Türkiye Savunma Harcamalarına Ayrılan Kaynağı Yüzde 229 Artıracak

7 Eylül 2026
Codex Gorseli 7 Eyl 2026 16 29 01
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2027-2029 Orta Vadeli Program kapsamında savunma harcamalarına yönelik kaynakların yüzde 229 artırılacağını açıkladı.
Bu makaleyi sesli dinleyin:

Türkiye savunma harcamaları için ayrılan kaynakları 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program kapsamında önemli ölçüde artırmaya hazırlanıyor. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savunma sanayiinde kendi teknolojisini geliştiren, ihtiyaçlarını karşılayabilen ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedeflediklerini belirterek savunma harcamalarına yönelik kaynakların yüzde 229 artırılacağını açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı açıkladı.

Programda makroekonomik hedeflerin yanı sıra Türkiye’nin ekonomik güvenliği, kritik teknolojilerde yerli kapasitenin geliştirilmesi ve stratejik sektörlere ayrılacak kaynaklar da ele alındı.

Savunma sanayii ise yeni dönemde önceliklendirilen alanların başında yer aldı.

Savunmaya Ayrılan Kaynak Yüzde 229 Artırılacak

Yılmaz, Türkiye’nin savunma alanında kendi teknolojisini geliştirmesinin ve ihtiyaçlarını mümkün olduğunca kendi imkânlarıyla karşılayabilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, “Savunma sanayisinde kendi teknolojisini geliştiren, kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen ve yüksek katma değer üreten bir Türkiye hedefliyoruz. Bu kapsamda savunma harcamalarını yüzde 229 artırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, güvenlik ile ekonomik kalkınma arasında doğrudan bağlantı bulunduğunu belirterek güvenliğin güçlü tutulması gereken temel alanlardan biri olduğunu vurguladı.

Açıklanan yüzde 229’luk oran, OVP kapsamında stratejik önceliklere yönlendirilecek kaynaklardaki artış çerçevesinde yer alıyor. Bu nedenle oranı Türkiye’nin toplam askerî harcamalarının veya yıllık savunma bütçesinin tek seferde yüzde 229 artırılması şeklinde değerlendirmek yerine, program kapsamında savunmaya yönlendirilecek bütçe kaynaklarındaki artış olarak ele almak gerekiyor.

Kritik Teknolojilerde Yerli Kapasite Artırılacak

2027-2029 Orta Vadeli Programı’nda savunma sanayii yalnızca güvenlik politikalarının değil, ekonomik güvenlik ve teknolojik bağımsızlığın da temel unsurlarından biri olarak konumlandırılıyor.

Program kapsamında savunma sanayii, sağlık teknolojileri, yarı iletkenler ve yapay zekâ başta olmak üzere stratejik alanlarda Ar-Ge, üretim ve yenilik kapasitesinin artırılması hedefleniyor.

Enerji ve madencilikte kullanılan kritik ekipmanların yerlileştirilmesi, kritik minerallerde dışa bağımlılığın azaltılması ve nükleer ile hidrojen teknolojilerinde yerli kapasitenin geliştirilmesi de programın öncelikleri arasında bulunuyor.

Yılmaz, Türkiye’nin özellikle savunma sanayii ve kritik teknolojilerde erken harekete geçmesinin sağladığı avantajlara dikkat çekti.

Savunmadaki Teknoloji Sivil Sektörlere Aktarılacak

Yeni dönemde savunma sanayiinde geliştirilen teknolojilerin yalnızca askerî sistemlerle sınırlı tutulmaması da hedefleniyor.

Yılmaz, savunma sanayiinde kazanılan teknoloji ve yetkinliklerin sivil endüstrilere aktarılmasını istediklerini belirterek sağlık endüstrilerini bunun gerçekleştirilebileceği başlıca alanlardan biri olarak gösterdi.

Bu yaklaşım kapsamında savunma sanayiinde uygulanan uzun vadeli sipariş ve tedarik modelinin sağlık teknolojileri, raylı sistemler, enerji ekipmanları, elektronik ve kritik sanayi girdileri gibi diğer stratejik sektörlere de yaygınlaştırılması planlanıyor.

