Türkiye, ABD’nin Suriye Kararını Memnuniyetle Karşıladı

25 Ağustos 2026
Codex Gorseli 25 Agu 2026 11 14 39
Türkiye, ABD’nin Suriye’yi Terörizme Sponsor Olan Ülkeler listesinden çıkarma kararını memnuniyetle karşıladı.
Bu makaleyi sesli dinleyin:

ABD’nin Suriye kararı Türkiye tarafından memnuniyetle karşılandı. Washington, Suriye’yi yaklaşık 47 yıldır yer aldığı Terörizme Sponsor Olan Ülkeler listesinden çıkarırken Ankara, kararın Suriye’nin ekonomik toparlanması, yeniden inşası ve uluslararası toplumla bağlarının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu bildirdi.

ABD’nin kararı 24 Ağustos’ta resmiyet kazandı. Reuters’ın aktardığına göre süreç, ABD Başkanı Donald Trump’ın temmuz ayında Kongre’ye Suriye’nin statüsünün kaldırılması yönündeki kararını bildirmesinin ardından başlayan 45 günlük inceleme döneminin tamamlanmasıyla sonuçlandı. ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi OFAC da ilgili düzenlemeleri güncelleyerek Suriye’nin bu statü kapsamında uygulanan kısıtlamalardan çıkarıldığını bildirdi.

Karar, Washington’ın Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Suriye politikasında başlattığı dönüşümün en önemli aşamalarından birini oluşturuyor. ABD, daha önce Suriye’ye yönelik kapsamlı yaptırım rejimini önemli ölçüde kaldırmıştı. Başkan Trump’ın imzaladığı karar doğrultusunda Suriye yaptırım programının temelini oluşturan altı başkanlık kararnamesi 1 Temmuz 2025 itibarıyla yürürlükten kaldırılmış, ancak Esad ve bazı kişi ve yapılara yönelik hedefli yaptırımlar korunmuştu.

Terörizme Sponsor Olan Ülkeler statüsünün kaldırılması ise farklı bir hukuki katmanı ortadan kaldırıyor. Söz konusu statü, ABD dış yardımlarına yönelik kısıtlamalar, savunma ihracatı ve satışlarına ilişkin yasaklar, çift kullanımlı ürünlere yönelik kontroller ve çeşitli finansal sınırlamalar getiriyordu.

Bu nedenle Washington’ın son kararı yalnızca siyasi bir normalleşme mesajı değil, Suriye’nin ekonomik toparlanması açısından da önem taşıyor. Reuters, statünün kaldırılmasının uluslararası yatırımın önündeki önemli engellerden birini ortadan kaldırdığını ve Suriye’nin savaş sonrası yeniden inşasına yönelik sermaye girişlerinin önünü açabileceğini belirtiyor.

Suriye yönetimi de kararın özellikle bankacılık, yatırım ve uluslararası ekonomik ilişkiler açısından yeni bir dönemin önünü açmasını bekliyor. Şam yönetimi, kararın ekonomik toparlanmayı ve yeniden inşayı desteklemesinin yanı sıra Suriye’nin uluslararası toplumla ilişkilerinin normalleşmesine katkı sağlayacağını açıkladı.

Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, kararın ülkesinin yaklaşık 47 yıldır taşıdığı bir statüyü sona erdirdiğine dikkat çekerek gelişmeyi “tarihi bir adım” olarak nitelendirdi. Şeybani, Şam yönetiminin uluslararası toplumla karşılıklı çıkar ve iş birliğine dayalı ilişkiler geliştirmeyi sürdüreceğini belirtti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ise kararın ardından ülkenin geçmişin ağır yüklerinden birini geride bıraktığını belirterek bundan sonraki sürecin kalkınma, yeniden yapılanma ve devlet kurumlarının güçlendirilmesine odaklanacağını ifade etti.

Washington cephesinden yapılan açıklamalarda da ekonomik boyut öne çıktı. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, kararın Suriye’nin “izolasyondan ortaklığa” geçişinde önemli bir aşama olduğunu belirterek statünün uzun yıllar boyunca yatırım ve ekonomik faaliyetlerin önünde bir engel oluşturduğunu söyledi. Barrack, bundan sonraki aşamada ortaya çıkan fırsatın kalıcı barış ve refaha dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’den Washington’ın Kararına Destek

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da 25 Ağustos’ta yaptığı açıklamayla ABD’nin kararını memnuniyetle karşıladığını duyurdu.

Bakanlık, ABD yönetiminin ortaya koyduğu irade ile Kongrenin sürece yönelik yaklaşımını takdir ettiğini belirtirken Suriye hükümeti ve halkının izlediği tutumu da olumlu değerlendirdi. Ankara, uzun süredir desteklediği bu adımla Suriye’nin ekonomik toparlanması ve yeniden inşasının önündeki en büyük engellerden birinin aşıldığını vurguladı.

Dışişleri Bakanlığına göre karar, Suriye’nin uluslararası toplumla bağlarının güçlendirilmesine ve ülkede güvenlik ile istikrarın kalıcı hâle getirilmesine yönelik çabaları da hızlandırabilir. Ankara aynı zamanda uluslararası topluma Suriye’nin refah ve istikrarına yönelik çabalarını birleştirme çağrısında bulundu.

Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz da kararın Suriye’nin dünyayla bütünleşmesinin önündeki son önemli engellerden birinin kaldırılması anlamına geldiğini belirtti. Yılmaz, gelişmenin yalnızca Suriye’nin normalleşmesi ve kalkınması açısından değil, bölgesel barış ve istikrar açısından da önem taşıdığını ifade etti.

Suriye’de Ekonomik Normalleşmenin Önü Açılıyor

Washington’ın kararı, Suriye açısından özellikle yeniden inşa sürecinin finansmanı bakımından kritik önem taşıyor. On yılı aşkın savaşın ardından ülkenin enerji, ulaşım, konut, sağlık ve diğer temel altyapısının yeniden oluşturulması büyük miktarda yabancı sermaye ve uluslararası finansman gerektiriyor.

Terörizme Sponsor Olan Ülkeler statüsü ise yalnızca ABD merkezli şirketlerin Suriye’yle ilişkilerini etkilemiyordu. Uluslararası bankalar ve yatırımcılar açısından da yaptırım ve uyum riskleri nedeniyle Suriye’yle işlem yapmak önemli hukuki ve finansal belirsizlikler barındırıyordu. Şam yönetimi bu nedenle statünün kaldırılmasını uluslararası finans sistemiyle yeniden bütünleşmenin temel aşamalarından biri olarak görüyordu.

Reuters’a göre Mastercard ve Bank of America gibi büyük finans kuruluşlarının Suriye’yle ekonomik ilişkilere yönelik ilgisi de artıyor. Yeni kararın özellikle bankacılık işlemleri, yabancı yatırımlar ve yeniden inşa projelerinin finansmanı bakımından bu süreci hızlandırması bekleniyor.

Bununla birlikte Suriye üzerindeki bütün kısıtlamaların ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. ABD’nin önceki yaptırım kaldırma kararlarında Beşar Esad ve bazı kişi ve yapılara yönelik hedefli yaptırımlar korunmuştu. Dolayısıyla yeni dönem, Suriye’ye yönelik yaptırım mimarisinin tamamen ortadan kaldırılmasından ziyade ülke ve yeni yönetim üzerindeki kapsamlı ekonomik izolasyonun önemli ölçüde sona erdirilmesi anlamına geliyor.

Karar Bölgesel Denklem Açısından da Önem Taşıyor

ABD’nin Suriye kararının zamanlaması bölgesel güvenlik açısından da dikkat çekiyor. Washington bir taraftan Şam’ın ekonomik ve diplomatik normalleşmesini desteklerken diğer taraftan Suriye ile İsrail arasındaki gerilimin azaltılması için arabuluculuk yürütüyor.

Suriye ve İsrail heyetleri geçtiğimiz günlerde Ürdün’de ABD arabuluculuğunda görüşmeler gerçekleştirdi. Görüşmelerde İsrail’in Suriye’deki askerî faaliyetlerinin azaltılması, güvenlik düzenlemelerinin yeniden ele alınması ve iki taraf arasındaki gerilimin düşürülmesi konuları gündeme geldi.

Bu süreç Türkiye açısından da doğrudan önem taşıyor. İsrail’in 18 Ağustos’ta İdlib’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırılar Ankara ve Şam’ın tepkisini çekmiş, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da saldırıları bölgesel istikrarı zedeleyen gereksiz bir tırmanma olarak değerlendirmişti. Söz konusu üssün Türkiye’nin desteğiyle yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik çalışmalar yürütüldüğü bildirilmişti.

Bu tablo içerisinde Washington’ın Suriye’yi Terörizme Sponsor Olan Ülkeler listesinden çıkarması, ABD’nin yeni Şam yönetimine yönelik politikasında geçici yaptırım muafiyetlerinin ötesine geçen daha yapısal bir normalleşmeye yöneldiğini gösteriyor.

Türkiye açısından karar ise Ankara’nın uzun süredir savunduğu Suriye’nin toprak bütünlüğü, ekonomik yeniden yapılanması ve uluslararası sisteme yeniden entegrasyonu yaklaşımıyla örtüşüyor. Özellikle ekonomik izolasyonun azalması, Suriye’deki devlet kapasitesinin yeniden oluşturulması ve merkezi yönetimin güçlendirilmesi bakımından yeni imkânlar yaratabilir.

Ancak bundan sonraki sürecin belirleyici başlığı, siyasi kararın sahadaki istikrara ve ekonomik toparlanmaya ne ölçüde dönüşeceği olacak. İsrail-Suriye gerilimi, ülke içerisindeki güvenlik sorunları, yeniden inşanın finansmanı ve bölgesel aktörler arasındaki rekabet devam ederken ABD’nin son kararı Şam’a önemli bir alan açıyor.

Yaklaşık 47 yıl sonra Suriye’nin Terörizme Sponsor Olan Ülkeler listesinden çıkarılması bu açıdan yalnızca Washington-Şam ilişkilerinde değil, savaş sonrası Suriye’nin bölgesel ve uluslararası sisteme yeniden eklemlenmesinde de yeni bir dönemin başlangıcı olabilecek nitelikte.

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın