19 Temmuz 2026 | Günlük Gelişmeler ve Değerlendirme
İran-ABD Savaşı Günlüğü’nün 19 Temmuz 2026 tarihli bölümünde ABD ve İran arasında yaşanan son askeri gelişmeler, karşılıklı füze saldırıları, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik durumu, bölgesel gelişmeler ve yayımlanan analizlerde öne çıkan değerlendirmeler bir araya getirildi.
- ABD, yedinci gece üst üste düzenlediği saldırılarda köprüleri, bir kara yolu tünelini, gözetleme noktalarını, yer altı silah depolarını ve denizcilik tesislerini hedef aldı.
- İran, Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn’deki ABD bağlantılı tesislere füze ve insansız hava araçlarıyla saldırdı. Ürdün, cumartesi sabahı erken saatlerde 10 füzeyi etkisiz hâle getirdiğini açıklarken, Kuveyt ise yaralanmalar ve bir enerji santrali ile tuz arıtma tesisinde hasar meydana geldiğini bildirdi.
- İran, gemi trafiğinin keskin bir şekilde azaldığı ve ticari denizciler arasında ölü sayısının artmaya devam ettiği bir dönemde, güçlerinin Hürmüz Boğazı yakınlarında birçok gemiyi durdurduğunu veya saldırdığını açıkladı.
- Washington, Trump’ın İran’daki enerji santrallerine, nükleer tesislere ve diğer altyapılara yönelik daha geniş çaplı saldırıları değerlendirmesi üzerine İsrail’e onlarca ek yakıt ikmal uçağı gönderiyor.
- İran, bölgedeki ABD üslerine yüksek hızlı, manevra kabiliyeti yüksek füzeler fırlatarak ABD savunma sistemlerine uyum sağlamaya çalışıyor.
- İran’ın balistik füze programının ilerlemesinin ABD ulusal güvenlik çıkarlarına yönelik tehdidini vurguluyor. Son gelişmeler ve İran füzelerinin isabetinin artması, isabet oranını iyileştirmek için manevra kabiliyeti yüksek yeni teknolojik sistemler kullandığını göstermektedir.
- İran’ın Ürdün’deki bir üsse düzenlediği füze saldırısında 17 Temmuz’da iki ABD askeri hayatını kaybetti. Adı açıklanmayan ABD’li yetkililer, Batı medyasına saldırının Ürdün’ün Azrak kentindeki Muwaffaq Salti Hava Üssü’nde gerçekleştiğini söyledi.
- Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ve Rusya’nın, İran’ın bölgedeki ABD üslerini hedef alma çabalarını desteklediği düşünülüyor. ABD’li yetkililer, ÇHC ve Rusya’nın İran’ın son dönemdeki ABD varlıklarını hedef almasını desteklemesinden endişe duyduklarını belirtmektedir.
- Mücteba Hamaney ve müzakere heyeti üyeleri de dâhil olmak üzere diğer üst düzey İranlı yetkililer, ABD-İran mutabakat zaptının artık yürürlükte olmadığını kamuoyuna açıkladılar.
- İran ve ABD, mutabakat zaptının Hürmüz Boğazı ile ilgili beşinci maddesini temelde farklı şekillerde yorumladılar ve bu da mutabakat zaptının çökmesine katkıda bulundu.
- İran, 18 Temmuz’da Kuveyt’teki bir enerji ve tuz arıtma tesisine füze attı. Bu saldırının, ABD’nin 17 Temmuz’da İran’ın Hürmüzgan eyaletindeki Jask yakınlarında bulunan bir tuz arıtma tesisine düzenlediği iddia edilen saldırıya karşılık olarak yapıldığı düşünülüyor.
- İran, Suudi Arabistan’daki bir ABD üssüne balistik füze fırlatarak yaklaşık üç ay sonra Suudi topraklarına yönelik ilk İran saldırısını gerçekleştirdi.
- Son 24 saatlik sürede Amerika Birleşik Devletleri, Hürmüzgan Eyaleti’nde, Bandar Abbas çevresindeki ek köprü ve yollara saldırılar düzenledi.
Yayımlanan haber ve yorumlarda; Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) ve Rusya’nın, İran’ın bölgedeki ABD üslerini hedef alma çabalarını desteklediği ifade edilmektedir. ABD yetkililerine göre; Çin ve Rusya’nın İran’ın ABD varlıklarını hedef almasını desteklemesinden endişe duyduklarını söylediği ve her iki ülkenin de çatışma boyunca İran’ın hedef alma çabalarını desteklediği, Financial Times’ın Nisan 2026’daki haberine göre İran’ın, 2024 yılında Çin’den satın aldığı gelişmiş bir keşif uydusunu kullanarak 2026 baharında Orta Doğu’daki ABD askerî varlıklarını ve üslerini hedef aldığı, Washington Post’un Mart 2026’da yayımladığı ayrı bir haberde Rusya’nın, İran’a ABD güçlerine yönelik saldırıları desteklemek için savaş gemileri ve uçaklar da dâhil olmak üzere ABD askerî varlıklarının yerlerini sağladığı, Rusya’nın ayrıca İran’ın ABD güçlerine ve varlıklarına yönelik saldırılarını desteklemek için İran ile gelişmiş insansız hava aracı taktiklerini paylaştığı, İran’ın saldırılarının doğruluğunu ve etkinliğini artırmak için Rusya ve Çin gibi ortaklarına güvenmeye devam ettiği belirtilmektedir.
Diğer taraftan, İranlı yetkililerin Yemen’de Husilerin Babülmendep Boğazı’nı kapatma girişimleri ve Lübnan’da Hizbullah’ın çatışmaları İsrail topraklarına aktararak dikkati dağıtma ve cephe genişletme çalışmalarının beklendiği, İran’ın Kuzey Irak’ta Erbil yakınlarında İranlı Kürt gruplara ait bazı üsleri vurduğu, bu üslerde Kürtlerin İran’da çıkarılacak iç ayaklanmaya hazırlık yaptıklarının değerlendirildiği belirtilmektedir.
İran’da ekonomik durumun kötüleştiği, halkın alım gücünün zayıflamasının ve hükümete desteğin giderek azalmasının beklendiği, ABD’nin tedricen artan bombalamasının da halkın hükümet karşıtı gösteri ve yürüyüşlerine destek olabileceği belirtilmektedir.


