49616994766 3a18876447 c
ASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Hibrit Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik toplam 2,46 milyar avro tutarında sözleşmeler imzalandı. Fotoğraf: ASELSAN

ASELSAN’a 2,46 Milyar Avroluk Hibrit Hava Savunma Siparişi

Bu makaleyi sesli dinleyin:

ASELSAN Hibrit Hava Savunma Sistemleri için Savunma Sanayii Başkanlığı ile toplam 2,46 milyar avro değerinde sözleşmeler imzaladı. Yeni anlaşma, Türkiye’nin katmanlı hava savunma kapasitesinin genişletilmesine yönelik son dönemde açıklanan büyük ölçekli tedarik programlarına bir yenisini ekledi.

ASELSAN, yeni sözleşmeleri 5 Ekim 2026 tarihinde Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı bildirimle duyurdu.

Şirket tarafından yapılan açıklamada, ASELSAN ile Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı arasında Hibrit Hava Savunma Sistemlerinin tedarikine yönelik toplam tutarı 2 milyar 460 milyon avro olan sözleşmeler imzalandığı belirtildi.

KAP bildiriminde tedarik edilecek sistemlerin adı, miktarı ve teslimat takvimi açıklanmadı.

Bu nedenle sözleşmenin belirli bir ASELSAN hava savunma sistemiyle doğrudan eşleştirilmesi şu aşamada mümkün değil.

Hibrit Hava Savunması Nedir?

Hibrit hava savunma sistemleri, farklı önleme yöntemlerini aynı mimari içerisinde bir araya getirerek özellikle alçak irtifa tehditlerine karşı maliyet etkin ve katmanlı bir savunma oluşturmayı amaçlıyor.

Bu yaklaşımda top sistemleri ile farklı tipte hava savunma füzeleri aynı platformda veya ortak komuta-kontrol mimarisi içerisinde kullanılabiliyor.

Böylece seyir füzeleri, helikopterler, insansız hava araçları ve özellikle düşük maliyetli tek yönlü taarruz İHA’ları gibi farklı tehditlere karşı tehdidin niteliğine uygun önleyici sistem seçilebiliyor.

Bu yapı, son yıllarda hava savunmasının en önemli sorunlarından biri hâline gelen maliyet denklemine de cevap vermeyi amaçlıyor.

Düşük maliyetli bir İHA’nın yüksek maliyetli bir hava savunma füzesiyle vurulması askerî açıdan etkili olsa da uzun süreli ve yoğun saldırılarda sürdürülebilir olmayabiliyor. Top, füze, elektronik harp ve farklı önleme yöntemlerinin birlikte kullanıldığı katmanlı mimariler bu nedenle giderek daha fazla önem kazanıyor.

GÜRZ Hibrit Konseptin Önemli Unsurlarından

ASELSAN’ın hibrit hava savunma konseptindeki sistemlerinden biri GÜRZ.

GÜRZ Hibrit Hava Savunma Sistemi, top ve füze tabanlı önleme kabiliyetlerini aynı hareketli platform üzerinde bir araya getiriyor.

Sistem; hava tehditlerinin tespiti ve takibi için radar ve elektro-optik sensörleri, komuta-kontrol altyapısını ve farklı önleme araçlarını bütünleşik bir mimari içerisinde kullanıyor.

GÜRZ’ün temel yaklaşımı, farklı hava tehditlerine karşı tek tip mühimmat kullanmak yerine hedefe göre uygun önleme yönteminin seçilebilmesine dayanıyor.

Ancak ASELSAN’ın 5 Ekim tarihli KAP açıklamasında GÜRZ adı yer almıyor.

Dolayısıyla 2,46 milyar avroluk sözleşmenin GÜRZ veya başka belirli sistemlerin hangi miktarlarda tedarikini kapsadığına ilişkin resmî bir açıklama bulunmuyor.

Beş Günde Üç Büyük Hava Savunma Sözleşmesi

2,46 milyar avroluk yeni anlaşma, ASELSAN’ın son günlerde açıkladığı büyük ölçekli hava savunma sözleşmelerinin üçüncüsü oldu.

