Busan Anlaşması, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in Washington ziyareti öncesinde 10 Ocak 2027’ye kadar uzatıldı. Üç günlük devlet ziyareti kapsamında ABD’ye gelen Xi, Başkan Donald Trump ile ticaret, yapay zekâ, kritik mineraller, Tayvan ve küresel güvenlik başlıklarını görüşecek.
Xi Jinping ve eşi Peng Liyuan’ı taşıyan uçak 23 Eylül akşamı Maryland’deki Joint Base Andrews’a indi. Trump ve eşi Melania Trump, Çin liderini havaalanında karşıladı.
Xi’nin 23-25 Eylül tarihlerini kapsayan ziyareti, Çin liderinin 2015’ten bu yana ABD’ye gerçekleştirdiği ilk devlet ziyareti olma özelliği taşıyor. Xi ve Trump son olarak mayıs ayında Pekin’de bir araya gelmişti.
Dünyanın en büyük iki ekonomisinin liderleri yaklaşık dört aylık aranın ardından yeniden yüz yüze görüşürken, ziyaretin ilk somut gelişmesi liderler görüşmesi başlamadan ticaret cephesinden geldi.
Busan Anlaşması 10 Ocak’a Kadar Uzatıldı
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington ile Pekin’in Busan Anlaşması’nı iki ay daha uzatma konusunda mutabakata vardığını açıkladı.
Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile Washington’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, 10 Kasım’da sona ermesi planlanan anlaşmanın 10 Ocak 2027’ye kadar yürürlükte kalacağını bildirdi.
Böylece Trump-Xi zirvesi öncesinde ABD ile Çin arasındaki ticaret geriliminin yeniden tırmanmasını önleyecek geçici bir zemin oluşturuldu.
Busan Anlaşması, Trump ile Xi’nin Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortaya çıkmıştı. Anlaşmayla taraflar, karşılıklı tarife artışları ve diğer ticari misillemelerle hızla tırmanan ekonomik gerilimi geçici olarak frenleme konusunda uzlaşmıştı.
Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başlangıcında Çin’e yönelik tarifelerin bazı kalemlerde yüzde 145’e kadar yükselmesi iki ülke arasındaki ticari gerilimi artırmış, Pekin ise nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik kısıtlamalarla karşılık vermişti.
Busan’da sağlanan uzlaşma bu karşılıklı adımların bir bölümünü askıya alarak iki ülkeye daha kapsamlı bir ekonomik anlaşma için müzakere alanı sağlamıştı.
Yeni iki aylık uzatma da Washington ve Pekin’e mevcut sorunlar üzerinde görüşmeleri sürdürmek için ilave süre sağlayacak.
Daha Kapsamlı Ekonomik Anlaşma Arayışı
Bessent, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile yapılan görüşmelerde tarafların yalnızca mevcut ateşkesi uzatmak yerine daha kapsamlı bir ekonomik anlaşmaya ulaşma ihtimalini de değerlendirdiğini söyledi.
ABD ile Çin arasındaki görüşmelerde gümrük tarifeleri, tarım ürünleri, teknoloji ihracatı ve kritik mineraller temel başlıklar arasında bulunuyor.
Çin’in nadir toprak elementleri ve mıknatısların küresel tedarik zincirindeki güçlü konumu, Washington açısından özellikle önemli. Bu malzemeler savunma sanayisinden yarı iletkenlere, elektrikli araçlardan havacılık sistemlerine kadar birçok stratejik sektörde kullanılıyor.
Busan Anlaşması kapsamında Çin’in nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik bazı kısıtlamaları gevşetmesi, ABD’nin ise belirli ticari tedbirleri askıya alması öngörülmüştü.
Ancak son aylarda bazı kritik minerallerin ABD’ye tedarikinde yaşanan sorunlar, anlaşmanın uygulanması konusunda Washington’da soru işaretlerine yol açtı.
Tarım ürünleri de müzakerelerin önemli başlıklarından biri. Busan’da oluşturulan çerçeve Çin’in ABD’den önemli miktarda soya fasulyesi satın almasını öngörürken Washington, tarım ürünlerinin gelecekteki daha kapsamlı bir anlaşmada da yer almasını istiyor.
Yapay Zekâ Rekabeti Gündemin Üst Sıralarında
Trump-Xi görüşmelerinin öne çıkan diğer başlıklarından birini ABD ile Çin arasındaki yapay zekâ rekabetinin oluşturması bekleniyor.
