Afrika Boynuzu’ndaki bölgesel güvenlik dengeleri, 11 Şubat 2026 tarihinde Hasan Şeyh Mahmud’un Kahire’de Mısırlı askerî yetkililerle birlikte resmî bir konuşlanma geçit törenine katılmasıyla kritik bir eşiğe ulaştı. Tören, Mısır Silahlı Kuvvetlerinin Somali’deki Afrika Birliği Somali Destek ve İstikrar Misyonu (AUSSOM) kapsamında resmen görevlendirildiğini ilan etti. Misyon, Afrika Birliği Somali Misyonu (AMISOM) ve Somali Geçiş Misyonu (ATMIS) gibi önceki girişimlerin devamı niteliğinde olup, Somali devletinin toprak bütünlüğünü koruma hedefini yeniden merkeze alıyor.
Konuşlanma törenine, Mısır Başkomutanı ve görevden ayrılmak üzere olan Savunma Bakanı Orgeneral Abdülmecid Sakr ile Genelkurmay Başkanı Korgeneral Ahmed Halife katıldı. Etkinlik sırasında Mısırlı yetkililer, göreve gidecek birliklerin operasyonel hazırlık durumuna ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme yaptı. Birliklerin, Mogadişu çevresindeki zorlu harekât şartlarına uyum için özel eğitim programlarından geçirildiği; ulusal kontrol alanını genişletme çabalarına destek vererek Eş-Şebab ile mücadelede Somali makamlarıyla birlikte hareket edeceği bildirildi. El-Kaide bağlantılı bu örgüt, on yılı aşkın süredir bombalı saldırılar ve suikastlarla gündemde.
Sürecin Arka Planı: 2024’ten İtibaren Hızlanan Hat
Diplomatik ve Somali hükümet kaynaklarına göre süreç, Mısır’ın Eylül 2024’te Somali’ye 40 yılı aşkın bir aradan sonra ilk askerî yardımını ulaştırmasıyla başladı. Bu adımın, Etiyopya–Somali–Mısır hattında gerilimi artırması bekleniyor. 2024’te Mısır ile Somali arasındaki ilişkiler özellikle, Etiyopya’nın Somaliland ile imzaladığı ön mutabakat sonrası ivme kazandı. Söz konusu anlaşma, kıyı alanının kiralanması karşılığında Somaliland’ın Somali’den bağımsızlığının tanınmasına kapı aralayabilecek bir çerçeve olarak değerlendiriliyor. Mogadişu yönetimi ise anlaşmayı egemenliğine saldırı olarak niteleyerek her türlü yolla engelleyeceğini açıkladı.
Mısır’ın Somali Konuşlanması: 1.100 personel, Zırhlı Ağırlıklı Birlik
Şubat 2026 itibarıyla gelen raporlar, Mısır’ın Somali’ye yaklaşık 1.100 asker gönderdiğine işaret ediyor. Konuşlanan gücün yüksek tehdit ortamlarına uygun, yoğun mekanize bir yapıda olduğu; mayına dayanıklı pusu korumalı (MRAP) araçlar ve zırhlı personel taşıyıcılar (ZPT/APC) kullandığı belirtiliyor.
Kara unsurunda BAE Caiman ile RG-33L 6×6 MRAP öne çıkıyor. RG-33L, el yapımı patlayıcıların (EYP/IED) etkisini azaltmayı hedefleyen monokok V-gövde tasarımıyla “Kategori II” sınıfında konumlanıyor. 26–37 ton aralığındaki ağırlığı ve 6×6 versiyonunun sağladığı stabilite, personel nakli ve komuta-kontrol görevleri için uygun bir platform sunuyor. Ayrıca, Birleşik Arap Emirlikleri üretimi taktik araç sınıfındaki NIMR Ajban 420 4×4 APC de kullanılıyor. Ajban 420; modüler zırh sistemi ve 130 km/s üzeri hızlara ulaşabilen yüksek hareket kabiliyetli şasisiyle, Mogadişu çevresindeki engebeli arazide hızlı reaksiyon için kritik görülüyor.
Hava Paketi: Taarruz Helikopteri, Nakliye Helikopteri, COIN/ISR Uçağı ve İHA’lar
Kara harekâtını desteklemek üzere Mısır, döner ve sabit kanat unsurlar içeren bir hava paketi de entegre etti. Mil Mi-24 Hind taarruz helikopteri yakın hava desteği sağlarken, Mil Mi-17 genel maksat helikopteri personel sevkiyatı ve lojistik görevlerde kullanılacak. Dikkat çeken bir unsur da AT-802i Air Tractor. Aslen tarımsal amaçlarla tasarlanan bu uçak, karşı-ayaklanma (COIN) ile istihbarat-gözetleme-keşif (ISR) görevleri için kapsamlı biçimde modifiye edilmiş durumda. Zor şartlardaki pistlerden kalkabilmesi ve uzun süre havada kalarak gözetleme yapabilmesi, isyancı hareketliliğini izleme açısından önemli bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Mısır’ın ayrıca Hamza-2 tipi İHA’ları da konuşlandırdığı bildiriliyor.
Türkiye’nin Somali’deki Konuşlanmaları
Eş zamanlı olarak Türkiye, Somali hükümetiyle askerî iş birliğini hızlandırdı. Şubat 2026’nın başında Türk Deniz Kuvvetlerine ait çıkarma gemisi TCG Sancaktar (L-403) ile G sınıfı fırkateyn TCG Gökova (F-496) Mogadişu Limanı’na ulaştı. Karşılama töreninde Somali Savunma Devlet Bakanı Omar Abdi Ali ve Somali Ulusal Ordusu Komutanı Tuğgeneral İbrahim Muhammed Mahmud yer aldı. Sevkiyatta M48 ve M60 Patton ana muharebe tankları, mobil güç jeneratör üniteleriyle donatılmış BMC Vuran zırhlıları, zırhlı komuta merkezleri ve hava savunma sistemlerinin bulunduğu aktarıldı. 2024’te Türkiye, Somali sularında çıkarlarını korumak üzere fırkateyn konuşlandırma planlarını ilk kez duyurmuştu.
M48 Patton tankı, 1950’lerin başında ABD’de M47’nin yerine geliştirildi; ilk sürümler 90 mm top taşısa da daha sonra 105 mm standardına yükseltildi. M60 ise M48 tabanlı bir geliştirme olarak ortaya çıktı ve 105 mm M68 yivli top ile donatıldı; gövde ve kule zırhında dökme çelik kullanıldı.
F-16 Konuşlandırması ve Sahadaki Rol Değişimi
Türkiye’nin desteği, “kinetik” alanda da belirginleşti. 28 Ocak 2026’da üç Türk F-16 savaş uçağı Mogadişu’daki Aden Adde Uluslararası Havalimanına iniş yaptı. Bu, Türkiye’nin Somali’ye ilk kez insanlı muharip uçak konuşlandırması anlamına geliyor. Böylece Türkiye’nin rolü, danışmanlık ve eğitim desteğinden doğrudan hava gücü projeksiyonuna doğru evrildi. Ocak 2026 sonuna ait bazı raporlarda, Türk kara unsurlarının, Türk eğitmenler tarafından TURKSOM tesisinde yetiştirilen seçkin “Gorgor” özel kuvvetleriyle birlikte Eş-Şebab’a karşı doğrudan çatışmalara katıldığı da ileri sürülüyor.
Lojistik süreklilik açısından Türk Hava Kuvvetleri, Airbus A400M Atlas ağır nakliye uçağıyla Türkiye’den Mogadişu’ya ekipman ve malzeme sevkiyatını destekliyor; bu sayede Somali Ulusal Ordusu için sürekli bir ikmal hattı oluşturulması hedefleniyor.
2020’den Bu Yana Çok Aşamalı Genişleme
Ankara, Somali’ye askerî yardımını 2020’den itibaren artırdı. İlk aşamada Kirpi sınıfı zırhlı personel taşıyıcılar ve nakliye araçları gönderildi. 2021–2025 döneminde sevkiyatlar; mayına dayanıklı araçlar, lojistik kamyonları, ağır silahlar, mühimmat ve komuta-kontrol ekipmanlarıyla genişledi. Analistler, Türkiye’nin angajmanını “hareket kabiliyeti desteğinden ileri hava gücüne ve ağır zırha” doğru kademeli bir geçiş olarak tanımlıyor. Ayrıca 2024–2025 döneminde üç T129 ATAK taarruz helikopteri ile 2025’te en az iki Bayraktar Akıncı İHA’sının, genişletilmiş savunma iş birliği anlaşması kapsamında teslim edildiği; helikopter transferi öncesinde Somalili pilotların eğitim programlarını tamamladığı belirtiliyor. Bu adımların, yakın hava desteği ve karşı-ayaklanma harekâtı kapasitesini güçlendirdiği değerlendiriliyor.
Deniz ve Kıyı Hattı: Yeni Birlik ve Müşterek Görev Gücü
Türk Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı Koramiral Mustafa Kaya, Somali başkenti Mogadişu’ya giderek Somali Deniz Görev Grubu’nun planlanan görevlerini yerinde incelemiş, Somali Genelkurmay Başkanlığı ve Savunma Devlet Bakanı ile görüşmeler yapmış ve Somali’de görev yapan Türk personelle temas kurmuştur.
Millî Savunma Bakanlığı, Somali’de devam eden askerî operasyonları desteklemek üzere özellikle deniz ve kıyı faaliyetlerine odaklanan yeni unsurların konuşlandırıldığını doğruladı. Bu kapsamda sevk edilen birlikler arasında, Türk Deniz Piyade unsurlarından Amfibi Deniz Piyade Bölüğünün de bulunduğu, birliğin terörle mücadele operasyonları ve liman güvenliği dâhil olmak üzere deniz-kara kesişim ortamlarında icra edilecek karmaşık görevler için hazırlandığı ifade ediliyor. Söz konusu birliğin, lojistik, harekât, eğitim ve teknik destek alanlarında Somali Silahlı Kuvvetleriyle birlikte çalışacak Somali-Türkiye Müşterek Görev Gücü Komutanlığı yapısına dâhil edilmesi bekleniyor. Bu adımın, iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirirken Somali’nin deniz savunması ve kıyı güvenliği kapasitesine katkı sağlayacağı değerlendiriliyor.
Bu makalenin orijinali military.africa sitesinde yayınlanmıştır.


