çekerek Avrupa&#8217;nın bu tür olaylara vereceği yanıt konusunda önceden belirlenmiş ortak bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda oluşturulması planlanan Acil Güvenlik Protokolü, herhangi bir AB üyesi ülkenin ciddi bir güvenlik olayıyla karşılaşması durumunda Avrupa düzeyinde koordinasyon mekanizmasını harekete geçirmesine imkân tanıyacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mekanizmanın, silahlı saldırı seviyesine ulaşmayan ancak ulusal güvenliği tehdit eden olaylara yönelik ortak değerlendirme ve müdahale sürecini hızlandırması amaçlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen, mevcut Avrupa güvenlik sistemlerinin farklı bir dönem için oluşturulduğunu ve karar alma süreçlerinin değişen tehdit ortamına uyarlanması gerektiğini savundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NATO&#8217;nun 4. Maddesine Benzer Bir Yapı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Önerilen Acil Güvenlik Protokolü, işleyiş mantığı açısından NATO Antlaşması&#8217;nın 4. maddesine benzer bir danışma ve koordinasyon mekanizması olarak değerlendiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">NATO&#8217;nun 4. maddesi, üye ülkelerden herhangi birinin toprak bütünlüğünün, siyasi bağımsızlığının veya güvenliğinin tehdit edildiğini düşünmesi durumunda müttefiklerin istişare için bir araya gelmesine imkân tanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni AB mekanizmasında da bir üye ülkenin güvenlik tehdidi karşısında süreci başlatabilmesi ve 27 üye ülkenin ortak yanıtı koordine etmek üzere bir araya gelmesi öngörülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak öneri NATO&#8217;nun 5. maddesinde yer alan kolektif savunma yükümlülüğüyle aynı anlama gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen&#8217;in açıkladığı sistem doğrudan askerî müdahale yükümlülüğü getiren bir kolektif savunma mekanizması değil. Amaç, özellikle silahlı saldırı eşiğinin altında kalan olaylarda Avrupa ülkelerinin hızlı biçimde koordinasyon sağlayabilmesi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği&#8217;nin hâlihazırda Lizbon Antlaşması&#8217;nın 42.7 maddesinde karşılıklı yardım hükmü ve Avrupa Birliği&#8217;nin İşleyişi Hakkında Antlaşma&#8217;nın 222. maddesinde dayanışma hükmü bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni önerinin bunların yerine geçmesinden ziyade özellikle hibrit tehditlere karşı daha hızlı siyasi ve güvenlik koordinasyonu sağlaması hedefleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Avrupa Güvenlik Konseyi Nasıl Çalışacak?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen&#8217;in ikinci önemli önerisi ise Avrupa Güvenlik Konseyi oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Komisyonu Başkanı, kurulması planlanan konseyin ayrıntılı yapısını açıklamadı. Ancak konseyin Avrupa Birliği&#8217;nin dışındaki önemli güvenlik ortaklarını da kapsayabileceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birleşik Krallık, Norveç, Ukrayna ve Kanada bu kapsamda adı geçen ülkeler arasında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius&#8217;un daha önce gündeme getirdiği modele göre konsey bazı toplantılarda yalnızca AB ülkelerini, bazı durumlarda ise Avrupa güvenliği açısından önemli diğer ortakları içerebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kubilius&#8217;un ocak ayında yayımladığı öneride Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Polonya gibi büyük ülkelerin kalıcı üyeler arasında yer alabileceği, diğer ülkelerin ise dönüşümlü olarak temsil edilebileceği bir yapı üzerinde durulmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu model henüz kabul edilmiş bir yapı değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen de konuşmasında konseyin üyelik yapısı, karar alma yöntemi, yetkileri veya bağlayıcı karar alıp alamayacağı konusunda ayrıntı vermedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Komisyonunun ilerleyen dönemde Avrupa Güvenlik Konseyinin nasıl hayata geçirilebileceğine ilişkin önerilerini açıklaması bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rusya Kaynaklı Tehditler Gündemde</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen&#8217;in açıklamalarında Rusya, Avrupa&#8217;nın karşı karşıya bulunduğu güvenlik tehditlerinin merkezinde yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa ülkeleri son dönemde sabotaj, siber saldırı, kritik altyapıya yönelik girişimler ve İHA ihlalleri gibi çeşitli olayların arkasında Rusya&#8217;nın bulunduğunu öne sürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen de konuşmasında geçen ay Leipzig Havalimanı&#8217;na yönelik girişimi örnek gösterdi. Alman makamları olayın arkasında Rusya&#8217;nın bulunduğunu ileri sürdü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya ise Almanya&#8217;nın Leipzig