İnsansız Sistemler ile Konvansiyonel Taarruzlar Gerçekleşebilecek mi? – 2

Yazar:
3 Mayıs 2026
HANCER F1 1024x576 1
İnsansız kara sistemleri, kara savaşının geleceğine ilişkin tartışmaları sahadan gelen örneklerle yeniden şekillendiriyor. Photo: Elektroland
Bu makaleyi sesli dinleyin:

İnsansız Kara Sistemlerinin Savaşta Kullanılması

Ukrayna’da uzun süredir geliştirilmekte olan insansız kara sistemlerinin taarruz harekâtında veya savunma mevzilerinde düşman taarruzuna karşı kullanılması nihayet gerçekleşti.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin Nisan 2026’da yaptığı açıklamada, bu yeni taktiği kullanarak bir Rus mevzisinin ele geçirilmesinden duyduğu gururu dile getirmesinin ardından, Ukrayna ordusuna ait bir birlik, kara robotları kullanarak cephe hatlarına 100’den fazla saldırı düzenlediğini doğruladı.

AFP’ye göre, bu savaş araçlarının kullanımında uzmanlaşmış ve Ukrayna 3. Saldırı Tugayı’nın bir parçası olan bir yetkili, “Bunlar karmaşık robotik saldırılar ve bu tür saldırıların toplam sayısı 100’ü aştı.” dedi. Kaynak, “Bu operasyonlar, düşman personelinin etkisiz hâle getirilmesinin yanı sıra sığınakların ve komuta merkezlerinin imha edilmesini de içeriyor.” ifadelerini kullandı. Ayrıca bunların artık münferit olaylar değil, sistematik muharebe operasyonları olduğunu; patlayıcı yüklü “intihar” robotlarının yanı sıra düşman kuvvetlerine ateş edebilen silahlarla donatılmış diğer robotların da kullanıldığını sözlerine ekledi.

Kaynak, robotların kullanımının genellikle çok sayıda kayıpla sonuçlanan piyade taarruzlarının yerini almasını sağladığını; ayrıca hedeflerin tespitini, etkisiz hâle getirilmesini ve düşman sızmasının önlenmesini mümkün kıldığını açıkladı. Ukraynalı Bölük Komutanı Makar ise “Piyadenin kullanılamadığı bölgelerde, sürekli muharebe operasyonları yürüten robotik sistemler konuşlandırıyoruz.” dedi.

“Tarihte İlk Kez”

2012’de Ukrayna-Donetsk ve Kırım’da başlayan Rusya-Ukrayna savaşından bu yana Rus ordusu, özellikle insansız hava araçlarının kullanımının artırılması konusunda Ukrayna güçleriyle teknoloji kullanma yarışına girdi. Ukrayna ise sık sık deniz İHA’ları ile karada yaralıları tahliye etmek ve artık saldırı başlatmak için robotik araçlar kullanıyor.

Bu haftanın başlarında Cumhurbaşkanı Zelenski, kara robotları ve insansız hava araçlarının savaş alanında bir Rus mevzisini ele geçirmesinin “tarihte ilk kez” gerçekleştiğini gururla ilan etti. Bu harekâtı icra eden Ukrayna tugay yetkilileri, Zelenski’nin tanımladığı bu ilk operasyonun 2025 yazında gerçekleştiğini belirtti.

Tugay komutanı, cephede Rusların tahkim edilmiş bir mevzisini imha etmek için her biri 30 kilogram patlayıcı taşıyan dört uzaktan kumandalı kara robotunun konuşlandırıldığını bildirdi. Şunları ekledi:

“İlk sistem girişi patlattı ve düşmanı içeriye saklanmaya zorladı. Ardından ikinci kara robot sistemi sığınağa yaklaştı ve girişin önünde durdu. Geriye kalan askerler durumlarının umutsuz olduğunu anlayınca, bir karton parçasına teslim olduklarını yazdılar.”

General, piyade birliklerinin mevziyi tam ölçekli bir saldırıyla ele geçirmek için iki kez girişimde bulunduğunu, ancak başarısız olduklarını ve kayıplar verdiklerini belirtti.

