İnsansız hava ateş destek sistemleri, modern savaş doktrinlerinde ateş desteğinin planlanma biçimini köklü şekilde değiştirmektedir.
Bir harekât planının eklerinde, Mavi Doktrin gereği ateş destek eki de yer alır ve bu planın lahikaları arasında;
* LAHİKA-1 (Müşterek Hedef Listesi)
* LAHİKA-2 (Hava Ateş Planı)
* LAHİKA-3 (Topçu Ateş Planı)
* LAHİKA-4 (Hava Savunma Planı)
* LAHİKA-5 (Deniz Topçu Ateş Planı)
* LAHİKA-6 (Nükleer Ateş Planı)
* LAHİKA-7 (Kimya Ateş Planı)
* LAHİKA-8 (Aydınlatma Planı)
* LAHİKA-9 (Sisleme Planı)
yer alır.
Günümüz muharebelerinde çok sık ve yoğun şekilde kullanılan SİHA dronlar gibi insansız sistemler bu plan içinde yer almamakta, ancak koordineli bir ateş desteği için mutlaka bu plan içinde yer almalıdır.
Adeta muharebe sahasında askerlerin yerini almakta olan SİHA dronların bu planda LAHİKA-10 insansız hava sistemleri ateş planı olarak yer alması veya ateş destek ekinin lahikalarının yeniden düzenlenerek sıralanması gerekmektedir.
Mavi Doktrin esasına göre mevcut dokümanlarda yer almayan insansız ateş destek sistemlerinin temel harekât nevilerinde nasıl kullanılacağı ve hangi safhada yer alacağı sorularının cevabı bulunmalıdır.
Örneğimizi taarruz harekâtı üzerinden vermeye çalışalım.
Bir taarruz harekâtında topçunun açtığı ateşler kapsamında;
* Hazırlık ateşi öncesinde açılan ateşler,
* Hazırlık ateşi,
* Taarruzu destekleyen ateşler,
* Taarruzun her safhasında açılan ateşler
olarak bölümlere ayrılır.
Taarruz ateşlerinden hazırlık ateşi öncesinde açılan ateşler; taarruz birliklerinin açılmasını ve mevzilerine intikallerini korumak, ani hedefleri ateş altına almak, düşmanın komuta-kontrolünü bozmak ve hareketini sınırlamak maksadıyla açılır.
Bu ateşler; düzeltme tanzimleri, ani çıkan hedefler üzerine açılan ateşler, taarruz birliklerinin yayılmasını ve taarruz mevziine intikalini koruyan ateşler (körletme ve perdeleme ateşleri) ile düşmanın komuta-kontrolünü bozmak ve hareket yeteneğini sınırlamak için yapılan taciz ve mâni ateşlerini kapsar.
Hazırlık Ateşi ise düşmanın muhabere irtibatlarını parçalamak, savunma düzenini bozmak ve ateş destek vasıtalarını baskı altında tutmak üzere icra edilen, önceden hazırlanmış bir ateştir. Geriden ileriye doğru akan bir ateş kütlesi hâlinde icra edilir.
Hazırlık ateşi, Kor.Top.A./Tug. ADK’ları tarafından bütün kuvvet cephesini kapsayacak şekilde planlanır ve icra edilir.
Taarruz kademesindeki her tugay, kolordu tarafından planlanmayan hedefleri dikkate alarak kendi harekâtını desteklemek maksadıyla kolordunun hazırlık ateşiyle eş zamanlı olacak şekilde benzer ateşler planlayıp icra edebilir.
Tb. ve Bl.’ler organik kuruluşlarında bulunan ve hazırlık ateşine dâhil edilmeyen ateş destek vasıtaları ile hazırlık ateşi esnasında kendi bölgelerinde çıkabilecek ve kendilerini doğrudan etkileyebilecek hedeflere ateş açabilirler.
Ateş altına alınacak bu hedefler; hazırlık ateşinde planlanmayan, yerce planlı istek üzerine ateş altına alınacak hedefler ile ani çıkan hedefler olabilir.
Hedefte istenen etkileri sağlayacak şekilde hazırlık ateşine planlanan hedefler mümkün olduğunca aynı anda ateş altına alınmalıdır.
Hazırlık ateşi evrelere bölünebilir. Bu evreler zamanca bir bölümleme olmayıp hedeflerin ateş altına alınma sırası ve zamanı esas alınarak düzenlenmelidir.
Hazırlık ateşinin evreler hâlinde planlanmasında yüksek öncelikli hedefleri kapsayacak şekilde;
(I) İlk evrede düşmanın ateş destek vasıtaları, hedef tespit vasıtaları, komuta yerleri ile muhabere şebekeleri,
(II) İkinci evrede yöresel ihtiyatları, emir-komuta unsurları ve ateş destek vasıtaları,
(III) Son evrede düşmanın ileri elemanları ateş altına alınır.
Hazırlık ateşi süresince düşmanın ateş destek vasıtaları ve önemli hedefleri baskı altında tutulur.
Taarruz sırasında açılan ateşler, desteklenen birliğin ilerlemesine yardım etmek amacıyla yapılan ateşlerdir. Bu ateşler; TÇH ile taarruz hedefi arasına, taarruz hedefi üzerine ve hedefte tertiplenme ile yeniden teşkilâtlanmayı koruyan savunma ateşlerini kapsar.
Bir taarruzun desteklenmesi için planlanan ateşler genellikle istek üzerine yapılan ateşleri ve hazırlık ateşi sırasında ateş altına alınması planlanmış hedefleri kapsayabilir.
Taarruzun her safhasında açılan ateşler; DTİM ateşleri, DHSKM ateşleri, aldatma ateşleri ve aydınlatma ateşleridir. Bu ateşler hem taarruz hem de savunma harekâtında kullanılabilir.
İşte insansız ateş destek sistemlerini (SİHA dron) hangi safhada ve nasıl kullanabiliriz?
Baykar tarafından geliştirilen insansız sistemler üzerinden cevap bulmaya çalışalım.
Özellikle menzilleri dikkate alındığında mini İHA’lar ve dronlar hariç diğer sistemlerin tamamının hazırlık ateşi öncesinde açılan ateşler safhası ile hazırlık ateşi safhasında yer almasının uygun olacağını değerlendiriyoruz.
Hazırlık ateşi esnasında topçu ateşi sonrasında yoğun şekilde dronlar kullanılabilir. Ayrıca hava sahası kontrolü ile birlikte dronların da hazırlık ateşi safhasında kullanılması düşünülebilir.
Hatta fiber optik kablolu dronların hem hazırlık ateşi hem de taarruz esnasında açılan ateşler safhasında kullanılması düşünülmelidir.

BAYKAR’ın 2026’da geliştirdiği üç stratejik ürünü K2, Mızrak ve Sivrisinek’i de dikkate aldığımızda karşımıza çok daha güçlü insansız ateş destek sistemleri çıkmaktadır.
İşte günümüzde geliştirilmiş insansız hava ateş destek sistemleri, taarruz harekâtında ateş destek planı kapsamında taarruz eden birliklere çok büyük destek sağlayacaktır.
Bugün devam eden savaşta Ukrayna topçu birliklerinin hâlihazırda günde binlerce ateş görevi yürüttüğü ve yerli olarak geliştirilen sistemler ile uluslararası ortaklar tarafından sağlanan silahların bir karışımıyla Rus kuvvetlerine önemli kayıplar verdirdiği söylenmektedir. Ancak bu savaş deneyimi, Ukrayna’da topçu ve insansız hava araçlarının entegrasyonunda önemli değişimlere yol açmaktadır.
Ukraynalı yetkililerce;
* Rusya’nın başlattığı bu savaşın modern savaşın karakterini önemli ölçüde değiştirdiği, insansız hava araçlarının, güdümlü bombaların ve diğer hassas vuruş sistemlerinin artan kullanımının savaş alanı dinamiklerini yeniden şekillendirdiği,
* Teknolojinin gelişmesine rağmen topçu birliklerinin savaş alanının temel bir bileşeni olmaya devam ettiği, ancak etkinliğinin artık büyük ölçüde keşif kalitesine ve bilgi aktarım hızına bağlı olduğu
ifade edilmektedir.
Dolayısıyla harekât alanında hem topçuya hem de insansız ateş destek sistemlerine birlikte ihtiyaç bulunmaktadır.
Bugün devam eden savaşlarda topçu silahları, insansız hava araçları ve sistemleri ile entegre edilerek savaş taktikleri başarıyla uyarlanmaktadır. Artık savaş alanında dünün çözümlerine neredeyse hiç yer yoktur. Kısa bir süre önce işe yarayan bir yöntem, bugün mutlaka işe yaramayacaktır. Karar alma hızı belirleyici faktör hâline gelmiştir.
İnsansız sistemlerin en yoğun kullanıldığı Ukrayna, 2025 yılında topçu unsurlarını güçlendirerek beş yeni topçu tugayı kurmuş ve hizmette bulunan yerli üretim silah sistemlerinin sayısını artırmıştır.
Aynı zamanda Rus kuvvetleri, GPS güdümlü mühimmatı etkisiz hâle getirmek için tasarlanmış elektronik harp sistemlerinin kullanımını yoğunlaştırmıştır. Buna karşılık Ukrayna topçu birlikleri de taktiklerini önemli ölçüde uyarlamıştır. HIMARS saldırıları artık gelişmiş keşif dronları ve optik hedefleme sistemleri kullanılarak gerçek zamanlı olarak koordine edilmekte, bu da yoğun elektromanyetik çatışma ortamında bile hassas angajmanlara imkân sağlamaktadır.
Topçu birliklerinin, keşif unsurlarının ve insansız sistemlerin tek bir operasyonel çerçevede entegre edilmesi, Ukrayna’nın modern savaş alanı yaklaşımının belirleyici özelliklerinden biri hâline gelmiş ve ateş görevlerinin hem hızını hem de doğruluğunu artırmıştır.
Sonuç
Hava sahası artık tehlikeli hâle geldiyse, kara harekât alanı da gerçekten ölümcül bir tuzak hâline gelmiştir. Bu nedenle daha fazla asker veya ilave insanlı savaş platformu kullanmak yerine, insansız sistemlerin kullanılması tercih edilmektedir.
Kara savaşlarındaki değişimde her şeyden önce insan faktörü öne çıkmaktadır. Muharip asker bulmanın giderek zorlaşması ve insan gücünün sürekli azalması, konvansiyonel harekâtlardaki yüksek personel zayiatı nedeniyle modern orduların profesyonel savaşçıları bünyelerine katmasını ve elde tutmasını zorlaştırmaktadır. Asimetrik tehditlerin artması ve savaşın temposunun hızlanması, savaşan tarafları daha hızlı bir karar alma döngüsüne zorlamaktadır. Bütün bunlar bizleri insansız ateş destek sistemlerine yöneltmektedir.
Ukrayna Genelkurmay Başkanı’nın, 29 Haziran 2026’da yaptığı açıklamada;
* Ukrayna’da bulunan Rus ordusunun 721.300 personelden oluştuğunu,
* Ukrayna’nın harekât alanında kullanabildiği dron sayısının günlük 7.000 adet olduğunu, ancak 2026 yılı sonunda bu sayıyı günlük 33.000 adede çıkarmayı planladıklarını belirtti.
Sayılara baktığımızda, her iki tarafın da şimdilik günde yaklaşık 50.000 dron ile havadan ateş desteği sağladığı, yıl sonunda ise bu sayının 60.000-70.000 adede ulaşabileceği değerlendirilmektedir. Bu gerçek dikkate alındığında, insansız sistemlerin ateş destek planında mutlaka yer alması ve hava sahasının kontrolü kapsamında değerlendirilmesi artık elzemdir.
Artık insansız sistemleri ateş destek planlarında çok daha fazla göreceğiz. Kim bilir, belki de gelecekte yalnızca insansız ateş destek sistemlerinin kullanılacağı temel harekât doktrinlerine doğru ilerliyoruz.