ASELSAN, 1 Ekim’de Savunma Sanayii Başkanlığı ile uzun menzilli hava savunma sistemlerinin devam eden seri üretim projeleri kapsamında toplam 1 milyar 8 milyon 500 bin avro tutarında ilave sözleşmeler imzaladığını duyurdu.

Bir gün sonra, 2 Ekim’de bu kez yurt dışındaki bir son kullanıcıyla hava savunma sistemlerinin ihracatına yönelik 488,5 milyon avroluk satış sözleşmesi açıklandı.

5 Ekim’de açıklanan 2,46 milyar avroluk Hibrit Hava Savunma Sistemleri sözleşmeleriyle birlikte ASELSAN’ın ekim ayının ilk beş gününde duyurduğu üç hava savunma anlaşmasının toplam değeri yaklaşık 3 milyar 957 milyon avroya ulaştı.

Bu rakamın tamamı ihracattan oluşmuyor.

1 Ekim ve 5 Ekim’de açıklanan sözleşmeler Türkiye’nin hava savunma ihtiyaçlarına yönelik Savunma Sanayii Başkanlığı ile yapılan anlaşmalardan oluşurken 2 Ekim’de duyurulan 488,5 milyon avroluk sözleşme yurt dışındaki bir son kullanıcıya yönelik ihracatı kapsıyor.

Eylül Ayında da Büyük Sözleşmeler Açıklandı

Hava savunma alanındaki sözleşme trafiği yalnızca ekim ayıyla sınırlı değil.

ASELSAN ile ROKETSAN arasında 23 Eylül’de hava savunma sistemlerinde kullanılacak alt sistemlerin tedarikine yönelik toplam 1 milyar 234 milyon 210 bin avro tutarında sözleşme imzalanmıştı.

Böylece son haftalarda hava savunma alanında açıklanan sözleşmelerin büyüklüğü milyarlarca avroya ulaştı.

Haziran ayında da ASELSAN ile SSB arasında hava savunma sistemlerinin tedarikine yönelik 780 milyon avroluk ayrı bir sözleşme imzalanmış, teslimatların 2028-2032 yılları arasında gerçekleştirilmesi planlanmıştı.

Sözleşmeler Türkiye’nin hava savunma mimarisinin farklı katmanlarında seri üretim ve tedarik faaliyetlerinin aynı anda sürdürüldüğünü gösteriyor.

ÇELİKKUBBE İçinde Katmanlı Yapı

Türkiye, hava ve füze savunma kabiliyetlerini ÇELİKKUBBE olarak adlandırılan bütünleşik hava savunma mimarisi altında bir araya getiriyor.

Bu yapının amacı yalnızca farklı menzillerdeki önleyici sistemleri konuşlandırmak değil; radarlar, elektro-optik sensörler, elektronik harp sistemleri, komuta-kontrol unsurları ve silah sistemleri arasında ortak bir ağ oluşturmak.

Alçak irtifadan uzun menzile kadar farklı tehditlere karşı geliştirilen sistemler bu mimarinin farklı katmanlarında görev yapıyor.

HİSAR-A ve HİSAR-O gibi hava savunma sistemleri, uzun menzilli hava savunma çözümleri, KORKUT gibi namlulu hava savunma sistemleri ve farklı radar, sensör ve elektronik harp unsurları bu yapının bileşenleri arasında bulunuyor.

Hibrit hava savunma yaklaşımı ise özellikle alçak ve çok alçak irtifadaki farklı tehditlere karşı aynı bölgede birden fazla önleme yönteminin kullanılabilmesine imkân sağlıyor.

İHA Tehdidi Hibrit Sistemlerin Önemini Artırıyor

Ukrayna savaşı ve Orta Doğu’daki son çatışmalar, hava savunma sistemlerinin karşı karşıya olduğu tehdit çeşitliliğini önemli ölçüde artırdı.