Bu sahne, savaşın kendisi kadar eskiydi: İki asker, ellerini havaya kaldırmış şekilde teslim oluyor ve karşı taraftan gelen emirleri dikkatle yerine getiriyordu.

Ancak bu olayda etrafta insan esir alan unsurlar yoktu. Bunun yerine iki Rus askeri, cephe hattından kilometrelerce uzakta güvenli bir konumdan bir pilot tarafından kontrol edilen Ukrayna kara robotlarına ve insansız hava araçlarına teslim oluyordu. İnsansız kara sistemlerinin üzerinde patlayıcı maddelerin yanı sıra çeşitli namlulu uçaksavarlar, piyade tüfekleri ve bombaatarlar gibi silah sistemlerinin de kullanıldığı açıklandı.

İnsansız kara sistemleri, Ukrayna’daki bu savaşın geleceğini temsil ediyor ve bu gelecek şu anda gerçekleşiyor.

Ukrayna’daki cephe hatlarının üzerindeki gökyüzü yıllardır insansız hava araçlarıyla dolu ve bu durum piyadeler için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Sonuç olarak Ukraynalılar, kara insansız araçlarıyla —tekerlekli veya paletli uzaktan kumandalı araçlarla— ve kara robot sistemleriyle denemeler yapmaya başladı. Bunlar başlangıçta çoğunlukla yaralıları tahliye etmek ve birliklere ikmal sağlamak için kullanılıyordu. Ancak giderek artan şekilde muharebe ve saldırı görevlerinde de kullanılmaya başlandı.

Kara insansız araçlarının, daha büyük askerî araçlara kıyasla tespit edilmesi ve engellenmesi çok daha zordur. Hava araçlarıyla karşılaştırıldığında, her türlü hava koşulunda çalışabilir ve çok daha büyük yükler taşıyabilirler. Ayrıca daha dayanıklıdırlar ve çok daha uzun pil ömrüne sahiptirler.

2025 sonunda, Ukrayna Üçüncü Bağımsız Saldırı Tugayı’nın da bağlı olduğu birlik, makineli tüfekle donatılmış tek bir kara robotunun yalnızca hafif bakım ve iki günde bir pil şarjı gerektirerek 45 gün boyunca Rus ilerlemesini püskürtmeyi başardığını açıklamıştı. Sistemin basit ve ekonomik olduğu da görülmektedir.

Ukraynalı yetkili, Rusya’nın çok daha büyük askerî gücüne dikkat çekerek “Anlamamız gereken şey şu ki hiçbir zaman daha fazla personelimiz olmayacak ve düşmana karşı sayısal üstünlüğümüz de asla olmayacak. Bu nedenle bu üstünlüğü teknoloji yoluyla elde etmeliyiz.” dedi. Ona göre mevcut hedef, 2026 yılında piyade birliklerinin üçte birini insansız hava araçları ve robotlarla değiştirmek.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, 21 Nisan 2026 Salı günü yaptığı açıklamada, insansız hava araçları ve robotların yalnızca son üç ayda 22.000’den fazla görev gerçekleştirdiğini iddia etti. Zelenski, Ukrayna’nın askerî teknoloji endüstrisinin başarılarını kutlayan konuşmasında, “Bir savaşçı yerine bir robot en tehlikeli bölgelere gittiğinde, 22.000’den fazla hayat kurtarıldı.” dedi.

İngiliz savunma ve güvenlik düşünce kuruluşu Royal United Services Institute’ta kara savaşı uzmanı olan Robert Tollast, Ukrayna’daki yeni gelişmelerin, “bu robotların savaşın geleceği olup olmadığı konusunda şiddetli bir tartışmayı körükleyeceğini” söyledi.

Yapılan açıklamalarda, bu insansız silahlı kara sistemlerinin paletli veya tekerlekli olarak zemin durumuna göre nasıl kullanıldığı ya da düz olmayan zeminlerdeki ilerleme kabiliyetleri hakkında ayrıntılı bilgi verilmedi. Ancak basit engellerin dışında, bu silahlı kara sistemlerinin şimdilik genellikle düz zeminli arazilerde kullanılabileceğini ifade etmek gerçekçi olacaktır.

