P 059424 00 01 02 HIGH 748023
Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki etkileri genişlerken Romanya ve Bulgaristan açıklarında ticari gemilere yönelik saldırılar, NATO'nun bölgedeki güvenlik önlemlerini yeniden gündeme taşıdı. Fotoğraf: Avrupa Komisyonu

Karadeniz’de Artan Saldırılar NATO’nun Doğu Kanadını Gündeme Taşıdı

Bu makaleyi sesli dinleyin:

Karadeniz güvenliği, Rusya-Ukrayna savaşının deniz taşımacılığı üzerindeki etkilerinin genişlemesi ve NATO üyesi Romanya ile Bulgaristan açıklarında ticari gemilere yönelik saldırıların artmasıyla yeniden uluslararası gündemin ön sıralarına taşındı. Ekim ayında bölgede çok sayıda geminin hedef alınmasının ardından NATO, doğu kanadındaki deniz gözetleme ve savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik yeni tedbirler açıkladı. Türkiye ise Rusya ve Ukrayna arasında ticari gemilere yönelik saldırıların sınırlandırılmasını amaçlayan diplomatik girişimlerini sürdürüyor.

Romanya ve Bulgaristan Açıklarında Saldırılar Arttı

Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırılar, ekim ayında NATO üyeleri Romanya ve Bulgaristan’ın kıyılarına yakın bölgelerde yoğunlaştı.

Ay içerisinde iki ülke yakınlarında yedi yük gemisinin hedef alınmasının ardından NATO, Karadeniz’deki doğu kanadını güçlendirmeye yönelik yeni önlemler duyurdu. Ancak saldırılar bu açıklamanın ardından da devam etti.

23 Ekim’de Romanya karasularının hemen dışında bir gemi daha vurulurken 28 Ekim’de Yunanistan bağlantılı bir konteyner gemisi, Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgesinde deniz insansız araçlarının saldırısına uğrayarak battı.

Ekim ayında hedef alınan gemilerden birinin Romanya karasularında, diğer sekizinin ise Romanya veya Bulgaristan’ın münhasır ekonomik bölgelerinde bulunduğu bildirildi.

Bu ayrım, saldırıların hukuki ve askerî boyutunun değerlendirilmesi açısından önem taşıyor. Münhasır ekonomik bölgeler, kıyı devletlerine belirli ekonomik haklar tanımakla birlikte karasularıyla aynı hukuki statüye sahip değil.

Dolayısıyla söz konusu saldırılar NATO üyesi ülkelerin güvenlik çıkarlarını doğrudan ilgilendirse de münhasır ekonomik bölgelerde meydana gelen her olayın otomatik olarak NATO’nun kolektif savunma mekanizmasını harekete geçirmesi söz konusu değil.

Saldırıların Sorumluluğu Tartışılıyor

Karadeniz’deki son saldırıların sorumluluğuna ilişkin farklı değerlendirmeler bulunuyor.

Askerî uzmanlar, Romanya ve Bulgaristan açıklarındaki gemilere yönelik saldırıların önemli bölümünün Rusya tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini değerlendiriyor.

Deniz güvenliği alanında faaliyet gösteren Ambrey şirketi, son saldırılardan birine ilişkin görüntülerde tespit edilen deniz insansız aracının Rusya tarafından kullanılan bir modele benzediğini bildirdi.

Bununla birlikte saldırıların tamamının faili bağımsız biçimde doğrulanmış değil.

Romanya yönetimi, Rusya’yı sivil gemilere yönelik sistematik saldırılar düzenlemekle suçlarken belirli olaylarda kesin sorumluluk atfetmek için adli ve teknik kanıtlara ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Bulgaristan ise saldırıların bazılarının Rusya’nın çıkarlarına hizmet ediyor olabileceğini ifade etmekle birlikte Moskova’yı doğrudan sorumlu ilan etmedi.

Rusya, Ukrayna’nın komşusu olan NATO ülkelerini insansız araçlarla hedef aldığı iddialarını reddediyor. Moskova yönetimi, Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya askerî destek sağlayarak çatışmanın genişlemesine katkıda bulunduğunu savunuyor.

NATO Karadeniz’deki Gözetleme Kapasitesini Artırıyor

Karadeniz’de artan saldırılar üzerine NATO, bölgedeki deniz gözetleme ve erken uyarı faaliyetlerini güçlendirmeye yönelik adımlar açıkladı.

Bu kapsamda deniz karakol uçaklarının, radar sistemlerinin ve insansız hava araçlarının İttifak’ın doğu kanadındaki faaliyetlerde daha fazla kullanılması planlanıyor.

NATO’dan yapılan açıklamada, Rusya’nın müttefiklerin Ukrayna’ya verdiği desteği azaltmayı amaçlayan faaliyetlerinin ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturduğu belirtildi.

