<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ASELSAN &#8211; ADDR</title>
	<atom:link href="https://addrmagazine.com/tag/aselsan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://addrmagazine.com</link>
	<description>Defence Diplomacy Review</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Apr 2026 10:04:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/11/ADDR-60x60.png</url>
	<title>ASELSAN &#8211; ADDR</title>
	<link>https://addrmagazine.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ASELSAN’dan Stratejik Tedarikte Kritik Hamle: İnsan Kaynağını Derinleştiren Üniversite İş Birliği</title>
		<link>https://addrmagazine.com/aselsandan-stratejik-tedarikte-kritik-hamle-insan-kaynagini-derinlestiren-universite-is-birligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Bölükbaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2026 10:04:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Saha & Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Akademik Derinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Ar-Ge]]></category>
		<category><![CDATA[ASELABS]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN Akademi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Kaynağı]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Stratejik Tedarik]]></category>
		<category><![CDATA[Üniversite-Sanayi İş Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=1702</guid>

					<description><![CDATA[Savunma sanayiinde stratejik tedarik denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak kritik mineraller, elektronik bileşenler, çipler, motorlar, alt sistemler ve mühimmat gelir. Oysa günümüzün yüksek teknoloji rekabetinde en az bunlar kadar kritik, hatta çoğu durumda bunların da önünde gelen temel bir unsur vardır: insan kaynağı. Çünkü bir ülkenin savunma sanayiinde sürdürülebilir üstünlük kurabilmesi, yalnızca ihtiyaç duyduğu sistemleri tedarik etmesine değil; o sistemleri tasarlayacak, geliştirecek, iyileştirecek ve yeni nesil çözümlere dönüştürecek uzman insan gücünü yetiştirmesine bağlıdır. ASELSAN’ın İTÜ, ODTÜ ve Hacettepe Üniversitesi ile birlikte hayata geçirdiği ASELABS laboratuvarları ile üniversite-sanayi iş birliğini daha derin ve kurumsal bir zemine taşıması, tam da bu]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Savunma sanayiinde stratejik tedarik denildiğinde çoğu zaman akla ilk olarak kritik mineraller, elektronik bileşenler, çipler, motorlar, alt sistemler ve mühimmat gelir. Oysa günümüzün yüksek teknoloji rekabetinde en az bunlar kadar kritik, hatta çoğu durumda bunların da önünde gelen temel bir unsur vardır: insan kaynağı. Çünkü bir ülkenin savunma sanayiinde sürdürülebilir üstünlük kurabilmesi, yalnızca ihtiyaç duyduğu sistemleri tedarik etmesine değil; o sistemleri tasarlayacak, geliştirecek, iyileştirecek ve yeni nesil çözümlere dönüştürecek uzman insan gücünü yetiştirmesine bağlıdır.</p>



<p>ASELSAN’ın İTÜ, ODTÜ ve Hacettepe Üniversitesi ile birlikte hayata geçirdiği ASELABS laboratuvarları ile üniversite-sanayi iş birliğini daha derin ve kurumsal bir zemine taşıması, tam da bu nedenle sıradan bir Ar-Ge açılımı olarak değil, stratejik tedarik mimarisinin insan kaynağı ayağını güçlendiren kritik bir hamle olarak değerlendirilmelidir. ASELSAN Gölbaşı Teknoloji Üssü’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün katılımıyla gerçekleştirilen “Üniversite-Savunma Sanayii Güç Birliği” töreni, yalnızca mevcut iş birliklerinin görünür hâle geldiği bir platform değil; aynı zamanda Türkiye’nin savunma teknolojilerinde derinleşme iradesinin de somut bir göstergesi oldu.</p>



<p>Tören kapsamında Üniversite-Savunma Sanayii İş Birliği Ödülleri takdim edilirken, 2025 ASELSAN Akademi Mezuniyet Töreni ve üç farklı üniversitede kurulan altı ASELABS laboratuvarının açılışı gerçekleştirildi. ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol’un törenden önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz ve Prof. Dr. Haluk Görgün’e yüksek teknolojili millî alt sistemler ve mevcut projeler hakkında bilgi sunması da, şirketin teknoloji üretiminde ulaştığı seviyeyi ve bu seviyeyi daha da yukarı taşıma hedefini ortaya koydu.</p>



<p>ASELSAN’ın yeni laboratuvar yapılanması, Türkiye’nin yalnızca ürün geliştirme kapasitesine değil, aynı zamanda uzmanlık üretme kapasitesine de yatırım yaptığını göstermektedir. Çünkü savunma sanayiinde ihtiyaç duyulan alanlarda insan kaynağının sistematik biçimde yetiştirilmesi, firmalara yalnızca kısa vadeli teknik yetkinlik kazandırmaz; uzun vadede teknoloji üretim kültürünü, kurumsal hafızayı ve akademik derinliği de güçlendirir. Bu yönüyle üniversite-sanayi iş birliği, yalnızca proje bazlı bir eş güdüm değil; nitelikli insan sermayesinin belirli teknoloji başlıklarında yoğunlaştırılması anlamına gelir.</p>



