BM Güvenlik Konseyi, Trump’ın Gazze Barış Planını İçeren ABD Karar Tasarısını Onayladı

Yazar:
28 Şubat 2026
UN71031374
UN71031374

BM Güvenlik Konseyi, 17 Kasım 2025 akşamında uluslararası bir güç konuşlandırılmasını ve Filistin devletine giden bir yol haritasını da içeren Başkan Trump’ın Gazze Barış Planı’nı destekleyen ABD tarafından hazırlanan karar tasarısını onayladı. Oylamada yalnızca Rusya ve Çin çekimser kaldı. Karar metnine, Trump’ın Ekim 2025 tarihli 21 maddelik barış planı ek olarak dâhil edildi.

ABD Temsilcisinin Açıklamaları

Kararın oylanmasından önce ABD temsilcisi şu hususlara dikkat çekti:

  • Gazze’nin “iki yıldır yeryüzünde adeta bir cehennem yaşadığını”, açlığın yaygın olduğunu ve umudun son derece kırılgan hale geldiğini,
  • Gazze ile ilgili herhangi bir kararın ertelenmesinin insan hayatını tehlikeye attığını,
  • Kararın “kâğıt üzerindeki bir taahhüt” olmadığını, ateşkesi garanti altına aldığını ve doğrudan Trump’ın Gazze Planı’na dayandığını,
  • ABD’nin ayrıca Hamas’ın hâlâ teslim etmediği üç İsrailli rehinenin naaşlarını geri getirmeyi taahhüt ettiğini,
  • Kararın Başkan Trump’ın planına dayandığını ve “özgür ve terörden arındırılmış bir Gazze” hedefi dâhil olmak üzere “ulaşılabilir hedefler” içerdiğini belirtti.

Kararın İçeriği

Gazze Barış Planı, ilk kez Gazze’ye uluslararası bir güç konuşlandırılmasını öngörüyor. Ayrıca Filistin Yönetimi içinde kapsamlı bir reform planının uygulanması ve Gazze’nin yeniden inşasında yeterli ilerleme sağlanması halinde “kendi kaderini tayin” ve nihayetinde bir Filistin devletinin kurulması için bir yol haritası oluşturma ihtimalini içeriyor.

Karar;

  • ABD’nin, Trump’ın planı kapsamında varılan ateşkes anlaşmasını sağlamlaştırma çerçevesinde İsrail ve Filistinliler arasında barışçıl bir arada yaşamaya ve refaha imkân tanıyan siyasi bir ufuk için diyalog başlatacağını,
  • ABD’nin 29 Eylül 2025’te duyurduğu ve Trump’ın Ekim ayında Şarm el-Şeyh’te yaptığı açıklamaya göre Arap ve İslam ülkelerinin katılımıyla savaş sonrası güvenlik, siyasi ve ekonomik düzenlemeleri içeren “Gazze’de Çatışmayı Sonlandırma Kapsamlı Planı”na dayandığını,
  • Trump’ın Ekim 2025’te yayımlanan 20 maddelik planının karar metnine ek olarak konulduğunu hükme bağlamaktadır.

Barış Konseyi ve Geçiş Düzenlemeleri

Karar;

  • Uluslararası hukuki statüye sahip bir geçiş yönetimi olarak “Barış Kurulu (BoP)” kurulmasını,
  • Gazze’nin yeniden inşası için finansmanın koordine edilmesini, uygulama mekanizmalarının denetlenmesini, geçiş aşamasının yönetilmesini ve sivil yönetim gerekliliklerinin tanımlanmasını,
  • Gazzelilerden oluşan, günlük sivil hizmetleri yürütmek üzere tarafsız, teknokrat bir Filistin komitesi kurulmasını ve bu komitenin çalışmalarının Arap Birliği tarafından denetlenmesini,
  • Barış Konseyi’nin Gazze içindeki ve dışındaki nüfusun işlerini yönetmek, yeniden inşa görevlerini yerine getirmek ve hayati altyapıyı restore etmek dâhil olmak üzere gerektiğinde “ek önlemler” alma yetkisine sahip olmasını öngörmektedir.

Ayrıca karar;

  • Dünya Bankası ve diğer finans kuruluşlarının, bağışçı ülkelerin gönüllü katkılarıyla finanse edilecek, evlerin ve altyapının yeniden inşası, temel hizmetlerin sağlanması, ekonomik programların uygulanması ve askeri yıkımın etkilerinin giderilmesini hedefleyen, denetim mekanizmalarına sahip uluslararası bir yeniden inşa fonu kurmasını,
  • Finansmanın şeffaf mekanizmalara tabi olmasını ve yardımların “askeri amaçlarla kullanılmamasının” güvence altına alınmasını,
  • Gazze’ye insani yardımın tam ve kesintisiz sağlanmasını, yardımın tüm sakinlere ulaşmasını ve insani malzemenin “askeri amaçlarla” kullanılmamasının hayati önem taşıdığını,
  • İnsani yardım personelinin etkilenen bölgelere serbestçe erişiminin sağlanması gerektiğini hükme bağlamaktadır.

