NATO üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde bir araya gelerek ittifakın önümüzdeki döneme ilişkin önceliklerini değerlendirdi. Görüşmelerde savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayii üretim kapasitesinin güçlendirilmesi, Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesi ve Orta Doğu’daki güvenlik riskleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Toplantılarda NATO’nun son yıllarda karşı karşıya kaldığı güvenlik ortamının köklü biçimde değiştiği vurgulanırken, ittifakın hem Avrupa’daki savaş risklerine hem de küresel ölçekte ortaya çıkan yeni tehditlere karşı hazırlık seviyesini yükseltmesi gerektiği değerlendirildi.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifak üyelerinin savunma yatırımlarını yalnızca bütçe artışları üzerinden değil, doğrudan askerî kapasite üretimi perspektifiyle ele alması gerektiğini belirtti. Özellikle mühimmat stokları, hava savunma sistemleri, lojistik altyapı ve savunma sanayii üretim hatlarının güçlendirilmesinin öncelikli alanlar arasında bulunduğu ifade edildi.
Ankara Zirvesi öncesinde öne çıkan konulardan biri de savunma harcamalarının geleceği oldu. NATO içinde son dönemde gündeme gelen ve üye ülkelerin savunmaya daha fazla kaynak ayırmasını öngören yeni hedeflerin, zirvede ayrıntılı şekilde ele alınması bekleniyor. Bu kapsamda Avrupa ülkeleri ile Kanada’nın savunma yükünün daha büyük bölümünü üstlenmesine yönelik beklentilerin arttığı değerlendiriliyor.
Toplantıda Ukrayna’daki savaş da gündemin üst sıralarında yer aldı. İttifak üyeleri, Kiev yönetimine verilen desteğin uzun vadeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması konusunda görüş alışverişinde bulundu. NATO kaynakları, Ukrayna’nın savunma kapasitesinin korunmasının Avrupa güvenliği açısından önemini koruduğunu vurguluyor.
Orta Doğu’daki gelişmeler de toplantının dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Özellikle İran ile yaşanan gerilimler ve Hürmüz Boğazı’nın küresel enerji ticareti açısından taşıdığı kritik önem üzerinde duruldu. NATO çevrelerinde, bölgede yaşanabilecek yeni bir kriz veya deniz ulaşımını etkileyecek gelişmelerin yalnızca bölgesel değil küresel ekonomik sonuçlar doğurabileceği değerlendirmesi yapılıyor.
Diplomatik temaslar kapsamında NATO yönetimi ile ABD heyeti arasında da çeşitli görüşmeler gerçekleştirildi. Görüşmelerde ittifakın caydırıcılık kapasitesinin artırılması, savunma sanayii üretiminin hızlandırılması ve transatlantik güvenlik mimarisinin geleceği ele alındı.
Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin, ittifakın yeni savunma hedeflerinin şekillendirileceği ve Ukrayna’dan Orta Doğu’ya uzanan geniş güvenlik gündeminin değerlendirileceği önemli toplantılardan biri olması bekleniyor. Zirvede alınacak kararların, NATO’nun önümüzdeki yıllardaki askerî planlaması ve savunma yatırımları üzerinde belirleyici etkiler yaratabileceği değerlendiriliyor.


