Ateş Serbest-2026 Tatbikatı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) müşterek ateş gücünü, insansız sistemlerden hassas güdümlü mühimmatlara, katmanlı hava savunmadan elektronik harbe kadar farklı kabiliyetlerle ortaya koydu. Ankara’nın Polatlı ilçesinde gerçekleştirilen tatbikatta 104 silah ve sistem sergilenirken 53 faaliyet bu yıl ilk kez uygulandı. Baykar’ın geliştirdiği SİVRİSİNEK akıllı dolanan mühimmatının sürü hâlinde gerçekleştirdiği uçuş ve hedeflere yönelik atışları ile ASELSAN’ın radar, elektronik harp, komuta-kontrol ve hava savunma çözümleri tatbikatın öne çıkan unsurları oldu.
13 Ekim 2026 tarihinde General Nahit Şenoğul Atış ve Tatbikat Bölgesi’nde düzenlenen Seçkin Gözlemci Günü’ne Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları ve yabancı ülkelerden üst düzey askerî temsilciler katıldı.
Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri ile Özel Kuvvetler Komutanlığı unsurlarının görev aldığı tatbikatta, farklı platformların hedef tespitinden ateş desteğine kadar uzanan görevleri müşterek harekât çerçevesinde icra edildi.
Tatbikatın temel amacı, TSK envanterindeki silah ve sistemlerin hedef üzerindeki etkisini göstermek, kuvvetler arasındaki ateş desteği koordinasyonunu geliştirmek ve askerî caydırıcılığı desteklemek olarak açıklandı.
104 Sistem ve 53 Yeni Faaliyet
Ateş Serbest-2026, kullanılan platformların çeşitliliği ve ilk kez gerçekleştirilen faaliyetlerle önceki yıllardan ayrıldı.
Tatbikat kapsamında TSK’nın kullanımına sunulan, aralarında yerli imkânlarla geliştirilen ürünlerin de bulunduğu 104 silah ve sistem sergilendi. Ayrıca 53 farklı faaliyet, tatbikat programında bu yıl ilk kez yer aldı.
Bu faaliyetler arasında insansız hava araçlarından farklı mühimmatların kullanılması, yapay zekâ destekli sistemlerle sisleme yapılması, helikopterlerle birlik intikali ve insansız hava aracı tehditlerine karşı geliştirilen sistemlerin kullanılması bulunuyor.
Tatbikatın kara ateş desteği bölümünde FIRTINA ve BORAN obüsleri ile havan sistemleri kullanılarak belirlenen hedeflere atışlar gerçekleştirildi.
Yerli üretim piyade tüfekleri ve keskin nişancı silahları da faaliyetlerde görev aldı. Keskin nişancı timleri, 600 metre ve 1 kilometre uzaklıktaki küçük hedeflere atışlar yaptı. Bu kapsamda KNT-76, BORA-12 ve KN-12 tüfekleri kullanıldı.
Hava unsurlarının katılımıyla yürütülen faaliyetlerde ise F-16 savaş uçakları yakın hava desteği ve keşif görevleri icra etti. ATAK taarruz helikopterleri, senaryo kapsamında insansız hava aracı tehditlerine karşı kullanıldı.
CH-47 Chinook helikopterleriyle motosikletli komando birliklerinin hedef bölgelere intikali de tatbikatta gerçekleştirilen faaliyetler arasında yer aldı.
Bu uygulamalar, ateş desteğinin yalnızca topçu ve hava platformlarının hedeflere atış yapmasından ibaret olmadığını; keşif, birlik intikali, hedef tespiti ve farklı kuvvet unsurlarının koordinasyonunu da kapsadığını ortaya koydu.
SİVRİSİNEK Sürü Hâlinde Hedeflere Yöneldi
Tatbikatın dikkat çeken teknolojik gelişmelerinden biri, Baykar tarafından geliştirilen SİVRİSİNEK Akıllı Dolanan Mühimmat’ın sürü kabiliyetini sergilemesi oldu.
Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar’ın paylaştığı bilgilere göre 20 SİVRİSİNEK mühimmatı otonom sürü modunda uçuş gerçekleştirdi.

Sürüden ayrılan 10 mühimmat ise belirlenen hedeflere yönelerek isabetli atışlar yaptı.
Bu uygulama, birden fazla dolanan mühimmatın ortak görev kapsamında hareket etmesi ve belirli unsurların sürüden ayrılarak hedeflere yönlendirilmesi bakımından önem taşıyor.
Dolanan mühimmatlar, keşif ve hedefe taarruz kabiliyetlerini aynı platformda birleştirebilen sistemler arasında bulunuyor.