olayına ilişkin suçlamalarını reddediyor ve NATO ülkelerinin çeşitli olaylardan Moskova&#8217;yı sorumlu tutarak gerilimi artırdığını savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla Avrupa&#8217;daki hibrit faaliyetlere ilişkin her olayın Rusya tarafından gerçekleştirildiği doğrulanmış değil. AB&#8217;nin yeni güvenlik yaklaşımı ise bu tür olaylarda ortak değerlendirme ve yanıt kapasitesinin geliştirilmesine odaklanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>NATO İle Yetki Çakışması Tartışması</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Güvenlik Konseyi önerisinin ardından gündeme gelen başlıklardan biri de yeni yapının NATO ile nasıl ilişkilendirileceği oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen, Avrupa&#8217;nın güvenlik alanındaki çalışmalarının NATO ile iş birliği içinde yürütüleceğini vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna da NATO&#8217;nun Avrupa güvenliğinin temel taşı olmaya devam ettiğini belirterek AB&#8217;nin güvenlik ve savunma çalışmalarının İttifak&#8217;ı tamamlaması ve güçlendirmesi gerektiğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna karşılık bazı güvenlik uzmanları, Avrupa Güvenlik Konseyinin görev ve yetkileri açık biçimde tanımlanmazsa NATO&#8217;daki mevcut mekanizmalarla örtüşme ve karar alma süreçlerinde karmaşa oluşturma riski bulunduğunu belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Norveç ve Finlandiya ise öneriye olumlu yaklaşan ülkeler arasında yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, Avrupa&#8217;nın kendi güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve savunmasını güçlendirmesi gerektiğini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Henüz Bir Karar Değil</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen&#8217;in açıkladığı Avrupa Güvenlik Konseyi ve Acil Güvenlik Protokolü şu aşamada yürürlüğe girmiş yeni AB kurumları veya mekanizmaları değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Her iki başlık da Avrupa Komisyonunun geliştirmeyi planladığı yeni Avrupa güvenlik stratejisinin parçası olarak gündeme getirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle Avrupa Güvenlik Konseyinin üyelik yapısı, yetkileri ve karar alma yöntemi henüz belirlenmiş değil. Acil Güvenlik Protokolünün de hangi durumlarda devreye gireceği ve ortak yanıtların nasıl kararlaştırılacağı konusunda ayrıntılar açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Komisyonunun bundan sonraki süreçte yeni güvenlik stratejisini ve bu mekanizmaların nasıl işleyeceğine ilişkin ayrıntılı önerileri ortaya koyması bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen&#8217;in çıkışı, Avrupa&#8217;da güvenlik tartışmasının yalnızca konvansiyonel askerî tehditler üzerinden değil; sabotaj, siber saldırı, kritik altyapıya yönelik faaliyetler ve İHA ihlalleri gibi silahlı çatışma eşiğinin altında kalan tehditlar üzerinden de yeniden şekillendiğini gösteriyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ukrayna AB&#8217;den 3,3 Milyar Avroluk Savunma Kredisi Aldı</title>
		<link>https://addrmagazine.com/ukrayna-ab-kredisi-3-3-milyar-avro-fuze-iha/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 14:16:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küresel Odak]]></category>
		<category><![CDATA[3]]></category>
		<category><![CDATA[3 milyar avro]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[füze]]></category>
		<category><![CDATA[İHA]]></category>
		<category><![CDATA[insansız hava aracı]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya-Ukrayna Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[savunma finansmanı]]></category>
		<category><![CDATA[Ukraine Support Loan]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna AB kredisi]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Ursula von der Leyen]]></category>
		<category><![CDATA[Volodimir Zelenskiy]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2703</guid>

					<description><![CDATA[Ukrayna AB kredisi kapsamında 3,3 milyar avroluk yeni finansman dilimini aldı. Ukrayna Başbakanı Sergii Koretskyi, Avrupa Birliği tarafından sağlanan kaynağın öncelikli savunma ihtiyaçlarına ve özellikle füze ile insansız hava aracı tedarikine yönlendirileceğini açıkladı. Koretskyi, 18 Eylül&#8217;de yaptığı açıklamada Avrupa Birliği&#8217;nden 3,3 milyar avroluk kredi diliminin Ukrayna&#8217;ya ulaştığını bildirdi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de bir gün önce Ukrayna&#8217;ya 3,3 milyar avroluk ödeme yapılacağını açıklamıştı. Yeni finansman, devam eden savaş sırasında Ukrayna&#8217;nın savunma harcamalarının karşılanmasına yönelik Avrupa desteğinin bir parçasını oluşturuyor. Kaynak Füze ve İHA Tedarikinde Kullanılacak 3,3 milyar avroluk finansmanın kullanım alanında özellikle iki kalem