55221628071 f36cdc6154 c
ABD, Suriye’yi ITAR kapsamında savunma ticareti başvurularına genel ret politikası uygulanan ülkeler listesinden çıkardı. Yeni düzenleme 1 Ekim 2026’da yürürlüğe girdi. Fotoğraf: Beyaz Saray

ABD Suriye’ye Savunma Ticaretinde Yeni Kapı Açtı

Bu makaleyi sesli dinleyin:

ABD Suriye savunma ticareti politikasında yaklaşık yarım asırlık önemli bir değişikliğe gitti. Washington, Suriye’yi Uluslararası Silah Ticareti Tüzüğü kapsamında savunma malzemeleri ve hizmetlerine ilişkin lisans başvurularının genel ret politikasına tabi olduğu ülkeler listesinden çıkardı. 1 Ekim 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle Suriye’ye yönelik başvurular artık vaka bazında değerlendirilebilecek.

1 Ekim 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeyle Suriye’ye yönelik savunma malzemesi ve hizmet transferleri artık otomatik ret politikası kapsamında değerlendirilmeyecek. Bunun yerine yapılacak başvurular ABD makamları tarafından vaka bazında incelenebilecek.

Karar, Suriye’ye Amerikan silahlarının satışının otomatik olarak serbest bırakıldığı anlamına gelmiyor. Ancak Şam’a yönelik savunma ticaretinde onlarca yıldır uygulanan genel ret politikasının sona ermesi, ABD-Suriye ilişkilerindeki normalleşme sürecinin güvenlik ve savunma alanına taşınması açısından yeni bir aşamaya işaret ediyor.

Yaklaşık Yarım Asırlık Politika Değişti

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından Uluslararası Silah Ticareti Tüzüğü’nde yapılan değişiklikle Suriye, ITAR’ın 126.1’inci maddesinde yer alan ülkeler listesinden çıkarıldı.

Söz konusu madde, listede bulunan ülkelere yönelik savunma malzemeleri ve hizmetlerinin ihracatı ile ithalatına ilişkin lisans ve diğer onay taleplerinde ABD’nin ret politikası uygulamasını öngörüyor.

Federal Register’da yayımlanan nihai düzenlemeye göre değişikliğin temeli, ABD Dışişleri Bakanı tarafından 19 Ağustos 2026’da onaylanan yeni Suriye savunma ticareti politikasına dayanıyor.

Yeni politika, Suriye’ye yönelik savunma malzemesi ve savunma hizmeti transferlerinin vaka bazında lisans incelemesine alınmasına izin veriyor.

Böylece Washington’ın Şam’a yönelik yaklaşımında önemli bir hukuki engel daha kaldırılmış oldu.

ABD’nin Suriye’ye yönelik savunma ticareti kısıtlamalarının geçmişi 1979’a kadar uzanıyor. Washington, 29 Aralık 1979’da Suriye’ye yönelik ilk savunma ticareti kısıtlamasını yürürlüğe koymuştu.

Silah Satışı Otomatik Olarak Serbestleşmedi

Yeni düzenlemenin kapsamı açısından en önemli ayrım, Suriye’nin Amerikan savunma sistemlerine sınırsız erişim kazandığı anlamına gelmemesi.

ITAR kapsamındaki genel ret politikasının kaldırılması, Suriye’ye yapılacak her savunma ihracatının bundan sonra ayrı ayrı değerlendirilmesinin önünü açıyor.

Dolayısıyla bir Amerikan şirketinin Suriye’ye savunma ürünü veya hizmeti ihraç etmek istemesi durumunda gerekli lisans süreçlerinin tamamlanması ve ABD makamlarından onay alınması gerekecek.

Washington böylece “kural olarak ret” yaklaşımından “vaka bazında değerlendirme” modeline geçmiş oluyor.

Bu ayrım özellikle Suriye’nin gelecekte Amerikan savunma şirketlerinden doğrudan sistem tedarik edip edemeyeceği açısından önem taşıyor. Yeni düzenleme böyle bir ticaretin önündeki temel hukuki engellerden birini kaldırırken herhangi bir belirli satış veya tedarik programını kendi başına onaylamıyor.

Teröre Destek Veren Devlet Statüsü de Kaldırılmıştı

Savunma ticaretindeki değişiklik, Washington’ın Suriye politikasında son aylarda attığı daha geniş kapsamlı adımların devamı niteliğinde.

ABD, Ağustos 2026’da Suriye’yi teröre destek veren devletler listesinden çıkardı.

ABD Başkanı Donald Trump, temmuz ayında Suriye’nin bu statüsünün kaldırılmasına yönelik süreci başlatmış, gerekli Kongre inceleme döneminin ardından karar 24 Ağustos’ta yürürlüğe girmişti.

Bu statünün kaldırılması Suriye’nin uluslararası finans sistemi ve yabancı yatırımlarla yeniden bağlantı kurmasının önündeki önemli engellerden birini ortadan kaldırdı.

Savunma ticaretine ilişkin son ITAR değişikliği ise ekonomik ve diplomatik normalleşmenin ardından güvenlik alanındaki kısıtlamaların da yeniden düzenlenmeye başladığını gösteriyor.

Washington’ın yeni yaklaşımı, Şam yönetimiyle ilişkilerin tamamen normalleştiği anlamına gelmese de Suriye’ye yönelik önceki kapsamlı izolasyon politikasından daha seçici bir modele geçildiğini ortaya koyuyor.

Savunma Alanında Yeni Bir Dönem Başlayabilir

ITAR değişikliği, Suriye’nin gelecekte savunma kapasitesinin yeniden yapılandırılması açısından da önem taşıyor.

Yıllar süren iç savaşın ardından Suriye güvenlik kurumlarının yeniden yapılandırılması, yeni yönetimin karşı karşıya bulunduğu temel konular arasında yer alıyor.

ABD’nin vaka bazında lisanslama modeline geçmesi; belirli askerî ekipmanların yanı sıra bakım, eğitim, teknik destek ve diğer savunma hizmetlerinin de gelecekte değerlendirmeye alınabilmesinin hukuki zeminini oluşturuyor.

Ancak hangi sistem veya hizmetlere izin verileceği, hangi taleplerin reddedileceği ve Washington’ın Suriye’ye yönelik savunma ticaretinde hangi sınırları koruyacağı henüz netleşmiş değil.

Bu nedenle kararın kısa vadede doğrudan büyük ölçekli Amerikan silah satışlarına dönüşeceğini söylemek için erken.

Türkiye Açısından Suriye’nin Savunma Mimarisi Önem Taşıyor

ABD’nin kararı Türkiye açısından da yakından takip edilmesi gereken bir gelişme.

Ankara, Suriye’nin yeni güvenlik yapılanmasında ve ülkenin askerî kapasitesinin yeniden oluşturulmasında etkili aktörlerden biri konumunda. Türkiye ile Suriye arasındaki askerî eğitim, güvenlik ve savunma sanayii alanlarında geliştirilebilecek iş birlikleri de iki ülke arasındaki yeni dönemin başlıkları arasında bulunuyor.

Washington’ın Suriye’yi ITAR kapsamındaki genel ret listesinden çıkarması, Şam’ın gelecekte savunma tedarikinde kullanabileceği seçenekleri genişletebilir.

Bu durum aynı zamanda Suriye’nin oluşturacağı yeni savunma mimarisinin hangi standartlar ve sistemler etrafında şekilleneceği sorusunu daha önemli hâle getiriyor.

Türkiye açısından konu yalnızca Suriye’ye yapılabilecek savunma ihracatıyla sınırlı değil. Suriye ordusunun yeniden yapılandırılması, sınır güvenliği, terörle mücadele, hava sahasının kontrolü ve ülkedeki farklı silahlı yapıların merkezi güvenlik sistemine entegrasyonu Ankara’nın doğrudan güvenlik çıkarlarıyla bağlantılı.

ABD’nin savunma ticaretindeki yeni yaklaşımı bu nedenle Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde Batılı savunma teknolojileri ve hizmetlerinin de gelecekte seçenekler arasına girebilmesinin önünü açıyor.

Washington Şam Politikasını Yeniden Şekillendiriyor

ABD’nin son aylarda attığı adımlar birlikte değerlendirildiğinde Washington’ın Suriye politikasında aşamalı bir değişim görülüyor.

Ekonomik kısıtlamaların gevşetilmesi, Suriye’nin teröre destek veren devletler listesinden çıkarılması ve son olarak savunma ticaretindeki otomatik ret politikasının kaldırılması, ilişkilerin farklı alanlarında uygulanan kısıtlamaların yeniden düzenlendiğini gösteriyor.

Savunma ticareti kararı bu sürecin en dikkat çekici aşamalarından biri. Çünkü ITAR kapsamında yapılan değişiklik doğrudan askerî malzeme ve hizmet transferlerinin değerlendirilebilmesine imkân tanıyor.

Bununla birlikte Washington, Suriye’ye savunma ticaretini koşulsuz biçimde açmış değil.

Yeni dönemin temel farkı, Suriye’ye yönelik taleplerin artık ülkenin adı nedeniyle baştan reddedilmesi yerine her başvurunun kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi olacak.

Bu nedenle 1 Ekim’de yürürlüğe giren düzenleme, doğrudan bir silah satışından çok daha geniş bir politika değişimini ifade ediyor: ABD, yaklaşık yarım asır sonra Suriye ile savunma ticaretinin mümkün olup olmadığını yeniden değerlendirmeye açıyor.

Sayı 6

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın

Yapistirilan 15.10.2026 13.17.27

MSB’den Mekke Savunma İttifakı İçin TBMM Vurgusu

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…
55379677018 7a342d6412 c

Rutte’den Tek Avrupa Ordusuna Ret

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…