İki ülke yapay zekâ modellerinden yarı iletkenlere, veri merkezlerinden gelişmiş işlemcilere kadar genişleyen bir teknolojik rekabet içerisinde bulunuyor.
Washington özellikle gelişmiş yapay zekâ çiplerinin ve bunların üretiminde kullanılan teknolojilerin Çin’e erişimini sınırlamaya çalışırken Pekin, ABD’nin teknoloji alanındaki ihracat kontrollerine karşı çıkıyor.
Bununla birlikte taraflar arasında yapay zekânın güvenli kullanımına yönelik sınırlı bir diyalog mekanizmasının kurulması da gündemde.
Bessent ile He Lifeng arasındaki görüşmelerde Washington’ın iki ülke arasında yapay zekâ kaynaklı olay veya tehditlere ilişkin bildirim sağlayabilecek bir mekanizma oluşturulmasını gündeme getirdiği bildirildi.
Bu nedenle Washington zirvesi, yapay zekâ alanındaki stratejik rekabet devam ederken tarafların risk azaltıcı sınırlı mekanizmalar oluşturup oluşturamayacağının görülmesi açısından da önem taşıyor.
Tayvan En Hassas Başlıklardan Biri
Xi’nin Washington ziyaretinde Tayvan konusu da iki ülke arasındaki en hassas gündem maddelerinden biri olacak.
Çin’in Washington Büyükelçisi Xie Feng, görüşme öncesinde Pekin açısından aşılmaması gereken başlıkları sıralarken Tayvan’ı ilk sıraya yerleştirdi.
Pekin, Tayvan’ı Çin’in parçası olarak görüyor ve ABD’nin adaya silah satışlarına karşı çıkıyor. Washington ise Tayvan ile resmî diplomatik ilişki kurmamasına rağmen adanın savunma kapasitesini desteklemeyi sürdürüyor.
Washington ile Pekin arasında ticaret alanında Busan Anlaşması üzerinden oluşturulan geçici istikrarın, güvenlik alanındaki temel anlaşmazlıklara nasıl yansıyacağı zirvenin yakından takip edilen başlıklarından biri olacak.
İran ve Ukrayna da Masada
Trump ile Xi’nin küresel güvenlik sorunlarını da ele alması bekleniyor.
Çin, İran’ın en büyük petrol müşterilerinden ve önemli ticaret ortaklarından biri konumunda bulunuyor. Washington ise Pekin’in Tahran üzerindeki ekonomik etkisini kullanmasını istiyor.
Ukrayna savaşı da ABD ile Çin arasındaki önemli anlaşmazlık başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Washington, Çin’in Rusya ile ekonomik ve stratejik ilişkilerini eleştirirken Pekin, Ukrayna savaşında doğrudan taraf olmadığını ve siyasi çözümü desteklediğini savunuyor.
Xi’nin Washington ziyareti sırasında bu başlıklarda somut bir uzlaşmaya varılıp varılmayacağı henüz bilinmiyor.
Busan’dan Washington’a Uzanan Süreç
Trump ile Xi arasındaki son bir yıllık diplomasi trafiğinde Busan Anlaşması önemli bir dönüm noktası oluşturdu.
Ekim 2025’te Busan’da başlayan ticari ateşkes, tarafların stratejik rekabeti sona erdirmesinden ziyade ekonomik gerilimin kontrol altında tutulmasına yönelik bir mekanizma oluşturdu.
Trump’ın mayıs ayında Pekin’e gerçekleştirdiği ziyaret de bu sürecin devamını sağladı. Xi’nin Washington ziyareti ise iki ülke arasındaki diyaloğun üçüncü önemli aşamasını oluşturuyor.
Busan Anlaşması’nın zirveden hemen önce 10 Ocak 2027’ye kadar uzatılması, Washington ve Pekin’in en azından kısa vadede yeni bir ticaret savaşı tırmanışından kaçınma yönündeki iradesini ortaya koyuyor.
Bununla birlikte tarifeler, nadir toprak elementleri, yarı iletkenler, yapay zekâ teknolojileri ve Çin’in ABD pazarına erişimi gibi temel anlaşmazlıklar çözülmüş değil.
Washington’daki Trump-Xi görüşmeleri bu nedenle yalnızca iki lider arasındaki diplomatik temas açısından değil, Busan’da oluşturulan geçici ekonomik ateşkesin daha kalıcı bir ABD-Çin ticaret çerçevesine dönüşüp dönüşmeyeceğinin görülmesi açısından da önem taşıyor.


