<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Donald Trump &#8211; ADDR Magazine</title>
	<atom:link href="https://addrmagazine.com/tag/donald-trump/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://addrmagazine.com</link>
	<description>Defence Diplomacy Review</description>
	<lastBuildDate>Tue, 03 Nov 2026 08:46:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.4</generator>

<image>
	<url>https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/11/ADDR-60x60.png</url>
	<title>Donald Trump &#8211; ADDR Magazine</title>
	<link>https://addrmagazine.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ABD, Rusya ve Ukrayna&#8217;yı Abu Dabi&#8217;de Yeniden Müzakere Masasına Getiriyor</title>
		<link>https://addrmagazine.com/abd-rusya-ukrayna-baris-gorusmeleri-abu-dabi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Nov 2026 08:46:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küresel Odak]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Rusya Ukrayna barış görüşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Abu Dabi]]></category>
		<category><![CDATA[ADDR Magazine]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkes müzakereleri]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[barış anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Arap Emirlikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Brüksel]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik garantileri]]></category>
		<category><![CDATA[Jared Kushner]]></category>
		<category><![CDATA[Marco Rubio]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya Ukrayna savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Witkoff]]></category>
		<category><![CDATA[üçlü görüşmeler]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna barış müzakereleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna'nın yeniden inşası]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Volodimir Zelenski]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=3070</guid>

					<description><![CDATA[ABD Rusya Ukrayna barış görüşmeleri, Washington yönetiminin yeni diplomatik girişimi kapsamında 10-11 Kasım 2026 tarihlerinde Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nin başkenti Abu Dabi&#8217;de gerçekleştirilecek şekilde planlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından duyurulan üçlü müzakerelerde ateşkes koşulları, savaş sonrası güvenlik düzenlemeleri, insani önlemler ve kalıcı barışa yönelik adımların ele alınması bekleniyor. Washington yönetimi, toplantı öncesinde Avrupalı müttefiklerle Ukrayna&#8217;nın güvenlik garantileri ve yeniden inşası konusunda da görüşmeler gerçekleştirmeyi hedefliyor. Üçlü Görüşmeler 10-11 Kasım&#8217;da Yapılacak ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 2 Kasım&#8217;da yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin Rusya ve Ukrayna heyetlerini yeniden bir araya getireceğini duyurdu. Witkoff, 10-11 Kasım]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ABD Rusya Ukrayna barış görüşmeleri, Washington yönetiminin yeni diplomatik girişimi kapsamında 10-11 Kasım 2026 tarihlerinde Birleşik Arap Emirlikleri&#8217;nin başkenti Abu Dabi&#8217;de gerçekleştirilecek şekilde planlanıyor. ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff tarafından duyurulan üçlü müzakerelerde ateşkes koşulları, savaş sonrası güvenlik düzenlemeleri, insani önlemler ve kalıcı barışa yönelik adımların ele alınması bekleniyor. Washington yönetimi, toplantı öncesinde Avrupalı müttefiklerle Ukrayna&#8217;nın güvenlik garantileri ve yeniden inşası konusunda da görüşmeler gerçekleştirmeyi hedefliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size">Üçlü Görüşmeler 10-11 Kasım&#8217;da Yapılacak</h2>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, 2 Kasım&#8217;da yaptığı açıklamada, Washington yönetiminin Rusya ve Ukrayna heyetlerini yeniden bir araya getireceğini duyurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Witkoff, 10-11 Kasım tarihlerinde Abu Dabi&#8217;de gerçekleştirilecek müzakerelerin çalışma düzeyinde yürütüleceğini belirtti. Görüşmelerde savaş sonrası güvenlik düzenlemeleri, gerilimin azaltılması, insani yardım faaliyetleri ve barışa yönelik sonraki adımların ele alınması planlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD heyetine Steve Witkoff ile Başkan Trump&#8217;ın damadı ve müzakere ekibinde görev alan Jared Kushner&#8217;ın liderlik etmesi bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington yönetimi, kış ayları öncesinde diplomatik süreçte ilerleme sağlanmasını hedefliyor. Ancak görüşmelerin duyurulması, tarafların ateşkes veya kapsamlı bir barış anlaşması üzerinde uzlaştığı anlamına gelmiyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size">Putin ile St. Petersburg&#8217;daki Görüşme Süreci Hızlandırdı</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni müzakere takvimi, Witkoff&#8217;un yaklaşık iki hafta önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile St. Petersburg&#8217;da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından açıklandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD yönetiminden edinilen bilgilere göre Putin, söz konusu temasın ardından Rusya, Ukrayna ve ABD&#8217;nin katılımıyla yeni bir müzakere turunun düzenlenmesini kabul etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington, Moskova ve Kiev arasında son dönemde yürütülen diplomatik görüşmeleri daha kapsamlı bir barış anlaşmasına dönüştürmeyi amaçlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD arabuluculuğunda gerçekleştirilen son üçlü barış görüşmeleri şubat ayında yapılmıştı. Ardından ABD ve İsrail&#8217;in İran&#8217;a karşı başlattığı savaş nedeniyle diplomatik süreç kesintiye uğramıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Abu Dabi&#8217;de planlanan toplantı, taraflar arasındaki doğrudan müzakere kanalının yeniden işletilmesi bakımından önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Rusya ve Ukrayna&#8217;nın olası bir barış anlaşmasının temel koşulları konusunda ciddi görüş ayrılıkları devam ediyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size">Brüksel&#8217;de NATO ve Avrupa Birliği ile Güvenlik Görüşmeleri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">ABD yönetimi, Abu Dabi&#8217;deki üçlü toplantı öncesinde Avrupa ülkeleri ve NATO ile ayrı bir diplomatik süreç yürütecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Witkoff&#8217;un açıklamasına göre Amerikalı müzakereciler, bu hafta Brüksel&#8217;de Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği ve NATO temsilcileriyle çalışma düzeyinde görüşmeler gerçekleştirecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Toplantılarda Ukrayna&#8217;ya sağlanabilecek güvenlik garantileri, Avrupa&#8217;nın savaş sonrası güvenlik mimarisi ve Ukrayna&#8217;nın yeniden inşasını destekleyecek ekonomik düzenlemeler değerlendirilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüşmeler, olası bir barış anlaşmasının yalnızca Rusya ve Ukrayna arasındaki askerî çatışmaların sona erdirilmesiyle sınırlı olmayacağını ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna&#8217;nın gelecekteki güvenliğinin nasıl sağlanacağı ve Avrupa ülkelerinin bu süreçte üstleneceği sorumluluklar, diplomatik müzakerelerin önemli başlıkları arasında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington yönetimi, Brüksel&#8217;deki temaslarla Avrupalı müttefiklerin güvenlik ve ekonomik destek konusundaki yaklaşımlarını değerlendirmeyi hedefliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size">Toprak ve Güvenlik Garantileri Temel Anlaşmazlıklar Arasında</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya ve Ukrayna arasında kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşılmasının önündeki başlıca engeller, toprakların statüsü ve savaş sonrasında oluşturulacak güvenlik düzenlemeleri olarak öne çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Moskova yönetimi, Ukrayna&#8217;nın doğusundaki toprak taleplerini sürdürürken Kiev, egemenliğinden ve uluslararası alanda tanınan sınırlarından taviz verilmesine karşı çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya, Ukrayna&#8217;nın NATO üyeliğine yönelik hedeflerinden vazgeçmesini ve askerî kapasitesine ilişkin belirli sınırlamaları kabul etmesini istiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna ise yeni bir askerî saldırının önlenebilmesi için uluslararası güvenlik garantilerinin oluşturulması gerektiğini savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarafların ateşkesin hangi koşullarda uygulanacağı konusunda da farklı yaklaşımları bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kiev yönetimi, mevcut cephe hattında çatışmaların durdurulmasını müzakerelerin ilerlemesi açısından önemli görürken Moskova, kapsamlı bir siyasi uzlaşma sağlanmadan ateşkes ilan edilmesine karşı çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu görüş ayrılıkları, Abu Dabi&#8217;deki toplantının doğrudan nihai bir barış anlaşmasıyla sonuçlanmasını güçleştiren başlıca konular arasında yer alıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size">Trump Yönetimi Diplomatik Baskıyı Artırıyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı Donald Trump, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona erdirilmesini dış politika öncelikleri arasında tutuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington yönetimi, son haftalarda yürüttüğü diplomatik temaslarla tarafları yeniden müzakere masasına getirmeye çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın özellikle Ukrayna yönetimi üzerinde bir anlaşmaya varılması yönündeki baskısını artırdığı belirtiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna karşılık Ukrayna yönetimi, herhangi bir barış düzenlemesinin ülkenin egemenliğini ve uzun vadeli güvenliğini koruması gerektiğini vurguluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da 31 Ekim&#8217;de yaptığı açıklamada, Rusya ile Ukrayna arasında müzakere yoluyla barış sağlanıp sağlanamayacağının henüz belirsiz olduğunu ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio, diplomatik çabaların devam ettiğini ancak tarafların yakın zamanda kapsamlı bir anlaşmaya ulaşacağının söylenemeyeceğini belirtti.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size">Savaş Devam Ederken Diplomatik Temaslar Sürüyor</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Abu Dabi&#8217;deki görüşmelere yönelik hazırlıklar devam ederken Rusya ile Ukrayna arasındaki askerî çatışmalar da sürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın Ukrayna&#8217;daki yerleşim alanlarına ve altyapı tesislerine yönelik saldırıları, savaşın insani ve ekonomik sonuçlarını ağırlaştırmaya devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna makamları, 2 Kasım&#8217;da Zaporijya bölgesindeki Komışuvaha yerleşiminde insani yardım dağıtımı amacıyla kullanılan bir tesis ile yakınındaki sığınağa düzenlenen Rus saldırılarında 26 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, saldırıların Moskova&#8217;nın gerilimi azaltma konusunda yeterli irade göstermediğini ortaya koyduğunu savundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sahadaki çatışmaların devam etmesi, müzakerelerde ele alınacak ateşkes ve insani önlemler başlıklarının önemini artırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte taraflar arasında kapsamlı bir ateşkes ilan edilmiş değil.</p>



<h2 class="wp-block-heading has-medium-font-size">Abu Dabi Görüşmeleri Barış Sürecinin Yeni Aşaması Olacak</h2>



<p class="wp-block-paragraph">ABD arabuluculuğunda düzenlenecek Abu Dabi toplantısı, Rusya ve Ukrayna arasındaki diplomatik temasların yeniden doğrudan üçlü formatta yürütülmesini sağlayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington yönetiminin aynı hafta Brüksel&#8217;de Avrupa ülkeleri, Avrupa Birliği ve NATO ile görüşmeler gerçekleştirecek olması, müzakere sürecinin güvenlik ve yeniden yapılanma boyutlarının da ele alındığını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Rusya ile Ukrayna&#8217;nın toprakların statüsü, güvenlik garantileri ve ateşkes koşullarına ilişkin farklı tutumları devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">10-11 Kasım&#8217;daki görüşmelerde bu anlaşmazlıkların hangi ölçüde ele alınabileceği ve tarafların sonraki müzakere aşamalarına ilişkin ortak bir çerçeve oluşturup oluşturamayacağı henüz belirsizliğini koruyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kremlin&#8217;den Ukrayna Müzakereleri İçin Kasım Mesajı</title>
		<link>https://addrmagazine.com/rusya-ukrayna-abd-muzakereleri-kasim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 22 Oct 2026 08:56:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ADDR Magazine]]></category>
		<category><![CDATA[APEC Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[barış müzakereleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik garantileri]]></category>
		<category><![CDATA[Jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[Kiev]]></category>
		<category><![CDATA[Kremlin]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya Ukrayna ABD müzakereleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya Ukrayna savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[savaş sonrası güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Steve Witkoff]]></category>
		<category><![CDATA[üçlü müzakereler]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası ilişkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Volodimir Zelenskiy]]></category>
		<category><![CDATA[Washington]]></category>
		<category><![CDATA[Yuriy Uşakov]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=3031</guid>

