ABD İHA savaşı konusunda Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ortaya çıkardığı yeni koşullara hazırlıksız yakalandığını kabul etti. ABD Savunma Bakanlığının araştırma ve mühendislikten sorumlu müsteşarı Emil Michael, düşük maliyetli ve kitlesel ölçekte üretilen insansız hava araçlarının muharebe sahasındaki etkisinin Amerikan askerî planlamasında yeterince öngörülemediğini açıkladı. Pentagon’un bu açığı kapatmak amacıyla otonom sistemlere yönelik çalışmalarını hızlandırdığını belirten Michael, ABD’nin yaklaşık 500 bin İHA’lık stoka ulaştığını, Ukrayna’nın ise 2026 yılı için 8 ila 10 milyon İHA üretmeyi hedeflediğini bildirdi.
Pentagon’dan İHA Savaşına İlişkin Dikkat Çeken Açıklama
ABD Savunma Bakanlığının teknoloji alanındaki üst düzey yöneticilerinden Emil Michael, 4 Kasım 2026 tarihinde Kaliforniya’nın Napa kentinde düzenlenen WSJ Tech konferansında modern savaşın dönüşümüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Michael, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın, düşük maliyetli insansız sistemlerin muharebe sahasındaki önemini ortaya koyduğunu ve ABD’nin bu gelişmeye yeterince hazırlıklı olmadığını ifade etti.
Pentagon’un ve geleneksel savunma sanayisi şirketlerinin savaşın bu biçimde gelişeceğini öngöremediğini belirten Michael, Ukrayna’nın sınırlı kaynaklarla geliştirdiği İHA çözümlerinin Amerikan askerî planlamasında önemli bir eksikliği görünür hâle getirdiğini söyledi.
ABD’nin Ukrayna’ya kapsamlı askerî destek sağladığını hatırlatan Michael, buna rağmen Ukraynalıların ihtiyaç duydukları bazı teknolojileri kendilerinin geliştirmek zorunda kaldıklarını kabul etti.
Michael’ın açıklamaları, Pentagon’un gelecekteki çatışmalara yönelik hazırlıklarında insansız sistemlere daha fazla ağırlık verme arayışını ortaya koydu.
ABD’nin İHA Stoku 500 Bine Ulaştı
Michael, ABD’nin insansız hava aracı kapasitesine ilişkin sayısal bilgiler de paylaştı.
Önceki yönetim döneminde yaklaşık bin İHA üretildiğini belirten Michael, mevcut Amerikan stokunun yaklaşık 500 bin araca ulaştığını ifade etti.
Ukrayna’nın ise 2026 yılı içerisinde 8 ila 10 milyon İHA üretmeyi hedeflediğini aktardı.
Bununla birlikte söz konusu rakamlar doğrudan karşılaştırılabilir üretim verileri niteliği taşımıyor. ABD için açıklanan 500 binlik sayı mevcut stok büyüklüğünü, Ukrayna için belirtilen 8 ila 10 milyonluk rakam ise yıllık üretim hedefini ifade ediyor.
Ayrıca iki ülkenin İHA kategorileri, platform türleri ve üretim yöntemleri arasında farklılıklar bulunabiliyor.
Bu nedenle açıklanan veriler, iki ülkenin toplam askerî İHA kapasitesinin veya teknolojik seviyesinin doğrudan karşılaştırılması için tek başına yeterli değil.
Buna karşılık Michael’ın değerlendirmeleri, Pentagon’un özellikle düşük maliyetli ve yüksek miktarlarda üretilebilen insansız sistemlere yönelik kapasitesini artırmaya çalıştığını gösteriyor.
Ukrayna’nın Savaş Alanındaki Deneyimi Öne Çıktı
Rusya-Ukrayna Savaşı, insansız hava araçlarının keşif, gözetleme, hedef tespiti ve taarruz görevlerinde yoğun biçimde kullanıldığı bir çatışma ortamı oluşturdu.
Özellikle küçük ve görece düşük maliyetli İHA’ların geniş ölçekte kullanılması, geleneksel askerî platformların yanı sıra insansız sistemlerin de savaş alanındaki önemini artırdı.
Michael, Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu sistemleri geliştirme sürecinde yaratıcı yöntemler kullandığını ve mevcut teknolojileri hızla değişen operasyonel koşullara uyarladığını belirtti.
Ukraynalıların yazılım geliştirme ve sistemlerin sürekli iyileştirilmesi konusunda önemli deneyimler kazandığını ifade eden Michael, ABD’nin ise savaşın başlangıcında daha çok geleneksel askerî sistemlerle destek sağlayabildiğini anlattı.
Bu açıklamalar, Ukrayna’daki çatışmaların yalnızca yeni silah sistemlerinin kullanımını değil, üretim süreçlerinin ve teknolojik uyarlama hızının önemini de gündeme taşıdığını ortaya koyuyor.
Project Meridian ile Geleceğin Muharebe Sahası İnceleniyor
Pentagon, gelecekteki çatışma ortamlarına hazırlık kapsamında Project Meridian adlı çalışma üzerinden yeni savaş senaryolarını değerlendiriyor.
Michael’ın açıklamalarına göre proje, mevcut çatışmalarda kullanılan teknolojilerin ötesine geçerek gelecekte askerî harekâtın hangi alanlarda ve hangi koşullarda yürütülebileceğini incelemeyi amaçlıyor.
Çalışma kapsamında uzay ve yer altı ortamlarında gerçekleşebilecek çatışmalar da ele alınıyor.
Projede SpaceX Üst Yöneticisi Elon Musk ile savunma teknolojileri şirketi Anduril Industries’in kurucusu Palmer Luckey de yer alıyor.
Michael, ABD’nin Rusya-Ukrayna Savaşı’nda karşılaştığı hazırlık eksikliğinin gelecekte tekrarlanmaması gerektiğini vurgulayarak yeni tehditlerin önceden değerlendirilmesinin önemine işaret etti.
Bununla birlikte Project Meridian kapsamında alınmış belirli bir İHA tedarik kararına, yeni bir üretim sözleşmesine veya açıklanmış bir teslimat takvimine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.
Yapay Zekâ Destekli Hedeflemede İnsan Kararı Korunacak
Michael, Pentagon’un yapay zekâ teknolojilerinin askerî kullanımına ilişkin yaklaşımını da değerlendirdi.
ABD’nin otonom sistemlere yönelik çalışmalarını hızlandırmasına rağmen hedef belirleme ve askerî karar süreçlerinde yapay zekâ kullanımına temkinli yaklaştığını belirtti.
Michael’a göre mevcut hedef geliştirme süreçlerinde istihbarat raporları, uydu görüntüleri ve insan tarafından yürütülen değerlendirmeler önemli yer tutuyor.
Yapay zekâ destekli sistemlerin kullanımında uygun insan muhakemesinin her aşamada korunması gerektiğini vurgulayan Michael, askerî kararların yalnızca otomatik sistemlere bırakılmaması gerektiğini ifade etti.
Michael ayrıca ABD’nin yapay zekâ alanında Çin’in önünde bulunduğunu savundu. Bu üstünlüğün yaklaşık altı ay ile bir yıl arasında olduğunu ileri süren Michael, değerlendirmesini ABD’nin veri merkezi altyapısı ve gelişmiş yarı iletken teknolojilerindeki kapasitesiyle ilişkilendirdi.
Ancak söz konusu süre, Michael’ın değerlendirmesini yansıtıyor; iki ülkenin yapay zekâ kabiliyetleri arasında bağımsız olarak doğrulanmış kesin bir teknolojik farkı ifade etmiyor.
Pentagon İnsansız Sistemlere Yönelik Hazırlıklarını Artırıyor
ABD Savunma Bakanlığının üst düzey teknoloji yöneticisinin açıklamaları, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Amerikan askerî planlamasında ortaya çıkardığı eksikliklerin Pentagon tarafından da kabul edildiğini gösterdi.
Michael’ın değerlendirmelerinde özellikle üç başlık öne çıktı: düşük maliyetli İHA’ların kitlesel üretimi, yeni teknolojilerin savaş alanına hızla uyarlanması ve gelecekteki çatışma biçimlerinin önceden öngörülmesi.
Pentagon’un İHA stokunu genişletmesi ve Project Meridian kapsamında yeni savaş senaryolarını incelemesi, bu alanlardaki hazırlık çalışmalarının sürdüğünü ortaya koyuyor.
Bununla birlikte açıklanan stok rakamları ve geleceğe yönelik çalışmalar, ABD’nin insansız sistemler alanındaki bütün operasyonel ihtiyaçlarını karşıladığı veya Rusya-Ukrayna Savaşı’nda ortaya çıkan eksikliklerin tamamen giderildiği anlamına gelmiyor.
Michael’ın açıklamaları, insansız sistemlerin modern askerî harekâttaki rolünün yanı sıra savunma sanayisinde üretim kapasitesi, teknolojik uyarlama ve operasyonel hazırlığın önemini yeniden gündeme taşıdı.


