İran-ABD Hattında Gerilim Büyüyor

10 Temmuz 2026
1
İran ile ABD arasında yeniden yükselen gerilim, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliği, bölgesel askerî hareketlilik ve uluslararası ticaret üzerindeki etkileriyle dikkat çekiyor.
Bu makaleyi sesli dinleyin:

Durum Özeti

Gelişmeler

• İran’da öldürülen dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in cenazesi, dün Meşhed’de bulunan İmam Rıza Türbesi’ne defnedildi. Cenaze töreni Tahran’da başladı, Kum kentinde, Necef ve Kerbela’da devam etti; son olarak Meşhed’deki defin işlemiyle sona erdi.

• Cenaze törenlerinde ABD Başkanı Trump aleyhine sloganlar atıldı.

• İran’ın güneydoğusundaki Sistan ve Belucistan eyaletindeki deniz askerî bölgeleri, ABD savaş uçakları tarafından düzenlenen iki dalga hava saldırısıyla vuruldu.

• Buşehr vilayetinde perşembe günü şehirde duyulan patlamaların, ABD insansız hava araçlarına karşı açılan hava savunma ateşi sonucu meydana geldiği; Buşehr’in dışındaki bir askerî tesisin ise “ABD-İsrail” füzesiyle vurulduğu ifade edilirken, ABD tarafından İran’da herhangi bir hava saldırısı düzenlenmediği belirtildi.

• İsrail Savunma Bakanı Israel Katz yaptığı açıklamada, ordunun İran’daki “harekâta yeniden başlanması için teyakkuzda ve hazırlıklı” olduğunu ve saldırıları “üçüncü kez” gerçekleştirmeye hazır olduğunu söyledi.

• İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan Ordusu Komutanı Mareşal Asim Munir ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD’nin askerî “maceracılığına” karşı uyarıda bulunarak, İran ordusunun karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi.

• ABD Merkez Komutanlığı, Amerikan güçlerinin İran’a karşı ek hava saldırıları başlattığını açıklarken, “Amerika Birleşik Devletleri, İran’ı ticari gemilere yönelik son dönemdeki haksız saldırganlığından sorumlu tutuyor.” ifadelerini kullandı. ABD ordusu, bu saldırıların amacının Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açık kalmasını sağlamak olduğunu belirtti.

• İran, Bahreyn, Kuveyt, Katar ve Ürdün’deki ABD askerî tesislerine saldırarak karşılık verdiğini açıkladı.

• Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, İran’ın bu hafta gerçekleştirdiği saldırıların ardından Ürdün, Kuveyt ve Bahreyn ile dayanışma içinde olduklarını ifade etti. Abbas, Filistin’in bu üç ülkenin egemenliklerini korumak amacıyla alacağı her türlü önleme destek verdiğini yineledi.

• ABD ile İran arasındaki son gerginliğin ardından Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiğinin keskin şekilde azaldığı, ABD koordinasyonundaki Umman geçiş yolunu kullanan takip edilebilir gemilerin, son çatışmaların ardından fiilen durma noktasına geldiği ifade edilmektedir.

Değerlendirme

• Tahran ile Washington arasındaki kırılgan mutabakat, ABD’nin İran’ın güney kıyısındaki hedeflere yönelik iki günlük saldırıları ve İran’ın Hürmüz Boğazı yakınlarındaki ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından, bölge ülkelerini de kapsayabilecek yeni bir savaş ihtimalini gündeme getirmiş; ateşkesten bu yana en yüksek gerilim seviyesine ulaşılmıştır.

• İranlı yetkililer sert misilleme tehdidinde bulunurken; yaptırımlar, denizcilik rotaları ve anlaşmanın geleceğine ilişkin anlaşmazlıklar her iki tarafı da daha büyük bir çatışmaya sürükleyebilecek nitelik taşımaktadır. İran, boğazdan geçişlerde ücret talep etmeye devam ederken, ABD bu uygulamanın Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (UNCLOS) aykırı olduğunu ileri sürmektedir. Bununla birlikte, İran ve ABD 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (UNCLOS) taraf değildir.

• Uluslararası hukuk açısından İran’ın talepleri hukuk dışıdır. İran, Montrö Sözleşmesi kapsamında Türkiye’nin aldığı ücretleri örnek göstererek boğaz geçişlerinde hizmet sağladığını ve İran karasularının kullanıldığını ileri sürmektedir. Oysa Şubat 2026 tarihine kadar Basra Körfezi’ne giriş ve çıkış deniz rotaları Umman karasuları üzerinden gerçekleştiriliyor, günlük ortalama 135 farklı türde gemi bu güzergâhı herhangi bir sorun yaşamadan kullanıyordu. İran ise yıllık yaklaşık 130 milyar dolar olarak hesapladığı geçiş ücretleriyle ABD’nin saldırılarında oluşan savaş zararını karşılamayı hedeflediğini iddia etmektedir.

Ek Değerlendirme

Dün gece İran’a saldırı olmuş. ABD, “Biz yapmadık. Kuveyt veya Bahreyn yapmış olabilir.” diyor. Kuveyt veya Bahreyn’in bunu yapamayacağı net. Bence Trump aslında böyle söyleyerek Netanyahu’yu gizli hedef olarak gösteriyor. Büyük ihtimalle İsrail veya bu ülkelerdeki İsrail ajanları (drone’larla da olabilir) yapmıştır. Zaten Trump, “Biz yapmadık.” diyerek olağan şüpheli olarak Netanyahu’yu gösteriyor. Şimdi Netanyahu “Biz yaptık.” dese veya “Yapmadık.” dese de işi zorlaşıyor. Yaptık dese ateşkesi bozan olacak, yapmadık dese İsrail içinde yoğun eleştiri alacak.

Amerikan derin aklı, Netanyahu veya İsrail’den daha akıllı.

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın

asdasda

İran-ABD Savaşı Günlüğü

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…
3

Türkiye-ABD Savunma Diplomasisinde Yeni Dönem: S-400 Düğümünde Çözüm Arayışı

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…