öne çıkıyor: füzeler]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna AB kredisi kapsamında 3,3 milyar avroluk yeni finansman dilimini aldı. Ukrayna Başbakanı Sergii Koretskyi, Avrupa Birliği tarafından sağlanan kaynağın öncelikli savunma ihtiyaçlarına ve özellikle füze ile insansız hava aracı tedarikine yönlendirileceğini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Koretskyi, 18 Eylül&#8217;de yaptığı açıklamada Avrupa Birliği&#8217;nden 3,3 milyar avroluk kredi diliminin Ukrayna&#8217;ya ulaştığını bildirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de bir gün önce Ukrayna&#8217;ya 3,3 milyar avroluk ödeme yapılacağını açıklamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni finansman, devam eden savaş sırasında Ukrayna&#8217;nın savunma harcamalarının karşılanmasına yönelik Avrupa desteğinin bir parçasını oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kaynak Füze ve İHA Tedarikinde Kullanılacak</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">3,3 milyar avroluk finansmanın kullanım alanında özellikle iki kalem öne çıkıyor: füzeler ve insansız hava araçları.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Koretskyi, alınan kaynağın Ukrayna&#8217;nın öncelikli savunma ihtiyaçlarına ayrılacağını ve bunların başında füze ile İHA tedarikinin geldiğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum yeni finansman dilimini genel ekonomik destek paketlerinden ayırıyor. Açıklanan kaynak doğrudan Ukrayna&#8217;nın savunma ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olarak kullanılacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya-Ukrayna Savaşı boyunca İHA&#8217;lar her iki taraf için de savaş alanının temel unsurlarından biri hâline geldi. Keşif ve gözetlemeden uzun menzilli taarruzlara kadar farklı görevlerde kullanılan sistemlerin yüksek tüketim oranları, sürekli üretim ve tedarik ihtiyacını beraberinde getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Füzeler ise özellikle hava savunması ve uzun menzilli taarruz kapasitesinin sürdürülebilmesi açısından Ukrayna&#8217;nın öncelikli ihtiyaçları arasında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte açıklamalarda 3,3 milyar avronun ne kadarının füzelere, ne kadarının İHA&#8217;lara ayrılacağı veya hangi sistemlerin satın alınacağı belirtilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>90 Milyar Avroluk Programın Parçası</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">3,3 milyar avroluk ödeme, Avrupa Birliği&#8217;nin Ukrayna için oluşturduğu daha geniş kapsamlı Ukraine Support Loan programının bir parçasını oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Programın toplam büyüklüğü 90 milyar avroya ulaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği, bu mekanizma üzerinden Ukrayna&#8217;nın savaş koşullarındaki finansman ihtiyacına destek sağlarken program kapsamında savunma ihtiyaçlarına da kaynak aktarılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son 3,3 milyar avroluk dilimin füze ve İHA tedarikine yönlendirilmesi, programın doğrudan savunma kapasitesinin sürdürülmesinde de kullanılacağını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kredi mekanizması olması nedeniyle sağlanan finansman, doğrudan hibe niteliğindeki desteklerden farklı bir yapıya sahip.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Avrupa&#8217;nın Ukrayna Finansmanındaki Rolü Artıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya-Ukrayna Savaşı&#8217;nın uzaması, Kiev&#8217;in yalnızca silah ve mühimmat ihtiyacını değil, bunların finansmanına yönelik gereksinimini de artırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna bir yandan kendi savunma üretimini büyütmeye çalışırken diğer yandan Avrupa ülkeleri ve diğer ortaklarından sağlanan sistemler ile finansman mekanizmalarına ihtiyaç duyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle İHA üretimi ve tedariki, son yıllarda Ukrayna&#8217;nın savunma planlamasında giderek daha büyük bir paya sahip oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Füze ihtiyacı ise farklı bir sorun oluşturuyor. Modern hava savunma ve uzun menzilli taarruz füzelerinin üretimi, İHA&#8217;lara kıyasla daha karmaşık üretim altyapıları ve daha uzun teslimat süreleri gerektiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle sağlanan finansmanın yanında Avrupa ve diğer müttefik ülkelerin üretim kapasitesi de Ukrayna&#8217;nın uzun vadeli tedarik imkânlarını belirleyen unsurlar arasında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Von Der Leyen Ödemeyi Bir Gün Önce Duyurdu</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 17 Eylül&#8217;de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinin ardından 3,3 milyar avroluk ödemenin ertesi gün yapılacağını duyurmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Von