HT4yRQNWUAAIyhg
Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri, Husilerin eylül ayında ele geçirdiği Babülmendep Boğazı çevresindeki bölgeleri geri almak amacıyla başlattığı karşı taarruzda ilerleme sağladı.

Yemen Hükümet Güçleri Babülmendep’te Kontrolü Geri Alıyor

Bu makaleyi sesli dinleyin:

Babülmendep çevresinde Suudi Arabistan destekli Yemen hükümet güçleri, İran destekli Husilerin geçen ay ele geçirdiği bölgeleri geri almak amacıyla başlattığı geniş çaplı karşı taarruzda ilerleme sağladı. Hükümet güçleri stratejik boğazın Yemen tarafındaki kilit noktaları yeniden kontrol altına aldığını açıklarken operasyon Muha Limanı’na kadar genişledi.

Yemen’in uluslararası alanda tanınan hükümeti, 5 Ekim’de gerçekleştirilen harekâtta Babülmendep’in girişindeki Zubab bölgesi ve çevresindeki stratejik noktaların Husilerden geri alındığını bildirdi.

Suudi Arabistan’ın yoğun hava desteğiyle ilerleyen hükümet güçlerinin aynı gün Muha’nın dış kesimlerine ulaştığı belirtildi. Yemen Savunma Bakanlığı daha sonra stratejik liman kentinin de hükümet güçlerinin kontrolüne geçtiğini açıkladı.

Reuters’a konuşan dört hükümet kaynağı, Husi birliklerinin Muha çevresinden iç kesimlerdeki yüksek bölgelere doğru çekildiğini aktardı.

Ancak Reuters, hükümet güçlarının sahadaki kazanımlarının kapsamını bağımsız olarak doğrulayamadı. Husiler ise Suudi Arabistan destekli güçlerin ilerleme açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını savundu.

Babülmendep Yeniden El Değiştiriyor

Son harekât, Yemen’de haftalardır devam eden çatışmaların en önemli askerî gelişmelerinden birini oluşturuyor.

Husiler eylül ayında gerçekleştirdikleri taarruz sırasında Babülmendep çevresindeki önemli bölgeleri ele geçirerek Yemen kıyısındaki kontrol alanlarını genişletmişti.

Husilerin boğazın girişindeki Zubab bölgesinde bulunan bir hava pistini de kontrol altına alması, Kızıldeniz’deki deniz trafiğinin güvenliğine ilişkin endişeleri artırmıştı.

Yemen hükümet güçlerinin son karşı taarruzu bu kazanımları tersine çevirmeyi amaçlıyor.

Hükümet güçleri boğaz çevresindeki kıyı hattında ilerlerken Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon yoğun hava desteği sağladı.

Suudi Arabistan, Yemen kara birliklerinin ilerleyişini ve Babülmendep çevresinin hava savunmasını desteklemek amacıyla yüzlerce hedefe saldırı düzenlendiğini açıkladı.

Koalisyon ayrıca Kızıldeniz kıyısındaki Hudeyde vilayetinde deniz kuvvetlerinin de bir askerî operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Muha Yeniden Kritik Nokta

Harekâtın ilerlediği Muha, Yemen’in batı kıyısındaki stratejik konumu nedeniyle çatışmanın en önemli hedeflerinden biri.

Babülmendep’in hemen kuzeyinde bulunan liman kenti, Kızıldeniz kıyısı boyunca uzanan ulaşım ve lojistik hatlarının kontrolünde önemli rol oynuyor.

Yemen Savunma Bakanlığı kentin hükümet güçlerinin kontrolüne geçtiğini açıklarken sahadan bilgi veren hükümet kaynakları Husi güçlerinin yüksek bölgelere doğru çekildiğini belirtti.

Muha’nın kontrolünün kalıcı biçimde hükümet güçlerine geçmesi durumunda Husilerin Babülmendep kıyısındaki fiziksel varlığı önemli ölçüde gerilemiş olacak.

Ancak bu durum Husilerin Kızıldeniz’deki gemilere yönelik tehdit kapasitesinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.

Husiler Yemen’in farklı bölgelerinden uzun menzilli insansız hava araçları ve füzeler kullanabiliyor. Dolayısıyla kıyı hattındaki kontrol değişikliği, deniz trafiğine yönelik uzaktan saldırı kapasitesini tek başına ortadan kaldırmıyor.

Kızıldeniz’in Dar Geçidi

Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz’i Aden Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan dünyanın en kritik deniz geçişlerinden biri.

Boğaz aynı zamanda Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa ile Asya arasındaki deniz ticaretinin ana güzergâhlarından birini oluşturuyor.

Enerji ürünleri, konteyner taşımacılığı ve diğer ticari yüklerin önemli bölümü bu hattı kullanıyor.

Bu nedenle Yemen kıyısındaki askerî kontrol yalnızca ülkedeki iç savaş açısından değil, uluslararası deniz ticareti ve enerji güvenliği açısından da önem taşıyor.

Mevcut krizde Babülmendep’in önemi daha da artmış durumda.

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının küresel enerji piyasalarında yarattığı baskı sürerken Kızıldeniz’deki ikinci stratejik geçiş noktasının da çatışmanın merkezine yerleşmesi, Körfez ve Kızıldeniz enerji güzergâhlarının aynı anda güvenlik baskısı altında kalmasına neden oluyor.

Babülmendep çevresindeki kontrol değişikliğinin enerji piyasalarında yakından izlenmesinin temel nedenlerinden biri de bu.

Husiler Suudi Arabistan’a Saldırı İddiasında Bulundu

Yemen’deki karşı taarruza paralel olarak Husiler Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını sürdürdüklerini açıkladı.

Husiler Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı, Rabigh’deki Aramco rafinerisi, Abha Uluslararası Havalimanı ve Khamis Mushait askerî üssünü hedef aldıklarını ileri sürdü.

Söz konusu saldırı iddiaları bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.

Suudi Arabistan ve Aramco da Reuters’ın konuya ilişkin sorularına ilk aşamada yanıt vermedi.

Husiler ayrıca Suudi Arabistan hava sahasındaki hava trafiğini hedef alabilecekleri tehdidinde bulundu.

Suudi Arabistan ise Yemen’deki hava operasyonlarını yoğunlaştırarak hükümet güçlerinin kara harekâtına destek vermeye devam ediyor.

Taiz’de Tablo Tersine Dönüyor

Hükümet güçlerinin Babülmendep kıyısında ilerlemesine karşın Yemen’in diğer cephelerinde aynı tablo görülmüyor.

En ağır çatışmalar ülkenin güneybatısında, hem boğaz çevresindeki kıyı bölgelerinde hem de Taiz çevresindeki dağlık arazide yaşanıyor.

Husiler Taiz yakınlarında önemli kazanımlar elde ettiklerini ileri sürüyor.

Yemen hükümetine bağlı beş askerî kaynak, Husi güçlerinin Taiz-Aden yolundaki bir geçiş noktasını tahrip ederek yolu kullanılamaz hâle getirdiğini ve Turbah çevresinde ilerleme sağladığını belirtti.

Kaynaklardan biri ise yolun tamamen kesildiği bilgisini reddetti.

Husilere bağlı haber ajansı da örgütün Taiz vilayetindeki Mawasit bölgesinde hükümet güçlerini geri püskürttüğünü ileri sürdü.

Bu nedenle Yemen’deki son askerî tablo tek yönlü bir ilerlemeye işaret etmiyor.

Suudi Arabistan destekli hükümet güçleri Babülmendep ve Kızıldeniz kıyısında Husileri geri iterken Husiler Taiz çevresindeki kara cephelerinde baskıyı artırıyor.

Savaş Yeniden Çok Cepheli Hâle Geldi

Yemen’de uzun süre düşük yoğunlukta devam eden çatışmalar son haftalarda yeniden geniş çaplı savaşa dönüştü.

Husilerin eylül ayında gerçekleştirdiği taarruz Babülmendep çevresindeki dengeleri değiştirmiş, hükümet güçleri Kızıldeniz kıyısında önemli bölgeleri kaybetmişti.

5 Ekim’de başlayan karşı taarruz ise bu kazanımların geri alınmasına yönelik en kapsamlı harekât niteliğinde.

Yemen hükümeti operasyonların yalnızca Babülmendep ile sınırlı olmadığını, Sana vilayeti dâhil olmak üzere farklı cephelerde de saldırılar gerçekleştirildiğini açıkladı.