<p>ODTÜ’de kurulan Yeni Nesil Haberleşme ve Algılama Teknolojileri Laboratuvarı, Optomekanik ve Fotonik İleri Malzeme Teknolojileri Laboratuvarı ile MEMS Ataletsel Algılayıcı Teknolojileri Laboratuvarı; İTÜ’de kurulan RF Mikrodalga Yenilikçi Malzeme Teknolojileri Laboratuvarı ile Su Altı, Su Üstü ve Otonomi Teknolojileri Laboratuvarı; Hacettepe Üniversitesi’nde hayata geçirilen Yapay Zekâ Teknolojileri Laboratuvarı, ASELSAN’ın kritik teknoloji alanlarını ne derece hedefli biçimde tanımladığını açıkça göstermektedir. Bu laboratuvarlar, yalnızca birer araştırma alanı değil; aynı zamanda Türkiye’nin gelecekte dışa bağımlılığını azaltacak uzmanlık havuzlarının inşa edildiği stratejik merkezler olarak görülmelidir.</p>



<p>Bu çerçevede lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin ASELABS çatısı altında gelecek nesil teknolojiler geliştirme imkânı bulması, klasik staj veya sanayi destekli proje modelinin ötesine geçen bir anlam taşımaktadır. Burada asıl önemli olan, öğrencilerin daha eğitim aşamasındayken doğrudan gerçek teknoloji ihtiyaçlarıyla temas etmesi ve savunma sanayiinin çözüm beklediği alanlarda uzmanlaşmaya yönlendirilmesidir. Böyle bir model, hem akademik bilgi üretimini uygulama ile besler hem de sanayinin ihtiyaç duyduğu konularda daha derinlikli, odaklı ve sürdürülebilir insan kaynağı yetişmesini sağlar.</p>



<p>Savunma sanayiinde kritik bileşenlere erişim kadar, o bileşenleri özgünleştirebilecek mühendislik kapasitesine sahip olmak da belirleyicidir. Bu nedenle firmaların gereksinim duydukları alanlarda insan kaynaklarını da yine ihtiyaç duydukları teknoloji başlıkları doğrultusunda uzmanlaştırması, çift yönlü bir kazanım yaratır. Bir yandan ürün geliştirme süreçlerinde doğrudan teknolojik derinlik oluşur; diğer yandan bu üretim pratiği akademik dünyaya yeni araştırma başlıkları, yeni tez konuları ve yeni bilgi alanları kazandırır. Sonuçta ortaya yalnızca daha yetkin çalışanlar değil, daha güçlü bir millî teknoloji ekosistemi çıkar.</p>



<p>ASELSAN Akademi’nin ortaya koyduğu tablo da bu yaklaşımın yalnızca teorik değil, sonuç üreten bir model olduğunu göstermektedir. YÖK’ün himayelerinde ve Gazi Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ile ODTÜ iş birliğinde 2017 yılında kurulan ASELSAN Akademi, çalışanların ASELSAN kampüsünden ayrılmadan yüksek lisans ve doktora eğitimi almasına imkân tanıyor. Bu model, üniversite-sanayi iş birliğine farklı bir boyut kazandırırken, aynı zamanda bilgi ile üretimi aynı kurumsal düzlemde buluşturan özgün bir yapı ortaya koyuyor.</p>



<p>Bugün ASELSAN Akademi’de 876 yüksek lisans ve 125 doktora öğrencisi olmak üzere toplam 1001 çalışanın eğitimini sürdürüyor olması, şirketin insan kaynağını yalnızca istihdam edilen bir unsur olarak değil, stratejik bir teknoloji girdisi olarak gördüğünü ortaya koymaktadır. Programdan bugüne kadar 556 ASELSAN çalışanının yüksek lisans ve doktora derecesiyle mezun olması, bu yaklaşımın somut çıktılar ürettiğini gösterirken; yalnızca 2024-2025 akademik yılında 86 yüksek lisans ve 9 doktora mezununun verilmiş olması da bu ivmenin korunduğunu göstermektedir.</p>



<p>Savunma sanayiinde teknolojik bağımsızlık, yalnızca kritik ürünleri yerli üretmekle sağlanmaz. Asıl bağımsızlık, o ürünleri geliştirecek bilgi tabanını, mühendislik kültürünü ve insan kaynağını millî ölçekte sürdürülebilir şekilde inşa etmekle mümkündür. Bu nedenle ASELSAN’ın üniversitelerle kurduğu derinleşmiş iş birliği modeli, yalnızca bugünün projelerine değil, yarının teknoloji egemenliğine yatırım anlamı taşımaktadır.</p>



<p>Sonuç olarak ASELABS ve ASELSAN Akademi birlikte değerlendirildiğinde, ortaya çıkan tablo açıktır: Stratejik tedarikin en kritik hammaddelerinden biri insandır. Bu insan kaynağının ihtiyaç duyulan alanlarda uzmanlaştırılması ise savunma sanayiine yalnızca teknik kapasite kazandırmaz; aynı zamanda akademik derinlik, kurumsal süreklilik ve teknolojik sıçrama imkânı sağlar. ASELSAN’ın attığı bu adım, Türkiye’nin savunma sanayiinde insan sermayesini bir destek unsuru değil, doğrudan stratejik güç çarpanı olarak konumlandırdığını göstermektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Aselsan&#8217;ın Yarım Asırlık Finans Karnesi: Geleceğe Hazır!</title>
		<link>https://addrmagazine.com/aselsanin-yarim-asirlik-finans-karnesi-gelecege-hazir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Bölükbaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Mar 2026 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN]]></category>
		<category><![CDATA[Defence]]></category>
		<category><![CDATA[Defence Diplomacy]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Savunma Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=1576</guid>

					<description><![CDATA[ASELSAN’ın 2025 mali sonuçları, şirketin 50. yılını hem ölçek hem de ihracat ivmesi açısından güçlü bir performansla kapattığını gösteriyor. Enflasyon muhasebesi uygulanmış sonuçlara göre hasılat reel bazda artışla 180,4 milyar TL seviyesine yükselirken, imzalanan yeni sözleşmeler 9,6 milyar ABD doları ve bakiye siparişler 20,4 milyar ABD doları ile tarihî zirvelere taşınmış durumda. Bu tablo, büyümenin yalnızca gelir artışıyla değil; sipariş akışı ve backlog üzerinden daha kalıcı bir zemine oturduğuna işaret ediyor. Raporun en kritik kırılımı ihracat tarafında görülüyor. İhracat sözleşmeleri 2,1 milyar ABD dolarına ulaşarak yıllık bazda yüzde 104 artmış görünüyor. Bu artış, ASELSAN’ın uluslararası pazarlarda ürün ve çözüm kabulünün]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>ASELSAN’ın 2025 mali sonuçları, şirketin 50. yılını hem ölçek hem de ihracat ivmesi açısından güçlü bir performansla kapattığını gösteriyor. Enflasyon muhasebesi uygulanmış sonuçlara göre hasılat reel bazda artışla 180,4 milyar TL seviyesine yükselirken, imzalanan yeni sözleşmeler 9,6 milyar ABD doları ve bakiye siparişler 20,4 milyar ABD doları ile tarihî zirvelere taşınmış durumda. Bu tablo, büyümenin yalnızca gelir artışıyla değil; sipariş akışı ve backlog üzerinden daha kalıcı bir zemine oturduğuna işaret ediyor.</p>



<p>Raporun en kritik kırılımı ihracat tarafında görülüyor. İhracat sözleşmeleri 2,1 milyar ABD dolarına ulaşarak yıllık bazda yüzde 104 artmış görünüyor. Bu artış, ASELSAN’ın uluslararası pazarlarda ürün ve çözüm kabulünün hızlandığını; sipariş kompozisyonunun döviz bazlı ağırlığının artmasıyla birlikte finansal dayanıklılığın güçlendiğini düşündürüyor. Alınan iş/satışlar oranının 2,2 seviyesine yükselmesi ise, şirketin satışlarının üzerinde sipariş üretmeye devam ettiğini ve büyüme görünürlüğünü artırdığını gösteren net bir sinyal.</p>



<p>Operasyonel kârlılık tarafında “verimlilik yılı” vurgusu rakamlara yansımış durumda. FAVÖK marjı yüzde 26,2 seviyesine yükselirken, bilanço tarafında kaldıraç düşürülmüş görünüyor: Net borç/FAVÖK oranının 0,53’ten 0,30’a gerilemesi, net borçta kayda değer bir azalma ve net finansman maliyetinde belirgin bir düşüş ile birlikte değerlendirildiğinde, büyüme sürerken finansal riskin azaltıldığı “kaliteli büyüme” resmini destekliyor.</p>



<p>Nakit üretimi ve yatırım döngüsü de güçlü bir görünüm sunuyor. Operasyonel nakit akışındaki artış ve serbest nakit akışının pozitif seviyelerde korunması, aynı yıl hızlanan yatırım temposunun finansmanında kritik rol oynuyor. Bu kapsamda AR-GE harcamalarının 1,36 milyar ABD dolarına yükselmesi ve seri üretime yönelik yatırımların 372 milyon ABD dolarına çıkması, ASELSAN’ın artan talebi kapasite darboğazına dönüştürmeden yönetmek üzere “sipariş/backlog artışı → kapasite yatırımı → teslimat ivmesi” zincirini güçlendirmeye odaklandığını gösteriyor.</p>



<p>ADDR perspektifinden bakıldığında 2025 sonuçları, ASELSAN’ın ihracat merkezli sipariş büyümesini marj ve nakit disiplinini kaybetmeden sürdürdüğünü, aynı anda AR-GE ve seri üretim kapasitesine agresif yatırım yaparak 2026–2027 döneminde teslimat kabiliyetini artırmaya hazırlandığını ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde izlenmesi gereken başlıklar ise artan yatırım temposunun proje teslimat performansı ve kaliteye etkisi, backlog yönetimi ve ihracat sözleşmelerindeki ivmenin sürekliliği olacak.</p>



<p></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Modern Muharebe Sahasında AESA Radar Kabiliyetleri ve ASELSAN Çözümleri</title>
		<link>https://addrmagazine.com/modern-muharebe-sahasinda-aesa-radar-kabiliyetleri-ve-aselsan-cozumleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Jan 2026 08:22:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[AESA]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN]]></category>
		<category><![CDATA[Defence]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Technology]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Savunma Sanayi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=1301</guid>

					<description><![CDATA[Yeni Nesil Radar Teknolojisine Giriş AESA (Active Electronically Scanned Array) radarlar, yüzlerce hatta binlerce alıcı-verici modülün tek bir anten yüzeyinde bir araya gelmesiyle çalışan modern radar sistemleridir. Bu modüllerin her biri kendi başına sinyal gönderip alabilen küçük birer anten gibi düşünülebilir. AESA&#8217;nın en önemli özelliği, sahip olduğu bu modüllerin her birine farklı faz kaydırma değerleri uygulayarak uzayda yayın yaptığı yönü elektronik olarak ayarlayabilmesidir. Yani radar anteninin fiziksel olarak dönmesine gerek kalmadan, yayın yönü milisaniyeler içinde değiştirilebilir. Bu yetenek, radarın farklı arama bölgeleri içerisinde aynı anda arama yapabilmesine, farklı bölgelerdeki veya farklı tipteki hedefleri aynı anda takip edebilmesine ve böylelikle aynı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_OqWrWMAEPyig-1024x535.jpeg" alt="G9 OqWrWMAEPyig" class="wp-image-1302" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_OqWrWMAEPyig-1024x535.jpeg 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_OqWrWMAEPyig-300x157.jpeg 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_OqWrWMAEPyig-768x401.jpeg 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_OqWrWMAEPyig-60x31.jpeg 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_OqWrWMAEPyig.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Yeni Nesil Radar Teknolojisine Giriş</strong></p>



<p>AESA (Active Electronically Scanned Array) radarlar, yüzlerce hatta binlerce alıcı-verici modülün tek bir anten yüzeyinde bir araya gelmesiyle çalışan modern radar sistemleridir. Bu modüllerin her biri kendi başına sinyal gönderip alabilen küçük birer anten gibi düşünülebilir. AESA&#8217;nın en önemli özelliği, sahip olduğu bu modüllerin her birine farklı faz kaydırma değerleri uygulayarak uzayda yayın yaptığı yönü elektronik olarak ayarlayabilmesidir. Yani radar anteninin fiziksel olarak dönmesine gerek kalmadan, yayın yönü milisaniyeler içinde değiştirilebilir.</p>



<p>Bu yetenek, radarın farklı arama bölgeleri içerisinde aynı anda arama yapabilmesine, farklı bölgelerdeki veya farklı tipteki hedefleri aynı anda takip edebilmesine ve böylelikle aynı anda farklı görevleri icra edebilmesine olanak tanır. Mekanik radarlara göre çok daha esnek, hızlı ve güvenilir bir yapı sunar.</p>



<p><strong>AESA Teknolojisi ve Operasyonel Kabiliyetleri</strong></p>



<p>AESA radarların önemi, günümüz hava muharebe ortamının esnek görev konseptinin gerektirdiği yüksek performans ve elektronik harbe karşı ileri seviye dayanıklılık ihtiyacını karşılayabilmesinden gelir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_O3U5WUAAu6oh-1024x535.jpeg" alt="G9 O3U5WUAAu6oh" class="wp-image-1303" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_O3U5WUAAu6oh-1024x535.jpeg 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_O3U5WUAAu6oh-300x157.jpeg 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_O3U5WUAAu6oh-768x401.jpeg 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_O3U5WUAAu6oh-60x31.jpeg 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_O3U5WUAAu6oh.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Bu radarlar küçük ve düşük görünürlük özellikli hedefleri bile uzun menzilden tespit edebilir, daha çevik ve yüksek doğruluklu hedef takibini sağlayarak silah angajman başarımını artırabilir.</p>



<p>Elektronik olarak tarama yapma kabiliyeti sayesinde hem hedef arama hem hedef takip işlemlerini eş zamanlı gerçekleştirebildiğinden angaje olunan hedeflere takibi koruyarak durumsal farkındalığı devam ettirebilir.</p>



<p>AESA radarlar, esnek hüzme planlama altyapısı ve saniyede 500 gigabit&#8217;in üzerinde veri işleme yeteneği ile radar görevlerinin yanı sıra; iletişim, veri aktarma ve elektronik harp görevlerini de zaman paylaşımlı olarak icra edebilir.</p>



<p>Bu çoklu görev kabiliyeti, mekanik limitlere takılmayan arama bölgesi seçimi, farklı bölgelerdeki çevik hedeflerin çoklu takibi, antenin fiziksel hareketine ve bunun için süreye ihtiyaç duyan mekanik taramalı radarlarda mümkün değildir.</p>



<p>AESA radar antenleri fiziksel yönlendirme gerektirmediğinden daha az mekanik parça içeriyor, bu da radar sisteminin arıza ihtimalini düşürüyor, bakım ihtiyacı ve maliyetini ise azaltıyor. Ayrıca her anten modülü bağımsız çalıştığından, modül bazlı yaşanan arızalarda bile radar kullanılmaya devam edilebiliyor, kritik performans kaybı yaşamadan radar işlevlerini icra edebiliyor.</p>



<p>AESA Radar, bakım ve işletme avantajları ile de öne çıkıyor, harbe hazırlık ve bakım kolaylığı anlamında operasyonel bir yetenek kazanımını da beraberinde getiriyor.</p>