der Leyen, finansmanın Ukrayna&#8217;nın füze ve İHA tedarikini destekleyeceğini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Koretskyi&#8217;nin 18 Eylül&#8217;deki açıklamasıyla söz konusu kaynağın Ukrayna tarafından alındığı doğrulanmış oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zelenskiy ise von der Leyen ile yaptığı görüşmeye ilişkin açıklamasında savunma dayanıklılığının güçlendirilmesi için atılacak adımların ve finansal desteğin ele alındığını belirtmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Savaş Ekonomisinde Finansman İhtiyacı Sürüyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği&#8217;nin son ödemesi, savaşın beşinci yılına yaklaşılırken Ukrayna&#8217;nın artan mali ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik daha geniş finansman çabasının bir parçasını oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savaşın uzaması mühimmat, füze ve insansız sistemlerde sürekli yenilenen bir tedarik ihtiyacı yaratırken Kiev aynı zamanda kamu harcamalarını ve savunma bütçesini sürdürebilmek için dış finansmana ihtiyaç duyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son 3,3 milyar avroluk dilimde ise kullanım alanının doğrudan savunmaya yönlendirilmesi dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna yönetiminin açıklamasına göre finansmanın öncelikli kullanım alanları füze ve İHA tedariki olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak hangi füze ve İHA sistemlerinin satın alınacağı, siparişlerin Avrupa şirketlerinden mı yoksa Ukrayna savunma sanayisinden mi karşılanacağı ve 3,3 milyar avronun farklı tedarik kalemleri arasında nasıl dağıtılacağı henüz açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle finansmanın Ukrayna&#8217;nın envanterine hangi sistemleri ve hangi miktarlarda kazandıracağı şu aşamada bilinmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni ödeme, Avrupa Birliği&#8217;nin Ukrayna&#8217;ya sağladığı finansal desteğin savunma tedariki boyutunun devam ettiğini gösterirken bundan sonraki süreçte 90 milyar avroluk program kapsamında yapılacak diğer ödemeler ve bunların savunma ile diğer bütçe ihtiyaçları arasındaki dağılımı takip edilecek.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD Suudi Arabistan&#8217;a 48 F-35A Satışına Onay Verdi</title>
		<link>https://addrmagazine.com/suudi-arabistan-f-35-48-ucak-abd-onayi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:05:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küresel Odak]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Dışişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[askerî havacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Beşinci Nesil Savaş Uçağı]]></category>
		<category><![CDATA[F-35 Lightning II]]></category>
		<category><![CDATA[F-35A]]></category>
		<category><![CDATA[F-35I Adir]]></category>
		<category><![CDATA[F135]]></category>
		<category><![CDATA[FMS]]></category>
		<category><![CDATA[Hava Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[İsrail]]></category>
		<category><![CDATA[Lockheed Martin]]></category>
		<category><![CDATA[Pratt & Whitney]]></category>
		<category><![CDATA[savaş uçağı]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan F-35]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Kraliyet Hava Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yabancı Askerî Satış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2700</guid>

					<description><![CDATA[Suudi Arabistan F-35 tedarikinde kritik bir aşamayı geçti. ABD Dışişleri Bakanlığı, Riyad&#8217;a 48 adet F-35A Lightning II savaş uçağı ve ilgili ekipmanların satışını kapsayan 24,3 milyar dolar değerindeki olası Yabancı Askerî Satışa onay verdi. Kongrenin incelemesine sunulan paket, tamamlanması hâlinde Suudi Arabistan&#8217;ı F-35 kullanan ilk Arap ülkesi hâline getirecek. ABD yönetiminin 17 Eylül&#8217;de açıkladığı karar, uzun süredir gündemde bulunan Suudi Arabistan&#8217;ın beşinci nesil savaş uçağı tedarikinde önemli bir aşamaya geçildiğini gösteriyor. Satış paketinde 48 F-35&#8217;in yanı sıra toplam 49 Pratt &#38; Whitney F135 motoru bulunuyor. Bunların 48&#8217;i uçaklara takılı olacak, bir motor ise yedek olarak sağlanacak. Pakette ayrıca uçakların işletilmesi]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Suudi Arabistan F-35 tedarikinde kritik bir aşamayı geçti. ABD Dışişleri Bakanlığı, Riyad&#8217;a 48 adet F-35A Lightning II savaş uçağı ve ilgili ekipmanların satışını kapsayan 24,3 milyar dolar değerindeki olası Yabancı Askerî Satışa onay verdi. Kongrenin incelemesine sunulan paket, tamamlanması hâlinde Suudi Arabistan&#8217;ı F-35 kullanan ilk Arap ülkesi hâline getirecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD yönetiminin 17 Eylül&#8217;de açıkladığı karar, uzun süredir gündemde bulunan