Bu konuda olumsuz görüşe sahip bir yetkili ise kara insansız araçlarının araziyi fiilen elde tutmakta zorlanmasının muhtemel olduğunu söyleyerek, bunların piyade desteği olmadan tank kullanmaya benzediğini belirtti. Ancak aynı yetkili, bu sistemlerin şu anda “yaralı tahliyesinde, tehlikeli ikmal görevlerinde, mayın temizlemede ve giderek artan şekilde çatışmalarda askerlerin hayatını düzenli olarak kurtardığını” da ifade etti.

Yetkili, “Bu, hava insansız araçlarıyla yapılan gözlemlerin cephe hattına yakın hareketleri neredeyse ölümcül hâle getirdiği bir savaşta kritik öneme sahip. NATO’nun Ukrayna gibi savaşmadığı bir geleceği hayal etsek bile, bu sistemlerin diğer kuvvetlerde birçok kullanım alanı bulacağı neredeyse kesin.” diye ekledi. Özellikle ciddi personel sıkıntısı çeken ülkelerin bu alana ciddi yatırım yapacağını vurgulamak gerekir.

Drone Üstünlüğü

Dört yılı aşkın süren savaş, Ukrayna’yı savaş alanı insansız hava araçları ve robotik sistemler konusunda küresel bir lider olmaya zorladı. Ancak bu alandaki üstünlük mücadelesi, Ocak ayında Mihaylo Fedorov’un Ukrayna Savunma Bakanı olarak atanmasıyla daha da hız kazandı.

Fedorov daha önce Dijital Dönüşüm Bakanı’ydı ve bu görevinde Ukrayna’nın başarılı insansız hava aracı savaş projesini denetlemişti. Savunma Bakanlığı görevini devraldıktan sonra Fedorov, bakanlığın savaş planı olarak adlandırdığı, Ukrayna’nın “Rusya’yı barışa zorlama” planının taslağını tanıttı.

Strateji büyük ölçüde teknoloji ve verilere odaklanıyor. Yüzlerce şirket, hükûmet öncülüğünde yürütülen düzinelerce insansız hava aracı geliştirme ve üretim girişiminde yer alıyor. Fedorov, 19 Nisan 2026’da yaptığı açıklamada, nihai olarak ön cephe lojistiğinin tamamının karasal robotik sistemler tarafından yürütülmesini istediğini söyledi.

Savaş planı hem savunmaya hem de taarruza odaklanıyor. Amaç; veri ve teknolojiyi kullanarak her bir hava tehdidini gerçek zamanlı olarak tespit etmek, füzelerin ve insansız hava araçlarının en az yüzde 95’ini engellemek ve cephe hattı boyunca 15 ila 20 kilometre derinliğinde, insansız hava araçları ile robotların aralıksız çalıştığı bir “imha bölgesi” oluşturmaktır. Savunma Bakanlığı geçen hafta, bu yeni ve birleşik program kapsamında yaklaşık 1.000 mürettebatın hâlihazırda faaliyette olduğunu açıkladı.

Ukraynalı kara tabanlı insansız sistemler komutanı Zinkevych, ölçeklenebilirlik yeteneğinin kilit önem taşıdığını söyledi. Rusya’nın bu yarışta geride olduğunu ancak ilerleme kaydettiğini belirten Zinkevych, “Savaş alanında belirleyici faktör, teknolojiyi kimin icat ettiği ve nasıl uygulanacağını kimin bulduğu değil, uzun vadede kimin ölçeklendirmeyi başardığıdır.” dedi.

Analistlere göre son teknolojik gelişmeler, Ukrayna’ya savaş alanında açık bir insansız hava aracı avantajı sağladı. ABD merkezli bir çatışma izleme kuruluşu olan Savaş Çalışmaları Enstitüsü, bu insansız hava aracı üstünlüğünün “Rus ilerlemesinin durmasına ve Ukrayna’nın son karşı taarruzlarına muhtemelen katkıda bulunduğunu” değerlendirdi.

Analistler bir notta, “Her iki taraf da kesin bir üstünlük sağlayamamış olsa da Ukrayna’nın orta menzilli taarruz kampanyası, Ukrayna’nın üstünlüğü yeniden ele geçirmesine olanak sağladı.” ifadelerine yer verdi. Ayrıca “Ukrayna için şimdi en büyük zorluk, Rusya’nın vereceği karşılık karşısında bir adım önde kalmak olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Uzmanlık Karşılığında Füze Takası

İnsansız hava araçlarının savaş alanındaki üstünlüğü savaşın sonucunu tek başına belirlemese de Ukrayna’nın insansız hava aracı savaşındaki açık üstünlüğü Avrupa dışında da daha fazla ilgi çekiyor.

Örneğin Orta Doğu’da, konvansiyonel askerî yeteneklerini geliştirmek için büyük miktarda para yatırmış birçok ülke, İran çatışmasının başlamasından bu yana, beklenmedik bir şekilde 50.000 dolara mal olan bir insansız hava aracını düşürmek için 4 milyon dolarlık füzeler kullanmak zorunda kaldı.

Ukrayna’nın sınırlı kaynakları, insansız hava araçlarıyla mücadele etmek için daha ucuz ve çok daha etkili yöntemler geliştirmesini zorunlu kıldı. Daha önce isteksiz davranan müttefikler artık Ukrayna’yı dinliyor.

Zelenski; Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaret ettikten sonra Türkiye ve Suriye’ye geçerek Orta Doğu’ya bizzat seyahat etti. Bu ziyaretlerde, destek karşılığında Ukrayna’nın zorlu mücadelelerle kazandığı uzmanlığı paylaşmayı teklif etti. Ukrayna’nın Orta Doğu’daki Körfez ülkelerine sunabileceği çok şey olduğu ifade edildi. Bu ülkeler de Ukrayna’nın acilen ihtiyaç duyduğu kaynaklara, örneğin hava savunması için füzelere sahip. Zelenski ayrıca birçok Avrupa ülkesiyle bir dizi yeni anlaşma imzaladı.

Ukrayna ve dünyadaki herhangi bir ordu için bir sonraki büyük gelişme elbette yapay zekâdır. Ukrayna, gerçek savaş alanı verilerini kullanarak insansız sistemler için yapay zekâ modelleri geliştirme ve eğitme konusunda önemli adımlar atıyor.

Ancak birçok kişi, kara dronlarında yapay zekâ kullanımına karşı temkinli yaklaşıyor. Zinkevych, bazı süreçlerin otomatikleştirilebileceğini düşünse de tamamen otonom teknolojilerin savaş alanında yeri olup olmadığından emin olmadığını söyledi. “Son karar her zaman bir insan tarafından verilmelidir.” dedi. Ardından şu soruları yöneltti: “Silahları yapay zekâya emanet eder miydiniz? Dostu düşmandan ayırt edebileceğinden nasıl emin olabiliriz? Bir arıza olmayacağından veya bir şeylerin ters gitmeyeceğinden nasıl emin olabiliriz?”

Yine de eski bir piyade ve taarruz birlikleri komutanı olarak şimdi robotlardan sorumlu olan Zinkevych, son dört yılda izlediği teknolojik gelişmeler karşısında sürekli olarak hayrete düştüğünü söyledi.

“Eğer 2022’de kendimi böyle konuşurken duysaydım, bir deli konuşuyor derdim. Hepsi bilim kurguydu.” dedi.

Ancak artık tamamen bu işe odaklanmış durumda. “İnsan hayatı paha biçilmezdir; robotlar ise kan dökmez. Buna dayanarak benim görüşüm, robotik kara sistemlerinin çok daha hızlı, çok daha büyük ölçekte geliştirilmesi ve savaş alanında kullanılmak üzere küresel bir sistem olarak uygulanması gerektiğidir.”

Ukrayna’nın Rusya’ya Cevabı: İnovasyon

Dört yılı aşkın süren savaşın ardından, kendini savunmak zorunda kaldığı bir dönemde Ukrayna, dünya standartlarında bir insansız hava aracı üretim ve savunma sanayisi kurdu. Garajlardaki annelerin, girişimlerdeki yazılımcıların ve cephedeki askerlerin gerçek zamanlı olarak deneyler yaptığı dağınık bir savunma sanayisi, Rusya’nın eşleşemediği bir saldırı ve savunma insansız hava aracı ekonomisini sıfırdan inşa etti.