					<description><![CDATA[Rusya Ukrayna ABD müzakereleri kasım ayında yeniden başlayabilir. Kremlin, Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik üçlü görüşmelerin 10 Kasım civarında yeniden başlatılmasına hazır olduğunu açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın özel temsilcisi Steve Witkoff arasında gerçekleştirilen görüşmede, savaş sonrası güvenlik düzenlemeleri ve olası barış anlaşmasının temel koşulları ele alındı. Müzakerelerin kesin tarihi ve yeri henüz açıklanmadı. Kremlin&#8217;den 21 Ekim 2026 tarihinde yapılan açıklama, Washington ile Moskova arasındaki diplomatik temasların devam ettiği bir dönemde geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile St. Petersburg&#8217;daki Konstantinovskiy Sarayı&#8217;nda bir araya geldi. Yaklaşık]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Rusya Ukrayna ABD müzakereleri kasım ayında yeniden başlayabilir. Kremlin, Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik üçlü görüşmelerin 10 Kasım civarında yeniden başlatılmasına hazır olduğunu açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın özel temsilcisi Steve Witkoff arasında gerçekleştirilen görüşmede, savaş sonrası güvenlik düzenlemeleri ve olası barış anlaşmasının temel koşulları ele alındı. Müzakerelerin kesin tarihi ve yeri henüz açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin&#8217;den 21 Ekim 2026 tarihinde yapılan açıklama, Washington ile Moskova arasındaki diplomatik temasların devam ettiği bir dönemde geldi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile St. Petersburg&#8217;daki Konstantinovskiy Sarayı&#8217;nda bir araya geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaklaşık üç saat süren görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov, temasların Ukrayna&#8217;daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik girişimler açısından önemli başlıklar içerdiğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov, Putin&#8217;in ABD&#8217;li temsilcilerle dokuzuncu kez görüştüğünü aktarırken son görüşmenin kapsamlı ve açık sözlü bir atmosferde gerçekleştiğini ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Üçlü Müzakereler İçin 10 Kasım Tarihi Gündemde</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüşmenin en önemli başlığını, Rusya, Ukrayna ve ABD temsilcilerinin katılımıyla yürütülecek üçlü müzakerelerin yeniden başlatılması oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov, Putin&#8217;in Witkoff&#8217;a Rusya&#8217;nın müzakereleri prensipte 10 Kasım civarında yeniden başlatmaya hazır olduğunu ilettiğini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin&#8217;e göre müzakerelerin temel konusu, savaşın sona ermesinin ardından Rusya ve Ukrayna için oluşturulacak güvenlik sisteminin esaslarının belirlenmesi olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çerçevede yalnızca çatışmaların durdurulması değil, olası bir barış düzenlemesinin sürdürülebilirliğini sağlayacak güvenlik mekanizmalarının da ele alınması öngörülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov, ABD&#8217;li temsilcinin Rusya&#8217;nın müzakerelere yeniden başlama yönündeki tutumunun Başkan Trump tarafından olumlu karşılanacağını ifade ettiğini aktardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte 10 Kasım tarihi, taraflar arasında kesinleşmiş bir müzakere takvimi olarak açıklanmadı. Kremlin&#8217;in duyurusu, Rusya&#8217;nın görüşmelere yeniden katılmaya hazır olduğunu ortaya koyarken ABD ve Ukrayna&#8217;nın söz konusu tarihe ilişkin resmî onayları henüz duyurulmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Witkoff Oslo&#8217;daki Görüşmeler Hakkında Bilgi Verdi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin ile Witkoff arasındaki görüşmede, ABD&#8217;li temsilcinin daha önce Oslo&#8217;da gerçekleştirdiği diplomatik temaslar da ele alındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov&#8217;un açıklamasına göre Witkoff, Oslo&#8217;da Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, bazı Avrupa ülkelerinin liderleri, NATO temsilcileri ve Avrupa Komisyonu yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Witkoff, söz konusu temaslarda gündeme gelen önerileri ve tarafların Ukrayna&#8217;daki savaşın sona erdirilmesine yönelik yaklaşımlarını Putin&#8217;e aktardı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin, Avrupa ülkeleri ile Ukrayna&#8217;nın önerilerinde bazı yeni unsurlar bulunduğunu kabul etmekle birlikte bunların mevcut anlaşmazlıkların çözümüne önemli katkılar sağlamadığı görüşünü dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov, Witkoff&#8217;un Oslo&#8217;daki görüşmelere ilişkin kendi değerlendirmelerini de Rus tarafıyla paylaştığını belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıklamalar, Washington&#8217;ın Moskova ile yürüttüğü temaslarda Kiev ve Avrupalı ortaklarının görüşlerini de gündeme taşıdığını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Oslo&#8217;da ele alınan önerilerin ayrıntıları veya Rusya&#8217;nın hangi başlıklara itiraz ettiği konusunda kapsamlı bilgi paylaşılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Güvenlik Düzenlemeleri Müzakerelerin Merkezinde</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın üçlü görüşmelerin yeniden başlaması için öne çıkardığı temel başlık, savaş sonrası güvenlik düzenlemeleri oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin, Rusya ve Ukrayna&#8217;nın güvenliğini kapsayacak yeni bir sistemin oluşturulmasını müzakerelerin öncelikli konularından biri olarak değerlendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşım, çatışmaların sona ermesinden sonra taraflar arasında ortaya çıkabilecek yeni askerî gerilimlerin önlenmesine yönelik düzenlemelerin tartışılmasını gündeme getiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna açısından ise savaş sonrası güvenlik garantileri, olası bir barış anlaşmasının sürdürülebilirliği bakımından temel meselelerden biri olmaya devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kiev yönetimi, Rusya&#8217;nın yeniden askerî harekâta girişmesini önleyecek güvenlik güvencelerinin oluşturulmasını savunurken Avrupa ülkeleri de Ukrayna&#8217;nın uzun vadeli savunma kapasitesinin desteklenmesine yönelik girişimlerini sürdürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın önerdiği güvenlik sisteminin kapsamı, NATO&#8217;nun bu süreçteki olası rolü veya üçüncü ülkelerin üstlenebileceği yükümlülükler hakkında son görüşmenin ardından ayrıntılı bir açıklama yapılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla Kremlin&#8217;in müzakerelere dönme mesajı, tarafların güvenlik düzenlemelerinin içeriği üzerinde uzlaştığı anlamına gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABD&#8217;nin Arabuluculuk Çabaları Görüşüldü</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin ile Witkoff arasındaki temaslarda ABD&#8217;nin savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimleri de değerlendirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov, Putin&#8217;in Washington yönetiminin taraflar arasında karşılıklı kabul edilebilir çözümler bulunmasına yönelik çabalarını takdirle karşıladığını belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin&#8217;e göre görüşmede kalıcı ve sürdürülebilir barışa ulaşılmasının yolları konusunda fikir alışverişine devam edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin diplomatik girişimleri, Rusya ve Ukrayna arasında doğrudan müzakerelerin yeniden başlaması bakımından önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte taraflar arasında toprak düzenlemeleri, güvenlik garantileri, yaptırımlar ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin temel anlaşmazlıklar devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son görüşmenin ardından bu başlıklarda somut bir uzlaşmaya varıldığına ilişkin açıklama yapılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın müzakereleri yeniden başlatmaya hazır olduğunu bildirmesi, diplomatik temasların devam edebileceğine işaret ederken kapsamlı bir barış anlaşmasına yönelik sürecin hangi koşullarda ilerleyeceği belirsizliğini koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rus Dizel Yakıtı Konusu da Masadaydı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin ile Witkoff arasındaki görüşmenin bir diğer önemli başlığını Rus dizel yakıtının uluslararası piyasalara tedariki oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov, Rusya ile ABD arasında daha önce varılan mutabakatların uygulanmasına ilişkin konuların görüşmede geniş yer tuttuğunu açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin, Rus dizel yakıtının ABD ve dünya piyasalarına tedarikine yönelik düzenlemelerin yalnızca iki ülkenin ekonomik çıkarlarına değil, küresel yakıt piyasalarının istikrarına da katkı sağlayacağını savundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın enerji ihracatı, Ukrayna savaşı nedeniyle uygulanan yaptırımlar ve küresel enerji arzındaki dalgalanmalar çerçevesinde uluslararası gündemdeki yerini koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ile Moskova arasında enerji ticaretine ilişkin temasların sürmesi, iki ülkenin Ukrayna konusunda yaşadığı görüş ayrılıklarına rağmen belirli ekonomik başlıklarda diplomatik kanalları açık tuttuğunu gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak son görüşmede ele alınan mutabakatların uygulama takvimi, ticaret hacmi veya yaptırımlara ilişkin yeni bir karar hakkında ayrıntılı bilgi verilmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Amerikalı Mahkûm Serbest Bırakıldı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüşme kapsamında Rusya&#8217;da hüküm giymiş bir ABD vatandaşının serbest bırakılması da gündeme geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin&#8217;in, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin taleplerini dikkate alarak Stephen Hubbard adlı Amerikan vatandaşını insani gerekçelerle affettiğini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;da paralı askerlik suçundan hüküm giyen Hubbard&#8217;ın, St. Petersburg&#8217;daki Pulkovo Havalimanı&#8217;nda Steve Witkoff&#8217;a teslim edildiği bildirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söz konusu gelişme, Washington ile Moskova arasındaki diplomatik temasların yalnızca Ukrayna savaşına ilişkin güvenlik başlıklarıyla sınırlı kalmadığını ortaya koydu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov ayrıca Putin&#8217;in, savaş bölgesindeki çocukların aileleriyle yeniden bir araya getirilmesine yönelik insani girişimleri nedeniyle ABD Başkanı&#8217;nın eşi Melania Trump&#8217;a teşekkür ettiğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin, Melania Trump&#8217;ın Herson bölgesindeki Oleşki&#8217;de yaşanan insani sorunların çözümüne yönelik arabuluculuk faaliyetlerine de değindi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İran ve Orta Doğu&#8217;daki Gelişmeler Ele Alındı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin ile Witkoff arasındaki görüşmede Ukrayna&#8217;nın yanı sıra Orta Doğu&#8217;daki güvenlik gelişmeleri de değerlendirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov, özellikle İran çevresindeki durumun gündeme geldiğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin&#8217;e göre Putin, İran konusunda diplomatik çözüm imkânlarının henüz tükenmediğini ve Tahran ile anlaşmaya varılmasının mümkün olduğunu ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya, İran ile ilişkilerini sürdürürken ABD&#8217;nin bölgedeki politikaları ve Orta Doğu&#8217;daki askerî gelişmeler, Washington ile Moskova arasındaki diplomatik temasların önemli başlıklarından biri olmayı sürdürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak görüşmede İran&#8217;a ilişkin hangi somut önerilerin ele alındığı veya yeni bir diplomatik girişim üzerinde uzlaşmaya varılıp varılmadığı açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çin&#8217;de Üçlü Liderler Zirvesi İhtimali</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin&#8217;in açıklamasında dikkat çeken bir diğer konu, kasım ayında Çin&#8217;de düzenlenmesi planlanan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uşakov, zirve kapsamında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping&#8217;in bir araya gelmesi ihtimalinin de görüşüldüğünü açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böyle bir görüşmenin gerçekleşmesi hâlinde üç ülkenin liderleri, Ukrayna savaşının yanı sıra uluslararası güvenlik ve ekonomik ilişkiler bakımından önemli bir diplomatik temas gerçekleştirmiş olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Kremlin&#8217;in açıklaması, üçlü liderler zirvesinin kesinleştiği anlamına gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüşmenin tarihi, gündemi ve katılımcıların resmî onaylarına ilişkin ayrıntılar henüz duyurulmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca Çin&#8217;de gündeme gelen olası liderler buluşması, Rusya, Ukrayna ve ABD arasında yeniden başlatılması değerlendirilen üçlü müzakere sürecinden ayrı bir diplomatik girişim niteliği taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Müzakerelerin Geleceği Belirsizliğini Koruyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin&#8217;in kasım ayında üçlü müzakerelere yeniden başlama yönündeki açıklaması, Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik diplomatik temaslarda yeni bir aşamanın gündeme gelebileceğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin ile Witkoff arasında gerçekleştirilen üç saatlik görüşmede savaş sonrası güvenlik düzenlemeleri, ABD&#8217;nin arabuluculuk girişimleri ve tarafların müzakere pozisyonları ele alındı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın 10 Kasım civarında görüşmelere dönmeye hazır olduğunu açıklamasına rağmen müzakerelerin yeri, katılımcı düzeyi ve kesin tarihi henüz belirlenmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD ve Ukrayna&#8217;nın Kremlin&#8217;in önerisine vereceği resmî yanıt, sürecin nasıl ilerleyeceği açısından belirleyici olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ile Moskova arasındaki diplomatik temaslar devam ederken Rusya ve Ukrayna arasında kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşılmasını sağlayacak güvenlik düzenlemeleri konusunda henüz ortak bir çerçeve açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Washington ile Kiev Arasında Destek Krizi Derinleşiyor</title>
		<link>https://addrmagazine.com/abd-ukrayna-askeri-destegi-trump-zelenskiy-gerilimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Oct 2026 09:08:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küresel Odak]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Ukrayna askerî desteği]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Ukrayna ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ADDR Magazine]]></category>
		<category><![CDATA[askerî haberleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Enerji Güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[erken uyarı sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[istihbarat paylaşımı]]></category>
		<category><![CDATA[Kiev]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[Rus petrol rafinerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya yaptırımları]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya-Ukrayna Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Diplomasisi]]></category>
		<category><![CDATA[SpaceX]]></category>
		<category><![CDATA[Starlink]]></category>
		<category><![CDATA[Starshield]]></category>
		<category><![CDATA[Trump Zelenskiy gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna askerî yardımları]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna barış görüşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna hava savunması]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası güvenlik]]></category>
		<category><![CDATA[uydu iletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Volodimir Zelenskiy]]></category>
		<category><![CDATA[Washington]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=3012</guid>

