İsrail, Ekim 2025’te Trump barış anlaşması ile çatışmaya son verip sarı hat dediğimiz hatta çekildi. Barış anlaşmasında 2. safhada Hamas’ın silahlarını teslim etmesiyle IDF, kırmızı hatta, daha sonra da sınıra geri çekilecekti ancak bunlar Hamas’ın silah bırakmayı reddetmesiyle gerçekleşmedi.
İsrail hâlen sarı hat bölgesinde kurduğu 40 tahkimli karakol ile bölgeyi kontrol ediyor. Hâlen Gazze için İsrail, biri güneyde diğeri kuzeyde 2 tümen tahsis etmiş, bu tümenlere bağlı toplam 6 tugay ve bu tugayların toplam 18 taburu ile Gazze’de görev yapmaktadır.

Hamas ise çeşitli lojistik sorunlar ile beraber tecrübeli 8.000 savaşçı ile acemi 12.000 savaşçı ile Gazze’de hâlâ varlık gösterebilmektedir.
Savaşın başlangıcı olan 7 Ekim 2023’te ise İsrail Gazze’yi 2 tugay ve 4 tabur ile kontrol ederken Hamas’ın askerî teşkilatlanma içinde 5 tugay, bu tugaylara bağlı 24 tabur ile yaklaşık 30.000 civarı tecrübeli savaşçısı olduğunu hatırlayalım.
İran savaşı ile uğraşan ABD başta olmak üzere dünya ülkeleri artık Gazze’ye ilgi göstermiyor. Gazze’de Trump barış planında bir türlü 2. safhaya geçilemiyor. Bu durumdan en çok etkilenen de Gazze halkı olmaktadır.
Çünkü mevcut koşullar altında İsrail için Gazze’deki gerçek zaman ayarlı bomba ve uzun vadeli tehdit, hayatta kalma mücadelesi veren Hamas değil, insanlık dışı koşullarda rehin tuttuğu yaklaşık 2,1 milyon Gazzelidir. Bu insanlar, yaklaşık 120 kilometrekarelik (Gazze Şeridi’nin %36’sı) bir alanda hapsediliyorlar.
Gazze’de bir salgın baş gösterirse veya bir hava bombası planlanan rotasından saparsa, Gazzelilerin durumu çok kötü olacaktır. Bu duruma ilave olarak İsrail’den nefret eden binlerce Gazzelinin durumunu da katmak gerekir.
Esasında, Gazze halkının insani ve makul koşullarda yaşayabileceği bir çözüm sağlamak ve dünyanın İsrail karşısında yer almasını önlemek için Gazze barışı stratejik İsrail çıkarınadır. İsrail içinde savaşa karşı büyüyen söylemleri de ciddiye almak lazım.
Sorun şu ki şu anda Trump’ın 21 maddelik planını gerçekleştirme veya en azından hayata geçirme şansı oldukça düşük görünüyor ve İran’la olan çatışma sona erdikten sonra bile düşük kalacak. Hamas silahsızlanmayı reddetmekle kalmıyor, Gazze Şeridi’nde konuşlandırılması ve Gazze’deki teknokrat hükümetin yönetimini güvence altına alması gereken “Uluslararası İstikrar Gücü” de henüz kurulmadı. Ayrıca, Trump’ın kurduğu “Barış Konseyi”, üye liderlerinin vaat ettiği fonun üçte birini bile toplayamıyor.
Unutulmamalıdır ki Arap Körfez ülkeleri Hürmüz Boğazı’nın kapanması nedeniyle ciddi mali zarara uğradılar ve Gazze’nin enkazını temizlemek ve yeniden inşa etmek için gereken on milyarlarca doları ayırmaya acele etmeyeceklerdir. Bu koşullar altında, Steve Witkoff ve Jared Kushner tarafından Gazze’nin yeniden inşası için hazırlanan planlar uzun süre, belki de sonsuza dek, kâğıt üzerinde kalabilecektir.
Hamas’ın silah bırakmayı kesin olarak reddetmesi sonrası İsrail eğer Hamas’ı silahsızlandırmak için Gazze Şeridi’ni işgal etmeye karar verirse, IDF’in Gazze’de askerî bir hükümet kurması ve İsrail Devleti’nin milyonlarca Gazzelinin güvenliği ve refahından sorumlu olması ve şeridin yeniden inşasına kendini adaması makul bir varsayımdır. Bu nedenle mevcut koşullar altında İsrail, Gazze Şeridi’nin tamamını işgal etmek için acele etmeyecektir.
Bu safhada IDF, muhtemelen Hamas’ı imha etmeye ve askerî kanadının yeniden yapılanmasını engellemeye çalışacaktır.
İsrail’de bu sene genel seçimler olacaktır. Oy oranı düşen Netanyahu, bu nedenle Gazze’de yeni bir savaşa Trump’ı ve halkı karşısına alıp girmeyecektir. Ancak hâlen devam ettiği gibi Gazze içinde tespit ettiği Hamas hedeflerine operasyonlarına devam edecektir.
Gazzeliler mi? Sanırım acı çekmeye devam edeceklerdir. Umarım Gazzelilerin acısını azaltacak barışı görürüz.


