Bu makaleyi sesli dinleyin:
23 Temmuz 2026
İran ABD Çatışması, 23 Temmuz 2026 itibarıyla hem askerî operasyonlar hem de diplomatik açıklamalarla yeni bir aşamaya girdi. ABD’nin İran’daki hedeflere yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim ve bölgesel aktörlerin pozisyonları, çatışmanın Orta Doğu güvenliği üzerindeki etkilerini daha da artırıyor.
- ABD ordusu, İran’daki Devrim Muhafızları hedeflerini B-1 uzun menzilli bombardıman uçağıyla vurdu. Bu, çatışmaların 12 gün önce yeniden başlamasından bu yana uçağın ilk kullanımı oldu.
- İran’ın Ortak Askerî Komutanlığı, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kaldığını belirterek, Trump’ın İran altyapısına yönelik tehditlerini ABD’nin hayata geçirmesi hâlinde bölgesel petrol, doğal gaz, elektrik ve ekonomik altyapının hedef alınacağı uyarısında bulundu.
- Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nda bir gemiye saldırması durumunda ABD’nin İran’daki bir köprüyü veya enerji santralini imha edeceğini söyledi.
- ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere saldırmasının İslamabad Mutabakat Zaptı’nı ihlal ettiğini belirterek, Tahran’ın anlaşmaya ilişkin yorumunu reddetti.
- İran’ın Körfez’deki CIA tesislerine yönelik insansız hava aracı saldırıları, ABD istihbarat analistlerini Rusya’nın hedefleme bilgisi veya gelişmiş insansız hava aracı teknolojisi sağlayarak yardım edip etmediğini araştırmaya yöneltti.
- İran Devrim Muhafızları, perşembe günü yaptığı açıklamada Ürdün’deki ABD füze sistemlerine, silahlarına ve yakıt depolarına saldırdıklarını bildirdi.
- Husi militanları, Suudi Arabistan’a uyguladıkları deniz ablukasının bir parçası olarak iki Suudi petrol tankerine askerî saldırı düzenlediklerini iddia etti. Bu saldırılar, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol etme çabasına ek olarak Kızıldeniz’de küresel petrol arzı üzerinde potansiyel ikinci bir baskı oluşturma girişimini daha da ileriye taşıyor.
- Silah kontrol uzmanları, Suudi Arabistan’ın ABD ile önerilen anlaşma kapsamında uranyum zenginleştirme tesisine sahip olabileceği konusunda uyardı.
- Pakistan ve Katar, İran-ABD diplomasisini yeniden canlandırma çabalarını sürdürüyor. Ancak Hürmüz Boğazı üzerindeki çatışmalar devam ederken ve İran yönetiminin bazı kesimlerinde yeni müzakerelere karşı direnç artarken, Tahran henüz bu girişimi kabul etmemektedir.
DEĞERLENDİRME
- ABD’nin çatışmaları ve İran’a yönelik saldırılarını tedricen artırma yoluna gitmesi, İran’da iç ayaklanma veya yönetim karşıtı gösterilerin başlamasını beklediğini göstermektedir. İran’da mollaların baskısı ve Devrim Muhafızlarının örgütlenmesi, ayaklanmaların bastırılması sırasında can kaybı yaşanacağına işaret etmektedir. Nitekim Ocak 2026’daki ayaklanmalar ve gösterilerde 36.000 kişinin öldüğü ifade edilmektedir.
- İran’da yönetimdekilerin net karar verme konusunda sorun yaşadıkları görülmektedir. Tüm kararların Mücteba Hamaney’in onayından geçmesi ve onunla temasın sınırlı olması sorun oluşturmaktadır. Diğer taraftan, yönetimde savaştan yana olanlarla barış isteyen grup arasındaki tartışmalar da devam etmektedir. Devrim Muhafızları yönetimi ile ekonomik gücü elinde bulunduran grubun, imkânlarını kaybetme tehlikesi nedeniyle savaştan yana tavır izlediği değerlendirilmektedir.
- Lübnan’da Hizbullah’ın İsrail sınırı bölgesinden uzaklaştırılması ve Güney Lübnan’da Lübnan Ordusunun kontrolü sağlama çalışmaları devam etmektedir. Bu gelişmelerin olumlu sonuçlanması hâlinde, İran’ın İsrail’e karşı önemli bir gücü daha etkisiz hâle gelecektir.
- HAMAS, Gazze’deki yönetimi devrederken silahlarını teslim etmeme konusunda direnmektedir. Gazze Barış Planı çalışmaları, aradan geçen sekiz aylık süreye rağmen ilerleme göstermemiştir. Ülkeler, İsrail’i HAMAS’tan korumak için savaşmak istememektedir. Gazze’ye yakın bölgede ABD’nin yeni askerî üs kurma çalışmaları, HAMAS’ın silahsızlandırılması ve Gazze’nin kontrolünde İsrail Ordusunun görevini devralacağını göstermektedir.
- Husilerin, İran’a destek amacıyla Suudi Arabistan’a abluka uygulama ve Babülmendep Boğazı’nı kapatma girişimlerini sürdürmeleri durumunda, Suudi Arabistan, ABD ve İsrail’in saldırılarına maruz kalacakları değerlendirilmektedir. Bu durum, Suudi Arabistan’ın da fiilen çatışmalara dâhil olması anlamına gelecektir.
- Irak topraklarındaki İran karşıtı grupların hazırlıklarını İran’ın takip ettiği; Kürt grupların önemli bir çıkar söz konusu olmadığı sürece çatışmalara girmeyecekleri, çatışmalara girmeleri durumunda ise İran’ın toprak bütünlüğünün tartışmaya açılacağı düşünülmektedir. Kuzey Irak’taki gelişmeler, ABD’nin Eylül 2026’da Irak topraklarından çekilmesini de etkileyecektir. Geçen hafta (13-18 Temmuz 2026) Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin ABD ziyaretinin etkileri ortaya çıkmaktadır.
- Suudi Arabistan’ın nükleer güç olma girişimi, Orta Doğu’daki diğer devletlerin de nükleer kapasite elde etme çabalarını artıracak ve bölgede “nükleer caydırıcılık” dönemi başlayacaktır.
Sonuç olarak, ABD’nin çatışmaların şiddetini kontrollü şekilde artırma yoluna gitmesi, her ne kadar kontrolü elinde bulundurduğu imajını verse de İran’ın her an sürpriz saldırılar gerçekleştirebileceği ve çatışmaları bölge geneline yaymak amacıyla diğer ülkelere saldırabileceği değerlendirilmektedir.
İran-ABD çatışmasına ilişkin önceki değerlendirmelerimize aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:
- İran-ABD Savaşı Günlüğü | 19 Temmuz 2026: https://addrmagazine.com/iran-abd-savasi-gunlugu-19-temmuz-2026/
- İran-ABD Savaşı Günlüğü | 18 Temmuz 2026:
https://addrmagazine.com/iran-abd-savasi-gunlugu-18-temmuz-2026/ - İran-ABD Savaşı Günlüğü | 15 Temmuz 2026:
https://addrmagazine.com/iran-abd-catismasinda-baski-artiyor/ - İran-ABD Savaşı Günlüğü | 14 Temmuz 2026:
https://addrmagazine.com/iran-abd-catismasinda-gerilim-tirmaniyor/ - İran-ABD Savaşı Günlüğü | 13 Temmuz 2026:
https://addrmagazine.com/iran-abd-geriliminde-son-durum/ - İran-ABD Savaşı Günlüğü | 10 Temmuz 2026:
https://addrmagazine.com/iran-abd-geriliminde-yeni-esik/