<p>AESA radarlar, geniş bir frekans spektrumuna yayılan dalga biçimlerine olanak tanıyor, esnek hüzme oluşturma yeteneği sayesinde düşman radar uyarı alıcıları tarafından tespit edilmeden görevlerini icra edebiliyor, günümüz hava muharebe ortamında kritik öneme sahip olan düşük görünürlüğe katkı sağlıyor.</p>



<p>Bu yetenek AESA radarın entegre edildiği platformun muharebe ortamında tespit edilme olasılığını düşürüyor, platformun beka kabiliyetine katkı sağlıyor.</p>



<p><strong>ASELSAN MURAD AESA Burun Radarları</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_PbYRXYAAVNH9-1024x535.jpeg" alt="G9 PbYRXYAAVNH9" class="wp-image-1304" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_PbYRXYAAVNH9-1024x535.jpeg 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_PbYRXYAAVNH9-300x157.jpeg 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_PbYRXYAAVNH9-768x401.jpeg 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_PbYRXYAAVNH9-60x31.jpeg 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_PbYRXYAAVNH9.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>AESA radar sistemleri, mekanik taramalı radarlara göre getirdiği avantajlar sayesinde hava muharebeleri için vazgeçilmez konuma gelmiş ileri seviye radar sistemleridir.</p>



<p>Çip seviyesinden itibaren ASELSAN mühendisleri tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen MURAD AESA Burun Radar ailesi, ülkemizin bu alandaki son teknoloji AESA radar ihtiyacına cevap veriyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_Ph05WEAAIaON-1024x535.jpeg" alt="G9 Ph05WEAAIaON" class="wp-image-1305" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_Ph05WEAAIaON-1024x535.jpeg 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_Ph05WEAAIaON-300x157.jpeg 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_Ph05WEAAIaON-768x401.jpeg 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_Ph05WEAAIaON-60x31.jpeg 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_Ph05WEAAIaON.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Geliştirilen MURAD AESA burun radarı, platformlara göre uyumlanabilen farklı alternatifleri ile bir yandan ülkemizin muharip savaş uçaklarına yeni kabiliyetler sağlıyor, diğer yandan da İnsansız Hava Araçlarımıza hava-hava angajman yeteneği sağlayarak hava muharebelerinin geleceğini şekillendiriyor.</p>



<p>MURAD 100-A AESA Burun Radarı elektronik hüzme yönlendirme kabiliyetine sahip olan ve eş zamanlı hava-hava / hava-yer angajman yetenekleri sunabilen son teknoloji çok fonksiyonlu uçak burun radarıdır. MURAD 100-A, hava-hava angajman yeteneğini BVR (Beyond Visual Range) füze güdüm kabiliyeti ile birleştirerek günümüzün hava harbinde oyun değiştirici role sahip olmaya devam ediyor.</p>



<p>Son dönemde savaş alanlarında insansız hava araçlarının artan rolü göz önüne alındığında hem muharip jet uçaklarına hem de İHA’lara entegre edilebilen <strong>MURAD 100-A Radarı</strong>, hava harbindeki operasyonel üstünlüğü sağlamak için tüm hava araçlarında vazgeçilmez bir öneme sahip.</p>



<p>Şu ana dek F-16 Özgür, Akıncı İHA ve Bayraktar KIZILELMA gibi çeşitli platformlarda başarılı uçuşlar gerçekleştiren ve yeteneklerini sergileyen MURAD 100-A AESA Burun Radarı’nın ANKA-III ve diğer çeşitli platformlara da entegrasyonu için çalışmalar sürüyor.<a href="https://x.com/aselsan/article/2008809776486977925/media/2008552138872328192"></a></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QQa4WYAAOGfT-1024x535.jpeg" alt="G9 QQa4WYAAOGfT" class="wp-image-1306" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QQa4WYAAOGfT-1024x535.jpeg 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QQa4WYAAOGfT-300x157.jpeg 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QQa4WYAAOGfT-768x401.jpeg 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QQa4WYAAOGfT-60x31.jpeg 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QQa4WYAAOGfT.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>AESA radarlar, savunma ekosisteminde hem bugün hem de gelecekte oyunun kurallarını değiştiren teknoloji olarak öne çıkıyor.</p>



<p>Yüksek tarama hızı, düşük tespit edilebilirlik ve aynı anda birden fazla görevi yürütebilme kabiliyeti sayesinde hava platformlarına çok daha geniş bir görev esnekliği, erken tespit imkânı ve elektronik harp dayanıklılığı kazandırıyor.</p>



<p>AESA mimarisi, sensör füzyonu, yapay zekâ destekli hedef tanıma, düşük görünürlük uyumluluğu ve ağ-merkezli harekât konseptleriyle tam bir uyum içinde çalışarak hava-hava ve hava-yer görevlerinde kuvvet çarpanı etkisi yaratıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QaPRWcAAo0Fs-1024x535.jpeg" alt="G9 QaPRWcAAo0Fs" class="wp-image-1308" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QaPRWcAAo0Fs-1024x535.jpeg 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QaPRWcAAo0Fs-300x157.jpeg 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QaPRWcAAo0Fs-768x401.jpeg 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QaPRWcAAo0Fs-60x31.jpeg 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2026/01/G9_QaPRWcAAo0Fs.jpeg 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><a href="https://x.com/aselsan/article/2008809776486977925/media/2008553108025012224"></a>Gelecekte daha yüksek güç yoğunluğu, dijital hüzme oluşturma, yazılım-tanımlı radar mimarileri ve entegre elektronik harp–haberleşme–radar (RF convergence) konseptlerinin yaygınlaşmasıyla AESA radarlar, otonom platformlar, insansız hava platformları ve insansız savaş uçakları gibi alanlarda savunmanın merkezinde olmaya devam edecek.</p>