Balistik ve seyir füzelerinin yanında düşük maliyetli tek yönlü taarruz İHA’larının yüzlerce veya binlerce kilometrelik mesafelerde kullanılabilmesi, yalnızca yüksek performanslı füze sistemlerine dayanan hava savunma modellerinin maliyet ve mühimmat stoku açısından sınırlarını ortaya çıkardı.

İran tarafından kullanılan ve İran bağlantılı unsurlara aktarılan tek yönlü taarruz İHA’ları ile Rusya’nın Ukrayna’da yoğun biçimde kullandığı benzer sistemler, düşük maliyetli hava tehditlerinin stratejik etki oluşturabileceğini gösterdi.

Bu ortamda hava savunmasının yalnızca bir hedefi vurabilmesi değil, bunu hangi maliyetle ve ne kadar uzun süre sürdürebileceği de önem kazanıyor.

Hibrit sistemler bu nedenle füze, top ve diğer önleme yöntemlerini hedefin niteliğine göre kullanarak pahalı önleyici mühimmatların daha yüksek öncelikli tehditlere ayrılmasını sağlayabilecek bir yapı sunuyor.

Hareketlilik de Önem Kazanıyor

Modern hava savunmasında bir diğer ihtiyaç hareketlilik.

Sabit hava savunma mevzileri uzun menzilli keşif sistemleri, uydu görüntüleri ve insansız platformların yaygınlaşmasıyla daha kolay tespit edilebiliyor.

Bu nedenle sensörlerin, komuta-kontrol unsurlarının ve önleme sistemlerinin hareketli platformlara taşınması, birliklerin korunması açısından giderek daha fazla önem taşıyor.

Hibrit hava savunma sistemleri de özellikle hareket hâlindeki birliklerin, kritik tesislerin ve geçici konuşlanma bölgelerinin korunmasında kullanılabilecek çözümler arasında bulunuyor.

Türkiye’nin hava savunma yatırımlarında hem sabit kritik tesislerin hem de hareketli askerî unsurların korunmasına yönelik farklı sistemlerin aynı mimari içerisinde geliştirilmesi hedefleniyor.

Hava Savunmada Üretim Ölçeği Büyüyor

ASELSAN’ın son günlerde açıkladığı sözleşmeler, Türkiye’nin hava savunma alanında geliştirme aşamasından seri üretim ve geniş ölçekli tedarik dönemine geçişinin hızlandığını gösteriyor.

1 Ekim’de uzun menzilli sistemlerin seri üretimi için açıklanan 1,0085 milyar avroluk sözleşme, 2 Ekim’deki 488,5 milyon avroluk ihracat anlaşması ve 5 Ekim’deki 2,46 milyar avroluk Hibrit Hava Savunma Sistemleri sözleşmeleri bu sürecin farklı boyutlarını oluşturuyor.

Son anlaşmanın tutarı, hibrit hava savunma kapasitesinin ölçeklendirilmesine yönelik önemli bir tedarik programına işaret ediyor.

Bununla birlikte KAP açıklamasında sistemlerin isimleri, adetleri ve teslimat tarihleri açıklanmadığı için sözleşmenin operasyonel kapsamına ilişkin ayrıntılar henüz bilinmiyor.

Kesin olan ise Türkiye’nin hava savunma alanındaki seri üretim ve tedarik hacminin hızla büyüdüğü.

ASELSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı arasında imzalanan 2,46 milyar avroluk sözleşmeler de bu süreçte hibrit hava savunma sistemlerinin daha geniş ölçekte envantere kazandırılmasına yönelik yeni adımı oluşturuyor.

Sayı 6

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın

Yapistirilan 15.10.2026 12.44.58

Baykar’ın İnsansız Sistemleri Ateş Serbest-2026’da Hedefleri Vurdu

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…
Yapistirilan 15.10.2026 12.13.12

ROKETSAN’ın Füze Sistemleri Ateş Serbest-2026’da Hedefleri Vurdu

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…