Sürü yaklaşımı ise bu platformların birbirinden bağımsız görev yapmasının ötesinde, birden fazla unsurun koordineli biçimde kullanılmasına odaklanıyor.
SİVRİSİNEK’in tatbikatta sergilediği kabiliyet, insansız sistemlerin sayısal yoğunluğunun yanı sıra görev paylaşımı ve koordinasyonunun da önem kazandığını gösteriyor.
Ancak gerçekleştirilen gösterim, sistemin bütün operasyonel koşullarda aynı performansı sağlayacağının veya tüm geliştirme süreçlerinin tamamlandığının tek başına kanıtı olarak değerlendirilmemeli.
Bin Kilometreyi Aşan Menzil ve Yapay Zekâ Desteği
Baykar tarafından geliştirilen SİVRİSİNEK’in açıklanan teknik özellikleri arasında 1.000 kilometreyi aşan menzil bulunuyor.
Sistem, yapay zekâ desteğiyle sürü içerisindeki platformlar arasında haberleşme ve hedef bilgisi paylaşımı sağlayabilecek şekilde geliştiriliyor.
Açıklanan kabiliyetler arasında, sürüdeki mühimmatların tespit edilen hedeflere ilişkin bilgileri birbirlerine aktarabilmesi de yer alıyor.
SİVRİSİNEK’in bir diğer özelliği, küresel uydu seyrüsefer sistemi (GNSS) sinyallerinin bulunmadığı veya yoğun karıştırmanın yaşandığı ortamlarda görev yapabilmesine yönelik geliştirilen görsel konum belirleme kabiliyeti.
Bu özellik, elektronik harp faaliyetlerinin yoğun olduğu muharebe sahalarında önem taşıyor.
Uydu seyrüsefer sinyallerinin karıştırılması veya aldatılması, insansız sistemlerin konum belirleme ve seyrüsefer kabiliyetlerini etkileyebiliyor.
Görsel verilerden yararlanarak konum belirlemeye yönelik yöntemler, bu tür koşullarda uydu sinyallerine bağımlılığı azaltabilecek alternatifler sunuyor.
Bununla birlikte sistemin açıklanan menzili ve seyrüsefer özellikleri ile tatbikatta fiilen gösterilen kabiliyetlerin birbirinden ayrılması gerekiyor.
Ateş Serbest-2026 kapsamında doğrulanan gösterim, 20 mühimmatın sürü modunda uçması ve bunlardan 10’unun hedeflere yönelik atış gerçekleştirmesi oldu. Tatbikatta 1.000 kilometreyi aşan menzilin fiilen denendiğine ilişkin bilgi paylaşılmadı.
AKINCI’dan Hassas Güdümlü Mühimmat Atışları
Tatbikatta insansız hava araçlarının ateş gücü de farklı senaryolarla sergilendi.
Bayraktar AKINCI, farklı irtifalardan gerçekleştirdiği atışlarda TEBER ve TOLUN ailesinden mühimmatlar kullandı.
ASELSAN’ın açıklanan faaliyetleri kapsamında AKINCI’nın TOLUN-P mühimmatlarıyla çoklu atış gerçekleştirdiği bildirildi.
Bu uygulama, insansız hava araçlarının yalnızca keşif ve gözetleme amacıyla değil, farklı hedeflere hassas güdümlü mühimmatlarla taarruz etmek üzere de kullanılabildiğini gösterdi.
AKINCI üzerinde görev yapan ASELSAN MURAD-100 AESA Radarı da tatbikatta yer aldı.
AESA radar teknolojisi, elektronik olarak yönlendirilebilen anten yapısıyla farklı radar görevlerinin yürütülmesine yönelik kabiliyetler sunuyor.
AKINCI’nın tatbikattaki görevlerinde ASELSAN ANTIDOT Elektronik Harp Sistemi de kullanıldı.
ANTIDOT, tatbikat senaryosu kapsamında hasım hava savunma radarlarının tespit edilmesi ve konumlarının belirlenmesi görevinde yer aldı.
Bu faaliyetler, insansız hava araçlarının hassas taarruz kabiliyetleriyle radar ve elektronik harp sistemlerinin aynı platformda kullanılmasının önemini ortaya koydu.
Bayraktar TB2 ise KEMANKEŞ mühimmatıyla belirlenen hedeflere yönelik atış gerçekleştirdi.
Tatbikatta ayrıca kamikaze mini İHA sistemleriyle hedeflere taarruz uygulandı.
Böylece farklı büyüklük ve görev profillerine sahip insansız platformlar, aynı tatbikat kapsamında farklı mühimmat ve görev türleriyle kullanıldı.