Suudi Arabistan&#8217;ın beşinci nesil savaş uçağı tedarikinde önemli bir aşamaya geçildiğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Satış paketinde 48 F-35&#8217;in yanı sıra toplam 49 Pratt &amp; Whitney F135 motoru bulunuyor. Bunların 48&#8217;i uçaklara takılı olacak, bir motor ise yedek olarak sağlanacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pakette ayrıca uçakların işletilmesi için gerekli destek ekipmanları, eğitim, yedek parçalar ve lojistik destek unsurları yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplam tahmini bedel ise 24,3 milyar dolar olarak açıklandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak ABD Dışişleri Bakanlığının onayı, uçakların satışının ve teslimatının kesinleştiği anlamına gelmiyor. Satışın Kongredeki inceleme sürecini tamamlaması gerekiyor. Nihai fiyat ve miktarlar da daha sonraki müzakerelerde değişebiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>48 F-35A İçin Onay</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Suudi Arabistan&#8217;a yönelik paketin merkezinde F-35 ailesinin konvansiyonel kalkış ve iniş yapabilen F-35A versiyonu bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Lockheed Martin tarafından üretilen F-35A, düşük görünürlük özelliklerini gelişmiş sensörler, veri füzyonu ve ağ merkezli harekât kabiliyetleriyle birleştiren beşinci nesil bir savaş uçağı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Dışişleri Bakanlığına göre olası satış, Suudi Arabistan&#8217;ın mevcut ve gelecekteki tehditlere karşı caydırıcılık kapasitesini güçlendirecek, ülke savunmasına katkı sağlayacak ve ABD ile diğer müttefik kuvvetlerle birlikte çalışabilirliğini geliştirecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ayrıca F-35&#8217;lerin Suudi Arabistan&#8217;ın hava-hava ve hava-yer kabiliyetlerini geliştireceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Satışın ana yüklenicisi F-35&#8217;in üreticisi Lockheed Martin olurken uçakta kullanılan F135 motorları RTX bünyesindeki Pratt &amp; Whitney tarafından üretiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Silahlar Pakette Yer Almıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Açıklanan satış paketinde dikkat çeken ayrıntılardan biri F-35&#8217;lerde kullanılacak mühimmatların yer almaması.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Janes&#8217;in ABD yönetiminin açıklamasına dayandırdığı bilgilere göre mevcut onay uçakları, ilgili ekipmanları, yedek parçaları, hizmetleri ve destek unsurlarını kapsıyor ancak silahlar satış paketine dahil değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu durum, Suudi F-35 filosunun gelecekte kullanacağı hava-hava ve hava-yer mühimmatlarının ayrı satış ve onay süreçlerine konu olabileceği anlamına geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte uçakların Suudi Arabistan&#8217;a hangi konfigürasyonda teslim edileceği ve teslimat takvimi konusunda ayrıntılı bilgiler henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kongre Süreci Tamamlanmadı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD silah satış sisteminde Dışişleri Bakanlığının FMS onayı önemli bir aşama olsa da sürecin son adımı değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Olası satış Kongreye bildirildi ve burada inceleme sürecine tabi tutulacak. Kongrenin satışa karşı yasal girişimde bulunma yetkisi bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle mevcut gelişmeyi “Suudi Arabistan 48 F-35 satın aldı” veya “48 F-35 Suudi Arabistan&#8217;a teslim edilecek” şeklinde kesinleşmiş bir anlaşma olarak değerlendirmek için henüz erken.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca açıklanan 24,3 milyar dolarlık rakam da 48 uçağın yalnızca çıplak platform fiyatını ifade etmiyor. FMS paketlerinde uçaklarla birlikte motorlar, eğitim, lojistik destek, yedek parçalar ve programın diğer destek kalemleri de toplam tahmini maliyete dahil ediliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Nihai sözleşmeler imzalandığında gerçek bedel ilk açıklanan azami tahmini tutardan farklılaşabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suudi Arabistan Yıllardır F-35 İstiyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Riyad&#8217;ın F-35 tedarik etme isteği yeni değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suudi Arabistan, hava kuvvetlerini modernize etmek amacıyla uzun süredir yeni nesil savaş uçaklarını değerlendiriyor. Reuters&#8217;a göre Riyad, F-35 talebini 2025&#8217;in başlarında ABD Başkanı Donald Trump&#8217;a doğrudan iletti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump ise Kasım 2025&#8217;te Suudi Arabistan&#8217;a F-35 satılacağını kamuoyuna açıklamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Dışişleri Bakanlığının son onayıyla siyasi düzeyde açıklanan bu niyet, resmî FMS sürecinde yeni bir aşamaya taşındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suudi Kraliyet Hava Kuvvetleri hâlihazırda ağırlıklı olarak F-15 ailesi, Eurofighter Typhoon ve Tornado savaş uçaklarından oluşan bir filoya sahip.</p>