Husilere bağlı Sağlık Bakanlığı ise Sana vilayetindeki Sanhan ve Sa’wan bölgelerine düzenlenen saldırılarda iki kişinin öldüğünü, yedi kişinin yaralandığını bildirdi.

Bu kayıp bilgileri bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmadı.

Çatışmaların yeniden genişlemesi Yemen’deki insani krizi de ağırlaştırıyor.

Birleşmiş Milletler Uluslararası Göç Örgütü, savaşın yeniden başlamasından bu yana yaklaşık 184 bin kişinin yerinden edildiğini açıkladı.

Yıllardır süren iç savaşın ardından temel hizmetler ve sağlık altyapısının önemli bölümünün zarar gördüğü Yemen’de yeni yerinden edilmeler insani yardım ihtiyacını daha da artırıyor.

Mekke İttifakı da Devreye Girdi

Yemen’deki askerî tırmanma aynı zamanda bölgedeki yeni güvenlik mekanizmalarını da harekete geçirdi.

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan, 5 Ekim’de Riyad’da gerçekleştirilen olağanüstü toplantıda Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kolektif caydırıcılık tedbirlerini devreye alma kararı aldı.

Üç ülke, üzerinde mutabık kalınan askerî kuvvet ve kabiliyetlerin sağlanması ve gerektiğinde Suudi Arabistan’a hızlı biçimde konuşlandırılması konusunda anlaşmaya vardı.

Karar, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarının yoğunlaştığı ve Yemen’deki kara savaşının yeniden genişlediği bir dönemde alındı.

Ancak Türkiye ve Pakistan’ın hangi askerî unsurlarla katkı sağlayacağı ve konuşlandırmanın takvimi henüz açıklanmadı.

Bu nedenle Mekke İttifakı’nın Yemen’deki çatışmalara doğrudan askerî olarak katıldığı yönünde bir değerlendirme yapmak için henüz erken.

Buna karşılık Suudi Arabistan’ın kendi hava kuvvetleriyle Yemen hükümet güçlerine sağladığı askerî destek sahada açık biçimde devam ediyor.

Babülmendep’in Kontrolü Yeniden Mücadelenin Merkezinde

Yemen hükümet güçlerinin son harekâtı, ülkedeki savaşın ağırlık merkezlerinden birini yeniden Babülmendep ve Kızıldeniz kıyısına taşıdı.

Hükümet güçleri Zubab ve çevresindeki stratejik noktaları geri aldığını, Muha’nın da kontrol altına alındığını açıklıyor.

Husiler ise bu kazanımları reddederken Taiz çevresinde ilerlemeyi sürdürüyor.

Sahadaki gelişmelerin tamamının bağımsız olarak doğrulanamaması, Babülmendep’in kontrolüne ilişkin kesin tabloyu belirlemeyi güçleştiriyor.

Bununla birlikte Suudi Arabistan destekli kuvvetlerin boğaz çevresinde yeniden önemli bir alan kazanmış olması, Husilerin geçen ay Kızıldeniz kıyısında elde ettiği ilerlemenin önemli bölümünün geri çevrildiğine işaret ediyor.

Bu gelişmenin etkisi yalnızca Yemen’deki cephe hatlarıyla sınırlı değil.

Hürmüz Boğazı’ndaki kriz sürerken Babülmendep’in de yeniden yoğun çatışmaların merkezine yerleşmesi, Orta Doğu’dan dünya pazarlarına uzanan iki kritik deniz geçişinin aynı anda bölgesel savaşın etkisi altında kalmasına neden oluyor.

Yemen’deki son karşı taarruzun kalıcı bir kontrol değişikliğine dönüşüp dönüşmeyeceği ise önümüzdeki günlerde Muha, Taiz ve Kızıldeniz kıyısındaki çatışmaların seyriyle daha net ortaya çıkacak.

Sayı 6

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın

49b9b5cb 63d6 40a9 ab81 494df4188961

AB Liderleri Brüksel’de Toplandı

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…
b9cdc79d 1c0e 443f ab15 833a0fea726b

Avrupa Birliği’nde Ekonomi ve Güvenlik Aynı Masada

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…