<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kara Robotları &#8211; ADDR</title>
	<atom:link href="https://addrmagazine.com/tag/kara-robotlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://addrmagazine.com</link>
	<description>Defence Diplomacy Review</description>
	<lastBuildDate>Mon, 11 May 2026 09:47:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://addrmagazine.com/wp-content/uploads/2025/11/ADDR-60x60.png</url>
	<title>Kara Robotları &#8211; ADDR</title>
	<link>https://addrmagazine.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İnsansız Sistemler ile Konvansiyonel Taarruzlar Gerçekleşebilecek mi? &#8211; 3</title>
		<link>https://addrmagazine.com/insansiz-sistemler-ile-konvansiyonel-taarruzlar-gerceklesebilecek-mi-3/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Levent Köse]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 May 2026 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[ADDR]]></category>
		<category><![CDATA[Ateş ve Manevra]]></category>
		<category><![CDATA[Defence Diplomacy]]></category>
		<category><![CDATA[FPV Dronları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsansız Kara Araçları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsansız Kara Sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Harekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Robotları]]></category>
		<category><![CDATA[Otonom Navigasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Personel Zayiatı]]></category>
		<category><![CDATA[Piyade Taarruzu]]></category>
		<category><![CDATA[Robotik Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=1770</guid>

					<description><![CDATA[Yaya ilerleyen mangalar cephesinde ortalama 1 makineli tüfek, 9-10 piyade tüfeği; takımda düzene göre 3 makineli tüfek, 20-30 piyade tüfeği ve 1-2 tanksavar silahı; bölükte ise düzene göre asgari 6 makineli tüfek, 40-60 civarında piyade tüfeği ve 2-4 tanksavar silahı bulunabileceği değerlendirilmektedir. Tabur seviyesinde ise 12 makineli tüfek, 80-120 civarında piyade tüfeği ile 4-8 tanksavar silahının bulunabileceği; bu unsurlarla ateş muharebesine girileceği ve bunları destekleyen başka unsurların da olabileceği kabul edilmelidir. Bir manevra bölüğü örnek alındığında; 6 makineli tüfek, 40-60 piyade tüfeği ve 2-4 tanksavar silahına karşılık insansız kara sistemlerinin kullanılmasında, aynı ateş gücünü hatta daha fazlasını sağlayacak sayı ve]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yaya ilerleyen mangalar cephesinde ortalama 1 makineli tüfek, 9-10 piyade tüfeği; takımda düzene göre 3 makineli tüfek, 20-30 piyade tüfeği ve 1-2 tanksavar silahı; bölükte ise düzene göre asgari 6 makineli tüfek, 40-60 civarında piyade tüfeği ve 2-4 tanksavar silahı bulunabileceği değerlendirilmektedir. Tabur seviyesinde ise 12 makineli tüfek, 80-120 civarında piyade tüfeği ile 4-8 tanksavar silahının bulunabileceği; bu unsurlarla ateş muharebesine girileceği ve bunları destekleyen başka unsurların da olabileceği kabul edilmelidir.</p>



<p>Bir manevra bölüğü örnek alındığında; 6 makineli tüfek, 40-60 piyade tüfeği ve 2-4 tanksavar silahına karşılık insansız kara sistemlerinin kullanılmasında, aynı ateş gücünü hatta daha fazlasını sağlayacak sayı ve şiddette kara insansız sistemine ihtiyaç duyulabileceği öngörülmelidir.</p>



<p>Taarruz harekâtında hedefini ele geçirecek piyade birliği yerine insansız kara sistemleri kullanıldığında, personel zayiatından kaçınılması, aynı ateş ve manevra gücünün oluşturulması, hatta insansız kara sistem aracındaki 12,7 mm’lik uçaksavar ile daha fazla ateş gücü sağlanarak mevzideki düşmanın daha kolay baskı altına alınması mümkün olabilir. Bu ateş gücü sayesinde, ateş ve hareket tekniğiyle düşmana rahatlıkla yaklaşılabileceği söylenebilir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Peki Ne Kadar İnsansız Silahlı Kara Sistemi Kullanacağız?</h4>



<p>Mangadaki personel ve silah sayısına göre manga seviyesinde 4-5 adet 12,7 mm’lik uçaksavar monteli silahlı insansız sistem aracı kullanılabilecektir.</p>



<p>Takım seviyesinde hedef genişliğinin 300 metre civarında olduğu düşünüldüğünde, bu bölgede mevzilenmiş düşmanı imha etmek için 10-15 adet insansız silahlı kara aracının —her biri 12,7 mm silah monteli— gerekebileceği öngörülmektedir. Elbette bu taarruzu icra eden insansız kara araçları üzerinde dron desteği de olacaktır.</p>



<p>Bu hesaplama bölük seviyesinde yapıldığında, 300-800 metrelik taarruz hedefini ele geçirmek ve orada mevzilenmiş düşmanı imha etmek için yaklaşık 20-30 adet insansız silahlı kara aracının —her biri 12,7 mm silah monteli— gerekebileceği öngörülmektedir. Bölük taarruzunu destekleyen dronlar ve diğer ateş destek unsurları da elbette olacaktır.</p>



<p>Bu şekilde yapılacak taarruzlar; özellikle ciddi personel sıkıntısı çeken, personel zayiatını karşılamakta büyük sorunlar yaşayan ve askerlik çağındaki personelinin asgari üçte birinin firar ettiği Ukrayna’da kritik önem arz etmektedir. Bu insansız silahlı kara araçlarının elbette her durumda, her arazide ve her düşmana karşı kullanılamayacağı açıktır.</p>



<p>Ancak uygun bölgelerde ve kritik yerlerde kullanılabileceklerdir. Ukrayna bu konuda artan bir başarı ivmesi yakalamıştır.</p>



<p>Birinci şahıs görüşlü dronların kullanımındaki en büyük kısıtlama, bir operatörün genellikle aynı anda yalnızca birini uçurabilmesidir. Ancak dron, ara noktalara kendi kendine uçabilir, havada bekleyebilir ve kısa iletişim kesintilerinden sonra yeniden bağlantı kurabilir. Buna karşılık kara robotları sürekli dikkat gerektirir. Çünkü navigasyon, teknik bir zorluk olmaya devam etmektedir.</p>



<p>Ayrıca insansız kara aracı operatörlerinin, yukarıdaki hava dronlarının operatörleriyle sık sık iletişim hâlinde kalmaları gerekir. Askerî analizciler, “Anladığımız kadarıyla otonom navigasyonla denemeler yaptılar ancak bunun özellikle insansız kara araçlarında güvenilir olması zor. Bu yüzden henüz o noktaya ulaşmadıklarını düşünüyoruz.” değerlendirmesinde bulunmuştur.</p>



<p>Ukrayna ayrıca, sinyal bozucuya maruz kalabilen GPS’e alternatifler aramaktadır. Hardie’nin belirttiğine göre Ukrayna, 2023’ten beri uzun menzilli navigasyon için görsel ve arazi eşleştirme sistemleri ile diğer yapay zekâ destekli fikirler üzerinde denemeler yapmaktadır.</p>



<p>Rusya da büyük hacimli robotik operasyonlar gerçekleştirmiştir. Ancak bunlar, Şahed gibi tek yönlü saldırı dronlarıyla yapılan saldırılarla ve zaman zaman yaralıların tahliyesiyle sınırlı olup mevzi alma operasyonlarını içermemektedir.</p>



<p>İnsansız sistemlerin kullanımının askerlerin hayatını kurtarmaya yardımcı olduğu vurgulanmaktadır. Kara robot sistemleri, çok çeşitli muharebe görevlerinde personelin yerini alabilir. Taktik cephede doğrudan görev yapan asker sayısı ne kadar az olursa, kayıplar da o kadar düşük olur. Ayrıca tahliye platformları, geleneksel araçların çalışamadığı zorlu arazilerde ilerleyebilme kapasitesine sahiptir.</p>



<p>Ukraynalı bir bölük komutanı, insansız kara sistemlerinin nispeten yeni ve hızla gelişen bir alan olduğunu belirtmektedir. Ona göre bunlar, I. Dünya Savaşı’ndaki makineli tüfeklerin ilk günlerine benzemektedir. O dönemde de birçok kişi makineli tüfeklerin etkinliğini sorgulamış ve yüksek mühimmat tüketimini eleştirmişti. Benzer bir şüpheciliğin, günümüzde kara robot sistemlerine yönelik tutumlarda da zaman zaman görülebileceğini ifade etmektedir.</p>



<p>Yetkili, “Ancak aynı zamanda, kara robotik sistemlerinin bir yandan uzmanlık gerektiren karmaşık teknolojik araçlar, diğer yandan ise FPV dronları gibi bilindik saldırı İHA’larına kıyasla bile evrimin yeni bir aşaması olduğu yönünde artan bir anlayış var. Bununla birlikte, bu sistemlerin nasıl çalıştırıldığı konusunda birçok benzerlik de mevcut. Birimimizin çekirdeğini, FPV dronlarıyla muharebe deneyimi kazanmış ve ikisini karşılaştırabilen personel oluşturuyor.” açıklamasında bulunmuştur.</p>



<p>Yer robotik sistemlerinin kullanımının kendine özgü operasyonel özelliklere sahip olduğunu da eklemektedir. Tahliye ve lojistik platformları bağımsız olarak çalışabilirken, taarruz sistemleri diğer insansız unsurlar ve piyade birlikleriyle entegre edildiğinde en etkili sonucu vermektedir. İyi koordine edilmiş bir etkileşimle tüm unsurların etkinliği, özellikle taarruz operasyonlarında önemli ölçüde artmaktadır.</p>



<p>Zinkevych, Rusya’nın çok daha büyük askerî gücüne dikkat çekerek, “Anlamamız gereken şey şu ki hiçbir zaman daha fazla personelimiz olmayacak ve düşmana karşı sayısal üstünlüğümüz de asla olmayacak. Bu nedenle bu üstünlüğü teknoloji yoluyla elde etmeliyiz.” demiştir.</p>



<p>Ona göre mevcut hedef, bu yıl piyade birliklerinin üçte birini insansız hava araçları ve robotlarla değiştirmektir.</p>



<p>Teknolojik gelişmeler ile personel temin ve bütünleme sıkıntısı, orduları askerlerin yerine yeni sistemler kullanmaya mecbur bırakmaktadır. Ancak henüz başlangıç safhasında olduğu söylenebilecek insansız kara sistemlerinin, harekât esnasında piyade birlikleri yerine tamamen kullanılmasının düşünülmemesi gerekir. Bu sistemlerin ancak bölgesel olarak ve bazı kesimlerde kullanılabileceği belirtilmelidir.</p>



<p>Kısacası, düşmanı imha etme ve hedefleri ele geçirme görevini piyade birlikleri yerine getirmeye devam edecektir. Ancak piyade birlikleri bu görevi, insansız sistemlerle karma bir yapı içinde icra edebilecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsansız Sistemler ile Konvansiyonel Taarruzlar Gerçekleşebilecek mi? &#8211; 2</title>
		<link>https://addrmagazine.com/insansiz-sistemler-ile-konvansiyonel-taarruzlar-gerceklesebilecek-mi-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Levent Köse]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2026 08:00:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[ADDR]]></category>
		<category><![CDATA[Defence Diplomacy]]></category>
		<category><![CDATA[Drone Üstünlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İnsansız Kara Araçları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsansız Kara Sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsansız Sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Harekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Robotları]]></category>
		<category><![CDATA[Otonom Sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[Robotik Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Taarruz Harekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=1767</guid>

					<description><![CDATA[İnsansız Kara Sistemlerinin Savaşta Kullanılması Ukrayna’da uzun süredir geliştirilmekte olan insansız kara sistemlerinin taarruz harekâtında veya savunma mevzilerinde düşman taarruzuna karşı kullanılması nihayet gerçekleşti. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin Nisan 2026’da yaptığı açıklamada, bu yeni taktiği kullanarak bir Rus mevzisinin ele geçirilmesinden duyduğu gururu dile getirmesinin ardından, Ukrayna ordusuna ait bir birlik, kara robotları kullanarak cephe hatlarına 100’den fazla saldırı düzenlediğini doğruladı. AFP’ye göre, bu savaş araçlarının kullanımında uzmanlaşmış ve Ukrayna 3. Saldırı Tugayı’nın bir parçası olan bir yetkili, “Bunlar karmaşık robotik saldırılar ve bu tür saldırıların toplam sayısı 100’ü aştı.” dedi. Kaynak, “Bu operasyonlar, düşman personelinin etkisiz hâle getirilmesinin yanı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">İnsansız Kara Sistemlerinin Savaşta Kullanılması</h4>



<p>Ukrayna’da uzun süredir geliştirilmekte olan insansız kara sistemlerinin taarruz harekâtında veya savunma mevzilerinde düşman taarruzuna karşı kullanılması nihayet gerçekleşti.</p>



<p>Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin Nisan 2026’da yaptığı açıklamada, bu yeni taktiği kullanarak bir Rus mevzisinin ele geçirilmesinden duyduğu gururu dile getirmesinin ardından, Ukrayna ordusuna ait bir birlik, kara robotları kullanarak cephe hatlarına 100’den fazla saldırı düzenlediğini doğruladı.</p>



<p>AFP’ye göre, bu savaş araçlarının kullanımında uzmanlaşmış ve Ukrayna 3. Saldırı Tugayı’nın bir parçası olan bir yetkili, “Bunlar karmaşık robotik saldırılar ve bu tür saldırıların toplam sayısı 100’ü aştı.” dedi. Kaynak, “Bu operasyonlar, düşman personelinin etkisiz hâle getirilmesinin yanı sıra sığınakların ve komuta merkezlerinin imha edilmesini de içeriyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca bunların artık münferit olaylar değil, sistematik muharebe operasyonları olduğunu; patlayıcı yüklü “intihar” robotlarının yanı sıra düşman kuvvetlerine ateş edebilen silahlarla donatılmış diğer robotların da kullanıldığını sözlerine ekledi.</p>



<p>Kaynak, robotların kullanımının genellikle çok sayıda kayıpla sonuçlanan piyade taarruzlarının yerini almasını sağladığını; ayrıca hedeflerin tespitini, etkisiz hâle getirilmesini ve düşman sızmasının önlenmesini mümkün kıldığını açıkladı. Ukraynalı Bölük Komutanı Makar ise “Piyadenin kullanılamadığı bölgelerde, sürekli muharebe operasyonları yürüten robotik sistemler konuşlandırıyoruz.” dedi.</p>



<h4 class="wp-block-heading">“Tarihte İlk Kez”</h4>



<p>2012’de Ukrayna-Donetsk ve Kırım’da başlayan Rusya-Ukrayna savaşından bu yana Rus ordusu, özellikle insansız hava araçlarının kullanımının artırılması konusunda Ukrayna güçleriyle teknoloji kullanma yarışına girdi. Ukrayna ise sık sık deniz İHA’ları ile karada yaralıları tahliye etmek ve artık saldırı başlatmak için robotik araçlar kullanıyor.</p>



<p>Bu haftanın başlarında Cumhurbaşkanı Zelenski, kara robotları ve insansız hava araçlarının savaş alanında bir Rus mevzisini ele geçirmesinin “tarihte ilk kez” gerçekleştiğini gururla ilan etti. Bu harekâtı icra eden Ukrayna tugay yetkilileri, Zelenski’nin tanımladığı bu ilk operasyonun 2025 yazında gerçekleştiğini belirtti.</p>



<p>Tugay komutanı, cephede Rusların tahkim edilmiş bir mevzisini imha etmek için her biri 30 kilogram patlayıcı taşıyan dört uzaktan kumandalı kara robotunun konuşlandırıldığını bildirdi. Şunları ekledi:</p>



<p>“İlk sistem girişi patlattı ve düşmanı içeriye saklanmaya zorladı. Ardından ikinci kara robot sistemi sığınağa yaklaştı ve girişin önünde durdu. Geriye kalan askerler durumlarının umutsuz olduğunu anlayınca, bir karton parçasına teslim olduklarını yazdılar.”</p>



<p>General, piyade birliklerinin mevziyi tam ölçekli bir saldırıyla ele geçirmek için iki kez girişimde bulunduğunu, ancak başarısız olduklarını ve kayıplar verdiklerini belirtti.</p>



<p>Bu sahne, savaşın kendisi kadar eskiydi: İki asker, ellerini havaya kaldırmış şekilde teslim oluyor ve karşı taraftan gelen emirleri dikkatle yerine getiriyordu.</p>



<p>Ancak bu olayda etrafta insan esir alan unsurlar yoktu. Bunun yerine iki Rus askeri, cephe hattından kilometrelerce uzakta güvenli bir konumdan bir pilot tarafından kontrol edilen Ukrayna kara robotlarına ve insansız hava araçlarına teslim oluyordu. İnsansız kara sistemlerinin üzerinde patlayıcı maddelerin yanı sıra çeşitli namlulu uçaksavarlar, piyade tüfekleri ve bombaatarlar gibi silah sistemlerinin de kullanıldığı açıklandı.</p>



<p>İnsansız kara sistemleri, Ukrayna’daki bu savaşın geleceğini temsil ediyor ve bu gelecek şu anda gerçekleşiyor.</p>



<p>Ukrayna’daki cephe hatlarının üzerindeki gökyüzü yıllardır insansız hava araçlarıyla dolu ve bu durum piyadeler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Sonuç olarak Ukraynalılar, kara insansız araçlarıyla —tekerlekli veya paletli uzaktan kumandalı araçlarla— ve kara robot sistemleriyle denemeler yapmaya başladı. Bunlar başlangıçta çoğunlukla yaralıları tahliye etmek ve birliklere ikmal sağlamak için kullanılıyordu. Ancak giderek artan şekilde muharebe ve saldırı görevlerinde de kullanılmaya başlandı.</p>



<p>Kara insansız araçlarının, daha büyük askerî araçlara kıyasla tespit edilmesi ve engellenmesi çok daha zordur. Hava araçlarıyla karşılaştırıldığında, her türlü hava koşulunda çalışabilir ve çok daha büyük yükler taşıyabilirler. Ayrıca daha dayanıklıdırlar ve çok daha uzun pil ömrüne sahiptirler.</p>



<p>2025 sonunda, Ukrayna Üçüncü Bağımsız Saldırı Tugayı’nın da bağlı olduğu birlik, makineli tüfekle donatılmış tek bir kara robotunun yalnızca hafif bakım ve iki günde bir pil şarjı gerektirerek 45 gün boyunca Rus ilerlemesini püskürtmeyi başardığını açıklamıştı. Sistemin basit ve ekonomik olduğu da görülmektedir.</p>



<p>Ukraynalı yetkili, Rusya’nın çok daha büyük askerî gücüne dikkat çekerek “Anlamamız gereken şey şu ki hiçbir zaman daha fazla personelimiz olmayacak ve düşmana karşı sayısal üstünlüğümüz de asla olmayacak. Bu nedenle bu üstünlüğü teknoloji yoluyla elde etmeliyiz.” dedi. Ona göre mevcut hedef, 2026 yılında piyade birliklerinin üçte birini insansız hava araçları ve robotlarla değiştirmek.</p>



<p>Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, 21 Nisan 2026 Salı günü yaptığı açıklamada, insansız hava araçları ve robotların yalnızca son üç ayda 22.000’den fazla görev gerçekleştirdiğini iddia etti. Zelenski, Ukrayna’nın askerî teknoloji endüstrisinin başarılarını kutlayan konuşmasında, “Bir savaşçı yerine bir robot en tehlikeli bölgelere gittiğinde, 22.000’den fazla hayat kurtarıldı.” dedi.</p>



<p>İngiliz savunma ve güvenlik düşünce kuruluşu Royal United Services Institute’ta kara savaşı uzmanı olan Robert Tollast, Ukrayna’daki yeni gelişmelerin, “bu robotların savaşın geleceği olup olmadığı konusunda şiddetli bir tartışmayı körükleyeceğini” söyledi.</p>



<p>Yapılan açıklamalarda, bu insansız silahlı kara sistemlerinin paletli veya tekerlekli olarak zemin durumuna göre nasıl kullanıldığı ya da düz olmayan zeminlerdeki ilerleme kabiliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi verilmedi. Ancak basit engellerin dışında, bu silahlı kara sistemlerinin şimdilik genellikle düz zeminli arazilerde kullanılabileceğini ifade etmek gerçekçi olacaktır.</p>



<p>Bu konuda olumsuz görüşe sahip bir yetkili ise kara insansız araçlarının araziyi fiilen elde tutmakta zorlanmasının muhtemel olduğunu söyleyerek, bunların piyade desteği olmadan tank kullanmaya benzediğini belirtti. Ancak aynı yetkili, bu sistemlerin şu anda “yaralı tahliyesinde, tehlikeli ikmal görevlerinde, mayın temizlemede ve giderek artan şekilde çatışmalarda askerlerin hayatını düzenli olarak kurtardığını” da ifade etti.</p>



<p>Yetkili, “Bu, hava insansız araçlarıyla yapılan gözlemlerin cephe hattına yakın hareketleri neredeyse ölümcül hâle getirdiği bir savaşta kritik öneme sahip. NATO’nun Ukrayna gibi savaşmadığı bir geleceği hayal etsek bile, bu sistemlerin diğer kuvvetlerde birçok kullanım alanı bulacağı neredeyse kesin.” diye ekledi. Özellikle ciddi personel sıkıntısı çeken ülkelerin bu alana ciddi yatırım yapacağını vurgulamak gerekir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Drone Üstünlüğü</h4>



<p>Dört yılı aşkın süren savaş, Ukrayna’yı savaş alanı insansız hava araçları ve robotik sistemler konusunda küresel bir lider olmaya zorladı. Ancak bu alandaki üstünlük mücadelesi, Ocak ayında Mihaylo Fedorov’un Ukrayna Savunma Bakanı olarak atanmasıyla daha da hız kazandı.</p>



<p>Fedorov daha önce Dijital Dönüşüm Bakanı’ydı ve bu görevinde Ukrayna’nın başarılı insansız hava aracı savaş projesini denetlemişti. Savunma Bakanlığı görevini devraldıktan sonra Fedorov, bakanlığın savaş planı olarak adlandırdığı, Ukrayna’nın “Rusya’yı barışa zorlama” planının taslağını tanıttı.</p>



<p>Strateji büyük ölçüde teknoloji ve verilere odaklanıyor. Yüzlerce şirket, hükûmet öncülüğünde yürütülen düzinelerce insansız hava aracı geliştirme ve üretim girişiminde yer alıyor. Fedorov, 19 Nisan 2026’da yaptığı açıklamada, nihai olarak ön cephe lojistiğinin tamamının karasal robotik sistemler tarafından yürütülmesini istediğini söyledi.</p>



<p>Savaş planı hem savunmaya hem de taarruza odaklanıyor. Amaç; veri ve teknolojiyi kullanarak her bir hava tehdidini gerçek zamanlı olarak tespit etmek, füzelerin ve insansız hava araçlarının en az yüzde 95’ini engellemek ve cephe hattı boyunca 15 ila 20 kilometre derinliğinde, insansız hava araçları ile robotların aralıksız çalıştığı bir “imha bölgesi” oluşturmaktır. Savunma Bakanlığı geçen hafta, bu yeni ve birleşik program kapsamında yaklaşık 1.000 mürettebatın hâlihazırda faaliyette olduğunu açıkladı.</p>



<p>Ukraynalı kara tabanlı insansız sistemler komutanı Zinkevych, ölçeklenebilirlik yeteneğinin kilit önem taşıdığını söyledi. Rusya’nın bu yarışta geride olduğunu ancak ilerleme kaydettiğini belirten Zinkevych, “Savaş alanında belirleyici faktör, teknolojiyi kimin icat ettiği ve nasıl uygulanacağını kimin bulduğu değil, uzun vadede kimin ölçeklendirmeyi başardığıdır.” dedi.</p>



<p>Analistlere göre son teknolojik gelişmeler, Ukrayna’ya savaş alanında açık bir insansız hava aracı avantajı sağladı. ABD merkezli bir çatışma izleme kuruluşu olan Savaş Çalışmaları Enstitüsü, bu insansız hava aracı üstünlüğünün “Rus ilerlemesinin durmasına ve Ukrayna’nın son karşı taarruzlarına muhtemelen katkıda bulunduğunu” değerlendirdi.</p>



<p>Analistler bir notta, “Her iki taraf da kesin bir üstünlük sağlayamamış olsa da Ukrayna’nın orta menzilli taarruz kampanyası, Ukrayna’nın üstünlüğü yeniden ele geçirmesine olanak sağladı.” ifadelerine yer verdi. Ayrıca “Ukrayna için şimdi en büyük zorluk, Rusya’nın vereceği karşılık karşısında bir adım önde kalmak olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Uzmanlık Karşılığında Füze Takası</h4>



<p>İnsansız hava araçlarının savaş alanındaki üstünlüğü savaşın sonucunu tek başına belirlemese de Ukrayna’nın insansız hava aracı savaşındaki açık üstünlüğü Avrupa dışında da daha fazla ilgi çekiyor.</p>



<p>Örneğin Orta Doğu’da, konvansiyonel askerî yeteneklerini geliştirmek için büyük miktarda para yatırmış birçok ülke, İran çatışmasının başlamasından bu yana, beklenmedik bir şekilde 50.000 dolara mal olan bir insansız hava aracını düşürmek için 4 milyon dolarlık füzeler kullanmak zorunda kaldı.</p>



<p>Ukrayna’nın sınırlı kaynakları, insansız hava araçlarıyla mücadele etmek için daha ucuz ve çok daha etkili yöntemler geliştirmesini zorunlu kıldı. Daha önce isteksiz davranan müttefikler artık Ukrayna’yı dinliyor.</p>



<p>Zelenski; Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaret ettikten sonra Türkiye ve Suriye’ye geçerek Orta Doğu’ya bizzat seyahat etti. Bu ziyaretlerde, destek karşılığında Ukrayna’nın zorlu mücadelelerle kazandığı uzmanlığı paylaşmayı teklif etti. Ukrayna’nın Orta Doğu’daki Körfez ülkelerine sunabileceği çok şey olduğu ifade edildi. Bu ülkeler de Ukrayna’nın acilen ihtiyaç duyduğu kaynaklara, örneğin hava savunması için füzelere sahip. Zelenski ayrıca birçok Avrupa ülkesiyle bir dizi yeni anlaşma imzaladı.</p>



<p>Ukrayna ve dünyadaki herhangi bir ordu için bir sonraki büyük gelişme elbette yapay zekâdır. Ukrayna, gerçek savaş alanı verilerini kullanarak insansız sistemler için yapay zekâ modelleri geliştirme ve eğitme konusunda önemli adımlar atıyor.</p>



<p>Ancak birçok kişi, kara dronlarında yapay zekâ kullanımına karşı temkinli yaklaşıyor. Zinkevych, bazı süreçlerin otomatikleştirilebileceğini düşünse de tamamen otonom teknolojilerin savaş alanında yeri olup olmadığından emin olmadığını söyledi. “Son karar her zaman bir insan tarafından verilmelidir.” dedi. Ardından şu soruları yöneltti: “Silahları yapay zekâya emanet eder miydiniz? Dostu düşmandan ayırt edebileceğinden nasıl emin olabiliriz? Bir arıza olmayacağından veya bir şeylerin ters gitmeyeceğinden nasıl emin olabiliriz?”</p>



<p>Yine de eski bir piyade ve taarruz birlikleri komutanı olarak şimdi robotlardan sorumlu olan Zinkevych, son dört yılda izlediği teknolojik gelişmeler karşısında sürekli olarak hayrete düştüğünü söyledi.</p>



<p>“Eğer 2022’de kendimi böyle konuşurken duysaydım, bir deli konuşuyor derdim. Hepsi bilim kurguydu.” dedi.</p>



<p>Ancak artık tamamen bu işe odaklanmış durumda. “İnsan hayatı paha biçilmezdir; robotlar ise kan dökmez. Buna dayanarak benim görüşüm, robotik kara sistemlerinin çok daha hızlı, çok daha büyük ölçekte geliştirilmesi ve savaş alanında kullanılmak üzere küresel bir sistem olarak uygulanması gerektiğidir.”</p>



<h4 class="wp-block-heading">Ukrayna’nın Rusya’ya Cevabı: İnovasyon</h4>



<p>Dört yılı aşkın süren savaşın ardından, kendini savunmak zorunda kaldığı bir dönemde Ukrayna, dünya standartlarında bir insansız hava aracı üretim ve savunma sanayisi kurdu. Garajlardaki annelerin, girişimlerdeki yazılımcıların ve cephedeki askerlerin gerçek zamanlı olarak deneyler yaptığı dağınık bir savunma sanayisi, Rusya’nın eşleşemediği bir saldırı ve savunma insansız hava aracı ekonomisini sıfırdan inşa etti.</p>



<p>Bugün Rusya günde daha fazla insansız hava aracı üretirken, Ukrayna uyum ve etkinlik açısından çok daha ileridedir. Ukrayna’nın insansız hava araçları artık cephe hatlarına hâkim durumdadır ve haftada binlerce Rus askerinin kayıp vermesine neden olmaktadır. Bir Ukraynalı askerin Reuters’a söylediği gibi, hiçbir Rus askeri Ukrayna insansız hava araçları tarafından vurulmadan açık bir alana girememektedir.</p>



<p>Hudson Enstitüsünün yakın tarihli bir analizine göre Ukrayna, savaşta her gün yaklaşık 10.000 insansız hava aracı kullanıyor. Bu araçlar, Rusya’nın derinliklerinde ateşle taarruzlar düzenliyor ve Rusya’nın eskiyen savunma sistemlerini tahrip ediyor. Cephe hatlarındaki hedefleri imha ederek Rus kayıplarının neredeyse yüzde 80’ini oluşturuyor. Savunma maksatlı insansız hava aracı sistemleri ise yenilenebilir önleyici füzeler aracılığıyla Şahed tipi insansız hava araçlarını düşürerek Ukraynalıların hayatlarını koruyor.</p>



<p>Nisan 2026 ortasında düzenlenen bir saldırıda, Ukrayna’nın Rusya tarafından fırlatılan 324 insansız hava aracından 309’unu etkisiz hâle getirdiği bildirildi.</p>



<p>Ancak Rusya, Nisan ayının üçüncü haftasında 18 kişinin ölümüne yol açan saldırı da dâhil olmak üzere, Ukrayna’ya karşı ölümcül sürü saldırıları düzenleme kapasitesini hâlâ koruyor. Bununla birlikte kitle ve ölçek bakımından Ukrayna da arayı kapatıyor. Savunma Bakanlığı, yalnızca 2026 yılında 7 milyondan fazla insansız hava aracı üretmeyi planladığını açıkladı. Bu, çoğu Batılı savunma firmasının ulaşamadığı bir ölçektir.</p>



<p>Ukrayna’nın insansız hava araçları maliyet açısından da verimlidir. Bağımsız bir Ukrayna güvenlik merkezinin yakın tarihli bir raporuna göre, bir SİHA önleme uçağının maliyeti bir Şahed’in maliyetinden on kat daha düşüktür. Bu maliyet, Şahed’in 20.000-50.000 dolarlık maliyetine karşılık yaklaşık 3.000-5.000 dolar seviyesindedir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Temel Harekât Nevilerinde Kara İnsansız Sistemlerinin Manevra ve Ateş Gücü Olarak Kullanılması</h4>



<p>Taarruz harekâtında taktik seviyedeki birliklere yaklaşık olarak tugay için 1-4 kilometre, tabur için 800 metre-2 kilometre, bölük için ise 300-800 metre genişliğinde bir hedef tahsis edilebilmektedir. Elbette bu mesafeler; düşman durumu, ilave teçhizat ve silah durumuna göre artabilmektedir.</p>



<p>Düşmana doğru yaklaşan manevra piyade birliği de zırhlı araçlarından inerek belli bir mesafeden itibaren yaya olarak hedefine yaklaşacaktır. Zırhlı araçlar da kule ve ateş mevzilerinden yaya unsurları ateşle destekleyecektir.</p>



<p>Takım seviyesinde hedef genişliğinin 300 metre civarında olduğu düşünüldüğünde, bu bölgede mevzilenmiş düşmanı imha etmek için 10-15 adet insansız silahlı kara aracının —her biri 12,7 mm silah monteli— gerekebileceği öngörülmektedir. Elbette bu taarruz eden insansız kara araçları üzerinde dron desteği de olacaktır.</p>



<p>Bu hesaplama bölük seviyesinde yapıldığında, 300-800 metrelik taarruz hedefini ele geçirmek ve orada mevzilenmiş düşmanı imha etmek için yaklaşık 20-30 adet insansız silahlı kara aracının —her biri 12,7 mm silah monteli— gerekebileceği öngörülmektedir. Bölük taarruzunu destekleyen dronlar ve diğer ateş destek unsurları da elbette olacaktır.</p>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsansız Sistemler ile Konvansiyonel Taarruzlar Gerçekleşebilecek mi? &#8211; 1</title>
		<link>https://addrmagazine.com/insansiz-sistemler-ile-konvansiyonel-taarruzlar-gerceklesebilecek-mi-1/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Levent Köse]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2026 13:24:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Görüş]]></category>
		<category><![CDATA[ADDR]]></category>
		<category><![CDATA[Defence Diplomacy]]></category>
		<category><![CDATA[İnsansız Kara Sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsansız Sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Harekâtı]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Robotları]]></category>
		<category><![CDATA[Otonom Sistemler]]></category>
		<category><![CDATA[Robotik Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma Sanayii]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna savaşı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://addrmagazine.com/?p=1764</guid>

					<description><![CDATA[İnsansız Kara Sistemlerinin Başlangıcı Son dönemdeki savaşlar incelendiğinde, bu bölgelerde gökyüzü tehlikeli hâle geldiyse, kara harekâtının icra edildiği yer sahasının da gerçekten ölümcül bir tuzağa dönüştüğü görülmektedir. Bu nedenle savaş planlayıcıları, daha fazla asker veya ek insanlı savaş platformu sahaya sürmek yerine, her platforma insansız sistemleri, yani robotları dâhil etmektedir. Son birkaç yılda Ukrayna ve Gazze’de görüldüğü üzere kara savaşları büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Keşif ve taarruz amaçlı İHA’lardaki gelişmeler, sürekli ateş altında bulunan ön cephe bölgesi olan “ölüm bölgesi”ni önemli ölçüde genişletmiştir. Temas hattı artık yalnızca ön cephe değil, bütün harekât alanı hâline gelmiştir. Bu durum, gizli birlik hareketini]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h4 class="wp-block-heading">İnsansız Kara Sistemlerinin Başlangıcı</h4>



<p>Son dönemdeki savaşlar incelendiğinde, bu bölgelerde gökyüzü tehlikeli hâle geldiyse, kara harekâtının icra edildiği yer sahasının da gerçekten ölümcül bir tuzağa dönüştüğü görülmektedir. Bu nedenle savaş planlayıcıları, daha fazla asker veya ek insanlı savaş platformu sahaya sürmek yerine, her platforma insansız sistemleri, yani robotları dâhil etmektedir.</p>



<p>Son birkaç yılda Ukrayna ve Gazze’de görüldüğü üzere kara savaşları büyük bir dönüşüm geçirmiştir. Keşif ve taarruz amaçlı İHA’lardaki gelişmeler, sürekli ateş altında bulunan ön cephe bölgesi olan “ölüm bölgesi”ni önemli ölçüde genişletmiştir. Temas hattı artık yalnızca ön cephe değil, bütün harekât alanı hâline gelmiştir. Bu durum, gizli birlik hareketini neredeyse imkânsız hâle getirmiş ve lojistiği karmaşıklaştırmıştır.</p>



<p>Aynı zamanda; ateş desteği, ön cephe ikmali ile yaralı ve şehitlerin tahliyesi için giderek daha fazla kullanılan kara robotik sistemlerinin (KRS) gelişimi hızlanmış ve personele yönelik riskler azalmıştır. Bütün bu gelişmelerin temelinde insan unsurunun yer aldığı görülmektedir. İnsan zayiatının yüksekliği ve bu zayiatın bütünlenmesindeki sorunlar, ülkeleri giderek artan şekilde insansız sistemleri kullanmaya yöneltmektedir.</p>



<p>İnsansız sistemler kapsamında ilk olarak İHA ve SİHA’lar öne çıkmıştır. Savaş ihtiyaçları ve sahadaki gelişmeler sonrasında önce deniz insansız sistemleri, ardından çeşitli maksatlara yönelik insansız kara sistemleri görülmüştür. Önceleri lojistik amaçlı kullanılmaya başlanan insansız kara sistemleri, üzerlerine çeşitli silahların monte edilmesiyle ateş gücü unsuru olarak da kullanılmaya başlanmıştır. Ukrayna’da yüksek personel zayiatı ve bu zayiatın bütünlenmesine ilişkin sorunlar arttıkça, silahlı insansız kara sistemleri muharebe sahasında yoğun şekilde kullanılmaya başlanmıştır.</p>



<p>Kara, deniz ve havada insansız sistemlerin gelişmesi ve kullanılmasında şu faktörler öne çıkmaktadır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Her şeyden önce insan faktörünün en başta gelmesi, muharip asker bulmanın giderek zorlaşması ve insan gücünün sürekli azalması;</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>İkinci olarak, asimetrik tehditlerin yoğunlaşması; bu kapsamda düşman unsurların pahalı ve gelişmiş güçleri hedef almak için patlayıcılar ve insansız hava araçları gibi nispeten düşük maliyetli ancak gelişmiş araçları giderek daha fazla kullanması;</li>
</ul>



<ul class="wp-block-list">
<li>Üçüncü olarak, savaş temposunun hızlanması ve harekât alanının daha hızlı karar alma ve uygulama süreçlerini gerektirmesi. İnsan bilişsel kapasitesi doğası gereği sınırlıyken, otonom sistemler çok daha yüksek hızlarda bilgi toplayabilir, işleyebilir ve sunabilir. Son olarak, yenilik caydırıcılığın temel taşı hâline gelmiştir. Teknolojik üstünlük gösteren bir devlet hem savaş alanında başarı elde edebilir hem de rakiplerine güçlü bir psikolojik mesaj verebilir.</li>
</ul>



<p>Bu bağlamda insansız sistemlerin kullanılması yalnızca yeni bir platform değişimi değil, aynı zamanda derin bir kavramsal dönüşümdür. Bu dönüşüm, tamamen insan gücünden oluşan bir savaş gücünden, tek ve organik bir sistem gibi çalışan hibrit insan-makine gücüne geçişi temsil etmektedir.</p>



<p>Ülkelerin kara kuvvetlerinin en önemli amaçlarından biri, insan hayatına yönelik riski azaltmaktır. Otonom platformlar, “sıkıcı, kirli ve tehlikeli” görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmıştır. Daha az risk altındaki asker, daha az kayıp anlamına gelir ve zaman içinde operasyonel sürekliliğin sağlanmasına katkı sunar.</p>



<p>Bu platformlar ayrıca operasyonel güç çarpanı etkisi de yaratmaktadır. Bir muharebe timi, aynı insan gücüyle savaş alanına daha büyük bir ateş gücü ve etki alanı taşıyabilmekte; böylece kısıtlı profesyonel insan gücüne olan bağımlılık önemli ölçüde azalmakta ve çok daha güçlü bir birlik yapısı ortaya çıkmaktadır. Kara birlikleri, arazide en uygun şekilde konumlandırılmış çok sayıda sensör taşıyan platformlar aracılığıyla durumsal farkındalığı artırabilir ve tüm kuvvet için daha zengin, daha anlamlı ve daha ilgili bir savaş alanı resmi oluşturabilir.</p>



<p>2022’den beri devam eden Ukrayna’daki savaşta, her cephede Rus birliklerinin nispi muharebe gücü üstünlüğü çok yüksek seviyelerde olmuş ve olmaya devam etmektedir. Ukrayna ise nispi muharebe gücünde denge sağlayabilmek için bu konuda stratejik bir karar almış, teknolojik alanlara yatırım yapmış ve insansız sistemler alanında adeta devrim niteliğinde gelişmeler ortaya koymuştur. Önce havada, ardından denizde ve son olarak karada insansız sistemlere yatırım yapmıştır. Bu teknolojik yatırımlar ve insansız sistemlerin muharebe alanında kullanılmasıyla bir denge yaratmaya çalışmıştır.</p>



<p>2025 yılıyla birlikte Ukrayna, insansız kara sistemlerini ateş ve manevra unsuru olarak kullanmaya başlamış ve bu alanda sonuç almaya başlamıştır.</p>



<p>Son zamanlarda bildirildiği üzere Ukrayna, savaşta bir ilk olarak, Rus askerlerini teslim olmaya zorladığını ve mevzilerini yalnızca insansız hava araçları ile kara robotları kullanarak, piyade unsuru olmadan ele geçirdiğini açıklamıştır. Rus askerlerinin cephede hem insansız hava araçlarına hem de kara robotlarına teslim olduğu belirtilmektedir.</p>



<p>Ukraynalı yetkililer, kara robotlarının, yani insansız kara sistemlerinin son üç ayda cephelerde 22.000’den fazla görev gerçekleştirdiğini açıklamıştır. Rusya’dan çok daha küçük bir nüfusa sahip olan ve Batı tarafından sağlanan silahlardaki eksikliklerle sık sık mücadele eden Ukrayna, yerli üretim sistemlerle insan gücü ve teçhizat açığını kapatmak için insansız hava araçlarına ve insansız kara araçlarına yönelmiştir.</p>



<p>Ukrayna, insansız hava aracı cephaneliğini genişlettiği gibi; yaralıları tahliye eden, teçhizat taşıyan, mayın döşeyen, silah ateşleyen ve Rus mevzileri içinde kendini imha eden insansız kara araçlarından oluşan giderek büyüyen bir envantere de sahip olmuştur. Rus askerlerinin bu savaşta hem insansız hava araçlarına hem de kara robotlarına teslim oldukları kaydedilmiştir.</p>



<p>Bu teslim olma süreçleri arasında, operatöre yerleşik kamera aracılığıyla iletilen teslim olma mesajları ile insansız hava araçları tarafından bırakılan teslim olma talimatı notlarının etkili olduğu görülmektedir. Ukrayna’nın kara robotları alanında sonraki aylarda hızlı ilerleme kaydettiğini, haberi ilk olarak İngilizce konuşan kitlelere aktaran Kanada NATO Derneği Kıdemli Editörü Olena Kryzshanivska belirtmiştir.</p>



<p>Kryzshanivska, Şubat ayında CNAS Kıdemli Üyesi Sam Bendett ile yaptığı röportajda, “Bu yılın başlarında bile insansız kara araçlarının taarruz görevlerinde kullanıldığına dair belgelenmiş birkaç vaka gördük. Ya el bombası atıyorlardı ya da bazen mevzilerdeki Rus birliklerine saldırıyorlardı.” ifadelerini kullanmıştır. Bu tür birleşik robotik hızlı manevra, Ukrayna’nın onlarca yıllık askerî doktrini yeniden gözden geçirmeye zorlamasının yollarından biri olarak öne çıkmakta ve NATO da bu gelişmeyi yakından takip etmektedir.</p>



<p>Şubat ayında NATO Müttefik Dönüşüm Komutanlığı, “birkaç pratik kuvvet seçeneği oluşturmak ve bunları gerçekçi senaryolara karşı test ederek neyin işe yaradığını ve operasyonlarda kullanmak için ne gerektiğini görmek” amacıyla Kuvvet Ölümcüllüğünü Artırma çalışmasının genişletildiğini duyurmuştur.</p>



<p>NATO, kara ve hava robotlarının saldırılarda insan askerlerin yerini alacak şekilde nasıl kullanılabileceğini araştırmaktadır. Ukrayna ise bunu bir yıldan fazla süredir sahada uygulamaktadır. Ancak bu durum, Rusya’nın kendi giderek daha otonom hâle gelen tek yönlü saldırı dronlarıyla sürdürdüğü saldırıları durdurmamıştır.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Harp ve Taarruz</h4>



<p>Harp, devletlerin diplomatik yollarla isteklerini kabul ettiremediklerinde giriştikleri silahlı mücadeledir. Harekât ise askerî güç unsurlarının barışta ve harpte icra ettiği askerî faaliyetlerdir. Harp, silahlı bir mücadele; harekât ise bu mücadeleyi kazanmaya yönelik icra edilen askerî faaliyetler bütünüdür. Silahlı kuvvetlerin icra ettiği harekât çeşitleri, harbi kazanmayı hedeflemektedir.</p>



<p>Kriz durumu; ülkenin millî menfaatlerini, millî hedeflerini, siyasal, sosyal ve ekonomik yaşamını olumsuz yönde etkileyebilecek veya tehlikeye sokabilecek; aniden ortaya çıkan beklenmedik durum ve olaylarla bağlantılı, silahlı çatışma ihtimalini de içeren, harbe girilmesi ya da normal şartlara dönülmesiyle sonuçlanan barış dönemi durumudur.</p>