					<description><![CDATA[ABD Ukrayna askerî desteği, Başkan Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında yaşanan görüş ayrılıklarının ardından yeniden tartışma konusu oldu. Washington yönetiminin Rusya&#8217;ya yönelik bazı yaptırımlara muafiyet tanıması, enerji politikalarında Moskova ile yakınlaşması ve Ukrayna&#8217;nın kullandığı uydu iletişim hizmetlerinde yaşanan kesintiler, Kiev&#8217;in güvenlik endişelerini artırdı. Reuters&#8217;ın 17 Ekim 2026 tarihli haberine göre ABD yönetimi istihbarat paylaşımının sürdüğünü belirtirken Ukrayna, askerî ve teknolojik desteğin geleceğine ilişkin belirsizliklerle karşı karşıya bulunuyor. Reuters&#8217;ın 17 Ekim 2026 tarihli haberine göre Washington ile Kiev arasındaki anlaşmazlıklar, özellikle Ukrayna&#8217;nın Rus füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı ihtiyaç duyduğu erken uyarı bilgileri ve askerî]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ABD Ukrayna askerî desteği, Başkan Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında yaşanan görüş ayrılıklarının ardından yeniden tartışma konusu oldu. Washington yönetiminin Rusya&#8217;ya yönelik bazı yaptırımlara muafiyet tanıması, enerji politikalarında Moskova ile yakınlaşması ve Ukrayna&#8217;nın kullandığı uydu iletişim hizmetlerinde yaşanan kesintiler, Kiev&#8217;in güvenlik endişelerini artırdı. Reuters&#8217;ın 17 Ekim 2026 tarihli haberine göre ABD yönetimi istihbarat paylaşımının sürdüğünü belirtirken Ukrayna, askerî ve teknolojik desteğin geleceğine ilişkin belirsizliklerle karşı karşıya bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;ın 17 Ekim 2026 tarihli haberine göre Washington ile Kiev arasındaki anlaşmazlıklar, özellikle Ukrayna&#8217;nın Rus füze ve insansız hava aracı saldırılarına karşı ihtiyaç duyduğu erken uyarı bilgileri ve askerî iletişim sistemleri bakımından endişelere yol açtı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, Ukrayna&#8217;nın Rus petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıları küresel enerji fiyatlarındaki artışın nedenlerinden biri olarak gösterirken Zelenskiy, Moskova&#8217;nın Ukrayna&#8217;daki enerji tesislerini hedef almaya devam ettiğini belirterek saldırıları durdurma talebini reddetti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD yönetimi istihbarat paylaşımının sürdüğünü bildiriyor. Bununla birlikte Ukrayna tarafı, bazı askerî kabiliyetlere erişimin sınırlandırılabileceği yönünde uyarılar aldığını ifade ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rusya&#8217;ya Yönelik Yaptırımlarda Geri Adım</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ile Kiev arasındaki son anlaşmazlıkların merkezinde ABD&#8217;nin Rusya&#8217;ya yönelik yaptırım politikası bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump yönetimi, 16 Ekim&#8217;de yayımlanan başkanlık kararnamesiyle Rusya bağlantılı bazı yaptırım ve tarifelerin uygulanmasından muafiyet sağladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Söz konusu düzenlemeler, ABD&#8217;de geçen ay kabul edilen ve Rusya&#8217;ya yönelik yeni ekonomik kısıtlamalar öngören Graham Yasası kapsamında gündeme gelmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yasa, belirli yaptırımların yürürlüğe girmesini öngörürken ABD Başkanı&#8217;na ulusal çıkarlar gerekçesiyle bunların uygulanmasından muafiyet tanıma yetkisi de veriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, bu yetkiyi kullanarak bazı yaptırımların yürürlüğe girmesini engelledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zelenskiy ise kararın Rusya üzerindeki ekonomik baskıyı azaltacağını savundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna Devlet Başkanı, yaptırımların hafifletilmesinin Moskova&#8217;nın askerî faaliyetlerini sürdürmesini kolaylaştırabileceğini belirterek Washington&#8217;ın yaklaşımını eleştirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD yönetiminin kararı bütün Rusya yaptırımlarının kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Ancak yeni kısıtlamaların uygulanmaması, Kiev&#8217;in Rusya üzerindeki ekonomik baskının artırılması yönündeki talepleriyle çelişiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABD ile Rusya Arasında Dizel Yakıt Anlaşması</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İki ülke arasındaki görüş ayrılıklarını artıran bir diğer gelişme, Washington ile Moskova arasında enerji alanında varılan anlaşma oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, 9 Ekim&#8217;de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus yakıtına yönelik yaptırımların geçici olarak kaldırılması ve Rusya&#8217;dan dizel yakıt ithalatı konusunda anlaşmaya vardığını açıklamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı, yüksek enerji fiyatlarının düşürülmesini yönetiminin öncelikleri arasında gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, Ukrayna&#8217;nın Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırılarının yakıt arzını olumsuz etkilediğini ve fiyatların yükselmesine katkıda bulunduğunu savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;a konuşan uzmanlar ise enerji fiyatlarındaki artışın başlıca nedeninin ABD ve İsrail&#8217;in İran ile yürüttüğü savaş ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatında yaşanan ciddi aksama olduğunu belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zelenskiy, ABD&#8217;nin Rusya ile enerji ticaretini kolaylaştıran adımlarının Moskova&#8217;ya ekonomik kaynak sağlayacağını ileri sürerek anlaşmaya karşı çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna yönetimi, Rusya&#8217;nın enerji tesislerine düzenlediği saldırılar devam ederken Rus petrol altyapısına yönelik operasyonların durdurulmasını kabul etmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Starshield Kesintisi Ukrayna&#8217;nın Askerî İletişimini Etkiledi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ile Kiev arasındaki gerilim, askerî haberleşme ve uydu bağlantıları alanında da kendisini gösterdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna&#8217;nın kullandığı Starshield uydu iletişim hizmetinde yaşanan kesinti, ülkenin ABD merkezli teknolojilere bağımlılığını yeniden gündeme getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Starshield, SpaceX tarafından geliştirilen Starlink uydu iletişim altyapısının askerî kullanıma yönelik hizmetlerinden biri olarak faaliyet gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;ın iki ABD&#8217;li yetkili ve konu hakkında bilgilendirilen bir Batılı yetkiliye dayandırdığı haberine göre hizmetteki kesintiye Beyaz Saray kaynaklı bir talimat neden oldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Hizmet daha sonra kısmen yeniden sağlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak yaşanan kesinti, Ukrayna&#8217;nın insansız sistemler ve diğer askerî unsurlar arasında güvenilir veri iletişimini sürdürmesinin önemini ortaya koydu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Uydu bağlantılarındaki kısıtlamalar, özellikle hareketli unsurların haberleşmesi ve insansız sistemlerin görev icrası açısından operasyonel sorunlara yol açabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD yönetimi tarafından kontrol edilen veya ABD şirketlerinin sağladığı hizmetlere erişimde yaşanabilecek değişiklikler, Ukrayna&#8217;nın muharebe sahasındaki iletişim sürekliliğini doğrudan ilgilendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İstihbarat Paylaşımında Belirsizlik</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna&#8217;nın karşı karşıya olduğu bir diğer sorun, ABD&#8217;den sağlanan istihbarat ve erken uyarı bilgilerinin geleceğine ilişkin belirsizlik.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zelenskiy, Rusya&#8217;nın Kiev&#8217;e düzenlediği ölümcül saldırılardan biri öncesinde Batılı ortaklarından herhangi bir uyarı almadıklarını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna yönetimi, Rus füze ve insansız hava aracı saldırılarının önceden tespit edilmesinde müttefiklerden sağlanan istihbaratın önemli rol oynadığını vurguluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump ise ABD&#8217;nin Ukrayna ile istihbarat paylaşmaya devam ettiğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna karşılık Zelenskiy, ABD&#8217;li yetkililerin Ukraynalı komutanları istihbarat desteğinin azaltılabileceği veya tamamen kesilebileceği konusunda uyardığını ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıklamalar, istihbarat paylaşımının bütünüyle durdurulduğunu doğrulamıyor. Ancak mevcut iş birliğinin kapsamına ilişkin tarafların farklı mesajlar verdiğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın kış ayları öncesinde Ukrayna&#8217;nın enerji altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde erken uyarı kapasitesinin korunması Kiev açısından önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Füze ve insansız hava araçlarının tespit edilmesi, muhtemel hedeflerin belirlenmesi ve hava savunma sistemlerinin zamanında harekete geçirilmesi, farklı kaynaklardan sağlanan istihbaratın birlikte kullanılmasını gerektiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rusya&#8217;nın Enerji Altyapısına Saldırıları Sürüyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna, Rusya&#8217;nın enerji tesislerine yönelik saldırılarının devam etmesini, Rus petrol altyapısına karşı operasyonlarını sürdürmesinin gerekçelerinden biri olarak gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rus kuvvetleri, ekim ayı boyunca Ukrayna&#8217;nın elektrik üretim ve dağıtım altyapısını hedef alan füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;ın 14 Ekim tarihli haberine göre Kiev ve Harkiv bölgelerindeki saldırılarda enerji tesisleri zarar gördü ve yüz binlerce kişi elektrik kesintilerinden etkilendi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna yönetimi, kış öncesinde enerji sistemine yönelik saldırıların sivil yaşamı ve kritik hizmetlerin sürekliliğini olumsuz etkilediğini belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zelenskiy, Rusya&#8217;nın saldırılarını sürdürdüğü koşullarda Ukrayna&#8217;dan tek taraflı olarak Rus enerji hedeflerine yönelik operasyonlarını durdurmasının beklenemeyeceğini ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump yönetimi ise enerji tesislerinin karşılıklı hedef alınmasının durdurulmasını savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taraflar arasındaki bu görüş ayrılığı, ABD&#8217;nin savaşı sona erdirmeye yönelik diplomatik girişimlerini de etkiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kiev, Washington ile Temasları Sürdürüyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna yönetimi, Trump&#8217;a yönelik eleştirilerini artırmasına rağmen ABD ile diplomatik görüşmeleri sürdürmek istiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;a konuşan ve görüşmeler hakkında bilgi sahibi iki Ukraynalı yetkili, Kiev&#8217;in Trump&#8217;ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile temaslara devam etmeyi amaçladığını belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna&#8217;nın Washington Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Denys Sienik de 16 Ekim&#8217;de Newsmax&#8217;e yaptığı açıklamada Trump ve ekibinin savaşı sona erdirme girişimlerinden dolayı teşekkür ettiklerini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Sienik, Ukrayna&#8217;nın Rusya ile görüşmelere katılmaya hazır olduğunu ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump ise aynı gün gazetecilere yaptığı açıklamada hem Zelenskiy hem de Putin ile temaslarını sürdüreceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı, önceliğinin savaşın sona erdirilmesi olduğunu yineledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu açıklamalar, taraflar arasındaki sert söylemlere rağmen diplomatik kanalların tamamen kapanmadığını ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABD Kongresinde Ukrayna&#8217;ya Destek Tartışması</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump yönetiminin Rusya&#8217;ya yönelik yaptırımları hafifletmesi ve Ukrayna&#8217;ya sağlanan desteğin geleceğine ilişkin belirsizlikler, ABD iç siyasetinde de tartışılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;ın aktardığına göre Cumhuriyetçi Parti içinde Ukrayna&#8217;ya desteğin sürdürülmesini savunan isimler bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bazı Cumhuriyetçi siyasetçiler, Kiev&#8217;in Moskova lehine koşullar içeren bir anlaşmayı kabul etmeye zorlanmaması gerektiğini belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;ya yönelik yeni yaptırımları destekleyen isimler arasında yer alan ve temmuz ayında hayatını kaybeden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Ukrayna&#8217;ya askerî ve ekonomik destek verilmesini savunan siyasetçilerden biriydi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zelenskiy, Graham&#8217;ın ölümünün ardından Rusya&#8217;ya yönelik yaptırım baskısını sürdürmenin zorlaştığını ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;de kasım ayında yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde yüksek enerji fiyatları da siyasi gündemde önemli yer tutuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump yönetimi, yakıt maliyetlerini düşürmeye yönelik adımlar atarken Ukrayna&#8217;ya destek konusunda Kongre içindeki görüş ayrılıkları devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Avrupa&#8217;nın Desteği Devam Ediyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ile Kiev arasındaki anlaşmazlıklar sürerken Avrupa ülkeleri Ukrayna&#8217;ya askerî ve mali destek sağlamaya devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği liderleri, 15-16 Ekim&#8217;de Brüksel&#8217;de gerçekleştirilen zirvede Ukrayna&#8217;nın savunma ihtiyaçlarını, Rusya&#8217;ya yönelik yaptırımları ve uzun vadeli mali destek seçeneklerini ele aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Zelenskiy, zirve kapsamında Avrupalı liderlerden Ukrayna&#8217;nın bütçe ve savunma ihtiyaçlarına yönelik desteğin sürdürülmesini istedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Ukrayna&#8217;nın kullandığı bazı istihbarat, uydu iletişimi ve hava savunma kabiliyetleri bakımından ABD&#8217;nin sağladığı sistemlerin kısa sürede bütünüyle ikame edilmesi mümkün görünmüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa ülkelerinin desteği, Kiev&#8217;in savunma kapasitesinin korunmasında önemli rol oynasa da ABD kaynaklı teknolojilere erişim Ukrayna açısından belirleyici başlıklardan biri olmaya devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Askerî Desteğin Geleceği Belirsizliğini Koruyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump ile Zelenskiy arasındaki anlaşmazlıklar, Ukrayna&#8217;ya sağlanan Amerikan desteğinin geleceği konusunda yeni soru işaretleri oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin Rusya&#8217;ya yönelik bazı yaptırımları askıya alması, enerji ticareti konusunda Moskova ile anlaşmaya varması ve Starshield hizmetinde yaşanan kesinti, son günlerde iki ülke ilişkilerini etkileyen başlıca gelişmeler arasında yer aldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington istihbarat paylaşımının sürdüğünü açıklarken Kiev, erken uyarı bilgilerinin ve askerî iletişim hizmetlerinin kesintisiz sağlanmasının önemini vurguluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna yönetimi, ABD&#8217;nin diplomatik girişimlerine katılmaya açık olduğunu belirtmesine rağmen Rus enerji altyapısına yönelik saldırıları durdurma talebini kabul etmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Taraflar arasındaki görüş ayrılıklarının Amerikan silah sevkiyatlarına, istihbarat paylaşımına ve devam eden diplomatik temaslara nasıl yansıyacağı henüz kesinleşmiş değil.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Putin&#8217;den Çin&#8217;de Üçlü Ukrayna Zirvesi Önerisi İddiası</title>
		<link>https://addrmagazine.com/putin-uclu-zirve-onerisi-trump-si-cin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Oct 2026 07:12:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Çin ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[APEC 2026]]></category>
		<category><![CDATA[APEC Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[barış müzakereleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Çin zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Dmitriy Peskov]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[dünya siyaseti]]></category>
		<category><![CDATA[Jeopolitik]]></category>
		<category><![CDATA[Kremlin]]></category>
		<category><![CDATA[Putin Trump Şi görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Putin üçlü zirve önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya ABD ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya Çin ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya-Ukrayna Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Shenzhen]]></category>
		<category><![CDATA[Şi Cinping]]></category>
		<category><![CDATA[üçlü zirve]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna barış görüşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası diplomasi]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[Volodimir Zelenskiy]]></category>
		<category><![CDATA[Xi Jinping]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=3000</guid>

					<description><![CDATA[Putin üçlü zirve önerisi ile Ukrayna&#8217;daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik görüşmelerin gündemine geldi. The Wall Street Journal&#8217;ın haberine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Çin&#8217;de bir araya gelmeyi önerdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, olası toplantıya ilişkin temasların sürdüğünü doğrularken üç liderin katılımıyla gerçekleştirilecek bir zirve konusunda henüz kesinleşmiş bir karar bulunmadığını bildirdi. The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberde, Moskova yönetiminin üç liderin kasım ayında Çin&#8217;de bir araya gelmesini istediği belirtildi. Önerinin, 18-19 Kasım 2026 tarihlerinde Çin&#8217;de düzenlenmesi planlanan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Putin üçlü zirve önerisi ile Ukrayna&#8217;daki savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik görüşmelerin gündemine geldi. The Wall Street Journal&#8217;ın haberine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Çin&#8217;de bir araya gelmeyi önerdi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, olası toplantıya ilişkin temasların sürdüğünü doğrularken üç liderin katılımıyla gerçekleştirilecek bir zirve konusunda henüz kesinleşmiş bir karar bulunmadığını bildirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberde, Moskova yönetiminin üç liderin kasım ayında Çin&#8217;de bir araya gelmesini istediği belirtildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Önerinin, 18-19 Kasım 2026 tarihlerinde Çin&#8217;de düzenlenmesi planlanan Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi kapsamında hayata geçirilmesinin gündeme getirildiği aktarıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Washington ve Pekin yönetimlerinden üçlü görüşmenin yapılacağına ilişkin resmî bir teyit gelmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Öneri Trump ile Telefon Görüşmesinde Gündeme Geldi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">WSJ&#8217;nin haberine göre Putin, 9 Ekim&#8217;de ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Ukrayna&#8217;daki savaşın sona erdirilmesine yönelik yeni bir diplomatik toplantı önerisinde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rus liderin önerisi, Trump ve Şi Cinping&#8217;in de katılımıyla Çin&#8217;de üçlü bir görüşme düzenlenmesini içeriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Haberde, Kremlin&#8217;in toplantıyı 18-19 Kasım&#8217;da Çin&#8217;de gerçekleştirilecek APEC Zirvesi kapsamında düzenlemek istediği ifade edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece Rusya, ABD ve Çin liderlerinin aynı diplomatik platformda Ukrayna meselesini ele alması amaçlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte görüşmenin gündemi, katılım düzeyi ve müzakere formatı konusunda taraflar arasında kesinleşmiş bir mutabakat bulunduğuna ilişkin bilgi paylaşılmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kremlin Görüşmelerin Sürdüğünü Doğruladı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, WSJ&#8217;ye yaptığı açıklamada olası toplantıya ilişkin görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peskov, temasların sürdüğünü ancak henüz netleşmiş bir durum bulunmadığını belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin&#8217;in açıklaması, üçlü zirve önerisine ilişkin diplomatik temasların yürütüldüğünü ortaya koyarken toplantının yapılacağına dair kesin bir karar alındığı anlamına gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Haberde, Rus yetkililerin öneriyi diplomatik kanallar aracılığıyla Çin yönetimine ilettiği de ileri sürüldü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pekin&#8217;in ise Trump&#8217;ın öneriyi kabul etmesi durumunda toplantıya itiraz etmeyeceği yönünde mesaj verdiği iddia edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Çin yönetimi tarafından bu yönde kamuoyuna açıklanmış resmî bir kabul bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Trump Henüz Onay Vermedi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">WSJ&#8217;ye konuşan üst düzey bir ABD&#8217;li yetkili, Başkan Trump&#8217;ın üçlü görüşme önerisine henüz onay vermediğini bildirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yetkili, Trump&#8217;ın Rusya-Ukrayna Savaşı&#8217;nı sona erdirme yönündeki yaklaşımı dikkate alındığında böyle bir toplantıya açık olabileceğini ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte söz konusu değerlendirme, ABD yönetiminin öneriyi kabul ettiği anlamına gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Haberde Beyaz Saray&#8217;ın konuya ilişkin yorum yapmayı reddettiği belirtildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin&#8217;in Washington Büyükelçiliğinin de gazeteden gelen yorum talebine henüz yanıt vermediği aktarıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla 19 Ekim itibarıyla öneriye ilişkin Kremlin&#8217;in temasların sürdüğünü doğrulayan açıklaması dışında üç ülkenin katılımını kesinleştiren ortak bir duyuru yapılmış değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çin&#8217;in Diplomatik Rolü Gündemde</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin&#8217;in önerdiği iddia edilen toplantının Çin&#8217;de gerçekleştirilmesi, Pekin yönetiminin Ukrayna savaşına ilişkin diplomatik girişimlerde üstlenebileceği rolü yeniden gündeme taşıdı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin, savaşın başlangıcından bu yana Rusya ve Ukrayna arasında müzakerelerin desteklenmesi gerektiğini savunurken çatışmaların sona erdirilmesine yönelik siyasi çözüm çağrılarında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pekin yönetimi, Şubat 2023&#8217;te Ukrayna krizinin siyasi çözümüne ilişkin 12 maddelik bir tutum belgesi yayımlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belgede ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesi, çatışmaların durdurulması, barış görüşmelerinin yeniden başlatılması ve tek taraflı yaptırımlara karşı çıkılması gibi başlıklar yer almıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin&#8217;in Rusya ile sürdürdüğü siyasi ve ekonomik ilişkiler ise savaş boyunca ABD ve Avrupa ülkelerinin gündeminde bulunmaya devam etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">WSJ&#8217;nin aktardığı son öneri, Çin&#8217;in yalnızca diplomatik girişimlere destek veren bir ülke olarak değil, üç büyük gücün liderlerini bir araya getirebilecek bir toplantının ev sahibi olarak da gündeme geldiğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Pekin&#8217;in böyle bir rol üstlenmeyi resmen kabul ettiğine ilişkin henüz açıklama bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ukrayna&#8217;nın Katılımına İlişkin Bilgi Paylaşılmadı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Üçlü görüşme önerisine ilişkin dikkat çeken bir diğer konu, Ukrayna&#8217;nın toplantıya katılımına yönelik herhangi bir bilginin paylaşılmamış olması.</p>



<p class="wp-block-paragraph">WSJ&#8217;nin haberinde önerilen formatın Putin, Trump ve Şi Cinping arasında gerçekleştirilecek bir toplantıyı kapsadığı belirtiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy&#8217;nin toplantıya davet edilip edilmeyeceğine veya Kiev yönetiminin öneri hakkında bilgilendirilip bilgilendirilmediğine ilişkin ayrıntı yer almıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna yönetimi, savaşın sona erdirilmesine yönelik müzakerelerde ülkesinin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasını temel koşullar arasında değerlendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kiev ayrıca Ukrayna&#8217;nın geleceğine ilişkin kararların ülkenin katılımı olmadan alınmaması gerektiğini savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle olası üçlü görüşmenin doğrudan barış müzakeresi niteliği taşıyıp taşımayacağı ve Ukrayna&#8217;nın sürece hangi aşamada dâhil edileceği henüz açıklığa kavuşmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kasım Ayındaki Zirve İçin Karar Bekleniyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin&#8217;in Trump ve Şi ile Çin&#8217;de bir araya gelme önerisine ilişkin haber, Rusya-Ukrayna Savaşı&#8217;nın sona erdirilmesine yönelik diplomatik temasların sürdüğü bir dönemde gündeme geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">WSJ&#8217;nin aktardığı bilgilere göre Moskova, üçlü toplantının kasım ayında düzenlenmesini istiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin Sözcüsü Peskov, olası görüşmeye ilişkin temasları doğrularken ABD Başkanı Trump&#8217;ın öneriye henüz onay vermediği bildirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin tarafının da toplantıya katılım konusunda resmî bir açıklaması bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Üç liderin bir araya gelip gelmeyeceği, Washington ve Pekin yönetimlerinin vereceği yanıtlar ile diplomatik temasların sonucuna bağlı olacak.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rubio’dan F-35 Mesajı: Yasal Engel Sürüyor</title>
		<link>https://addrmagazine.com/turkiye-f-35-satisi-rubio-s400-aciklamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2026 10:01:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[CAATSA]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[F-35]]></category>
		<category><![CDATA[F-35 programı]]></category>
		<category><![CDATA[Great Sea Interconnector]]></category>
		<category><![CDATA[Kaan]]></category>
		<category><![CDATA[Marco Rubio]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[S-400]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye ABD ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye F-35 satışı]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Yunanistan ilişkileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2922</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye F-35 satışı konusunda ABD yönetiminden yeni bir açıklama geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Donald Trump&#8217;ın Türkiye&#8217;ye F-35 savaş uçaklarının teslim edilmesini istediğini ancak S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle uygulanan yasal kısıtlamaların sürdüğünü belirtti. Rubio, mevcut şartlar karşılanmadan uçakların teslimatının mümkün olmadığını açıkladı. Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Kathimerini gazetesine konuşan Rubio, Türkiye-ABD savunma ilişkileri, Ege ve Kıbrıs’taki anlaşmazlıklar ile Doğu Akdeniz’deki enerji projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamaların en dikkat çekici bölümünü, Türkiye’nin F-35 programına dönüşüne ilişkin Washington’ın mevcut yaklaşımı oluşturdu. Trump Türkiye’ye F-35 Vermek İstiyor Rubio, Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu hatırlatarak Trump’ın koşulların elvermesi hâlinde Türkiye’ye]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Türkiye F-35 satışı konusunda ABD yönetiminden yeni bir açıklama geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Başkan Donald Trump&#8217;ın Türkiye&#8217;ye F-35 savaş uçaklarının teslim edilmesini istediğini ancak S-400 hava savunma sistemleri nedeniyle uygulanan yasal kısıtlamaların sürdüğünü belirtti. Rubio, mevcut şartlar karşılanmadan uçakların teslimatının mümkün olmadığını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yunanistan’ın başkenti Atina’ya gerçekleştirdiği ziyaret sırasında Kathimerini gazetesine konuşan Rubio, Türkiye-ABD savunma ilişkileri, Ege ve Kıbrıs’taki anlaşmazlıklar ile Doğu Akdeniz’deki enerji projelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açıklamaların en dikkat çekici bölümünü, Türkiye’nin F-35 programına dönüşüne ilişkin Washington’ın mevcut yaklaşımı oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Trump Türkiye’ye F-35 Vermek İstiyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio, Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu hatırlatarak Trump’ın koşulların elvermesi hâlinde Türkiye’ye F-35 sağlanmasını istediğini ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin geçmişte F-35 programı kapsamında ödeme yaptığını da vurgulayan Rubio, Türkiye için üretilmiş ve ödemesi yapılmış iki uçağın bulunduğunu belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu uçakların varlığı, teslimatın gerçekleştirilebileceği anlamına gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio, ABD Kongresi tarafından kabul edilen yasal düzenlemeler ile Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası&#8217;nda yer alan şartların Türkiye’ye F-35 teslimatını engellediğini açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Dışişleri Bakanı, söz konusu şartlar karşılanmadan satışın yasal olarak mümkün olmadığını ve bu durumun Türk tarafına da iletildiğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio, sorunun çözümü için farklı seçenekler bulunabileceğini ancak mevcut durumda herhangi bir çözüme ulaşılmadığını belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>S-400 Sorunu Devam Ediyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasının temelinde, Rusya’dan tedarik edilen S-400 hava savunma sistemleri bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ankara, uzun menzilli hava savunma ihtiyacını karşılamak amacıyla S-400 sistemlerini tedarik etmiş, Washington ise Rus yapımı sistemlerin F-35 savaş uçaklarıyla aynı ülkenin envanterinde bulunmasını güvenlik riski olarak değerlendirmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD yönetimi, S-400 sistemlerinin F-35&#8217;in düşük görünürlük özellikleri ve diğer hassas kabiliyetlerine ilişkin verilerin açığa çıkması riskini oluşturabileceğini savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye ise S-400 sistemlerinin NATO altyapısından bağımsız biçimde kullanılabileceğini belirterek bu değerlendirmeye karşı çıkmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">2019 yılında Türkiye’nin F-35 programına katılımı askıya alınırken Türk personelin program kapsamındaki faaliyetleri sonlandırılmış ve Türkiye için üretilen uçakların teslimatı durdurulmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ardından ABD, 2020 yılında S-400 tedariki nedeniyle Türkiye’ye CAATSA kapsamında yaptırımlar uygulamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">F-35 meselesi böylece yalnızca iki ülke arasındaki bir savunma tedarik anlaşmazlığı olmaktan çıkarak Amerikan yaptırım mevzuatı ve Kongre kararlarıyla bağlantılı daha geniş bir hukuki soruna dönüşmüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio’nun son açıklaması da bu durumun devam ettiğini ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Siyasi İrade Tek Başına Yeterli Değil</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington’ın Türkiye’ye F-35 teslimatı konusundaki yaklaşımında yürütme organının siyasi iradesi ile mevcut yasal düzenlemeler arasında belirgin bir ayrım bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı&#8217;nın Türkiye’ye F-35 sağlanmasını desteklemesi, Kongre tarafından kabul edilen şartların kendiliğinden ortadan kalkmasını sağlamıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla olası bir teslimat için S-400 meselesinin Amerikan mevzuatında öngörülen koşulları karşılayacak şekilde çözümlenmesi gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu kapsamda nasıl bir formül üzerinde çalışıldığına ilişkin kamuoyuna açıklanmış kesinleşmiş bir anlaşma bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio’nun farklı seçeneklerin mevcut olduğuna işaret etmesi, diplomatik çözüm ihtimalinin tamamen kapanmadığını gösteriyor. Bununla birlikte ABD Dışişleri Bakanı, mevcut durumda hukuki engelin sürdüğünü açıkça belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;nin F-35 programına yeniden katılımı ile geçmişte üretilen uçakların teslim edilmesi de birbirinden ayrı idari, hukuki ve teknik süreçler gerektirebilecek konular arasında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle olası bir uzlaşmanın kapsamı, yalnızca uçakların teslimatıyla sınırlı kalmayabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye&#8217;nin Hava Gücü Planlaması Açısından Önemi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">F-35 meselesi, Türk Hava Kuvvetlerinin uzun vadeli modernizasyon planlaması açısından önemini koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye, F-35 programının ilk dönemlerinde ortak ülkeler arasında yer almış ve program kapsamında uçak tedarik etmeyi planlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak programdan çıkarılmasının ardından hava gücünün modernizasyonunda farklı seçenekler daha fazla önem kazandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mevcut F-16 filosunun modernizasyonu, yeni savaş uçağı tedarik seçenekleri ve Türkiye’nin geliştirdiği beşinci nesil millî muharip uçak KAAN, bu planlamanın temel başlıkları arasında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">KAAN programı, Türkiye’nin uzun vadede gelişmiş savaş uçağı tasarımı, üretimi ve ilgili kritik teknolojilerde bağımsız kabiliyet kazanmasını hedefliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte F-35 gibi hâlihazırda hizmette bulunan bir beşinci nesil savaş uçağı ile geliştirme süreci devam eden millî bir platformun takvimleri ve operasyonel olgunluk düzeyleri farklılık gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle F-35 konusundaki gelişmeler, Türkiye’nin mevcut hava gücü ihtiyaçları ve gelecekteki millî platformlarının envantere giriş süreciyle birlikte değerlendiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ege ve Kıbrıs İçin Diplomasi Vurgusu</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio’nun açıklamalarında Türkiye-Yunanistan ilişkileri de önemli yer tuttu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Dışişleri Bakanı, Ege veya Kıbrıs kaynaklı bir anlaşmazlığın iki NATO müttefiki arasında çatışmaya dönüşmesi ihtimalini son derece olumsuz değerlendirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye ve Yunanistan arasında böyle bir gelişmenin yaşanmasının her iki ülke ve ABD açısından ciddi sonuçlar doğuracağını belirten Rubio, Washington’ın bu tür bir krizin önlenmesini istediğini ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio, iki ülkenin NATO içindeki konumuna dikkat çekerek anlaşmazlıkların diplomatik yollarla ele alınmasının önemini vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin Türkiye ile birçok alanda birlikte çalıştığını hatırlatan Rubio, Ankara’nın Rusya-Ukrayna görüşmelerine geçmişte ev sahipliği yapmasını da Türkiye ile sürdürülen diplomatik ilişkinin örnekleri arasında gösterdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Doğu Akdeniz Enerji Projesi de Gündemde</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında planlanan deniz altı elektrik bağlantısı projesine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Great Sea Interconnector olarak bilinen proje, Doğu Akdeniz’de elektrik iletim altyapısının geliştirilmesini ve bölgesel enerji bağlantılarının güçlendirilmesini amaçlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak projenin güzergâhı ve deniz yetki alanlarıyla ilgili anlaşmazlıklar, Türkiye ile Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi arasında diplomatik tartışmalara neden oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye, kendi kıta sahanlığını ilgilendirdiğini değerlendirdiği deniz alanlarında gerçekleştirilecek faaliyetlerin Ankara ile koordinasyon içerisinde yürütülmesi gerektiğini savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio, projeye ilişkin bazı engellerin bulunduğunu kabul ederken ABD&#8217;nin diplomatik girişimlerle çözüm bulunmasını destekleyeceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington’ın yaklaşımında, kamuoyu önünde karşılıklı açıklamalar yapılmasından ziyade doğrudan diplomatik görüşmelerin tercih edildiği mesajı öne çıktı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>F-35 Dosyasında Karar Değişmedi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio’nun açıklamaları, Türkiye-ABD ilişkilerinde F-35 konusunun diplomatik gündemdeki yerini koruduğunu gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump yönetiminin Türkiye’ye savaş uçağı sağlanmasına yönelik olumlu yaklaşımına rağmen S-400 meselesinden kaynaklanan yasal engeller henüz kaldırılmış değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle mevcut durumda Türkiye’ye F-35 satışının yeniden başlatıldığına veya uçakların teslimatına ilişkin bir karar alındığına dair açıklama bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bundan sonraki süreçte belirleyici olacak unsur, Ankara ile Washington arasında S-400 konusunda Amerikan mevzuatının şartlarını karşılayabilecek bir çözüm üzerinde uzlaşmaya varılıp varılamayacağı olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rubio’nun mesajı, F-35 dosyasında siyasi düzeyde görüşme alanının açık tutulduğunu ancak teslimatın önündeki hukuki engelin devam ettiğini ortaya koyuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Xi Jinping ABD’de Trump ile Kritik Zirve İçin Washington’da</title>
		<link>https://addrmagazine.com/busan-anlasmasi-trump-xi-washington/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2026 08:54:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD-Çin ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ABD-Çin ticaret savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Busan Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[He Lifeng]]></category>
		<category><![CDATA[nadir toprak elementleri]]></category>
		<category><![CDATA[Scott Bessent]]></category>
		<category><![CDATA[Tayvan]]></category>
		<category><![CDATA[ticaret ateşkesi]]></category>
		<category><![CDATA[Washington]]></category>
		<category><![CDATA[Xi Jinping]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zekâ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2765</guid>

					<description><![CDATA[Busan Anlaşması, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Washington ziyareti öncesinde 10 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı. Üç günlük devlet ziyareti kapsamında ABD’ye gelen Xi, Başkan Donald Trump ile ticaret, yapay zekâ, kritik mineraller, Tayvan ve küresel güvenlik başlıklarını görüşecek. Xi Jinping ve eşi Peng Liyuan’ı taşıyan uçak 23 Eylül akşamı Maryland’deki Joint Base Andrews’a indi. Trump ve eşi Melania Trump, Çin liderini havaalanında karşıladı. Xi’nin 23-25 Eylül tarihlerini kapsayan ziyareti, Çin liderinin 2015’ten bu yana ABD’ye gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti olma özelliği taşıyor. Xi ve Trump son olarak mayıs ayında Pekin’de bir araya gelmişti. Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri yaklaşık]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Busan Anlaşması, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Washington ziyareti öncesinde 10 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı. Üç günlük devlet ziyareti kapsamında ABD’ye gelen Xi, Başkan Donald Trump ile ticaret, yapay zekâ, kritik mineraller, Tayvan ve küresel güvenlik başlıklarını görüşecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Xi Jinping ve eşi Peng Liyuan’ı taşıyan uçak 23 Eylül akşamı Maryland’deki Joint Base Andrews’a indi. Trump ve eşi Melania Trump, Çin liderini havaalanında karşıladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Xi’nin 23-25 Eylül tarihlerini kapsayan ziyareti, Çin liderinin 2015’ten bu yana ABD’ye gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti olma özelliği taşıyor. Xi ve Trump son olarak mayıs ayında Pekin’de bir araya gelmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri yaklaşık dört aylık aranın ardından yeniden yüz yüze görüşürken, ziyaretin ilk somut gelişmesi liderler görüşmesi başlamadan ticaret cephesinden geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Busan Anlaşması 10 Ocak’a Kadar Uzatıldı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington ile Pekin’in Busan Anlaşması’nı iki ay daha uzatma konusunda mutabakata vardığını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile Washington’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, 10 Kasım’da sona ermesi planlanan anlaşmanın 10 Ocak 2027’ye kadar yürürlükte kalacağını bildirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Böylece Trump-Xi zirvesi öncesinde ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin yeniden tırmanmasını önleyecek geçici bir zemin oluşturuldu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Busan Anlaşması, Trump ile Xi’nin Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortaya çıkmıştı. Anlaşmayla taraflar, karşılıklı tarife artışları ve diğer ticari misillemelerle hızla tırmanan ekonomik gerilimi geçici olarak frenleme konusunda uzlaşmıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başlangıcında Çin’e yönelik tarifelerin bazı kalemlerde yüzde 145’e kadar yükselmesi iki ülke arasındaki ticari gerilimi artırmış, Pekin ise nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik kısıtlamalarla karşılık vermişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Busan’da sağlanan uzlaşma bu karşılıklı adımların bir bölümünü askıya alarak iki ülkeye daha kapsamlı bir ekonomik anlaşma için müzakere alanı sağlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni iki aylık uzatma da Washington ve Pekin’e mevcut sorunlar üzerinde görüşmeleri sürdürmek için ilave süre sağlayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Daha Kapsamlı Ekonomik Anlaşma Arayışı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yapılan görüşmelerde tarafların yalnızca mevcut ateşkesi uzatmak yerine daha kapsamlı bir ekonomik anlaşmaya ulaşma ihtimalini de değerlendirdiğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD ile Çin arasındaki görüşmelerde gümrük tarifeleri, tarım ürünleri, teknoloji ihracatı ve kritik mineraller temel başlıklar arasında bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin’in nadir toprak elementleri ve mıknatısların küresel tedarik zincirindeki güçlü konumu, Washington açısından özellikle önemli. Bu malzemeler savunma sanayisinden yarı iletkenlere, elektrikli araçlardan havacılık sistemlerine kadar birçok stratejik sektörde kullanılıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Busan Anlaşması kapsamında Çin’in nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik bazı kısıtlamaları gevşetmesi, ABD’nin ise belirli ticari tedbirleri askıya alması öngörülmüştü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak son aylarda bazı kritik minerallerin ABD’ye tedarikinde yaşanan sorunlar, anlaşmanın uygulanması konusunda Washington’da soru işaretlerine yol açtı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tarım ürünleri de müzakerelerin önemli başlıklarından biri. Busan’da oluşturulan çerçeve Çin’in ABD’den önemli miktarda soya fasulyesi satın almasını öngörürken Washington, tarım ürünlerinin gelecekteki daha kapsamlı bir anlaşmada da yer almasını istiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Yapay Zekâ Rekabeti Gündemin Üst Sıralarında</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump-Xi görüşmelerinin öne çıkan diğer başlıklarından birini ABD ile Çin arasındaki yapay zekâ rekabetinin oluşturması bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İki ülke yapay zekâ modellerinden yarı iletkenlere, veri merkezlerinden gelişmiş işlemcilere kadar genişleyen bir teknolojik rekabet içerisinde bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington özellikle gelişmiş yapay zekâ çiplerinin ve bunların üretiminde kullanılan teknolojilerin Çin’e erişimini sınırlamaya çalışırken Pekin, ABD’nin teknoloji alanındaki ihracat kontrollerine karşı çıkıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte taraflar arasında yapay zekânın güvenli kullanımına yönelik sınırlı bir diyalog mekanizmasının kurulması da gündemde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bessent ile He Lifeng arasındaki görüşmelerde Washington’ın iki ülke arasında yapay zekâ kaynaklı olay veya tehditlere ilişkin bildirim sağlayabilecek bir mekanizma oluşturulmasını gündeme getirdiği bildirildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle Washington zirvesi, yapay zekâ alanındaki stratejik rekabet devam ederken tarafların risk azaltıcı sınırlı mekanizmalar oluşturup oluşturamayacağının görülmesi açısından da önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Tayvan En Hassas Başlıklardan Biri</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Xi’nin Washington ziyaretinde Tayvan konusu da iki ülke arasındaki en hassas gündem maddelerinden biri olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin’in Washington Büyükelçisi Xie Feng, görüşme öncesinde Pekin açısından aşılmaması gereken başlıkları sıralarken Tayvan’ı ilk sıraya yerleştirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pekin, Tayvan’ı Çin’in parçası olarak görüyor ve ABD’nin adaya silah satışlarına karşı çıkıyor. Washington ise Tayvan ile resmî diplomatik ilişki kurmamasına rağmen adanın savunma kapasitesini desteklemeyi sürdürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ile Pekin arasında ticaret alanında Busan Anlaşması üzerinden oluşturulan geçici istikrarın, güvenlik alanındaki temel anlaşmazlıklara nasıl yansıyacağı zirvenin yakından takip edilen başlıklarından biri olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İran ve Ukrayna da Masada</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump ile Xi’nin küresel güvenlik sorunlarını da ele alması bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çin, İran’ın en büyük petrol müşterilerinden ve önemli ticaret ortaklarından biri konumunda bulunuyor. Washington ise Pekin’in Tahran üzerindeki ekonomik etkisini kullanmasını istiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna savaşı da ABD ile Çin arasındaki önemli anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington, Çin’in Rusya ile ekonomik ve stratejik ilişkilerini eleştirirken Pekin, Ukrayna savaşında doğrudan taraf olmadığını ve siyasi çözümü desteklediğini savunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Xi’nin Washington ziyareti sırasında bu başlıklarda somut bir uzlaşmaya varılıp varılmayacağı henüz bilinmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Busan’dan Washington’a Uzanan Süreç</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump ile Xi arasındaki son bir yıllık diplomasi trafiğinde Busan Anlaşması önemli bir dönüm noktası oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekim 2025’te Busan’da başlayan ticari ateşkes, tarafların stratejik rekabeti sona erdirmesinden ziyade ekonomik gerilimin kontrol altında tutulmasına yönelik bir mekanizma oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump’ın mayıs ayında Pekin’e gerçekleştirdiği ziyaret de bu sürecin devamını sağladı. Xi’nin Washington ziyareti ise iki ülke arasındaki diyaloğun üçüncü önemli aşamasını oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Busan Anlaşması’nın zirveden hemen önce 10 Ocak 2027’ye kadar uzatılması, Washington ve Pekin’in en azından kısa vadede yeni bir ticaret savaşı tırmanışından kaçınma yönündeki iradesini ortaya koyuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte tarifeler, nadir toprak elementleri, yarı iletkenler, yapay zekâ teknolojileri ve Çin’in ABD pazarına erişimi gibi temel anlaşmazlıklar çözülmüş değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington’daki Trump-Xi görüşmeleri bu nedenle yalnızca iki lider arasındaki diplomatik temas açısından değil, Busan’da oluşturulan geçici ekonomik ateşkesin daha kalıcı bir ABD-Çin ticaret çerçevesine dönüşüp dönüşmeyeceğinin görülmesi açısından da önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABD ve Danimarka Grönland&#8217;ın Güvenliği İçin Anlaştı</title>
		<link>https://addrmagazine.com/gronland-guvenlik-anlasmasi-abd-danimarka-trump/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Sep 2026 09:26:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Diplomasisi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Danimarka ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Grönland]]></category>
		<category><![CDATA[Arktik]]></category>
		<category><![CDATA[Arktik güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[Arktik Okyanusu]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Danimarka]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Grönland]]></category>
		<category><![CDATA[Grönland askerî üs]]></category>
		<category><![CDATA[Grönland güvenlik anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Grönland savunması]]></category>
		<category><![CDATA[Jens-Frederik Nielsen]]></category>
		<category><![CDATA[Mette Frederiksen]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[Pituffik Uzay Üssü]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2717</guid>

					<description><![CDATA[Grönland güvenlik anlaşması konusunda ABD, Danimarka ve Grönland arasında uzlaşmaya varıldı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın Washington&#8217;a Grönland&#8217;ın güvenliği konusunda uzun vadeli haklar sağlayacağını ve adadaki ABD askerî varlığının genişletileceğini açıkladı. Danimarka ve Grönland yönetimleri ise anlaşmanın adanın egemenlik statüsünü değiştirmediğini vurguladı. Trump, 18 Eylül&#8217;de yaptığı açıklamada ABD&#8217;nin Danimarka Krallığı ve Grönland ile yürüttüğü görüşmelerin anlaşmayla sonuçlandığını duyurdu. ABD Başkanı, anlaşmanın Washington&#8217;ın Grönland&#8217;a ilişkin güvenlik kaygılarını giderdiğini ve ABD&#8217;ye adanın güvenliği konusunda uzun vadeli haklar sağladığını belirtti. Trump&#8217;ın açıklamasına göre ABD, Grönland&#8217;ın savunulması amacıyla adadaki askerî faaliyetlerini genişletebilecek ve yeni askerî altyapılar oluşturabilecek. Anlaşma ayrıca ABD&#8217;nin rakip olarak gördüğü ülkelerin]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Grönland güvenlik anlaşması konusunda ABD, Danimarka ve Grönland arasında uzlaşmaya varıldı. ABD Başkanı Donald Trump, anlaşmanın Washington&#8217;a Grönland&#8217;ın güvenliği konusunda uzun vadeli haklar sağlayacağını ve adadaki ABD askerî varlığının genişletileceğini açıkladı. Danimarka ve Grönland yönetimleri ise anlaşmanın adanın egemenlik statüsünü değiştirmediğini vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, 18 Eylül&#8217;de yaptığı açıklamada ABD&#8217;nin Danimarka Krallığı ve Grönland ile yürüttüğü görüşmelerin anlaşmayla sonuçlandığını duyurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı, anlaşmanın Washington&#8217;ın Grönland&#8217;a ilişkin güvenlik kaygılarını giderdiğini ve ABD&#8217;ye adanın güvenliği konusunda uzun vadeli haklar sağladığını belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın açıklamasına göre ABD, Grönland&#8217;ın savunulması amacıyla adadaki askerî faaliyetlerini genişletebilecek ve yeni askerî altyapılar oluşturabilecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşma ayrıca ABD&#8217;nin rakip olarak gördüğü ülkelerin Grönland&#8217;daki askerî ve stratejik faaliyetlerine yönelik önemli kısıtlamalar içeriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>ABD&#8217;nin Askerî Varlığı Artacak</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşmanın en önemli sonuçlarından biri ABD&#8217;nin Grönland&#8217;daki askerî varlığının genişletilmesi olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, Washington&#8217;ın adada büyük bir askerî varlık oluşturmak için çalışmalara başlayacağını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni düzenleme ABD&#8217;ye askerî tesisleri kullanma, Grönland üzerinde uçuş gerçekleştirme ve güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda askerî faaliyetlerde bulunma konusunda uzun vadeli haklar sağlıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak kurulacak yeni tesislerin sayısı, büyüklüğü, konumu ve adaya konuşlandırılacak ABD askerlerinin sayısı henüz açıklanmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD hâlihazırda Grönland&#8217;ın kuzeybatısındaki Pituffik Uzay Üssü&#8217;nü işletiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Eski adı Thule Hava Üssü olan Pituffik, ABD&#8217;nin füze erken uyarı ve uzay gözetleme altyapısının önemli unsurlarından biri konumunda bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Grönland&#8217;ın Kuzey Amerika ile Avrupa arasındaki konumu ve Arktik bölgesine erişimi, adayı ABD&#8217;nin erken uyarı, füze savunması, uzay gözetleme ve Kuzey Atlantik güvenliği açısından önemli bir noktaya dönüştürüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Çin ve Rusya&#8217;ya Karşı Kısıtlama</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşmanın dikkat çeken maddelerinden biri Grönland&#8217;da üçüncü ülkelerin askerî ve stratejik faaliyetlerine getirilecek kısıtlamalar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın açıklamasına göre ABD&#8217;nin rakibi olarak değerlendirilen ülkeler Washington&#8217;ın açık ve yazılı onayı olmadan Grönland&#8217;da askerî üs kuramayacak veya askerî varlık bulunduramayacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kısıtlamalar yalnızca askerî faaliyetlerle sınırlı değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;ın aktardığı bilgilere göre NATO üyesi olmayan ülkelerin Grönland&#8217;daki hassas sektörlerde gerçekleştireceği bazı yatırımlar da ABD&#8217;nin onayına tabi olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu düzenleme özellikle Çin ve Rusya&#8217;nın Arktik bölgesindeki ekonomik ve askerî faaliyetlerinin sınırlandırılması açısından önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington uzun süredir Çin&#8217;in Grönland&#8217;daki madenler, altyapı ve diğer stratejik sektörlerde yatırım yapma ihtimalini ulusal güvenlik perspektifinden değerlendiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya&#8217;nın Arktik&#8217;teki askerî kapasitesi ise ABD ve NATO&#8217;nun bölgeye yönelik güvenlik politikalarının temel başlıklarından birini oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Grönland ABD&#8217;ye Devredilmiyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın anlaşmayı açıklarken kullandığı “kalıcı kontrol” ifadesine rağmen Grönland&#8217;ın egemenlik statüsünde bir değişiklik yapılmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, anlaşmanın Danimarka Krallığı&#8217;nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü tanıdığını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşma aynı zamanda Grönland halkının kendi kaderini tayin hakkını da koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen de anlaşmayı memnuniyetle karşıladı ve düzenlemenin adanın güvenliğini güçlendireceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dolayısıyla anlaşma Grönland&#8217;ın ABD tarafından satın alınması, ilhak edilmesi veya Washington&#8217;ın egemenliğine geçmesi anlamına gelmiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin elde ettiği haklar esas olarak güvenlik, askerî erişim ve stratejik faaliyetler üzerinde yoğunlaşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ayrım, Trump&#8217;ın geçmişte Grönland&#8217;ı ABD&#8217;ye katma yönündeki açıklamaları nedeniyle özellikle önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Trump&#8217;ın Grönland Israrı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, ikinci başkanlık döneminin başlamasından itibaren Grönland&#8217;ın ABD&#8217;nin ulusal güvenliği açısından gerekli olduğunu defalarca dile getirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı, Washington&#8217;ın adayı kontrol etmemesi durumunda Çin veya Rusya&#8217;nın bölgede etkinliğini artırabileceğini savundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump&#8217;ın Grönland&#8217;ı satın alma ve gerektiğinde güç kullanma ihtimalini dışlamayan açıklamaları ise Danimarka ve diğer Avrupa ülkelerinde tepkiye neden olmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kopenhag ve Nuuk yönetimleri Grönland&#8217;ın satılık olmadığını ve adanın geleceğinin Grönland halkı tarafından belirleneceğini açıklamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni anlaşma bu açıdan taraflar arasında aylar boyunca devam eden anlaşmazlığın farklı bir formülle sonuçlandırılması anlamına geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD adanın egemenliğini devralmadan güvenlik ve askerî erişim konusunda daha geniş haklar elde ederken Danimarka ve Grönland yönetimleri mevcut egemenlik statüsünü koruyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>1951 Anlaşmasının Üzerine İnşa Ediliyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin Grönland&#8217;daki askerî varlığı yeni değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ve Kopenhag arasındaki güvenlik iş birliğinin temelinde 1951 tarihli Grönland Savunma Anlaşması bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Soğuk Savaş&#8217;ın başlangıç döneminde imzalanan anlaşma, ABD&#8217;nin Grönland&#8217;da askerî faaliyet yürütmesine ve savunma tesisleri oluşturmasına imkân sağlamıştı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni anlaşma bu mevcut güvenlik mimarisini önemli ölçüde genişletiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;a göre düzenleme ABD&#8217;ye kalıcı erişim, üslenme ve uçuş hakları sağlarken Grönland&#8217;ın gelecekte bağımsızlığını kazanması durumunda da geçerliliğini koruyacak şekilde tasarlandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu hüküm, anlaşmanın uzun vadeli boyutunun en dikkat çekici unsurlarından birini oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Grönland ilerleyen yıllarda Danimarka&#8217;dan bağımsız hâle gelse bile ABD&#8217;nin anlaşmadan kaynaklanan güvenlik haklarının devam etmesi öngörülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Arktik&#8217;in Stratejik Önemi Artıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Grönland&#8217;ın önemi yalnızca coğrafi büyüklüğünden kaynaklanmıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ada, Kuzey Amerika ile Avrupa arasında ve Arktik Okyanusu&#8217;na açılan stratejik bir noktada bulunuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Arktik&#8217;teki buzulların gerilemesiyle birlikte yeni deniz yollarının daha uzun süre kullanılabilir hâle gelmesi, bölgenin ekonomik ve askerî önemini artırıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bölge aynı zamanda kritik mineraller ve enerji kaynakları açısından da dikkat çekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya Arktik boyunca geniş bir askerî altyapıya sahipken Çin kendisini “Arktik&#8217;e yakın devlet” olarak tanımlıyor ve bölgedeki ekonomik faaliyetlerini artırmaya çalışıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD ise son yıllarda Grönland başta olmak üzere Arktik&#8217;teki askerî ve diplomatik varlığını güçlendirmeye yöneldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni anlaşma bu nedenle yalnızca ABD-Danimarka ilişkileri açısından değil, NATO&#8217;nun kuzey kanadı ve Arktik&#8217;teki daha geniş güvenlik rekabeti açısından da önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Anlaşma Henüz Tüm Süreçleri Tamamlamadı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump anlaşmayı tamamlanmış bir mutabakat olarak duyursa da hukuki süreç henüz tamamen sona ermiş değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">AP&#8217;ye göre anlaşmanın Danimarka ve Grönland parlamentolarındaki onay süreçlerinden geçmesi gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Anlaşmanın resmî imza sürecinin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında New York&#8217;ta gerçekleştirilmesi planlanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle anlaşmanın bütün uygulama ayrıntıları henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin Grönland&#8217;da kuracağı yeni askerî tesislerin nerede bulunacağı, askerî personel sayısının ne kadar artırılacağı ve hassas yabancı yatırımların hangi kriterlere göre değerlendirileceği gibi başlıklar henüz netleşmedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Washington, Kopenhag ve Nuuk tarafından yapılan açıklamalar tarafların temel siyasi çerçeve üzerinde uzlaştığını gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yeni düzenleme hayata geçtiğinde ABD&#8217;nin Grönland&#8217;daki askerî hareket alanı genişlerken adanın egemenliği Danimarka Krallığı bünyesinde kalmaya devam edecek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu model, Trump yönetiminin daha önce gündeme getirdiği Grönland&#8217;ın ABD tarafından satın alınması veya egemenliğinin devralınması seçeneklerinden farklı olarak Washington&#8217;a adanın mülkiyetini değil, güvenlik alanında geniş ve uzun vadeli haklar sağlıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Putin’den İran’a Destek Mesajı</title>
		<link>https://addrmagazine.com/putin-iran-destegi-biskek-gorusmesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Sep 2026 06:36:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Savunma Diplomasisi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD İran gerilimi]]></category>
		<category><![CDATA[askerî destek]]></category>
		<category><![CDATA[Bişkek]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[İran savunma sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Kırgızistan]]></category>
		<category><![CDATA[Mesud Pezeşkiyan]]></category>
		<category><![CDATA[Putin İran desteği]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya İran askerî iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya İran ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Şanghay İşbirliği Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[savunma iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[ŞİÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2590</guid>

