ABD Başkanı Trump’ın ortaya attığı ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelensky’in haberi olmayan 28 maddelik Barış Planı Ukrayna’da şaşkınlık yaratmış, ancak hemen toparlanan Ukrayna, AB ülkelerinin desteğini alarak Cenevre’de bu planın revizyonunu sağlayarak barışa evet demiştir.
Trump’ın barış planını resmi olarak Rusya’nın nasıl karşıladığı bir süre açıklanmazken Rus medyasında yer alan bu planı tam olarak kabul etmeyen açıklamalar sonrası Rusya Devlet Başkanı Putin nihayet;
-Rusya’nın ABD tarafından önerilen barış planını ciddi bir anlaşma olarak tanımadığını,
-Rusya’nın genel olarak 28 maddelik Trump barış planın gelecekteki müzakerelerin temeli olabileceği konusunda hemfikir olduğunu, ancak böyle bir anlaşma olmadığı için hiçbir nihai anlaşmayı tartışmayacağını,
-ABD tarafından önerilen barış planının Rusya’nın Ukrayna ile doğrudan müzakerelerinin temeli olacağına inanıp inanmadığını da belirtmediği,
-Aceleye getirilmiş bir barış anlaşmasının olası riskleriyle ilgili bir soruya, önerilen barış planındaki “konuların” ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek yanıt verdi.
Yapılan resmi açıklamalarda toprak konusunda barış planında yer alan hususlara hiç değinilmedi. Putin’in ABD barış önerisi hakkındaki tartışması, Rusya’nın barış önerisini Ukrayna’daki savaşı sona erdirmek için kararlı bir çabadan ziyade bir öneri olarak gördüğünü ve bu temelde barış sürecini durdurmak için bilgi koşulları oluşturduğunu gösteriyor.
Putin, Trump’ın Barış Antlaşması Teklifini Red mi Ediyor?
Putin, mevcut Ukrayna hükümetiyle herhangi bir barış anlaşması imzalayamayacağını yineledi ve Rusya kontrolü altında olmayan herhangi bir Ukrayna hükümetinin gayri meşru olduğu suçlamalarına devam etti. Bu da Trump’ın barış anlaşması teklifinin reddi olarak görülmeli.
Ayrıca Putin, Zelensky’in gayri meşru bir lider olduğunu ve Zelensky’nin Rusya ile herhangi bir barış anlaşması imzalayabilmesi için öncelikle Ukrayna Anayasa Mahkemesi’nin Zelensky’nin yetkisini tanıması gerektiği yönünde yeni bir iddia ortaya attı. Putin, Ukrayna ile bir anlaşma sağlamak istediğini, ancak Ukrayna hükümetinin yasa dışı olması nedeniyle şu anda bir anlaşmanın yasal olarak imkânsız olduğunu iddia etti. Putin, Ukrayna’nın sıkıyönetimini sona erdirmesi, seçimler yapması, referandum düzenlemesi ve Rusya ile anlaşma yapabilecek meşru bir hükümet kurmak için yeni bir anayasa mahkemesi kurması gerektiği için Rusya’nın uzun vadede Ukrayna ile herhangi bir anlaşma imzalayamayacağını ima etti. Bu argümanlar da Putin’in Trump’ın antlaşmasını reddettiğinin göstergesidir.
Putin savaşın bitmesi için Ukrayna’nın işgal ettiği topraklarımızdan çekilmesiyle mümkün olabileceğini açıkladı. Putin, Ukrayna toprağı olan Luhansk, Donetsk, Zaporizhia ve Kherson’u Rus toprağı olarak görüyor ve oradaki Ukrayna birliklerini işgalci olarak tanımlıyor. Halen Luhansk’ın çok küçük bir kısmı, Donetsk’in yaklaşık %25 i, Zaporizhia ile Kherson’un %40 civarı Ukrayna kontrolündedir.
Böyle bir taviz, Ukrayna’yı Rus saldırganlığına karşı savunulamaz hatlara çekilmeye zorlayacak ve milyonlarca Ukraynalı’yı Rus işgali altında yaşamaya mahkûm ederek kalıcı bir barışı garanti altına alamayacaktır. Özellikle Donetsk’te Rusların el atamadığı ve uzun yıllarda el atamayacağı bölgede yer alan Kale Kuşağı olarak tanımlanan Kostiantynivka-Druzhivka-Kramatorsk-Slovyansk hattını Ukrayna’nın bırakması onları Ruslara karşı çok ciddi savunma sorunları yaşayacağı garantisi verir.

Putin, Ukrayna güçleri geri çekilmezse savaşı sürdürme taahhüdünü yineledi ve bu açıklama muhtemelen Rusya’nın savaş çabalarını süresiz olarak sürdürebileceği ve zaferinin yakın olduğu yönündeki gerçek dışı Rus propaganda söylemi.
Putin’in açıklaması, barış antlaşması yolunda bir ilerlemeyi değil, Rusya’nın 2014 ve 2022’den beri işgal edemediği ve ele geçirmek için çabalayıp başaramadığı toprakları Ukrayna’nın devretmesi yönündeki Haziran 2024 talebinin tekrarıdır. Böyle bir taviz, Ukrayna’yı 2014’ten beri Ukrayna’nın savunmasının omurgasını oluşturan Donetsk Oblastı’ndaki müstahkem savunma hattı olan Kale Kuşağı’nı terk etmeye zorlayacaktır.
Rus Kuvvetleri, Rusya’nın 2014’teki ilk Ukrayna işgali sırasında ve Şubat 2022’deki harekatın başından beri Kale Kuşağı’nı ele geçirmeyi başaramadı ve Rusya’nın tek başına Donetsk Oblastı’nın geri
kalanını ele geçirmesi muhtemelen birkaç yılı alacaktır. Talep edilen bu geri çekilme, Kremlin’in Zaporizhia ve Herson oblastlarındaki Ukrayna savunmasının da yanlarını da tehdit edecektir.

Rus yetkilileri, Rus kuvvetlerinin önemli bir bölümünü işgal etmediği Odesa ve Mykolaiv oblastları üzerinde daha önce de hak iddia ettiler ve bu iddiaları son günlerde yinelediler. Zaporizhia ve Herson oblastlarının barış garantisi olmaksızın Rusya’ya teslim edilmesi, Rusya’nın gelecekte Ukrayna topraklarını daha fazla ele geçirmesi için koşullar oluşturacaktır. Putin ayrıca uluslararası toplumun Rusya’nın Ukrayna’daki toprak fetihlerini tanımasını talep etmektedir. Yani işgalinin diğer ülkeler tarafından da kabul edilmesini istemektedir.
Putin görüldüğü gibi Ukrayna diye bir devlet tanımamakta, parça parça Ukrayna’yı Rusya’ya katmak istemektedir. Putin, Trump’ın barış anlaşmasına genel anlamda evet demekte ancak uygulama maddelerine geldiğinde taleplerini artırmakta ve harekât alanındaki kazanımlarından cesaret alarak bu barış teklifine hayır diyecektir. Artık ABD’nin, Avrupa’nın Putin’in amacının barış değil Ukrayna’yı ilhak veya çoğunu ele geçirip kendine uygun bir yönetimin başına gelmesi yani kukla bir Ukrayna olmasını istediği, savaşı bitirmek için Putin’in anladığı dilden konuşarak yaptırımların artırılması ve askeri kuvvet kullanılmasından başka çare yok. Aksi takdirde bağımsız bir Ukrayna artık hayal.