<p><strong>Milli AESA ile Sahada Tam Hakimiyet</strong></p>



<p>ASELSAN’ın hava platformları için sağladığı AESA radar teknolojileri sahada yeteneklerini kanıtlamaya devam ediyor. Dünyada ilk kez, insansız bir muharip hava aracı, görüş ötesi bir hava-hava füzesiyle bir hava hedefine başarıyla angaje olarak hedefi imha etti; bu süreçte ASELSAN sistemleri angajman zincirinin her aşamasında belirleyici rol oynadı.</p>



<p>Bayraktar KIZILELMA, tamamen millî sensör ve güdüm zinciriyle, ASELSAN teknolojilerinin sağladığı yetenekler sayesinde angajmanı gerçekleştirdi. Platform havadaki hedefi MURAD AESA Burun Radarı ile tespit ve takip edip ara safha güdümü gerçekleştirirken, TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen GÖKDOĞAN BVR hava-hava füzesi ASELSAN’ın RF Arayıcı Radarı aracılığıyla doğrudan vuruşa yönlendirildi.</p>



<p>Bu makalenin orijinali Aselsan X resmi hesabında yayınlanmıştır: <a href="https://x.com/aselsan/status/2008809776486977925">https://x.com/aselsan/status/2008809776486977925</a></p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Entegre ve Katmanlı Hava Savunma: Operasyonel Gereksinimler ve Gelecek Perspektifi</title>
		<link>https://addrmagazine.com/entegre-ve-katmanli-hava-savunma-operasyonel-gereksinimler-ve-gelecek-perspektifi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Bölükbaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Dec 2025 07:22:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstri & Teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[ASELSAN]]></category>
		<category><![CDATA[Çelik Kubbe]]></category>
		<category><![CDATA[Hava savunma]]></category>
		<category><![CDATA[Steel Dome]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=1238</guid>

					<description><![CDATA[Entegre ve katmanlı hava savunma artık sadece sistem entegrasyonu değil aynı zamanda doktrin, tehdit algısı ve kaynak önceliklendirmesiyle birlikte ele alınması gereken bir konsept. Güncel savaş ortamında saldırıların farklı tipte tehditlerin birleşimiyle gerçekleştiği durumlarda, hava savunma sistemlerinin birlikte çalışması ve her hedef tipi için özelleşmiş sistemlerin entegre çalışması gerekliliği ortaya çıkıyor. Bu durum, katmanlı bir hava savunma çözümünün günümüz harp ortamları için kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Stratejik Bağlam ve Güncel Tehdit Ortamı Hava tehditleri konvansiyonel tehditler ve asimetrik tehditler olmak üzere iki farklı kategoride değerlendirilebilir. Konvansiyonel tehditler; elektronik harp tehditleri, savaş uçakları, helikopterler, havadan karaya füzeler, seyir füzeleri, balistik]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Entegre ve katmanlı hava savunma artık sadece sistem entegrasyonu değil aynı zamanda doktrin, tehdit algısı ve kaynak önceliklendirmesiyle birlikte ele alınması gereken bir konsept.</p>



<p>Güncel savaş ortamında saldırıların farklı tipte tehditlerin birleşimiyle gerçekleştiği durumlarda, hava savunma sistemlerinin birlikte çalışması ve her hedef tipi için özelleşmiş sistemlerin entegre çalışması gerekliliği ortaya çıkıyor. Bu durum, katmanlı bir hava savunma çözümünün günümüz harp ortamları için kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor.</p>



<p><strong>Stratejik Bağlam ve Güncel Tehdit Ortamı</strong></p>



<p>Hava tehditleri konvansiyonel tehditler ve asimetrik tehditler olmak üzere iki farklı kategoride değerlendirilebilir. Konvansiyonel tehditler; elektronik harp tehditleri, savaş uçakları, helikopterler, havadan karaya füzeler, seyir füzeleri, balistik füzeler, mühimmatlar ve İHA’lardan oluşuyor. Asimetrik tehditler ise mini, mikro ve küçük İHA’lar ile taktik İHA’ları kapsıyor. FPV dronlar, roket ve havanlar da bu kategoride yer alıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-3-1024x535.png" alt="image 3" class="wp-image-1239" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-3-1024x535.png 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-3-300x157.png 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-3-768x401.png 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-3-60x31.png 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-3.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Klasik seyir füzeleri yerine tespit edilme olasılığı çok düşük, yüksek manevra kabiliyetine sahip yeni nesil seyir füzeleri kullanılmaya başlandı. Gelişen teknolojik altyapı ile birlikte yüksek hızlı manevra yeteneğine sahip hipersonik tehditlerin sahadaki kullanımı da artıyor.</p>