<p>Kriz yönetiminin nihai hedefi, millî menfaatlerden taviz vermeden normal şartlara dönülmesidir. Bununla birlikte kriz yönetimi sürecinde millî menfaatlere ulaşılamayacağı değerlendirildiği durumlarda, kriz tırmandırılarak harp durumuna geçilebilir. Amaç, kriz durumunda caydırıcılığı sağlayarak millî menfaatleri elde edebilmektir. Eğer caydırıcılık sağlanamazsa, millî menfaatler için savaş bazen kaçınılmaz olmaktadır.</p>



<p>Savaşta ülkelerin kara birlikleri hedeflerine taarruz harekâtı ile ulaşmaya çalışır. Taarruz, maksadı düşmana zorla kabul ettirmek için kullanılan vasıtadır. Taarruzi harekât; komutanın muharebe sahasında inisiyatifi elde bulundurmasını, isteklerini düşmana kabul ettirmesini, kesin sonuç yeri ve zamanını seçmesini, düşmanın hassas taraflarını istismar etmesini, değişen durumlardan süratle yararlanmasını ve beklenmedik gelişmeleri karşılamasını mümkün kılar.</p>



<p>Taarruzi harekât, hasmı taarruz eden tarafın iradesine tabi kılar; hasmı karşı teşebbüsten alıkoyar, tedbir aramaya ve almaya zorlar.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Taarruzda Zayiat Durumu</h4>



<p>Taarruz harekâtında planlayıcılar, yaptıkları planda personel, lojistik ve hasar zayiatı kaybını hesaplar; harekâtı asgari kayıplarla gerçekleştirmeye çalışır.</p>



<p>Hâlen mevcut mavi doktrin esaslarına göre, bir taarruz harekâtında 4.000 kişilik mevcuda sahip bir mekanize piyade tugayının, üç günlük taarruz harekâtı sonucunda, 1/3 nispi muharebe gücü üstünlüğüne sahip ve hazırlanmış mevzilerde savunan düşmana karşı verebileceği zayiat durumu şu şekilde hesaplanmaktadır:</p>



<p>İlk gün: 4.000 x 2,48 / 100 = 99 personel zayiatı</p>



<p>İkinci gün: 4.000 x 1,88 / 100 = 75 personel zayiatı</p>



<p>Üçüncü gün: 4.000 x 1,88 / 100 = 75 personel zayiatı</p>



<p>Üç günlük taarruz harekâtı sonrasında toplam 249 personel zayiatı verileceği hesaplanmaktadır. Bu da yaklaşık iki mekanize piyade bölüğü kadar zayiat anlamına gelmektedir.</p>



<p>Bu 249 personel zayiatının 45’inin şehit, 179’unun yaralı ve 25’inin esir-kayıp olacağı tahmin edilmektedir.</p>



<p>Uzun devre zayiat, yani 20 günlük hesaplama yapıldığında ise 4.000 x 1,25 x 20 gün = 1.000 personel zayiatı verileceği hesaplanmaktadır. Ukrayna’da 2022’den beri devam eden savaşta, bu doktrine göre verilecek zayiatın yüksekliğini herkes öngörebilir.</p>



<p>Zayiatın personel durumuna bakıldığında ise 10 subay, 21 astsubay ve 218 erbaş/erden oluştuğu görülmektedir.</p>



<p>Kullanılan mavi doktrin esasları, güncel muharebe koşullarını tam olarak içermemektedir. Bu esaslar mutlaka günümüz muharebe ortamına göre değiştirilmelidir. Tugaylarımızın kadrolarının çoğunun profesyonel personelden oluşması, birliklerimizin mevcut araç ve teçhizat durumu, zayiat mevcudunun rütbelere göre dağılımının gerçeğe uygun olmaması, muharebe sahasında askerlere etki eden sistemlerin sayısının ve şiddetinin artması gibi nedenlerle, bu doktrine göre yapılan zayiat hesaplamasının gerçek muharebe durumunu yansıtamayacağı söylenebilir.</p>



<p>Bütün bunlara rağmen belirli oranda zayiat verileceği; harekât süresi arttıkça, uzun devre zayiat hesabında görüldüğü gibi zayiat sayısının da artacağı ve bunun birliğin muharebe etme gücünü azaltacağı öngörülebilir. Ayrıca bu zayiatı hemen karşılayacak personel bütünlemesi yoksa, ciddi nispi muharebe gücü kaybı yaşanacağını rahatlıkla ifade edebiliriz.</p>



<p>Benzer şekilde İngiltere Kara Kuvvetleri Komutanlığı mevcuduna bakıldığında, uzun yıllar boyunca yetersiz savunma bütçesi nedeniyle ordunun düzenli asker sayısının Soğuk Savaş’ın sonundaki 153.000 seviyesinden 73.790’a düştüğü görülmektedir. Gönüllü yedek kuvvetler toplam 31.900 personelden oluşmakta olup, silahlı kuvvetler personelinin yüzde 17,5’ini teşkil etmektedir. Bu personel akşamları ve hafta sonları eğitim almaktadır.</p>



<p>Görüldüğü üzere kara kuvvetleri mevcudu azalmış; bir savaş boyunca zorunlu askerlik de bulunmadığında, zayiatı karşılayacak yeterli personel bütünlemesi mümkün olmayabilecektir. Bütün Avrupa ülkelerinde benzer durumlar vardır. Artık tek bir asker kaybı dahi son derece önemli hâle gelmekte ve toplumlarda infial yaratabilmektedir. Bu nedenle çare olarak teknolojiye yatırım yapılması ve insan yerine insansız sistemlerin kullanılması ön plana çıkmaktadır.</p>



<p>İngiltere’de stratejik yedek asker sayısının “teorik olarak” 90.000 olduğu tahmin edilmektedir. Ancak bu sayı, nitelikli sektörlerdeki örtüşme nedeniyle bir çatışma durumunda geri çağrılabilecek gerçekçi bir sayı değildir.</p>



<p>Günümüzde insanın giderek artan değeri, insan kaybına karşı toplumların hoşgörüsüzleşen tepkileri ve ülkelerde silahlı kuvvetleri destekleyebilecek yeterlilikte olmayan personel bütünleme sistemleri, silahlı kuvvetleri insan kaybını azaltacak sistemleri muharebe sahasında kullanmaya mecbur bırakmaktadır.</p>



<p>Bu arayış, Ukrayna’daki savaşta başlayan kara harekâtında, insansız sistemlerin asker zayiatının en fazla olabileceği kara harekâtı türlerinde, örneğin taarruz harekâtında, kullanılmaya başlandığını göstermiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