Bugün Rusya günde daha fazla insansız hava aracı üretirken, Ukrayna uyum ve etkinlik açısından çok daha ileridedir. Ukrayna’nın insansız hava araçları artık cephe hatlarına hâkim durumdadır ve haftada binlerce Rus askerinin kayıp vermesine neden olmaktadır. Bir Ukraynalı askerin Reuters’a söylediği gibi, hiçbir Rus askeri Ukrayna insansız hava araçları tarafından vurulmadan açık bir alana girememektedir.

Hudson Enstitüsünün yakın tarihli bir analizine göre Ukrayna, savaşta her gün yaklaşık 10.000 insansız hava aracı kullanıyor. Bu araçlar, Rusya’nın derinliklerinde ateşle taarruzlar düzenliyor ve Rusya’nın eskiyen savunma sistemlerini tahrip ediyor. Cephe hatlarındaki hedefleri imha ederek Rus kayıplarının neredeyse yüzde 80’ini oluşturuyor. Savunma maksatlı insansız hava aracı sistemleri ise yenilenebilir önleyici füzeler aracılığıyla Şahed tipi insansız hava araçlarını düşürerek Ukraynalıların hayatlarını koruyor.

Nisan 2026 ortasında düzenlenen bir saldırıda, Ukrayna’nın Rusya tarafından fırlatılan 324 insansız hava aracından 309’unu etkisiz hâle getirdiği bildirildi.

Ancak Rusya, Nisan ayının üçüncü haftasında 18 kişinin ölümüne yol açan saldırı da dâhil olmak üzere, Ukrayna’ya karşı ölümcül sürü saldırıları düzenleme kapasitesini hâlâ koruyor. Bununla birlikte kitle ve ölçek bakımından Ukrayna da arayı kapatıyor. Savunma Bakanlığı, yalnızca 2026 yılında 7 milyondan fazla insansız hava aracı üretmeyi planladığını açıkladı. Bu, çoğu Batılı savunma firmasının ulaşamadığı bir ölçektir.

Ukrayna’nın insansız hava araçları maliyet açısından da verimlidir. Bağımsız bir Ukrayna güvenlik merkezinin yakın tarihli bir raporuna göre, bir SİHA önleme uçağının maliyeti bir Şahed’in maliyetinden on kat daha düşüktür. Bu maliyet, Şahed’in 20.000-50.000 dolarlık maliyetine karşılık yaklaşık 3.000-5.000 dolar seviyesindedir.

Temel Harekât Nevilerinde Kara İnsansız Sistemlerinin Manevra ve Ateş Gücü Olarak Kullanılması

Taarruz harekâtında taktik seviyedeki birliklere yaklaşık olarak tugay için 1-4 kilometre, tabur için 800 metre-2 kilometre, bölük için ise 300-800 metre genişliğinde bir hedef tahsis edilebilmektedir. Elbette bu mesafeler; düşman durumu, ilave teçhizat ve silah durumuna göre artabilmektedir.

Düşmana doğru yaklaşan manevra piyade birliği de zırhlı araçlarından inerek belli bir mesafeden itibaren yaya olarak hedefine yaklaşacaktır. Zırhlı araçlar da kule ve ateş mevzilerinden yaya unsurları ateşle destekleyecektir.

Takım seviyesinde hedef genişliğinin 300 metre civarında olduğu düşünüldüğünde, bu bölgede mevzilenmiş düşmanı imha etmek için 10-15 adet insansız silahlı kara aracının —her biri 12,7 mm silah monteli— gerekebileceği öngörülmektedir. Elbette bu taarruz eden insansız kara araçları üzerinde dron desteği de olacaktır.

Bu hesaplama bölük seviyesinde yapıldığında, 300-800 metrelik taarruz hedefini ele geçirmek ve orada mevzilenmiş düşmanı imha etmek için yaklaşık 20-30 adet insansız silahlı kara aracının —her biri 12,7 mm silah monteli— gerekebileceği öngörülmektedir. Bölük taarruzunu destekleyen dronlar ve diğer ateş destek unsurları da elbette olacaktır.

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın