Filipinler Çin gerilimi, Pekin’in Manila Büyükelçisi Jing Quan’ın askerî güç kullanımına ilişkin açıklamalarının ardından diplomatik boyuta taşındı. Filipinler Dışişleri Bakanlığı, 19 Ekim 2026 tarihinde Çin Büyükelçisini bakanlığa çağırarak söz konusu ifadelerden duyduğu rahatsızlığı iletti. Manila yönetimi açıklamaları tehdit olarak değerlendirirken Pekin, büyükelçinin sözlerinin bağlamından koparıldığını savundu. Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik anlaşmazlıkları nedeniyle ilişkileri gergin seyreden iki ülke arasındaki diplomatik görüş ayrılığı devam ediyor.
Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik anlaşmazlıkları nedeniyle ilişkileri gergin seyreden iki ülke arasında bu kez diplomatik temsilcilerin açıklamaları yeni bir tartışma başlattı.
Filipinler Dışişleri Bakanı Maria Theresa Lazaro, Çin Büyükelçisi Jing Quan ile gerçekleştirdiği görüşmede diplomatik temsilcilerin kullandığı dilin mevcut anlaşmazlıkları derinleştirmemesi gerektiğini vurguladı.
Manila yönetimi, Çin’in askerî güç üstünlüğüne ilişkin ifadelerini kabul edilemez bulurken Pekin, açıklamaların yanlış yorumlandığını ileri sürdü.
Çin Büyükelçisi Bakanlığa Çağrıldı
Filipinler Dışişleri Bakanlığı, Çin’in Manila Büyükelçisi Jing Quan’ı 19 Ekim’de bakanlığa çağırdı.
Dışişleri Bakanı Maria Theresa Lazaro, büyükelçinin önceki hafta basın mensuplarına yaptığı açıklamalardan duyulan rahatsızlığı doğrudan iletti.
Bakanlıktan yapılan açıklamada Jing’in sözlerinin iki ülke arasında güç kullanımına yönelik bir tehdit içerdiği değerlendirmesine yer verildi.
Lazaro, büyükelçinin ifadelerini kışkırtıcı ve kabul edilemez olarak nitelendirdi.
Açıklamaların Çin ile Filipinler arasındaki hassas diplomatik ortamı daha da olumsuz etkilediği belirtildi.
Filipinler Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların mevcut diplomatik kanallar ve ikili görüşme mekanizmaları üzerinden ele alınması gerektiğini vurguladı.
Bakanlık, özellikle Güney Çin Denizi gibi hassas konularda diplomatik diyaloğun korunmasının önemine dikkat çekti.
Tartışmanın Merkezinde Askerî Güç Açıklaması Var
Diplomatik krize neden olan açıklamalar, Çin Büyükelçisi Jing Quan’ın önceki hafta gazetecilerin sorularını yanıtlaması sırasında gündeme geldi.
Jing, Çin ile Filipinler arasında yaşanabilecek bir çatışmada ülkesinin kolaylıkla üstün gelebileceğini ifade etti.
Büyükelçi, bununla birlikte Çin’in barıştan yana olduğunu ve askerî güç kullanmak istemediğini de belirtti.
Açıklama, Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro’nun Çin’i bölgede sorunlara neden olan bir ülke olarak nitelendirmesine ilişkin soruya yanıt olarak yapılmıştı.
Manila yönetimi, büyükelçinin güç kullanmayacaklarına ilişkin ifadesine rağmen askerî üstünlük vurgusunun tehdit niteliği taşıdığı görüşünü benimsedi.
Çin tarafı ise sözlerin tamamının dikkate alınması gerektiğini savunuyor.
Pekin’den Filipinler’e Tepki
Filipinler’in Çin Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına çağırmasının ardından Pekin yönetiminden açıklama geldi.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, 19 Ekim’de düzenlediği basın toplantısında Filipinler’deki bazı siyasetçilerin Çin ile ilgili konuları kasıtlı biçimde büyüttüğünü ileri sürdü.
Mao, bu tür açıklama ve girişimlere kesinlikle karşı olduklarını belirtti.
Filipinler yönetiminin bazı siyasetçilerin sorumsuz söz ve eylemlerini engellemek için somut adımlar atması gerektiğini savundu.
Çinli sözcü, iki ülke arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesinin hem Pekin’in hem de Manila’nın yararına olacağını ifade etti.
Çin’in Manila Büyükelçiliği de önceki hafta yaptığı açıklamada Jing Quan’ın sözlerinin seçilerek aktarıldığını ve gereğinden fazla yorumlandığını ileri sürmüştü.
Böylece taraflar, büyükelçinin açıklamalarının niteliği konusunda farklı değerlendirmelerini sürdürdü.
Büyükelçinin Sınır Dışı Edilmesi Gündeme Geldi
Çin Büyükelçisinin sözleri Filipinler’de siyasi tartışmalara da neden oldu.
Bazı Filipinli milletvekilleri, Jing Quan’ın açıklamalarının ardından büyükelçinin ülkeden çıkarılması yönünde çağrıda bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning’e 19 Ekim’deki basın toplantısında bu çağrılar da soruldu.