ÇELİKKUBBE’nin Farklı Katmanları Sahada
Ateş Serbest-2026’nın bir diğer önemli boyutu, Türkiye’nin katmanlı hava savunma yaklaşımı kapsamında geliştirilen sistemlerin sergilenmesi oldu.
ASELSAN’ın ÇELİKKUBBE mimarisiyle ilişkili çözümleri, farklı irtifa ve tehdit türlerine yönelik kabiliyetleriyle tatbikatta yer aldı.

KORKUT Hava Savunma Sistemi, alçak irtifadaki hava tehditlerine karşı geliştirilen namlulu savunma kabiliyetini temsil etti.
GÖKBERK Lazer Silah Sistemi ise yönlendirilmiş enerji teknolojilerinin hava savunmasındaki kullanım alanlarını öne çıkardı.
EJDERHA Yüksek Güçlü Elektromanyetik Sistemi, insansız hava aracı tehditlerine karşı elektromanyetik enerji temelli karşı tedbir yaklaşımıyla sergilendi.
Tatbikat kapsamında TOLGA, GÖKBERK, ALKA ve EJDERHA gibi sistemlerle insansız hava aracı tehditlerine karşı müdahale faaliyetleri gerçekleştirildi.
Bu sistemlerin aynı tatbikatta yer alması, insansız hava aracı tehdidine karşı tek bir savunma yöntemine dayanılmadığını gösteriyor.
Namlulu sistemler, lazer silahları, elektromanyetik karşı tedbirler ve diğer hava savunma çözümleri, farklı tehdit profillerine karşı kullanılabilecek tamamlayıcı kabiliyetler sunuyor.

Özellikle küçük insansız hava araçlarının yaygınlaşması, hava savunmasında mühimmat maliyeti, hedef yoğunluğu ve müdahale süresi gibi unsurların önemini artırıyor.
Bu nedenle katmanlı hava savunma yaklaşımının temelinde, farklı tehditlerin uygun sistemlerle karşılanması ve savunma kaynaklarının etkin kullanılması bulunuyor.
Bununla birlikte tatbikatta farklı sistemlerin kullanılması, ÇELİKKUBBE mimarisinin bütün bileşenlerinin tek bir senaryoda tam kapasiteyle sınandığı anlamına gelmiyor.
Radar ve Elektronik Harp Sistemleri Görev Aldı
ASELSAN’ın Ateş Serbest-2026 kapsamında sergilediği teknolojiler arasında radar ve elektronik harp sistemleri de önemli yer tuttu.
MURAD AESA Radar Ailesi ve KALKAN-2 Hava Savunma Radarı, tatbikat alanındaki radar çözümleri arasında yer aldı.
Elektronik harp alanında MİLKAR ve MİLKED sistem aileleri ile ANTIDOT Elektronik Harp Podu sergilendi.
ÇELİKKUBBE kapsamında EJDERHA, GÖKBERK, İHTAR, GÖKALP, Silah Tespit Radarı, ASELFLIR-410 ve AURA Radarı gibi sistemler de faaliyet alanında bulundu.

Bu çeşitlilik, hava savunmasının yalnızca hedefi etkisiz hâle getiren silah sistemlerinden oluşmadığını gösteriyor.
Tehdidin tespit edilmesi, sınıflandırılması, izlenmesi ve uygun karşı tedbirin belirlenmesi, hava savunma faaliyetlerinin birbirini tamamlayan aşamaları arasında bulunuyor.
Radarlar ve elektro-optik sistemler hedeflere ilişkin bilgi üretirken elektronik harp sistemleri elektromanyetik ortamın değerlendirilmesi ve tehditlere karşı tedbir geliştirilmesi amacıyla kullanılabiliyor.
Dolayısıyla modern hava savunma mimarilerinde sensörler, haberleşme altyapısı ve karşı tedbir sistemleri arasındaki veri akışı önem taşıyor.
KOCATEPE ile Müşterek Harekât Koordinasyonu
Ateş Serbest-2026’da yalnızca silah sistemleri değil, farklı kuvvet unsurlarının koordinasyonunu sağlayan komuta-kontrol çözümleri de kullanıldı.
ASELSAN tarafından geliştirilen KOCATEPE Muharebe Sahası Yönetim Sistemi, tatbikata katılan unsurların koordinasyonunda görev aldı.
Sistem, farklı komuta kademelerinin harekât alanına ilişkin ortak bir değerlendirme oluşturmasına yardımcı olan uygulamalar sunuyor.
ARTNET, karargâh ile sahadaki unsurlar arasında taktik verilerin, canlı görüntülerin ve radar bilgilerinin aktarılmasında kullanıldı.