<p class="wp-block-paragraph">F-35A&#8217;nın filoya eklenmesi durumunda Suudi Arabistan ilk kez düşük görünürlük özelliklerine sahip beşinci nesil bir savaş uçağını envanterine katacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İsrail&#8217;in Niteliksel Askerî Üstünlüğü Gündemde</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Olası satışın en önemli siyasi ve askerî boyutlarından birini İsrail&#8217;in bölgedeki niteliksel askerî üstünlüğünün korunmasına yönelik ABD politikası oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İsrail, hâlihazırda Orta Doğu&#8217;da F-35 kullanan tek ülke konumunda bulunuyor ve F-35I “Adir” adı verilen ülkeye özgü konfigürasyonu işletiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Dışişleri Bakanlığı ise Suudi Arabistan&#8217;a yönelik teklifin bölgedeki askerî dengeyi değiştirmeyeceğini savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Reuters, satışın Washington&#8217;ın İsrail&#8217;in bölgesel niteliksel askerî üstünlüğünü korumaya yönelik uzun süredir devam eden politikası açısından tartışmalara yol açabileceğine dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kongrede yapılacak değerlendirmelerde bu başlığın yanı sıra ileri F-35 teknolojilerinin korunmasına ilişkin güvenlik kaygılarının da gündeme gelmesi bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çin Bağlantısı Üzerinden Teknoloji Güvenliği Tartışması</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Satış sürecinin tartışmalı başlıklarından bir diğerini Suudi Arabistan ile Çin arasındaki gelişen ilişkiler oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD basınında yer alan haberlerde, Amerikan istihbarat birimlerinin F-35&#8217;in hassas teknolojilerinin Çin&#8217;in erişimine açılma ihtimali konusunda risk değerlendirmelerinde bulunduğu bildirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kaygılar özellikle F-35&#8217;in düşük görünürlük teknolojileri, gelişmiş sensörleri, görev sistemleri ve yazılım altyapısının korunması üzerinde yoğunlaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak kamuya açık bilgilerde Çin&#8217;in F-35 teknolojisine Suudi Arabistan üzerinden erişeceğine ilişkin gerçekleşmiş bir durum bulunmuyor. Tartışma, satışın gerçekleştirilmesi hâlinde ortaya çıkabilecek teknoloji güvenliği risklerine ilişkin değerlendirmelere dayanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benzer teknoloji güvenliği tartışmaları daha önce Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;ne yönelik F-35 satış sürecinde de yaşanmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İlk Arap F-35 Kullanıcısı Olabilir</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Satışın Kongre sürecini geçmesi, nihai anlaşmaların imzalanması ve uçakların teslim edilmesi durumunda Suudi Arabistan, F-35 kullanan ilk Arap ülkesi olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Birleşik Arap Emirlikleri için daha önce F-35 satışı gündeme gelmiş ancak süreç uçakların teslimatıyla sonuçlanmamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suudi Arabistan&#8217;a yönelik son onay bu nedenle yalnızca Riyad&#8217;ın hava gücünün modernizasyonu açısından değil, F-35&#8217;in Orta Doğu&#8217;daki kullanıcı yapısı açısından da dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Suudi Arabistan&#8217;ın F-35A&#8217;ları hangi tarihten itibaren teslim almaya başlayacağı henüz açıklanmadı. Üretim takvimi, Kongre süreci, nihai sözleşmeler ve programın mevcut sipariş yoğunluğu nedeniyle uçakların teslimatının uzun yıllara yayılan bir süreç olması bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Süreç Henüz Tamamlanmadı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Dışişleri Bakanlığının 48 F-35A için verdiği onay, Suudi Arabistan&#8217;ın beşinci nesil savaş uçağı tedarikinde bugüne kadarki en somut aşamalardan birini oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak 24,3 milyar dolarlık paket henüz tamamlanmış bir satın alma sözleşmesi değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kongre incelemesinin ardından tarafların nihai şartlar üzerinde anlaşması ve FMS sürecinin ilerlemesi gerekecek. Uçakların konfigürasyonu, teslimat takvimi ve Suudi filosunda kullanılacak mühimmatların kapsamı gibi kritik ayrıntılar da henüz açıklanmış değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle önümüzdeki süreçte izlenecek temel başlıklar Kongrenin satışa yaklaşımı, nihai sözleşmenin kapsamı ve ilk F-35A&#8217;ların Suudi Arabistan&#8217;a hangi takvimde teslim edileceği olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ASELSAN 56 Milyon Dolarlık Güdüm Sistemleri Üretim Merkezini Devreye Aldı</title>
		<link>https://addrmagazine.com/aselsan-gudum-sistemleri-uretim-merkezi-56-milyon-dolar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Sep 2026 12:49:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[arayıcı başlık]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN Güdüm Sistemleri Üretim Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[güdüm sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Güdüm Sistemleri Üretim Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[hassas güdüm]]></category>
		<category><![CDATA[mühimmat]]></category>
		<category><![CDATA[otomasyon]]></category>
		<category><![CDATA[robotik üretim]]></category>
		<category><![CDATA[savunma elektroniği]]></category>
		<category><![CDATA[savunma sanayii yatırımları]]></category>
		<category><![CDATA[seri üretim]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Savunma Sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[üretim kapasitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2697</guid>

					<description><![CDATA[ASELSAN Güdüm Sistemleri Üretim Merkezi, 56 milyon dolarlık yatırımla devreye alındı. 17 bin 865 metrekare kapalı alana sahip yeni tesiste robotik ve otomasyon altyapısının güçlendirilmesiyle şirketin güdüm sistemlerindeki üretim ve teslimat kapasitesinin artırılması hedefleniyor. ASELSAN&#8217;ın Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yaptığı açıklamaya göre yatırım, şirketin artan sipariş hacmini karşılamak ve üretim altyapısını güçlendirmek amacıyla yürüttüğü kapasite artırma çalışmalarının bir parçası olarak gerçekleştirildi. Toplam yatırım tutarı 56 milyon dolar olan yeni üretim merkezi, güdüm sistemlerinin seri üretim süreçlerine yönelik özel bir altyapı sunacak. ASELSAN, yatırımla birlikte güdüm sistemleri üretiminde robotik ve otomasyon altyapısının güçlendirildiğini, teslimat kapasitesi ile üretim hızı ve kalite kabiliyetinin]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN Güdüm Sistemleri Üretim Merkezi, 56 milyon dolarlık yatırımla devreye alındı. 17 bin 865 metrekare kapalı alana sahip yeni tesiste robotik ve otomasyon altyapısının güçlendirilmesiyle şirketin güdüm sistemlerindeki üretim ve teslimat kapasitesinin artırılması hedefleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN&#8217;ın Kamuyu Aydınlatma Platformuna (KAP) yaptığı açıklamaya göre yatırım, şirketin artan sipariş hacmini karşılamak ve üretim altyapısını güçlendirmek amacıyla yürüttüğü kapasite artırma çalışmalarının bir parçası olarak gerçekleştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplam yatırım tutarı 56 milyon dolar olan yeni üretim merkezi, güdüm sistemlerinin seri üretim süreçlerine yönelik özel bir altyapı sunacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN, yatırımla birlikte güdüm sistemleri üretiminde robotik ve otomasyon altyapısının güçlendirildiğini, teslimat kapasitesi ile üretim hızı ve kalite kabiliyetinin artırıldığını bildirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>17 Bin 865 Metrekarelik Yeni Üretim Alanı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni Güdüm Sistemleri Üretim Merkezi toplam 17 bin 865 metrekare kapalı alana sahip.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tesisin devreye alınmasıyla ASELSAN&#8217;ın güdüm sistemleri alanındaki mevcut üretim altyapısına önemli miktarda yeni kapalı üretim alanı eklenmiş oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yatırımın dikkat çeken unsurlarından birini robotik ve otomasyon sistemleri oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savunma elektroniği ve hassas güdüm sistemlerinde üretim yalnızca ürünlerin montajından oluşmuyor. Elektronik, elektro-optik ve elektromekanik alt sistemlerin üretimi, entegrasyonu, kalibrasyonu ve doğrulanması gibi yüksek hassasiyet gerektiren süreçlerin tekrarlanabilir biçimde yürütülmesi gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Robotik ve otomasyon altyapısının genişletilmesi, özellikle üretim hacmi yükseldikçe süreçlerin standartlaştırılması ve üretim sürelerinin kontrol altında tutulması açısından önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN da yeni merkezin sağlayacağı temel kazanımları teslimat kapasitesi, hız ve kalite olarak sıraladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Artan Sipariş Hacmine Kapasite Yatırımı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni tesisin devreye alınmasının arkasındaki temel nedenlerden biri ASELSAN&#8217;ın artan sipariş hacmi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirket, KAP açıklamasında yatırımı doğrudan artan sipariş hacminin karşılanması ve üretim altyapısının güçlendirilmesiyle ilişkilendirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savunma sanayisinde yeni sözleşmelerin imzalanması kadar bu siparişlerin belirlenen takvimlerde üretilebilmesi de önem taşıyor. Özellikle güdüm sistemleri gibi yüksek teknoloji içeren ürünlerde sipariş miktarının büyümesi, elektronik ve elektro-optik bileşenlerden entegrasyon ve test altyapısına kadar üretim zincirinin farklı noktalarında ilave kapasite ihtiyacı oluşturabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN&#8217;ın yeni yatırımı bu açıdan yalnızca fiziksel üretim alanının genişletilmesini değil, daha yüksek üretim hacmini destekleyecek otomasyon altyapısının oluşturulmasını da kapsıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirketin açıklamasında yeni merkezin yıllık üretim kapasitesinin ne kadar olacağına ilişkin sayısal bir bilgi ise paylaşılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Güdüm Sistemleri Neden Kritik?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Güdüm sistemleri, modern hassas mühimmatların hedeflerini belirlenen doğrulukla vurabilmesini sağlayan temel teknolojiler arasında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir mühimmatın hedefe yönlendirilmesi için kullanılan çözüm, sistemin görevine göre farklı teknolojilerden oluşabiliyor. Ataletsel seyrüsefer, uydu destekli konumlama, lazer arayıcı başlıklar ve görüntüleyici kızılötesi sistemler bunların arasında yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu sistemlerde sensörlerden alınan verilerin işlenmesi, mühimmatın konumunun ve hedefe göre hareketinin hesaplanması ve gerekli uçuş düzeltmelerinin gerçekleştirilmesi gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Güdüm teknolojileri bu nedenle mühimmatın yalnızca menzilini değil, hedefe ulaşma hassasiyetini ve farklı operasyonel şartlarda kullanılabilmesini de doğrudan etkileyen bileşenler arasında yer alıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN da uzun süredir farklı güdüm, seyrüsefer, elektro-optik ve arayıcı başlık teknolojileri üzerinde çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte şirketin son KAP açıklamasında yeni Güdüm Sistemleri Üretim Merkezinde hangi ürün veya ürün ailelerinin üretileceğine ilişkin ayrıntı verilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle merkezin belirli bir mühimmat veya güdüm kiti için kurulduğunu söylemek şu aşamada mümkün değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Üretim Kapasitesi Öne Çıkıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni yatırımın önemi yalnızca 56 milyon dolarlık yatırım büyüklüğünden kaynaklanmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Savunma sanayisinde geliştirme programlarının seri üretime geçmesi ve mevcut ürünlere yönelik siparişlerin büyümesi, şirketlerin mühendislik kapasitesinin yanında üretim altyapısını da genişletmesini gerektiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu noktada üretim hatlarının otomasyon seviyesinin yükseltilmesi, artan siparişlerin daha yüksek adetlerde ve belirlenen kalite standartlarında karşılanabilmesi açısından önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ASELSAN&#8217;ın yeni merkez için özellikle robotik ve otomasyon altyapısına vurgu yapması da yatırımın seri üretim kapasitesi üzerindeki rolünü ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirketin açıklamasına göre yeni tesisle birlikte güdüm sistemlerinin üretiminde teslimat kapasitesi ve üretim hızı artırılırken kalite kabiliyeti de geliştirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yeni Yatırımlar Devam Edecek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Güdüm Sistemleri Üretim Merkezinin devreye alınması, ASELSAN&#8217;ın artan sipariş hacmine karşı üretim kapasitesini genişletmeye yönelik yatırımlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">17 bin 865 metrekare kapalı alana sahip tesis için yapılan toplam yatırım 56 milyon dolara ulaşırken şirket, üretimde robotik ve otomasyon altyapısını daha ileri bir seviyeye taşıdığını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni merkezin devreye girmesiyle ASELSAN&#8217;ın güdüm sistemlerindeki üretim ve teslimat kapasitesinin artırılması hedefleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şirket tarafından tesisin yıllık üretim kapasitesi, burada üretilecek sistemlerin listesi veya ürün bazındaki kapasite artış oranları henüz kamuoyuyla paylaşılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle yatırımın farklı güdüm sistemi programlarına sağlayacağı sayısal üretim artışı henüz bilinmiyor. Ancak ASELSAN&#8217;ın KAP açıklamasında yatırımın doğrudan artan sipariş hacmini karşılamak amacıyla gerçekleştirildiğini belirtmesi, yeni merkezin şirketin büyüyen üretim ihtiyacına yönelik kapasite yatırımlarının bir parçası olduğunu ortaya koyuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