Mao, Filipinler’deki bazı siyasi çevrelerin Çin’e ilişkin konuları tırmandırdığını savunarak çağrılara tepki gösterdi.
Ancak Manila yönetimi, büyükelçinin sınır dışı edilmesine yönelik kesinleşmiş bir karar açıklamadı.
19 Ekim itibarıyla Filipinler’in attığı resmî adım, büyükelçinin Dışişleri Bakanlığına çağrılması ve kendisine diplomatik itirazın iletilmesi oldu.
Güney Çin Denizi’nde Egemenlik Anlaşmazlığı
Çin ile Filipinler arasındaki son diplomatik gerilimin arka planında Güney Çin Denizi’ndeki uzun süredir devam eden egemenlik ve deniz yetki alanı anlaşmazlıkları bulunuyor.
Çin, Güney Çin Denizi’nin büyük bölümünde tarihsel haklara dayandırdığı egemenlik iddialarını sürdürüyor.
Filipinler ise Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında belirlenen münhasır ekonomik bölgesindeki haklarını savunuyor.
İki ülkenin sahil güvenlik unsurları ve diğer kamu gemileri, tartışmalı sularda sık sık karşı karşıya geliyor.
Manila yönetimi, Çin Sahil Güvenliğinin Filipinler’in münhasır ekonomik bölgesinde faaliyet gösteren gemilere yönelik saldırgan ve tehlikeli müdahalelerde bulunduğunu belirtiyor.
Pekin ise Çin’e ait olduğunu savunduğu sularda yabancı gemilere karşı hukuki yetkilerini kullandığını ileri sürüyor.
Tarafların birbirine yönelttiği suçlamalar, denizde yaşanan olayların ardından diplomatik açıklamalarla da devam ediyor.
2016 Tahkim Kararı Anlaşmazlığın Merkezinde
Güney Çin Denizi’ndeki hukuki anlaşmazlığın önemli başlıklarından birini 2016 yılında verilen uluslararası tahkim kararı oluşturuyor.
Filipinler’in başvurusu üzerine Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesinde oluşturulan tahkim heyeti, Çin’in dokuz kesik çizgiyle ifade ettiği tarihsel hak iddialarının sözleşmede öngörülen sınırların ötesinde hukuki dayanağı bulunmadığına hükmetmişti.
Kararda ayrıca tarafların deniz yetki alanlarına ilişkin çeşitli hukuki değerlendirmelere yer verilmişti.
Çin yönetimi ise tahkim sürecine katılmadı ve kararı tanımadığını açıkladı.
Pekin, Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik ve deniz yetki alanı iddialarını sürdürürken Manila, 2016 kararını deniz yetki alanlarına ilişkin temel hukuki dayanaklarından biri olarak kabul ediyor.
Bu görüş ayrılığı, iki ülke arasındaki deniz güvenliği anlaşmazlıklarının çözümünü zorlaştıran başlıklar arasında yer alıyor.
ABD ile Savunma İş Birliği de Gündemde
Filipinler ile Çin arasındaki gerilim, Manila’nın ABD ile savunma iş birliğini geliştirdiği bir dönemde devam ediyor.
Filipinler, ABD’nin Hint-Pasifik bölgesindeki antlaşmalı müttefikleri arasında bulunuyor.
İki ülke, 1951 tarihli Karşılıklı Savunma Antlaşması çerçevesinde askerî iş birliğini sürdürüyor.
Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. döneminde Washington ile ortak askerî tatbikatlar ve savunma faaliyetleri genişletildi.
ABD, Güney Çin Denizi’nde Filipinler’e ait kamu gemilerine, uçaklara ve silahlı kuvvetler unsurlarına yönelik silahlı saldırıların karşılıklı savunma yükümlülüklerini gündeme getirebileceğini daha önce açıklamıştı.
Çin ise ABD ile Filipinler arasındaki askerî iş birliğinin bölgesel güvenliğe olumsuz etkileri olabileceğini savunuyor.
Bununla birlikte 19 Ekim’deki diplomatik gelişme kapsamında ABD’nin yeni bir askerî konuşlandırma veya müdahale kararı aldığına ilişkin açıklama bulunmuyor.
Diplomatik Görüş Ayrılığı Devam Ediyor
Filipinler’in Çin Büyükelçisi Jing Quan’ı Dışişleri Bakanlığına çağırması, iki ülke arasındaki gerilimin diplomatik alanda da sürdüğünü ortaya koydu.
Manila yönetimi, büyükelçinin olası bir askerî çatışmada Çin’in üstün geleceğine ilişkin sözlerini tehdit olarak değerlendirirken Pekin, açıklamaların bağlamından koparıldığını savunuyor.
Filipinler Dışişleri Bakanlığı, anlaşmazlıkların diplomatik kanallar üzerinden çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Çin Dışişleri Bakanlığı ise ikili ilişkilerin iyileştirilmesi çağrısında bulunurken Filipinler’deki bazı siyasetçilerin açıklamalarını eleştirdi.
19 Ekim itibarıyla büyükelçinin sınır dışı edilmesine ilişkin bir karar açıklanmadı. Tarafların Güney Çin Denizi’ndeki deniz yetki alanları ve güvenlik uygulamalarına ilişkin anlaşmazlıkları ise devam ediyor.