ARTSOFT MAESTRO ise farklı sensör ve sistemlerden elde edilen verilerin ortak bir taktik resim üzerinde birleştirilmesine katkı sağladı.
Taktik ağın güvenliğine yönelik IDENTA Güvenli Kimlik ve Erişim Yönetimi çözümü de faaliyetlerde yer aldı. Haberleşme güvenliği alanında QCRYPT sistemi öne çıktı.
Bu sistemlerin kullanılması, müşterek harekâtın yalnızca farklı platformların aynı bölgede görev yapmasıyla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.
Farklı kuvvet unsurlarının etkili biçimde birlikte çalışabilmesi için hedef bilgilerinin, keşif verilerinin ve harekât emirlerinin güvenilir iletişim altyapıları üzerinden paylaşılması gerekiyor.
Bu açıdan komuta-kontrol sistemleri, muharebe sahasındaki sensörlerle ateş gücü arasında bağlantı kuran temel unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
İnsansız Sistemler ve Elektronik Harp Birlikte Değerlendirildi
Tatbikatın dikkat çeken faaliyetlerinden biri de yapay zekâ destekli Uçangöz sistemleriyle gerçekleştirilen sisleme uygulaması oldu.
Geçit açma harekâtı kapsamında dört Uçangöz sistemi kullanılarak otonom sisleme yapıldı.
Bu uygulama, insansız sistemlerin yalnızca keşif veya taarruz görevleriyle sınırlı olmadığını gösterdi.
Muharebe sahasında birliklerin gizlenmesi, görüş hatlarının sınırlandırılması ve manevra unsurlarının korunması da insansız sistemlerle desteklenebilecek görevler arasında bulunuyor.
Öte yandan SİVRİSİNEK’in GNSS sinyallerinin bulunmadığı veya karıştırıldığı ortamlara yönelik geliştirilen seyrüsefer kabiliyetleri, elektronik harp tehdidine karşı dayanıklılık konusunu gündeme taşıdı.
ASELSAN’ın radar ve elektronik harp çözümlerinin aynı tatbikatta yer alması da elektromanyetik ortamın modern harekât planlamasındaki önemini ortaya koydu.
Ancak farklı sistemlerin aynı faaliyet kapsamında bulunması, bunların tamamının tek bir operasyonel ağ üzerinden birbirleriyle doğrudan entegre edildiğini göstermiyor.
Ateş Serbest-2026’da hangi sistemlerin doğrudan veri alışverişi yaptığı ve hangi kabiliyetlerin bağımsız senaryolarla sınandığına ilişkin ayrıntılar, açıklanan bilgilerle sınırlı.
Ateş Gücünün Ötesinde Bir Harekât Yaklaşımı
Ateş Serbest-2026’nın ortaya koyduğu tablo, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ateş gücünü yalnızca platformların taşıdığı mühimmat miktarı veya hedeflere yönelik isabet oranları üzerinden değerlendirmediğini gösteriyor.
Tatbikatta kara ve hava ateş desteği, insansız sistemler, hassas güdümlü mühimmatlar, elektronik harp, radar ve komuta-kontrol çözümleri birlikte ele alındı.
SİVRİSİNEK’in sürü hâlinde gerçekleştirdiği görev, çok sayıda insansız mühimmatın koordineli kullanımına yönelik gelişmeleri ortaya koyarken AKINCI ve TB2’nin atışları, farklı insansız platformların hassas taarruz kabiliyetlerini gösterdi.
ASELSAN’ın hava savunma ve elektronik harp çözümleri ise artan insansız sistem tehdidine karşı geliştirilen farklı savunma yöntemlerini öne çıkardı.
Bu faaliyetlerin ortak noktası, modern muharebe sahasında sensör, karar verme, haberleşme ve ateş gücü arasındaki bağlantının giderek daha fazla önem kazanması.
Bununla birlikte bir tatbikatta sergilenen kabiliyetlerle uzun süreli operasyonlarda sağlanabilecek performansın birbirinden ayrılması gerekiyor.
Sistemlerin yoğun elektronik harp ortamında, farklı hava koşullarında ve uzun süreli görevlerde göstereceği performans; teknik özellikler, lojistik destek ve operasyonel şartlar gibi birçok değişkene bağlı.
Ateş Serbest-2026, Türkiye’nin farklı savunma teknolojilerini müşterek harekât senaryolarında kullanma yaklaşımını ortaya koyarken geleceğin muharebe sahasında yalnızca ateş gücünün değil, bu gücü yönlendiren bilgi ve koordinasyon altyapısının da belirleyici olacağını gösterdi.