İttifak yetkilileri, Karadeniz kıyısındaki üyeler dâhil bütün müttefiklerin savunulmasına yönelik taahhütlerin geçerliliğini koruduğunu vurguladı.

NATO ayrıca insansız hava araçları ve benzeri tehditlere karşı maliyet etkin savunma sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

İttifakın gelecek beş yıl içerisinde insansız araçlara karşı savunma kabiliyetlerine 40 milyar doların üzerinde yatırım yapmayı taahhüt ettiği bildirildi.

Bununla birlikte Romanya, mevcut hava savunma kapasitesinin artırılması gerektiğini belirterek özellikle karadan havaya önleme sistemleri ve radar altyapısına yönelik ihtiyacını gündeme getiriyor.

NATO’nun Karadeniz’deki Güvenlik Yaklaşımı Tartışılıyor

Karadeniz’deki gelişmeler, NATO’nun doğu kanadında uyguladığı savunma tedbirlerinin bölgesel dağılımına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.

NATO, Baltık ülkeleri ve Polonya’daki askerî varlığını güçlendirirken Romanya, Karadeniz’deki tehditlere karşı daha kapsamlı tedbirler alınmasını talep ediyor.

Washington merkezli Middle East Institute bünyesindeki Karadeniz Programı Direktörü Iulia Joja, son saldırıların NATO’nun gerilimi tırmandırmaktan kaçınan yaklaşımını sınadığını değerlendirdi.

Joja’ya göre Karadeniz’deki saldırılar, Batılı ülkelerin hangi koşullarda ve ne ölçüde karşılık vereceğine ilişkin sınırları ortaya çıkarmayı amaçlıyor olabilir.

Londra merkezli Royal United Services Institute (RUSI) kıdemli araştırmacısı Sidharth Kaushal da saldırılardaki artışı belirgin bir gerilim tırmanışı olarak nitelendirdi.

Bu değerlendirmeler, saldırıların yalnızca deniz ticaretini hedef alan askerî faaliyetler olarak değil, NATO’nun bölgesel güvenlik yaklaşımı bakımından da incelendiğini gösteriyor.

Ancak saldırıların NATO’nun tepkisini ölçmek amacıyla gerçekleştirildiği yönündeki görüşler, uzman değerlendirmesi niteliği taşıyor. Bu amacın saldırıları düzenleyen tarafça doğrulandığına ilişkin bir açıklama bulunmuyor.

Karadeniz’de Altı Ayda 317 Gemi Hedef Alındı

Deniz güvenliği şirketi Ambrey Analytics tarafından derlenen veriler, Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki saldırıların boyutunu ortaya koydu.

Şirketin kıdemli analisti Tomas Alexa’nın paylaştığı verilere göre mayıs-ekim döneminde iki denizde toplam 317 ticari ve diğer türden gemi saldırılara maruz kaldı.

Önceki altı aylık dönemde bu sayı 74 olarak kaydedilmişti.

Böylece hedef alınan gemi sayısı altı aylık dönemler karşılaştırıldığında dört kattan fazla arttı.

Ambrey verilerine göre yılın üçüncü çeyreğinde Ukrayna tarafından gemilere yönelik 137, Rusya tarafından ise 92 saldırı gerçekleştirildi.

Ekim ayında ise Rusya’ya atfedilen saldırı sayısı 38’e ulaşırken Ukrayna’ya atfedilen saldırı sayısı beş olarak kaydedildi.

Veriler, Karadeniz’deki deniz savaşının yalnızca askerî unsurlarla sınırlı kalmadığını, ticari deniz taşımacılığını da önemli ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor.

Tahıl İhracatında Sert Düşüş

Karadeniz’deki saldırıların ekonomik sonuçları, özellikle Rusya ve Ukrayna’nın tahıl ihracatında belirginleşiyor.

Rusya’nın Karadeniz ve Azak Denizi üzerinden gerçekleştirdiği tahıl ihracatı, eylül ayında 300 bin metrik tona geriledi.

Bu miktar, bir önceki yılın aynı ayında kaydedilen 4,74 milyon metrik tonluk ihracatın oldukça altında kaldı.

Ukrayna ise Rus saldırıları nedeniyle temmuz ayının sonlarında Karadeniz limanlarındaki faaliyetlerini askıya aldı.

Kiev yönetimi, ihracatın sürdürülebilmesi amacıyla sevkiyatları Tuna Nehri üzerindeki limanlara, Romanya’nın Sulina Kanalı’na ve Romanya’nın Karadeniz kıyısı boyunca uzanan alternatif güzergâhlara yönlendirdi.

Ancak alternatif güzergâhların kullanılması, ihracattaki düşüşü tamamen telafi edemedi.

Ukrayna’nın limanlar üzerinden gerçekleştirdiği tahıl ihracatı, geçen yılın eylül ayında 2,1 milyon metrik ton seviyesindeyken bu yılın aynı döneminde 810 bin metrik tona geriledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, tahıl sevkiyatlarındaki kesintilerin ilerleyen aylarda uluslararası tarım piyasalarında ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulundu.

Karadeniz’deki ticari taşımacılığın aksaması, enerji ve tarım ürünlerinin uluslararası pazarlara ulaştırılmasını zorlaştırırken küresel tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı da artırıyor.

Romanya’nın Enerji Altyapısı da Risk Altında

Karadeniz’deki güvenlik sorunları, ticari deniz taşımacılığının yanı sıra enerji altyapısını da ilgilendiriyor.

Romanya’nın Karadeniz açıklarında geliştirdiği Neptun Deep doğal gaz projesi, ülkenin enerji üretim kapasitesini artırmayı hedefleyen önemli yatırımlar arasında bulunuyor.

Projenin devreye girmesiyle Romanya’nın Avrupa Birliği’nin en büyük doğal gaz üreticisi konumuna yükselmesi bekleniyor.

Ağustos ayında bir deniz insansız aracının Neptun Deep projesinin bulunduğu bölgeye yaklaşması, açık deniz enerji tesislerinin güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı.

Bölgedeki askerî faaliyetlerin yoğunlaşması, enerji altyapısının korunması ve deniz güvenliği tedbirlerinin güçlendirilmesi ihtiyacını da gündeme taşıyor.

Romanya yönetimi, özellikle radar sistemleri ve hava savunma önleyicilerinin artırılması gerektiğini vurguluyor.

Türkiye’den Karadeniz’de Sınırlı Ateşkes Girişimi

Karadeniz’de artan saldırılar karşısında Türkiye, deniz taşımacılığının güvenliğini sağlamaya yönelik diplomatik girişimlerini sürdürüyor.

Türkiye, Rusya ve Ukrayna’ya denizdeki saldırıların sınırlandırılmasını amaçlayan dar kapsamlı bir ateşkes önerisi sundu.

Ankara, söz konusu girişime ilişkin Moskova ve Kiev’den yanıt bekliyor.

Türkiye’nin Millî Savunma Bakanı, Romanya ve Bulgaristan’ın savunma bakanları ile askerî yetkililerinin Sofya’da gerçekleştirdiği toplantıda taraflara Karadeniz’deki saldırıları sürdürmemeleri yönünde uyarıda bulundu.

Toplantıda bölgedeki güvenlik ortamı ve deniz taşımacılığına yönelik tehditler ele alındı.

Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında İstanbul ve Çanakkale boğazlarından savaş gemilerinin geçişine ilişkin yetkileri nedeniyle Karadeniz güvenliğinde önemli bir konumda bulunuyor.

Ankara’nın sınırlı deniz ateşkesi girişimi, savaşın tamamına ilişkin kapsamlı bir barış anlaşmasından bağımsız olarak ticari gemilere yönelik saldırıların azaltılmasını hedefliyor.

Türkiye’nin yanı sıra Mısır ve Hindistan da deniz taşımacılığındaki aksaklıkların küresel enerji ve gıda piyasalarına etkilerini sınırlandırmak amacıyla benzer diplomatik girişimlere destek veriyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, sınırlı ateşkes seçeneğine yönelik uluslararası ilginin arttığını belirtti.

Rusya ise böyle bir düzenlemenin Ukrayna’ya askerî açıdan toparlanma imkânı sağlayacağını savunarak dar kapsamlı deniz ateşkesi önerisine karşı çıktı.

Karadeniz’de Güvenlik ve Diplomasi Gündemi

Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz’deki etkilerinin genişlemesi, NATO’nun bölgesel savunma tedbirleri ile uluslararası deniz taşımacılığının güvenliğini aynı gündemde buluşturdu.

Romanya ve Bulgaristan açıklarında ticari gemilere yönelik saldırıların artması, NATO’nun gözetleme ve savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik yeni önlemler açıklamasına neden oldu.

Saldırıların Rusya ve Ukrayna’nın tahıl ihracatını önemli ölçüde azaltması, Karadeniz’deki güvenlik sorunlarının küresel ticaret açısından da sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.

Türkiye’nin sınırlı deniz ateşkesi girişimi ise askerî gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik seçeneklerden biri olarak gündemdeki yerini koruyor.

Ancak Moskova ve Kiev arasında deniz taşımacılığının güvenliğine ilişkin yeni bir mutabakat sağlanmış değil. NATO’nun açıkladığı tedbirlerin uygulanması ve diplomatik temasların seyri, Karadeniz’deki güvenlik ortamının önümüzdeki dönemde nasıl şekilleneceğini belirleyen başlıca unsurlar arasında bulunuyor.

Sayı 6

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın

1280px P20250506JB 0779

ABD, Rusya ve Ukrayna’yı Abu Dabi’de Yeniden Müzakere Masasına Getiriyor

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…
21726

Batı Sahra’da BM Barış Gücü Misyonu 35 Yıl Sonra Sona Erdi

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…