Uluslararası İstikrar Gücü (ISF)

Karar, Mısır ve İsrail ile tam koordinasyon içinde ve uluslararası insancıl hukuk dahil olmak üzere uluslararası hukuka uygun şekilde faaliyet gösterecek “Uluslararası İstikrar Gücü” (ISF) adlı geçici bir uluslararası gücün kurulmasını zorunlu kılar.

ISF’nin görevleri arasında şunlar yer almaktadır:

  • “Eğitimli ve birleşik” bir Filistin polis gücünü desteklemek,
  • Sınır güvenliğini sağlamak,
  • Gazze’deki askeri yapıların sökülmesini denetlemek,
  • Silah kaçakçılığını izlemek,
  • Hayati altyapıyı korumak,
  • Yardım dağıtım noktalarını güvence altına almak,
  • Yeniden yapılanma faaliyetlerine eşlik etmek.

Uluslararası gücün varlığının en az 31 Aralık 2027’ye kadar süreceği, gerektiğinde sonraki bir kararla uzatılabileceği belirtilmektedir.

Ayrıca karar, İsrail ordusunun Gazze’de “gerektiğinde”, tehditlerin tekrarını önlemeyi amaçlayan geçici güvenlik düzenlemeleri kapsamında faaliyet göstermeye devam edeceğini hükme bağlamıştır.

Barış Konseyi’ne ve uluslararası güce katılan devletlere; geçiş anlaşmaları imzalama, operasyonel düzenlemeleri yürütme, özel yasal ayrıcalık ve dokunulmazlıklardan yararlanma ve görevlerini yerine getirmek için gerekli bilgi ve belgelere erişme gibi geniş yetkiler tanınmaktadır.

Filistin Devletine Giden Yol

Karardaki en kritik siyasi unsur şudur:

“Filistin Yönetimi reform planının sadakatle uygulanması ve Gazze’nin yeniden inşasında kaydedilen ilerlemenin ardından, kendi kaderini tayin ve bir Filistin devletinin kurulması yolunda güvenilir bir yol oluşabilir.”

Kararda ayrıca ABD’nin, barışçıl bir arada yaşama ve karşılıklı refah sağlayacak siyasi bir ufuk için İsrail ile Filistinliler arasında bir diyalog başlatacağı ifade ediliyor. Bu madde, Filistin siyasi sürecinin uluslararası ve bölgesel kuruluşlarca denetlenen güvenlik, idari ve ekonomik şartlara dayandırıldığını gösteriyor.

Planın uygulanmasına ilişkin raporların, Barış Konseyi ve uluslararası güç tarafından her altı ayda bir BM Güvenlik Konseyi’ne sunulacağı belirtiliyor.
Kaynak: Al-Ayyam (https://www.al-ayyam.ps/ar/Article/420835)

Tepkiler

Karara İsrail hükümetinin ilk aşamada olumsuz bir tepki vermediği bildirilse de, eski İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman, BM Güvenlik Konseyi’ndeki oylamanın ardından X/Twitter hesabından şu değerlendirmelerde bulundu:

  • “Bu gece BM’de yaşananlar, İsrail hükümetinin kötü yönetiminin bir sonucudur.”
  • “BM kararı, Türkiye ve Suudi Arabistan’a bir Filistin devleti, Suudi Arabistan’a bir nükleer program ve F-35 jetleri getirdi. Bu, İsrail güvenliğinin satılmasıdır. Orta Doğu’nun çehresini değiştiriyor ve bu bizim lehimize değil.”

ISF’ye Endonezya, Azerbaycan ve diğer Müslüman çoğunluklu ülkelerin katılacağı belirtiliyor. Türkiye’nin bu güce katılıp katılmayacağı ise kısa süre içinde netleşecek. ISF’nin Gazze’ye, “birleşik bir komuta yapısı altında” konuşlanarak Gazze sokaklarının güvenliğini sağlamak, silahsızlandırmayı denetlemek, sivilleri korumak ve insani yardım koridorlarını güvenceye almak gibi görevler üstleneceği ifade ediliyor.

Hamas’ın Açıklaması

Hamas, kararı “Gazze üzerinde uluslararası bir vesayet kurma girişimi” olarak nitelendirerek şu açıklamayı yaptı:

“Gazze Şeridi’nde herhangi bir istikrar gücüne, direnişi silahsızlandırmak da dâhil olmak üzere rol ve görevler vermek; bu gücü tarafsızlığından mahrum eder ve çatışmanın bir tarafı hâline getirir.”

Sonuç:
Barış için gerekli adımlar atılmış görünüyor; ancak kararın bu derece geniş kapsamlı, çok aktörlü ve hassas uygulama mekanizmaları içerdiği dikkate alındığında, sahadaki uygulamada ciddi sorunların ortaya çıkması kuvvetle muhtemel.

En Çok Okunanlar