Suriye’de Gerçek Müttefik Kim?

Yazar:
28 Şubat 2026
2025 03 10 mazlum abdi ahmed sara XG Csyria
Suriye ordusunun SDG unsurlarını tamamen Fırat’ın doğusuna geri çekmeyi içeren bir harekâta başlayacağı bu günlerde, söz konusu harekâtın artık yapılma ihtimalinin kalmadığı değerlendirilmektedir. Photo: Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı

Suriye’de son iki günde gerçekleşen olaylar ve yapılan açıklamalar, ortamın son derece sıcak olduğunu göstermektedir.

  • 13 Ocak 2026’da Suriye Savunma Bakanlığı, Halep’in 50 km doğusundaki Deyr Hafir, Meskena, El-Hafsah ve Sebhat el-Cebbul çevresini, Fırat Nehri’ne kadar uzanan bölgeyi kapalı askerî bölge ilan etti. Bakanlık; sivillerin özellikle Suriye Demokratik Güçleri (SDG) noktalarından uzak durmaları gerektiğini, bölgedeki tüm silahlı grupların Fırat’ın doğusuna çekilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca Suriye Arap Ordusu’nun, bölgenin silahlı gruplar tarafından “suç amaçlı operasyonlar için çıkış noktası olarak kullanılmasını” önlemek amacıyla “gerekli tüm tedbirleri” alacağı ifade edildi.
  • 13 Ocak 2026’da ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Halep’teki duruma ilişkin bir açıklama yayımlayarak taraflara:
    • Müzakere masasına dönme ve itidal çağrısında bulundu.
    • Halep ve çevresindeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirterek, Şam yönetiminden ve Rojava Özerk Yönetimi’nden “gerginliği artıracak eylemlerden kaçınmalarını, sivillerin ve hassas altyapının korunmasını öncelik hâline getirmelerini” istedi.
    • Suriye hükümetine ve Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) çağrı yapılan açıklamada; “ilgili tüm taraflara iyi niyetle müzakere masasına dönmeleri ve diyalog yoluyla sürdürülebilir bir diplomatik çözüm aramaları yönündeki çağrımızı sürdürdüğümüzü” vurguladı.
    • Tüm aktörlere iyi niyetle müzakere masasına dönme çağrısını yineledi.
  • 13 Ocak 2026’da SDG temsilcisi İlham Ahmed, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, “Suriye hükümetinin savaşı başlatarak 10 Mart Anlaşması’nı tek taraflı olarak ihlal ettiğini” belirterek, “Diyalogdan yanayız ama kendimizi savunmaya da hazırız.” dedi.
  • Öte yandan, SDG ile Suriye Arap Ordusu arasındaki gerginlikler derinleşmektedir. SDG, Şam hükümetine bağlı silahlı grupların Tişrin Barajı çevresine iki kez saldırdığını duyurdu. SDG’nin açıklamasına göre bu saldırılarda kamikaze dronlar ve ağır toplar kullanıldı. Bu saldırılarla eş zamanlı olarak, Deyr Hafir’in güneyindeki Um el-Mera köyü de füzelerle bombalandı.
  • 13 Ocak 2026 günü, muhtemelen Suriye’de gerçekleşen son olaylara ilişkin olarak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack bir görüşme gerçekleştirdi. Barrack, yaptığı açıklamada; Amerika Birleşik Devletleri’nin Türkiye ile güçlü ortaklığa değer verdiğini, bölgesel istikrarı ilerletmek ve Suriye’deki süregelen çabalar dâhil olmak üzere ortak zorlukları ele almak için birlikte çalışmaya kararlılıkla devam ettiğini belirtti.
  • 14 Ocak 2026’da İsrail’deki Kürdistan Yahudi Toplumu Başkanı Yehuda Ben Yosef, Halep ve Suriye’nin kuzeyinde yaşanan son gelişmelere ilişkin İsrail hükümetine ve uluslararası topluma Rojava’daki Kürtlere destek verme çağrısında bulundu.
  • İsrail’deki Kürdistan Yahudi Toplumu’nun lideri Yehuda Ben Yosef, Halep’teki Kürt mahallelerinde yaşanan olayları “derin bir şok ve infial” ile karşıladıklarını belirtti; Suriye Arap Ordusu ve Şam destekli grupların saldırılarını eleştirerek bu durumu Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırılara benzetti.
  • 14 Ocak 2026’da SDG yaptığı açıklamada:
    • Suriye ordusu emrindeki SİHA’ların, Meskene kenti ve Tabka kırsalında askerî noktalarını hedef aldığını; saldırılarda bazı kişilerin yaralandığını,
    • Şam güçlerinin, Deyr Hafir’in güney kırsalındaki Zubeyde köyünde SDG kontrolündeki bölgelere sızma girişiminde bulunduğunu,
    • SDG güçlerinin bu girişime karşılık vererek sızmayı boşa çıkardığını; silahlı grupların başarısız olduktan sonra SİHA’ların koruması altında ve ağır silahlar kullanarak geri çekilmek zorunda kaldığını,
    • Söz konusu saldırının, bir hafta içinde aynı bölgede SİHA’lar tarafından gerçekleştirilen üçüncü saldırı olduğunu açıkladı.
  • 14 Ocak 2026’da Suriye Ordusu, Deyr Hafir bölgesine sabah saatlerinde ağır silahlarla donatılmış takviye birlikler sevk ettiğini açıkladı. Suriye resmî haber ajansı (SANA), Suriye Arap Ordusu’nun Lazkiye’den Halep’in doğu kırsalındaki Deyr Hafir’e askerî takviye güç gönderdiğini duyurdu. SANA, çok sayıda asker ve makineli tüfek taşıyan askerî araçlardan oluşan sevkiyatın görüntülerini paylaştı. Yapılan açıklamada, bu bölgenin Halep kentini hedef alan “İran yapımı kamikaze İHA’ların” çıkış noktası hâline geldiği iddia edildi. Suriye Ordusu açıklamasında:
    • “Tüm silahlı gruplar, can güvenliklerini korumak adına Fırat Nehri’nin doğusuna çekilmelidir. Suriye ordusu, bu grupların bölgeyi saldırı amacıyla kullanmalarını engellemek için gerekli tüm tedbirleri alacaktır.” ifadelerine yer verdi.
  • 14 Ocak 2026’da Suriye Dürzilerinin ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri, Suriye’nin güneyinde yer alan Süveyda vilayetinin bağımsızlığını talep ettiklerini ve “Kendimizi İsrail devletinin varlığının ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz.” dedi. Şeyh Hikmet el-Hicri, temel taleplerinin “tam bağımsızlık” olduğunu belirtirken; bunun dışarıdan bir “garantör” gözetiminde, özerk bir geçiş aşamasıyla hayata geçirilebileceğine işaret etti. Dürzi lider, İsrail ile ilişkilerini “tarihsel” olarak niteleyerek şöyle konuştu:
    • “Geleceğin düzenlenmesi için tek garantör ve tek yetkili taraf İsrail’dir. İsrail ile ilişkilerimiz, Süveyda Dürzileri ile Golan Dürzileri arasındaki aile bağlarına dayanmaktadır. Bu bağlar da taleplerimize doğrudan destek sağlamaktadır.”
    • Şara başkanlığındaki Suriye hükümetini “El Kaide’nin ve IŞİD yönetiminin devamı” olarak tanımladı.
    • Bu iktidarın öncekinden daha vahşi olduğunu; mevcut yönetimin yalnızca Dürzileri yok etmeye çalışmadığını, aynı zamanda kendileriyle uyumlu olmayan her etnik yapıyı hedef aldığını söyledi.
    • Hiçbir Arap devletinin Dürzilere destek vermediğini ifade etti.
    • “Bağımsızlıkla birlikte özerkliğin inşasından söz ediyoruz. Suriye bu yöne doğru gidiyor; geleceği de budur. Bu şekilde, tüm bileşenler için daha iyi bir gelecek ve Ortadoğu’nun tamamı için bölgesel istikrar inşa edebiliriz.” dedi.
  • 14 Ocak 2026’da, ABD Başkanı Donald Trump’a en yakın isimlerden biri olarak bilinen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Suriye’deki son gelişmelere ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yayımladı. Graham:
    • Türkiye’yi ve Suriye hükümetini, Kürt güçlerine yönelik olası bir askerî harekât konusunda uyararak ABD’nin tepkisinin sert olacağını,
    • İnsan hakları ihlallerine müsamaha gösterilmeyeceğini,
    • Suriye hükümetine seslenerek azınlıklara yönelik hiçbir insan hakları ihlalinin kabul edilmeyeceğini,
    • Kürtlerin hem IŞİD’e karşı savaştığını hem de İsrail ile uyum içinde hareket ettiğini ifade etti.

Suriye ordusunun SDG unsurlarını tamamen Fırat’ın doğusuna geri çekmeyi içeren bir harekâta başlayacağı bu günlerde, söz konusu harekâtın artık yapılma ihtimalinin kalmadığı değerlendirilmektedir. Bugünden sonra her iki tarafın da çatışmadan uzak duracağını söyleyebiliriz. Hatta 10 Mart 2025 tarihli, SDG’nin Suriye ordusu içinde entegrasyonuna ilişkin anlaşmanın kısa süre içinde hayata geçebileceğini dahi söyleyebiliriz.

SDG’nin bütünsel olarak sadece Fırat’ın doğusunda yer almaması için hareket eden ülkemizin, ileriki günlerde bunu sağlayıp sağlayamayacağını göreceğiz. Türkiye, ABD için vazgeçilmez bir partnerdir. Yukarıda sıralanan olaylar ve açıklamalar, Suriye yönetimi ile SDG arasındaki çatışma risklerinin ABD nedeniyle azalabileceğini veya hiç olmayabileceğini göstermektedir.

Ayrıca bölgede, yani hem Suriye’de hem de İran’da, İsrail’in güvenliği için bazı tedbirlerin ABD tarafından alınmakta olduğunu görüyoruz.

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın