ASFAT ihracatı 2026’nın ilk sekiz ayında 550 milyon doların üzerine çıktı. Millî Savunma Bakan Yardımcısı ve ASFAT Yönetim Kurulu Başkanı Musa Heybet, şirketin bugüne kadar 20’den fazla ülkeye hizmet ihracatı gerçekleştirdiğini belirterek ihracat hacmini daha da artırmak için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.
Habertürk TV’ye konuşan Heybet, ASFAT’ın bugüne kadar 20’den fazla ülkeye hizmet ihracatı gerçekleştirdiğini belirterek şirketin ihracat hacmini daha da artırmak için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Heybet’in açıklamaları, ASFAT’ın yalnızca savunma platformlarının üretim ve ihracatında değil, bakım, onarım ve modernizasyon hizmetlerinde de uluslararası pazardaki faaliyetlerini genişlettiğini ortaya koydu.
ASFAT’ın ihracat faaliyetlerinin önemli ayaklarından birini askerî havacılık alanındaki bakım ve onarım kabiliyetleri oluşturuyor. Heybet, A400M askerî nakliye uçaklarının bakımına yönelik Airbus ile mutabakat sağlandığını ve farklı ülkelerden gelen taleplerin Türkiye’de karşılandığını açıkladı.
Airbus’ın lisanslama ve üretim süreçlerindeki katı prosedürlerine dikkat çeken Heybet, Türkiye’nin A400M bakım kabiliyetinin uluslararası alanda talep gördüğünü belirtti. Avrupa ülkelerinin yanı sıra Türk Cumhuriyetlerinden de bakım talepleri geldiğini ifade eden Heybet, bazı ülkelerle bakım-onarım hatlarının kurulması ve ortak teşebbüslerin hayata geçirilmesi konusunda görüşmelerin sürdüğünü kaydetti.
Türkiye, A400M bakım faaliyetlerini Kayseri’deki 2’nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü bünyesinde yürütüyor. ASFAT’ın bu alandaki faaliyetlerinin genişlemesi, Türkiye’nin savunma ihracatında yalnızca nihai ürün satışına değil, platformların kullanım ömrü boyunca ihtiyaç duyduğu bakım, onarım ve teknik destek hizmetlerine de ağırlık verdiğini gösteriyor.
ASFAT’ın deniz platformlarındaki ihracat faaliyetlerinde ise Pakistan ile yürütülen MİLGEM projesi öne çıkıyor. Türkiye ile Pakistan arasında imzalanan anlaşma kapsamında dört korvetin Pakistan Deniz Kuvvetleri için inşa edilmesi kararlaştırılmıştı.
Heybet, proje kapsamında İstanbul’da inşa edilen iki geminin tamamlanarak Pakistan’a teslim edildiğini, diğer iki geminin ise Karaçi’de inşa edilmeye devam ettiğini belirtti. Pakistan tarafının projeden duyduğu memnuniyetin yüksek olduğunu ifade eden Heybet, benzer projeler için farklı ülkelerle görüşmeler yürütüldüğünü açıkladı.
ASFAT’ın yaklaşımı yalnızca savaş gemisinin kendisinin ihraç edilmesiyle de sınırlı değil. Şirket, Türkiye’de geliştirilen savunma sanayii sistemlerinin savaş gemilerine entegre edilerek platformların daha geniş bir Türk savunma sanayii ekosistemiyle birlikte ihraç edilmesine yönelik çalışmalar yürütüyor.
Heybet, birçok ülkeyle savaş gemisi inşası ve bu platformların Türk savunma sanayiinin geliştirdiği sistemlerle donatılarak teslim edilmesi konusunda müzakerelerin sürdüğünü söyledi.
ASFAT’ın açıkladığı 550 milyon doların üzerindeki ihracat rakamı, Türk savunma sanayiinin genel ihracat performansının yükseldiği bir döneme denk geliyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre savunma sanayii ihracatı 2026’nın ilk yedi ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık 800 milyon dolar artış gösterdi. Bu dönemde gemi ihracatındaki artış da yaklaşık 1 milyar dolar olarak kaydedildi.
ASFAT’ın faaliyetleri bu açıdan Türkiye’nin savunma ihracatındaki dönüşümün farklı bir boyutunu ortaya koyuyor. Savunma sanayii ihracatı giderek yalnızca silah sistemi veya platform satışından oluşan bir yapıdan uzaklaşırken; bakım, onarım, modernizasyon, teknoloji transferi, ortak üretim ve yerinde üretim modelleri de ihracatın önemli unsurları hâline geliyor.
Pakistan MİLGEM projesinde gemilerin bir bölümünün Türkiye’de, diğer bölümünün ise Karaçi’de inşa edilmesi bu yaklaşımın örneklerinden birini oluştururken, A400M bakım faaliyetlerinin farklı ülkelerden gelen taleplere açılması da Türkiye’nin askerî bakım ve teknik hizmet ihracatındaki kapasitesinin genişlediğini gösteriyor.
ASFAT’ın 20’den fazla ülkeye ulaşan hizmet ihracatı ve 2026’nın ilk sekiz ayında 550 milyon doların üzerine çıkan ihracat hacmi, şirketin Türk savunma sanayiinin uluslararası pazarlardaki önemli aktörlerinden biri hâline geldiğine işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde farklı ülkelerle devam eden savaş gemisi görüşmeleri ile bakım-onarım alanında kurulması planlanan ortaklıkların sonuçlanması durumunda ASFAT’ın ihracat portföyünün hem coğrafi hem de faaliyet alanı bakımından daha da genişlemesi bekleniyor.