<p>Özellikle ülkelerin stratejik bölgelerini hedef alan saldırı senaryolarında balistik ve hipersonik tehditlerin kullanımının yoğunlaştığı görülüyor.</p>



<p><strong>Değişen Tehditlere Karşı Stratejik Gereksinim</strong></p>



<p>Tüm bu tehditleri tek tip sistem ile önlemenin mümkün olmamasıyla birlikte farklı hedefleri farklı mesafelerden önleyebilmek adına birçok hava savunma sistemi geliştiriliyor.</p>



<p>Güncel savaş ortamında saldırıların farklı tipte tehditlerin birleşimiyle gerçekleştiği durumlarda, hava savunma sistemlerinin birlikte çalışması ve her hedef tipi için özelleşmiş sistemlerin bulunması gerekliliği ortaya çıkıyor. Bu durum, katmanlı bir hava savunma çözümünün günümüz harp ortamları için kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunu gösteriyor.</p>



<p>Uzak mesafelerden fırlatılan farklı türlerde savaş başlığı taşıma kapasitesine sahip balistik ve hipersonik tehditlerin ülkelerin hassas bölgelerini hedef aldığı, sürü İHA kullanımı ile otonom saldırıların gerçekleştirilebildiği çok katmanlı saldırı ortamında hava savunma mimarisinin doğru hedefi doğru silahla engelleyebilmesi için entegre ve katmanlı bir yapıda çalışması gerekiyor.</p>



<p><strong>Katmanlı ve Entegre Hava Savunmanın Temel Faydaları:</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Farklı sensörler birbirinin zayıf noktalarını kapatır. Bu şekilde bir sensör kaçırsa bile diğeri tespit edebilir.</li>



<li>Erken uyarı, takip şeklinde birden fazla fırsat oluşturulur, tek bir başarısızlık hava savunma harbinin başarımını engellemez. Alternatiflerin oluşturduğu farklı savunma planları desteklenecektir.</li>



<li>Tehdit tipine ve çok çeşitli hava saldırısı yöntemlerine karşı sistemin önereceği müdahale tipleri maliyet etkin karşı tedbir sağlar.</li>



<li>Etkin silah ve sensör eşleşmesi sağlayarak korumayı güçlendirir.</li>



<li>Komuta kontrol sistemleri içerisindeki otomasyon ve yapay zeka destekli algoritmalar önemli ölçüde hız sağlanır.</li>
</ul>



<p><strong>Operasyonel Çerçeve</strong></p>



<p><strong>Katman kavramı: Uzun Menzil – Orta Menzil – Kısa Menzil – Yakın Alan</strong></p>



<p>Balistik ve hipersonik hedeflerin taşıdıkları savaş başlıkları nedeni ile geniş bir alanı etkileyebilecek olmaları uzak menzillerde engellenmeleri ihtiyacını ortaya çıkarıyor.</p>



<p>Etki alanı görece düşük olan hedefler orta-kısa menzil hava savunma sistemleri hedef kümesi içerisinde yer alırken, kritik tesislerin ve orta-uzun menzil hava savunma sistemlerinin korunmasında yakın alan hava savunma sistemlerinin kullanımı öne çıkıyor.</p>



<p><strong>Uzun Menzil:</strong> Çok uzak menzilde erken uyarı, geniş alanda tespit ve alarm, balistik veya hipersonik tespit uyarısı, stratejik durum farkındalığı sağlar. Büyük alan kapsaması, yüksek irtifa, geniş görüş açısı, uydu ve uzun menzillerle sağlanır. En erken engellemenin yapılabileceği katmandır.<a href="https://x.com/aselsan/article/1998637199881818342/media/1998406751612190720"></a></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-4-1024x535.png" alt="image 4" class="wp-image-1240" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-4-1024x535.png 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-4-300x157.png 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-4-768x401.png 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-4-60x31.png 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-4.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>Orta Menzil: </strong>Bölgesel takip, doğrulama, sınıflandırma ve güçlü engelleme alanıdır. Seyir füzeleri, alçak irtifa manevra yapan hedefler ve orta menzilli tehditleri durdurma katmanı olarak konumlandırır.</p>



<p><strong>Kısa Menzil: </strong>Bölgesel /yerel alanlarda hedefin takip sürecini sürdürebilmek ve yüksek öncelikli hedeflere hızlı müdahale sunmak amacıyla oluşturulan katmandır.</p>



<p><strong>Yakın Alan: </strong>Kritik tesis ve unsurların son korumasını sağlayan ve yaklaşan hedeflerin engellenmesi ya da yakalanmasında son aşamayı oluşturur.</p>