					<description><![CDATA[Putin İran desteğinin süreceğini açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Bişkek’te gerçekleştirdiği görüşmede Moskova’nın Tahran’a gerekli yardımı sağlamaya ve ihtiyaç duyduğu ürünleri tedarik etmeye çalıştığını söyledi. Putin’in açıklaması sosyal medyada “Rusya İran’a askerî destek sağlayacak” şeklinde aktarılırken Kremlin tarafından yayımlanan açıklamada yardımın askerî nitelikte olduğuna ilişkin açık bir ifade yer almadı. Putin ve Pezeşkiyan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında 1 Eylül’de Bişkek’te bir araya geldi. “İran’a Gerekli Yardımı Sağlamaya Çalışıyoruz” Görüşmede İran ile ABD arasındaki çatışma ve iki ülke arasındaki ateşkes girişimlerine değinen Putin, haziran ayında İran ile ABD arasında imzalanan ateşkes]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">Putin İran desteğinin süreceğini açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Bişkek’te gerçekleştirdiği görüşmede Moskova’nın Tahran’a gerekli yardımı sağlamaya ve ihtiyaç duyduğu ürünleri tedarik etmeye çalıştığını söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin’in açıklaması sosyal medyada “Rusya İran’a askerî destek sağlayacak” şeklinde aktarılırken Kremlin tarafından yayımlanan açıklamada yardımın askerî nitelikte olduğuna ilişkin açık bir ifade yer almadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin ve Pezeşkiyan, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Devlet Başkanları Zirvesi kapsamında 1 Eylül’de Bişkek’te bir araya geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“İran’a Gerekli Yardımı Sağlamaya Çalışıyoruz”</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Görüşmede İran ile ABD arasındaki çatışma ve iki ülke arasındaki ateşkes girişimlerine değinen Putin, haziran ayında İran ile ABD arasında imzalanan ateşkes mutabakatını memnuniyetle karşıladıklarını ancak ateşkesin kalıcı olmadığını söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin, “Ateşkes istikrarsız ve çok kırılgan oldu. Bu zor dönemde İran’a gerekli yardımı sağlamaya çalışıyor, ihtiyaç duyduğu ürünleri tedarik ediyoruz.” ifadelerini kullandı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rus lider, Moskova ile Tahran arasındaki ilişkilerin Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması çerçevesinde farklı alanlarda gelişmeye devam ettiğini de vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin ayrıca iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin mevcut gerilime rağmen ivmesini koruduğunu belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Pezeşkiyan’dan Rusya’ya Teşekkür</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise görüşmede Rusya’nın İran’a verdiği destekten dolayı Putin’e teşekkür etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pezeşkiyan, Moskova ile Tahran arasındaki ilişkileri “stratejik” olarak tanımlarken iki ülke arasındaki iş birliğinin İran’ın ABD ile yaşadığı çatışmada önemli rol oynadığını ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran lideri ayrıca Rusya’nın tek kutuplu dünya düzenine yönelik yaklaşımını desteklediklerini belirterek Moskova ile iş birliğinin daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Askerî Destek” Açıklaması Yapılmadı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin’in açıklamalarının ardından sosyal medyada Rusya’nın İran’a askerî destek sağlayacağı yönünde paylaşımlar yapıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Kremlin tarafından görüşmeye ilişkin yayımlanan açıklamada Putin’in doğrudan “askerî destek” ifadesini kullandığına veya İran’a yeni bir silah sevkiyatı yapılacağını açıkladığına ilişkin bilgi bulunmuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin’in kamuoyuna açıklanan ifadesi, Rusya’nın İran’a “gerekli yardımı” sağlamaya çalıştığı ve “ihtiyaç duyduğu ürünleri” tedarik ettiği yönünde.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle açıklamanın Rusya tarafından İran’a yeni bir askerî yardım paketi veya silah sevkiyatı ilanı olarak değerlendirilmesi için mevcut resmî açıklamalar yeterli değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Rusya ve İran Arasında Askerî İş Birliği Sürüyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Moskova ile Tahran arasındaki askerî ilişkiler uzun süredir iki ülkenin stratejik ortaklığının önemli başlıklarından birini oluşturuyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İran’ın Rusya’ya sağladığı insansız hava aracı teknolojisi, Ukrayna savaşının ardından iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin en görünür unsurlarından biri hâline geldi. Rusya, İran kökenli Shahed ailesi temelinde kendi insansız hava araçlarının üretimini de geliştirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Rusya’nın İran’a sağladığı destek konusunda ise son aylarda farklı iddialar ve araştırmalar gündeme geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Financial Times tarafından yayımlanan bir araştırmaya göre Rusya, İran’ın gelişmiş süpersonik seyir füzeleri geliştirmesine yönelik gizli bir program kapsamında teknik destek sağladı. Haberde, Rus füze uzmanlarının ramjet motor teknolojisi konusunda İran tarafıyla çalışmalar yürüttüğü belirtildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington Post da Rusya’nın İran’a mevcut çatışma döneminde destek sağladığını ve Moskova-Tahran askerî ve siyasi ilişkilerinin giderek yakınlaştığını bildirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna karşılık Moskova ile Tahran arasında yürürlükte bulunan Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması, taraflardan birinin saldırıya uğraması hâlinde diğer tarafın otomatik olarak askerî müdahalede bulunmasını öngören karşılıklı savunma hükmü içermiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Trump Daha Önce Rusya’nın Silah Vermeyeceğini Söylemişti</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin’in son açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın temmuz ayında Rusya ve Çin’in İran’a askerî destek vermediğine ilişkin açıklamalarının ardından geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump, Putin’in kendisine Rusya’nın İran’a silah satmayacağı yönünde güvence verdiğini söylemişti. ABD Başkanı, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’den de benzer bir güvence aldığını belirtmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump bununla birlikte Moskova ve Pekin’in Tahran ile uzun süredir devam eden ilişkileri nedeniyle İran’a belirli ölçülerde başka destekler sağlayabileceğini kabul etmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bişkek Görüşmesi İlişkilerin Devam Edeceği Mesajını Verdi</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin ile Pezeşkiyan’ın Bişkek’te gerçekleştirdiği görüşme, İran ile ABD arasındaki gerilimin yeniden yükseldiği bir dönemde yapıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Putin’in İran’a “gerekli yardımın” sağlanmaya devam edeceğini açık biçimde ifade etmesi, Moskova’nın Tahran&#8217;a yönelik siyasi ve ekonomik desteğinin süreceğine işaret ediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Kremlin’in kamuoyuna açıkladığı görüşme tutanaklarında yeni bir askerî yardım paketi, silah sistemi veya askerî sevkiyat duyurulmadı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle Bişkek’teki açıklamanın mevcut bilgiler ışığında “Rusya İran’a askerî destek vereceğini açıkladı” şeklinde değil, “Putin İran’a gerekli yardım ve tedarikin sürdürüleceğini açıkladı” şeklinde değerlendirilmesi daha doğru bir çerçeve oluşturuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CIA Direktöründen Sürpriz Moskova Ziyareti</title>
		<link>https://addrmagazine.com/cia-direktoru-moskova-ziyareti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Aug 2026 08:13:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küresel Odak]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Rusya ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Baltık ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[CIA]]></category>
		<category><![CDATA[CIA Direktörü]]></category>
		<category><![CDATA[CIA Direktörü Moskova ziyareti]]></category>
		<category><![CDATA[Dmitriy Peskov]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Estonya]]></category>
		<category><![CDATA[Hürmüz Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[İran]]></category>
		<category><![CDATA[istihbarat diplomasisi]]></category>
		<category><![CDATA[John Ratcliffe]]></category>
		<category><![CDATA[John Ratcliffe Moskova]]></category>
		<category><![CDATA[Kremlin]]></category>
		<category><![CDATA[Letonya]]></category>
		<category><![CDATA[Litvanya]]></category>
		<category><![CDATA[Moskova]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[NATO Rusya ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya Ukrayna savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<category><![CDATA[Vladimir Putin]]></category>
		<category><![CDATA[William Burns]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2545</guid>

					<description><![CDATA[CIA Direktörü Moskova ziyareti ile ABD-Rusya hattındaki temaslar yeniden gündeme geldi. John Ratcliffe’ın önceden duyurulmayan Moskova ziyareti, Ukrayna Savaşı, NATO’nun doğu kanadı ve İran dosyasının aynı anda tartışıldığı bir dönemde dikkatleri iki ülke arasındaki istihbarat diplomasisine çevirdi. Kremlin, Ratcliffe’ın Moskova’da Rus istihbarat yetkilileriyle görüştüğünü doğruladı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, temasların istihbarat servisleri kanalıyla gerçekleştirildiğini açıklarken görüşmelerin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi. Ratcliffe’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile doğrudan görüşmediği belirtilirken Peskov, Putin’in temasların sonuçları hakkında bilgilendirildiğini söyledi. Ziyaret, bir CIA direktörünün 2021’den bu yana Moskova’ya gerçekleştirdiği kamuoyunca bilinen ilk ziyaret olması nedeniyle ayrıca önem taşıyor. 2021’de dönemin CIA Direktörü William]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">CIA Direktörü Moskova ziyareti ile ABD-Rusya hattındaki temaslar yeniden gündeme geldi. John Ratcliffe’ın önceden duyurulmayan Moskova ziyareti, Ukrayna Savaşı, NATO’nun doğu kanadı ve İran dosyasının aynı anda tartışıldığı bir dönemde dikkatleri iki ülke arasındaki istihbarat diplomasisine çevirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin, Ratcliffe’ın Moskova’da Rus istihbarat yetkilileriyle görüştüğünü doğruladı. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, temasların istihbarat servisleri kanalıyla gerçekleştirildiğini açıklarken görüşmelerin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ratcliffe’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile doğrudan görüşmediği belirtilirken Peskov, Putin’in temasların sonuçları hakkında bilgilendirildiğini söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ziyaret, bir CIA direktörünün 2021’den bu yana Moskova’ya gerçekleştirdiği kamuoyunca bilinen ilk ziyaret olması nedeniyle ayrıca önem taşıyor. 2021’de dönemin CIA Direktörü William Burns, Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askerî yığınağının arttığı dönemde Moskova’ya gitmiş ve Biden yönetiminin mesajlarını Rus tarafına iletmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ratcliffe’ın ziyaretinin gündemi konusunda ise Washington ve Amerikan basınından farklı açıklamalar geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Wall Street Journal ve ABC News’in görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberlerine göre Ratcliffe, Rus yetkililere herhangi bir NATO ülkesine yönelik askerî saldırı veya tırmanmadan kaçınılması gerektiği mesajını iletti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Amerikan basınındaki haberlerde özellikle NATO’nun doğu kanadındaki Estonya, Letonya ve Litvanya öne çıkıyor. Washington’daki endişenin Rusya’nın doğrudan NATO ile geniş çaplı bir savaşa girişmesinden çok, ittifakın kolektif savunma iradesini sınayabilecek sınırlı bir girişimde bulunması ihtimali üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu senaryoların siber faaliyetlerden sınırlı sınır ihlallerine ve NATO’nun vereceği tepkiyi test edebilecek farklı hibrit girişimlere kadar uzanabileceği değerlendiriliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak Ratcliffe’ın Moskova’ya NATO konusunda doğrudan uyarıda bulunduğuna ilişkin iddialar ABD yönetimi veya CIA tarafından resmen doğrulanmış değil. Bu bilgi, görüşmeler hakkında bilgi sahibi olduğu belirtilen Amerikan kaynaklarına dayanıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD Başkanı Donald Trump da ziyaretin NATO’ya yönelik olası Rus tehdidiyle bağlantılı olduğu yönündeki haberleri reddetti. Trump, Ratcliffe’ın temaslarını “kısmen rutin” olarak nitelendirirken ziyaretin Rusya’nın NATO’ya yönelik olası askerî hamleleri veya İran nedeniyle Moskova’ya uygulanabilecek yeni yaptırımlarla bağlantılı olduğu iddialarına katılmadığını söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump bununla birlikte Moskova temaslarından bazı sonuçlar çıkabileceğine işaret ederek yönetiminin Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirmeye yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İran Dosyası da Gündemde</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Amerikan basınına yansıyan bilgilere göre Moskova temaslarının bir diğer önemli gündem maddesini İran oluşturdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABC News ve Wall Street Journal’ın kaynaklarına göre Washington, Moskova’nın İran’a verdiği desteği yakından takip ediyor. Ratcliffe’ın Rus yetkililerle İran ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeleri de ele aldığı öne sürülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu iddialar da henüz ABD veya Rusya tarafından resmen doğrulanmış değil.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak İran başlığının Moskova’daki temaslarda gündeme gelmiş olması durumunda Ratcliffe’ın ziyaretinin kapsamı Ukrayna Savaşı’nın ötesine geçiyor. Böyle bir tablo, Washington’ın Rusya ile yürüttüğü güvenlik diyaloğunda Avrupa’daki savaş, NATO’nun doğu kanadı ve Orta Doğu’daki gelişmeleri aynı stratejik çerçevede değerlendirdiğine işaret edebilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ukrayna Ziyaretten Haberdardı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Associated Press’in aktardığı bilgilere göre Ukrayna yönetimi Ratcliffe’ın Moskova ziyaretinden önceden haberdar edildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Haberde Amerikan tarafının ziyaret sırasında güvenlik gerekçesiyle Ukrayna’dan Moskova ve Rusya’nın kuzeyindeki bazı bölgelerin yakınlarında saldırıları sınırlamasını istediği de belirtildi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu ayrıntı, ziyaretin önceden planlanmış ve operasyonel güvenlik koordinasyonu yapılmış üst düzey bir temas olduğunu gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kiev’in ziyaret konusunda önceden bilgilendirilmesi aynı zamanda Washington’ın Moskova ile doğrudan temasının Ukrayna yönetiminden bağımsız yürütüldüğü yönünde oluşabilecek tartışmalar açısından da önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kremlin İstihbarat Kanalını Olumlu Değerlendiriyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Moskova cephesinden yapılan açıklamalarda ise temasların içeriğinden çok ABD ile Rusya arasındaki istihbarat kanalının açık tutulmasının önemine vurgu yapıldı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kremlin Sözcüsü Peskov, iki ülkenin istihbarat servisleri arasındaki temasları olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi. Peskov, bu tür iletişim kanallarının ABD-Rusya ilişkilerinin en zor dönemlerinde dahi çalışmaya devam ettiğine dikkat çekti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Kremlin, Ratcliffe’ın ziyaretinin iki ülke ilişkilerindeki mevcut sorunların aşılması açısından doğrudan bir dönüm noktası oluşturup oluşturmayacağı konusunda temkinli bir yaklaşım sergiledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Beş Yıl Sonra Yeniden CIA Kanalı</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ratcliffe’ın Moskova ziyaretinin en dikkat çekici yönlerinden biri, Washington’ın hassas mesajların iletilmesi için yeniden istihbarat diplomasisini kullanması.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD ile Rusya arasında diplomatik ilişkilerin son derece sınırlı olduğu dönemlerde istihbarat servisleri arasındaki doğrudan iletişim kanalları, askerî yanlış hesaplamaların önlenmesi ve karşılıklı güvenlik mesajlarının iletilmesi açısından önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Benzer bir yöntem Kasım 2021’de de kullanılmıştı. Dönemin CIA Direktörü William Burns, Rusya’nın Ukrayna çevresindeki askerî hareketliliğinin arttığı bir dönemde Moskova’ya gönderilmişti. Burns’ün ziyareti sırasında Washington’ın Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik olası askerî harekâtının sonuçlarına ilişkin uyarıları doğrudan Kremlin’e iletilmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Beş yıl sonra bir CIA direktörünün yeniden Moskova’ya gitmesi bu nedenle yalnızca iki istihbarat servisi arasındaki rutin temas olarak değerlendirilemeyecek bir zamanlamaya sahip.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bu Kez Güvenlik Denklemi Daha Geniş</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ukrayna Savaşı devam ederken NATO’nun doğu kanadında Rusya kaynaklı hibrit tehditlere ilişkin endişeler sürüyor. Aynı zamanda İran ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler Washington ile Moskova arasındaki güvenlik gündemine yeni bir boyut ekliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle Ratcliffe’ın Moskova ziyaretinin içeriğine ilişkin bütün ayrıntılar henüz kamuoyuna açıklanmamış olsa da temasın gerçekleştiği stratejik ortam önem taşıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington ile Moskova arasında resmî diplomatik kanalların sınırlı kaldığı bir dönemde CIA Direktörünün doğrudan Rus istihbarat yetkilileriyle görüşmesi, tarafların en azından güvenlik alanındaki iletişim kanallarını açık tutmaya devam ettiğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ziyaretin NATO, Ukrayna ve İran başlıklarında somut bir sonuç üretip üretmeyeceği ise önümüzdeki dönemde Washington ve Moskova’dan gelecek açıklamalarla daha net ortaya çıkacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Trump NATO ve İran İddialarını Reddetti</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">CIA Direktörü John Ratcliffe’ın Moskova ziyaretinin gündemine ilişkin Amerikan basınında farklı iddialar gündeme gelirken ABD Başkanı Donald Trump, temasların NATO’ya yönelik olası bir Rus tehdidi veya İran dosyasıyla bağlantılı olduğu yönündeki haberleri reddetti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Glenn Beck’in radyo programına telefonla bağlanan Trump, Ratcliffe’ın Moskova ziyaretini “kısmen rutin” bir temas olarak nitelendirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump’a, Ratcliffe’ın Rusya’nın NATO’nun kararlılığını sınayabileceğine ilişkin değerlendirmeler nedeniyle Moskova’ya gidip gitmediği ve ziyaretin İran’a yönelik yaptırımlarla bağlantılı olup olmadığı soruldu. Trump bu iddialara “Hiçbiri” yanıtını verdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Trump, Moskova temaslarının tamamen sonuçsuz bir ziyaret olarak değerlendirilmemesi gerektiğine de işaret etti. Ratcliffe’ın ziyaretinden “bir şeyler çıkabileceğini” belirten Trump, ABD yönetiminin Rusya-Ukrayna Savaşı’nı sona erdirmek için yoğun biçimde çalıştığını söyledi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump ayrıca hem Moskova’nın hem de Kiev’in mevcut aşamada savaşın sona ermesini istediğini savundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Trump’ın açıklamaları, Ratcliffe’ın ziyaretinin amacı konusunda Amerikan basınına yansıyan bilgilerle Beyaz Saray’ın kamuoyuna verdiği mesaj arasında belirgin bir farklılık bulunduğunu gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Wall Street Journal ve diğer Amerikan medya kuruluşları, görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayanarak Ratcliffe’ın Moskova’ya Rusya’yı NATO ülkelerine yönelik herhangi bir saldırı veya sınırlı askerî girişim konusunda uyarmak amacıyla gittiğini bildirirken Trump bu iddiaları açık biçimde reddediyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Buna karşılık Trump’ın ziyaretin ardından “bir şeyler çıkabileceğini” söylemesi ve açıklamasını doğrudan Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesine yönelik çabalarla ilişkilendirmesi, Moskova temaslarının Washington’ın Rusya-Ukrayna Savaşı konusunda yürüttüğü diplomatik girişimlerle bağlantılı olabileceğini düşündürüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye, ABD’nin Suriye Kararını Memnuniyetle Karşıladı</title>
		<link>https://addrmagazine.com/turkiye-abdnin-suriye-kararina-memnuniyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Analiz Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2026 08:18:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[ABD Suriye ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmed Şara]]></category>
		<category><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Donald Trump]]></category>
		<category><![CDATA[Nuh Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[OFAC]]></category>
		<category><![CDATA[Orta Doğu]]></category>
		<category><![CDATA[Şam]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye terörizme sponsor ülke statüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye yaptırımları]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye yaptırımlarının kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye yeniden inşa]]></category>
		<category><![CDATA[terörizme sponsor ülkeler]]></category>
		<category><![CDATA[Tom Barrack]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye ABD ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Suriye ilişkileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=2537</guid>

					<description><![CDATA[ABD’nin Suriye kararı Türkiye tarafından memnuniyetle karşılandı. Washington, Suriye’yi yaklaşık 47 yıldır yer aldığı Terörizme Sponsor Olan Ülkeler listesinden çıkarırken Ankara, kararın Suriye’nin ekonomik toparlanması, yeniden inşası ve uluslararası toplumla bağlarının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu bildirdi. ABD&#8217;nin kararı 24 Ağustos&#8217;ta resmiyet kazandı. Reuters&#8217;ın aktardığına göre süreç, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın temmuz ayında Kongre&#8217;ye Suriye&#8217;nin statüsünün kaldırılması yönündeki kararını bildirmesinin ardından başlayan 45 günlük inceleme döneminin tamamlanmasıyla sonuçlandı. ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi OFAC da ilgili düzenlemeleri güncelleyerek Suriye&#8217;nin bu statü kapsamında uygulanan kısıtlamalardan çıkarıldığını bildirdi. Karar, Washington&#8217;ın Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024&#8217;te devrilmesinin ardından Suriye]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p class="wp-block-paragraph">ABD’nin Suriye kararı Türkiye tarafından memnuniyetle karşılandı. Washington, Suriye’yi yaklaşık 47 yıldır yer aldığı Terörizme Sponsor Olan Ülkeler listesinden çıkarırken Ankara, kararın Suriye’nin ekonomik toparlanması, yeniden inşası ve uluslararası toplumla bağlarının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu bildirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin kararı 24 Ağustos&#8217;ta resmiyet kazandı. Reuters&#8217;ın aktardığına göre süreç, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın temmuz ayında Kongre&#8217;ye Suriye&#8217;nin statüsünün kaldırılması yönündeki kararını bildirmesinin ardından başlayan 45 günlük inceleme döneminin tamamlanmasıyla sonuçlandı. ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi OFAC da ilgili düzenlemeleri güncelleyerek Suriye&#8217;nin bu statü kapsamında uygulanan kısıtlamalardan çıkarıldığını bildirdi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Karar, Washington&#8217;ın Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024&#8217;te devrilmesinin ardından Suriye politikasında başlattığı dönüşümün en önemli aşamalarından birini oluşturuyor. ABD, daha önce Suriye&#8217;ye yönelik kapsamlı yaptırım rejimini önemli ölçüde kaldırmıştı. Başkan Trump&#8217;ın imzaladığı karar doğrultusunda Suriye yaptırım programının temelini oluşturan altı başkanlık kararnamesi 1 Temmuz 2025 itibarıyla yürürlükten kaldırılmış, ancak Esad ve bazı kişi ve yapılara yönelik hedefli yaptırımlar korunmuştu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Terörizme Sponsor Olan Ülkeler statüsünün kaldırılması ise farklı bir hukuki katmanı ortadan kaldırıyor. Söz konusu statü, ABD dış yardımlarına yönelik kısıtlamalar, savunma ihracatı ve satışlarına ilişkin yasaklar, çift kullanımlı ürünlere yönelik kontroller ve çeşitli finansal sınırlamalar getiriyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle Washington&#8217;ın son kararı yalnızca siyasi bir normalleşme mesajı değil, Suriye&#8217;nin ekonomik toparlanması açısından da önem taşıyor. Reuters, statünün kaldırılmasının uluslararası yatırımın önündeki önemli engellerden birini ortadan kaldırdığını ve Suriye&#8217;nin savaş sonrası yeniden inşasına yönelik sermaye girişlerinin önünü açabileceğini belirtiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suriye yönetimi de kararın özellikle bankacılık, yatırım ve uluslararası ekonomik ilişkiler açısından yeni bir dönemin önünü açmasını bekliyor. Şam yönetimi, kararın ekonomik toparlanmayı ve yeniden inşayı desteklemesinin yanı sıra Suriye&#8217;nin uluslararası toplumla ilişkilerinin normalleşmesine katkı sağlayacağını açıkladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, kararın ülkesinin yaklaşık 47 yıldır taşıdığı bir statüyü sona erdirdiğine dikkat çekerek gelişmeyi “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi. Şeybani, Şam yönetiminin uluslararası toplumla karşılıklı çıkar ve iş birliğine dayalı ilişkiler geliştirmeyi sürdüreceğini belirtti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ise kararın ardından ülkenin geçmişin ağır yüklerinden birini geride bıraktığını belirterek bundan sonraki sürecin kalkınma, yeniden yapılanma ve devlet kurumlarının güçlendirilmesine odaklanacağını ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington cephesinden yapılan açıklamalarda da ekonomik boyut öne çıktı. ABD&#8217;nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, kararın Suriye&#8217;nin “izolasyondan ortaklığa” geçişinde önemli bir aşama olduğunu belirterek statünün uzun yıllar boyunca yatırım ve ekonomik faaliyetlerin önünde bir engel oluşturduğunu söyledi. Barrack, bundan sonraki aşamada ortaya çıkan fırsatın kalıcı barış ve refaha dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Türkiye&#8217;den Washington&#8217;ın Kararına Destek</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye Dışişleri Bakanlığı da 25 Ağustos&#8217;ta yaptığı açıklamayla ABD&#8217;nin kararını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bakanlık, ABD yönetiminin ortaya koyduğu irade ile Kongrenin sürece yönelik yaklaşımını takdir ettiğini belirtirken Suriye hükümeti ve halkının izlediği tutumu da olumlu değerlendirdi. Ankara, uzun süredir desteklediği bu adımla Suriye&#8217;nin ekonomik toparlanması ve yeniden inşasının önündeki en büyük engellerden birinin aşıldığını vurguladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dışişleri Bakanlığına göre karar, Suriye&#8217;nin uluslararası toplumla bağlarının güçlendirilmesine ve ülkede güvenlik ile istikrarın kalıcı hâle getirilmesine yönelik çabaları da hızlandırabilir. Ankara aynı zamanda uluslararası topluma Suriye&#8217;nin refah ve istikrarına yönelik çabalarını birleştirme çağrısında bulundu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye&#8217;nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da kararın Suriye&#8217;nin dünyayla bütünleşmesinin önündeki son önemli engellerden birinin kaldırılması anlamına geldiğini belirtti. Yılmaz, gelişmenin yalnızca Suriye&#8217;nin normalleşmesi ve kalkınması açısından değil, bölgesel barış ve istikrar açısından da önem taşıdığını ifade etti.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Suriye&#8217;de Ekonomik Normalleşmenin Önü Açılıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Washington&#8217;ın kararı, Suriye açısından özellikle yeniden inşa sürecinin finansmanı bakımından kritik önem taşıyor. On yılı aşkın savaşın ardından ülkenin enerji, ulaşım, konut, sağlık ve diğer temel altyapısının yeniden oluşturulması büyük miktarda yabancı sermaye ve uluslararası finansman gerektiriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Terörizme Sponsor Olan Ülkeler statüsü ise yalnızca ABD merkezli şirketlerin Suriye&#8217;yle ilişkilerini etkilemiyordu. Uluslararası bankalar ve yatırımcılar açısından da yaptırım ve uyum riskleri nedeniyle Suriye&#8217;yle işlem yapmak önemli hukuki ve finansal belirsizlikler barındırıyordu. Şam yönetimi bu nedenle statünün kaldırılmasını uluslararası finans sistemiyle yeniden bütünleşmenin temel aşamalarından biri olarak görüyordu.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Reuters&#8217;a göre Mastercard ve Bank of America gibi büyük finans kuruluşlarının Suriye&#8217;yle ekonomik ilişkilere yönelik ilgisi de artıyor. Yeni kararın özellikle bankacılık işlemleri, yabancı yatırımlar ve yeniden inşa projelerinin finansmanı bakımından bu süreci hızlandırması bekleniyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte Suriye üzerindeki bütün kısıtlamaların ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. ABD&#8217;nin önceki yaptırım kaldırma kararlarında Beşar Esad ve bazı kişi ve yapılara yönelik hedefli yaptırımlar korunmuştu. Dolayısıyla yeni dönem, Suriye&#8217;ye yönelik yaptırım mimarisinin tamamen ortadan kaldırılmasından ziyade ülke ve yeni yönetim üzerindeki kapsamlı ekonomik izolasyonun önemli ölçüde sona erdirilmesi anlamına geliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Karar Bölgesel Denklem Açısından da Önem Taşıyor</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">ABD&#8217;nin Suriye kararının zamanlaması bölgesel güvenlik açısından da dikkat çekiyor. Washington bir taraftan Şam&#8217;ın ekonomik ve diplomatik normalleşmesini desteklerken diğer taraftan Suriye ile İsrail arasındaki gerilimin azaltılması için arabuluculuk yürütüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Suriye ve İsrail heyetleri geçtiğimiz günlerde Ürdün&#8217;de ABD arabuluculuğunda görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde İsrail&#8217;in Suriye&#8217;deki askerî faaliyetlerinin azaltılması, güvenlik düzenlemelerinin yeniden ele alınması ve iki taraf arasındaki gerilimin düşürülmesi konuları gündeme geldi.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu süreç Türkiye açısından da doğrudan önem taşıyor. İsrail&#8217;in 18 Ağustos&#8217;ta İdlib&#8217;deki Ebu Zuhur Hava Üssü&#8217;ne düzenlediği saldırılar Ankara ve Şam&#8217;ın tepkisini çekmiş, ABD&#8217;nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da saldırıları bölgesel istikrarı zedeleyen gereksiz bir tırmanma olarak değerlendirmişti. Söz konusu üssün Türkiye&#8217;nin desteğiyle yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğü bildirilmişti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu tablo içerisinde Washington&#8217;ın Suriye&#8217;yi Terörizme Sponsor Olan Ülkeler listesinden çıkarması, ABD&#8217;nin yeni Şam yönetimine yönelik politikasında geçici yaptırım muafiyetlerinin ötesine geçen daha yapısal bir normalleşmeye yöneldiğini gösteriyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye açısından karar ise Ankara&#8217;nın uzun süredir savunduğu Suriye&#8217;nin toprak bütünlüğü, ekonomik yeniden yapılanması ve uluslararası sisteme yeniden entegrasyonu yaklaşımıyla örtüşüyor. Özellikle ekonomik izolasyonun azalması, Suriye&#8217;deki devlet kapasitesinin yeniden oluşturulması ve merkezi yönetimin güçlendirilmesi bakımından yeni imkânlar yaratabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bundan sonraki sürecin belirleyici başlığı, siyasi kararın sahadaki istikrara ve ekonomik toparlanmaya ne ölçüde dönüşeceği olacak. İsrail-Suriye gerilimi, ülke içerisindeki güvenlik sorunları, yeniden inşanın finansmanı ve bölgesel aktörler arasındaki rekabet devam ederken ABD&#8217;nin son kararı Şam&#8217;a önemli bir alan açıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaklaşık 47 yıl sonra Suriye&#8217;nin Terörizme Sponsor Olan Ülkeler listesinden çıkarılması bu açıdan yalnızca Washington-Şam ilişkilerinde değil, savaş sonrası Suriye&#8217;nin bölgesel ve uluslararası sisteme yeniden eklemlenmesinde de yeni bir dönemin başlangıcı olabilecek nitelikte.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