Kamu alımlarının da yerli teknolojilerin geliştirilmesi ve ölçeklendirilmesinde daha etkin bir araç olarak kullanılması öngörülüyor.

Dost Ülkelerle Yeni Savunma Platformları

Yılmaz’ın açıklamalarındaki dikkat çekici başlıklardan biri de Türkiye’nin gelecekteki savunma projelerinde uluslararası ortaklıklara yönelik yaklaşımı oldu.

Türkiye’nin kritik teknolojilerde yalnızca kendi imkânlarına dayanarak hareket etmeyeceğini belirten Yılmaz, dost ve kardeş ülkelerle ortak platformların oluşturulmasını hedeflediklerini açıkladı.

Yılmaz, ABD’nin F-35 programında farklı ülkelerin katılımıyla oluşturduğu modeli örnek göstererek Türkiye’nin de önümüzdeki dönemde ürün bazlı uluslararası ortaklıklar kurabileceğine işaret etti.

Bu modelde dost ülkelerin yalnızca nihai ürünün müşterisi olması yerine geliştirme, üretim ve pazarlama süreçlerinin farklı aşamalarında projelere dahil edilmesi öngörülüyor.

Yılmaz, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde dost ülkelerle oluşturulacak platformlara “hem geliştirme hem pazarlama açısından” önem vereceğini belirtti.

Savunma Sanayii Ekonomik Güvenlik Politikasının Parçası

Yeni OVP’nin dikkat çeken değişikliklerinden biri “ekonomik güvenlik ve dayanıklılık” konusunun ayrı bir politika alanı olarak ele alınması oldu.

Bu kapsamda enerji ve doğal kaynaklarda arz güvenliği, gıda arz güvenliği ve tarımsal dayanıklılık, kritik teknolojilerde yerli kapasitenin geliştirilmesi ile demografik ve kentsel dayanıklılık gibi alanlara öncelik veriliyor.

Savunma sanayii de kritik teknolojilerde yerli kapasitenin geliştirilmesi hedefinin merkezindeki sektörlerden biri olarak öne çıkıyor.

OVP kapsamında diğer stratejik yatırım alanlarında da kaynak artışı planlanıyor. Sulama yatırımlarının yüzde 42, içme suyu yatırımlarının yüzde 71, organize tarım bölgesi yatırımlarının yüzde 103, MTA yatırımlarının yüzde 139 ve sanayi altyapısı yatırımlarının yüzde 54 artırılması öngörülüyor.

Savunma alanındaki yüzde 229’luk artış ise açıklanan stratejik kaynak artışları arasında en yüksek oranlardan biri olarak öne çıkıyor.

2027-2029 Döneminde Yeni Savunma Projeleri

Türkiye’nin önümüzdeki üç yıllık ekonomik yol haritasını belirleyen OVP, savunma sanayiini güvenlik ihtiyacının yanı sıra yüksek teknolojili üretim, yerlileştirme ve ihracat politikalarının da önemli bileşenlerinden biri olarak konumlandırıyor.

Program kapsamında savunma harcamalarına ayrılan kaynakların artırılmasının yanı sıra kritik teknolojilerde yerli üretimin güçlendirilmesi, savunmada kazanılan teknolojilerin sivil sektörlere aktarılması ve dost ülkelerle ortak geliştirme ve üretim modellerinin yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Yılmaz’ın açıklamalarına göre Türkiye, önümüzdeki dönemde ürün bazlı uluslararası ortaklık modellerine daha fazla ağırlık vererek savunma projelerinde geliştirme, üretim ve pazarlama süreçlerini dost ülkelerle birlikte yürütmeyi amaçlıyor.

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın

Codex Gorseli 2 Eyl 2026 17 02 08

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ŞİÖ, F-35 ve S-400 Mesajları

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…
HRIE5csW4AAcsCG

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ve Lukaşenko Bişkek’te Bir Araya Geldi

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…