<p><strong>Entegrasyon Yapısı</strong></p>



<p>Katmanlı hava savunma sistemlerinin entegre bir savunma mekanizması olarak işleyebilmesi; hedef tespiti ve teşhisi için kullanılan radar ve elektro-optik alt sistemlerin bütünleşik bir çalışma mimarisine sahip olmasına, çoklu veri füzyon altyapısına ve yüksek miktardaki veriyi düşük gecikmeyle çoklu kullanıcıya aktarabilecek haberleşme mimarilerine bağlıdır. Özellikle yeni nesil katmanlı hava savunma mimari yaklaşımı olarak orta çıkan “Any Sensor &#8211; Any Effector” prensibinin sağlanabilmesi için entegre gerçek zamanlı komuta kontrol altyapısına ihtiyaç duyuluyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-5-1024x535.png" alt="image 5" class="wp-image-1241" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-5-1024x535.png 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-5-300x157.png 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-5-768x401.png 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-5-60x31.png 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-5.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p>Katmanlı hava savunma mimarisinin etkisi, kara, hava ve deniz unsurlarının tamamını kapsaması ile artıyor. Özellikle, mesafe ve ortamdan bağımsız, çok yüksek hızlarda hedefine yönelen yeni nesil tehditlere karşı tüm kuvvet bileşenlerinin, savunma unsurlarında yer alan “sensör-silah” güçlerini birleştirmesi kritik öneme sahip.</p>



<p><strong>Yapay Zekâ Destekli Tehdit Değerlendirme</strong></p>



<p>Özellikle hipersonik ve balistik tehditlerin yüksek hız, manevra kabiliyetleri nedeni ile hedef sınıflandırma, rota kestirimi, atış kontrol, angajman işletimlerinin yüksek doğrulukta çok hızlı gerçekleştirilmesi ihtiyacı bulunuyor. Bu kapsamda insan ara yüzünü azaltabilecek yapay zekâ destekli yazılımların kullanımına ihtiyaç duyuluyor.</p>



<p>Ayrıca katmanlı hava savunma sistemlerinin zaman kritik entegre hava savunma faaliyetini işletebilmeleri için optimizasyon ve karar destek teknolojilerinde yapay zekâ destekli işletimlere geçişi zorunlu kılıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="535" src="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-6-1024x535.png" alt="image 6" class="wp-image-1242" srcset="https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-6-1024x535.png 1024w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-6-300x157.png 300w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-6-768x401.png 768w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-6-60x31.png 60w, https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/12/image-6.png 1200w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p><strong>İnsansız Sistemlerle Etkileşim</strong></p>



<p>İHA’ların; kara, deniz, hava ve uzay görevlerinde keşif, gözetleme ve hasar değerlendirilmesi görevlerine ilave olarak, farklı görevlerde etkin olarak kullanılmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor.</p>



<p>Buna paralel olarak hâlihazırda ve gelecekte İHA’ların; yakın hava desteği, silahlı keşif, hava ve füze savunması, SEAD/DEAD görevleri, EH ve bilgi harekâtında kullanılması başta olmak üzere, harekâta doğrudan katkısının daha da artacağı değerlendiriliyor.</p>



<p><strong>Yeni Trendler, Yeni Nesil Tehditlere Yeni Nesil Teknolojiler</strong></p>



<p>Balistik füzeler, uçuş sırasında tehdit algısına göre rota değiştirme, hedef güncelleme ve kaçınma manevraları gerçekleştirebilecek otonom zekâya sahip olacak. Bu gelişme, sabit rota varsayımına dayalı klasik füze savunma konseptlerini geçersiz kılacak. Balistik tehditlerin manevra yeteneğinin ve vuruş hassasiyetlerinin artırıldığı görülüyor. Hipersonik tehditlerin tasarımındaki yapısal zorlukların giderek aşıldığı, tehdit hız ve manevra kabiliyetinin artırıldığı gözlemleniyor.</p>



<p>FPV dronlar başta olmak üzere asimetrik tehditlerin üretim kolaylığı savaş alanında yakın savunmanın öneminin artacağını ortaya çıkarıyor. Bu anlamda özellikle sürü FPV/İHA saldırılarına karşı etkili olabilecek hava savunma sistemlerinin öne çıkacak. Tehditlerin gelişmişlik seviyesinin artması ile birlikte hava savunma sistemlerinin de yeni nesil mimarileri benimsemesine ihtiyacı ortaya çıkıyor.</p>



<p>Yerde konuşlu hava ve füze savunma sistemlerinin sınırlı reaksiyon süresi ve görüş açısı nedeniyle, hipersonik ve balistik tehditlere karşı uzay tabanlı lazer ve kinetik önleme sistemleri konuşlandırılacak. Bu sistemler, füze tehdidini atmosfer dışında etkisiz hale getirme kapasitesine sahip olacak.</p>



<p>Günümüz yüksek teknoloji hava tehditlerine karşı etkinlik sağlayabilmek için hava savunma sistemlerinin birlikte etkin kullanımı ve bu tehditlere karşı gerekli önlemlerin mümkün olan en kısa sürede alınabilmesi için sivil ikaz sistemleri ile entegrasyonu büyük önem arz ediyor. Bu amaçla, mevcut algılayıcı, silah, haberleşme ve komuta kontrol sistemleri ile bu sistemlere ilave olarak gelecekte devreye alınması planlanan sistemlerin bir arada ve tam entegre çalışmasını sağlayacak sistemler sistemi <strong>ÇELİKKUBBE </strong>ile etkinlik sağlanacak.</p>



<p>Bu makalenin orijinali Aselsan&#8217;ın X hesabında yayınlanmıştır: <a href="https://x.com/aselsan/status/1998637199881818342">https://x.com/aselsan/status/1998637199881818342</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
