Ekim 2025 başında Trump–Gazze ateşkes ve barış anlaşmasının imzalanmasının üzerinden yaklaşık 3 aylık süre geçti. Bu sürede anlaşmanın ilk safhası olarak IDF, Gazze’de “Sarı Hat” adı verilen hatta geri çekildi; Hamas da elindeki 48 canlı/ölü İsrailli rehineyi, ölü bir İsrailli hariç, teslim etti. İsrail hâlâ bu ölü rehineyi bekliyor.
Trump artık anlaşmanın 2. safhasına geçilmesi gerektiğini söylerken, İsrail ise son rehinenin teslim edilmeden 2. safhaya geçilemeyeceğini belirtiyor.
ABD, 2. safha ile ilgili uzun süredir ortaklarıyla beraber çalışıyor. Bu kapsamda sivil bir geçici yönetim oluşturma, İstikrar Gücü oluşturulması ve Gazze’nin yeniden yapılanması gibi konular üzerinde çalışıyor. Geçici sivil hükümete liderlik etmesi istenen Tony Blair’in veto edilmesiyle başka bir lider aranmaya başlandı.
Bu konuda özellikle İstikrar Gücü’ne katılacak ülke bulmakta sorunlar mevcut. Başta Azerbaycan, Katar, Endonezya, Mısır ve Türkiye gönüllü iken, İsrail Türkiye’yi kesinlikle kabul etmediğini açıkladı. İsrail medyasına göre Türkiye, diğer ülkeler ile görüşerek onların da vazgeçmelerini sağlamış. Bu konuda sanırım son karar, 22 Aralık 2025 günü ABD’de yapılacak Trump–Netanyahu görüşmesi ile kesinlik kazanacak. Türkiye Gazze’de olmak isterken İsrail kesinlikle istemiyor. Bu esnada ise Türkiye aktif yaklaşım gösteriyor; bölge ülkeleri ile görüşüyor, Hamas temsilcileri ile görüşüyor; adeta Gazze’yi yeniden şekillendirmeye çalışıyor. ABD de Türkiye’yi Gazze’de görmek istiyor ancak hâlâ İsrail inadını kıramadı. Önümüzdeki hafta son durum belli olacaktır.
ABD ayrıca yeni Gazze yapılanması üzerinde çalışmakta ve bu konudaki ilk çalışmayı İsrail kontrolündeki Refah bölgesinde başlatmak istiyor.
Hâlen Sarı Hat üzerindeki İsrail, “ateşkes ihlali” diyerek her gün çok sayıda Gazzeliyi öldürmeye devam ediyor. Umarım tam barış sağlanır ve Gazzelilerin acısı biter.
Hâlen Gazze’nin %58’i IDF kontrolünde, %42’si ise Hamas ve diğer örgütlerin kontrolünde. IDF ayrıca Sarı Hat’a yaklaşan kritik yerlere, emniyet gerekçesiyle Gazzelilerin yaklaşmaması için Sarı Hat’ın ilerisinde 100–200 m kadar bir alanı da ateş ve gözetleme ile kontrol ediyor. Dolayısıyla IDF kontrolündeki alan yaklaşık %60’a çıkmaktadır.
* https://edition.cnn.com/2025/12/20/world/armed-gangs-filling-vacuum-left-by-hamas-in-israeli-occupied-gaza-intl

Aradan geçen sürede Hamas ne yaptı?
Hamas bu süreçte hâlâ var olduğunu, Gazze’yi hâlâ kontrol altında tuttuğunu göstermek için her şeyi yapıyor. Buna örnek olarak sınırları denetlemek, kendine göre ihanet etmiş Gazzelileri infaz etmek ve barış anlaşmasında kendine yer bulmak için çalışmak gösterilebilir. Ayrıca gelen yardımları hâlâ kendisi dağıtarak varlığını göstermeye devam etmektedir. Teşkilatını yeniden toparladı ve eksik personelini tamamlamaya çalıştığını gördük.
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana geçen günlerde Hamas, hiçbir yere gitmeyeceğini açıkça göstermek için elinden gelen her şeyi yapıyor. Gazze’de varlığını sürdüren Filistinli grupların toplantılarını gördük; bunlardan birinin Kahire’de Hamas, Halk Cephesi, Fetih ve İslami Cihat’ın katılımıyla gerçekleştiği tespit edildi.
* https://www.ynet.co.il/news/article/bje11zmycxx
Hamas, ateşkesin sağlanmasından bu yana Gazze’de yeniden varlığını sürdürmeye çalıştı ve bölgedeki sıkı kontrollerine karşı direnen gruplara yönelik düzenlediği operasyonlarda çok sayıda Filistinliyi öldürdü. Savaş boyunca İsrail–IDF tarafından büyük ölçüde zayıflatılan Hamas, ateşkesin başlamasıyla beraber üyelerini yavaş yavaş Gazze sokaklarına geri gönderdi.
Ateşkesin başlamasının ardından Hamas, İsrail’in çekildiği bölgelerdeki hâkimiyetini hızla yeniden tesis etti ve İsrail ile iş birliği yapmak, hırsızlık veya diğer suçlarla suçladığı onlarca Filistinliyi öldürdü.
Hamas, ateşkes ile beraber İsrailli rehineleri serbest bırakmak için Kassam Tugayları askerî kanadının üyelerini bölgeye konuşlandırdı. İkinci safhanın en önemli konularından biri de Hamas’ın silahsızlandırılması olacak. Hamas silah bırakmayı ancak Filistin devletine/Filistin yönetimine yapabileceğini söylemekte ve gittikçe artan bir krize doğru gittiğimizi söyleyebiliriz.

Geçici polislik rolü mü?
Trump’ın planı, uluslararası gözetim altındaki bir Filistin komitesi tarafından yönetilen silahsızlandırılmış Gazze’de Hamas’ın iktidardan uzaklaştırılmasını öngörüyor. Plan, Filistin polis gücünü eğitecek ve destekleyecek uluslararası bir istikrar misyonunun konuşlandırılmasını öngörüyor. Açık medya kaynaklarına göre bu polis gücünün hâlen Mısır’da eğitildiği şeklinde.
ABD tarafından sanki 2. safhanın başlamasına kadar Hamas’a Gazze’de izin verildiği şeklinde bir görüntü mevcut.
Ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından Hamas’ın Gazze yönetiminin medya ofisi başkanı İsmail El Sevabta, Reuters’a yaptığı açıklamada, örgütün güvenlik boşluğuna izin vermeyeceğini ve kamu güvenliği ile mal varlığını koruyacağını söyledi.
İç çatışma mı?
Ateşkesin başlamasıyla Hamas, Gazze içinde İsrail yanlısı olduğunu iddia ettiği grupları da tasfiye etmek için harekete geçti. Savaş uzadıkça küçülen Hamas, Gazze’deki kontrolüne yönelik, uzun süredir anlaşmazlık içinde olduğu, çoğunlukla aşiretlerle bağlantılı grupların artan iç tehditleriyle karşı karşıya kaldı.
Bu konuda Hamas’ın hedefi; Gazze Şehri’nde çoğunlukla Doğmoş klanıyla mücadele ettiği gruplar ile Refah bölgesinde ise İsrail yanlısı olduğunu iddia ettiği (ve öldürdüğü), İsrail’in henüz çekilmediği Rafah/Refah bölgesinde konuşlu Yaser Ebu Şebab ve grubu oldu. Hamas yaptığı özel bir operasyonla Ebu Şebab’ı öldürdü.
Ebu Şebab’a yakın bir kaynak, bu yılın başlarında Reuters’a verdiği demeçte, cazip maaşlar teklif eden grubunun yüzlerce savaşçı topladığını söyledi. Hamas onu İsrail’in işbirlikçisi olarak adlandırırken, o bunu hep reddetti.
Filistinli analist Reham Owda, Hamas’ın eylemlerinin İsrail ile iş birliği yapan grupları caydırma amacı taşıdığını söyledi. Owda, Hamas’ın aynı zamanda güvenlik güçlerinin yeni hükümetin bir parçası olması gerektiğini göstermeyi amaçladığını, ancak bunun İsrail tarafından reddedildiğini belirtti.
* https://www.ynet.co.il/news/article/hjohpwt6xx
İsrail ile savaşın sona ermesi ve ateşkes, Gazze Şeridi’nde huzur getirmiyor. Hamas şu anda önemli bir iç tehlikeyle karşı karşıya: Güç ve nüfuz sahibi olan ve örgütün kontrolüne doğrudan tehdit oluşturan yerel aşiretlerle yapılan bu silahlı çatışmalar.
Görüldüğü gibi Hamas, Gazze’deki savaş nedeniyle kontrolü ve etkisi azalınca kendi yönetimine karşı çıkanlardan intikam almaya çalışıyor gibi görünüyor. Bu intikam, Hamas’ın “işbirlikçi” olduğunu iddia ettiği kişilerin mafya vari bir şekilde öldürülmesi şeklinde gerçekleşmekte.
Hamas’a muhalefet gösteren klan ve grupları hedef almakta. Ayrıca İsrail ile çalışan veya İsrail ile çalışmakla suçladığı kişileri de hedef almakta.
* https://www.ynet.co.il/news/article/hjohpwt6xx
Yeniden yapılanma
BBC, Hamas’ın kontrolünü sağlamak için yaklaşık 7.000 savaşçı çağırdığını bildirdi. Hamas, savaş sırasında kayıplar vermesine rağmen yeni savaşçılar topladı. Birçok komutanını kaybetmiş olsa da çeşitli hücrelere, müfrezelere, bölüklere, taburlara ve tugaylara yeni komutanlar atadı.
Hamas, Gazze’deki insanları kontrol altında tutmak için uzun süredir mafya benzeri çete taktikleri kullanıyor. Bu, grubun 1980’lerin sonu ve 1990’ların başındaki ortaya çıkışına dayanıyor. Yahya Sinwar gibi Hamas liderleri, o dönemde “işbirlikçileri” vahşice öldürmeleriyle tanınıyordu. Sinwar öldü, ancak taktikleri yaşamaya devam ediyor.
Hamas, büyük silahlarının çoğunu kaybetti; ancak AK-47’leri, roketatarları ve az sayıda da olsa havanları elinde tutuyor ve bunları insanları öldürmek için kullanabiliyor. İsrail karşısında büyük kayıplara uğrayan Hamas’ın elinde bunlardan başka ağır silahların kalmadığı belirtiliyor.
Gazze’de yeni bir geçici yönetim atanmadan önce iktidarını sağlamlaştırmak istemekte Hamas. Sonra da Hamas’ı Gazze’den çıkarabileceğini düşünen herkese oldubittiyi sunacak sanırım.
* https://www.jpost.com/middle-east/article-870096
Hamas’ı bitirmenin İsrail için savaş hedefi olduğunu hatırladığımızda, İsrail’in Hamas’ı bitiremediği açıkça görülmektedir. Hamas savaşta zayıfladı ancak bitmedi ve tekrar güçleniyor.
Bu savaş sonucu Netanyahu ve çevresinin vaat ettiği “tam zafer” değil. Ancak bu, İsrail’in en azından ilk aşamada kabul etmek zorunda kaldığı acı verici bir uzlaşma. Hamas’ın savaştan, yani fırtınadan, sağ çıktığını söyleyebiliriz. Hamas ise rahat bir nefes alabilir. Gazze Şeridi sakinlerinin başına gelen felaketi, fırtınayı atlattı. Örgütün neredeyse tüm üst düzey yöneticileri ortadan kaldırılmış olsa da yerlerine yenileri geldi; binlerce üyesi ortadan kaldırılmış olsa da yerlerine yenileri, tahmin edebileceğinizden çok daha hızlı bir şekilde geldi.
İsrail Devleti, Hamas’ın bitmediğini açıkça görmektedir.
İsrail, Ekim ayından beri uygulanan ateşkesin ilk safhasında kendi kontrolü altındaki bölgede Hamas’a karşı operasyonlarına devam etmektedir. İsrail, Amerikan yönetimine anlaşma tamamlandıktan sonra çatışmalara devam etmeyeceğine dair verdiği sözlere rağmen, “güvenlik tehdidi mevcudu” diye harekâtına hep devam etti.
* https://www.ynet.co.il/news/article/hjt1hnopll#google_vignette
* https://www.jpost.com/middle-east/article-873863
Filistinliler, Hamas’ın elindeki Gazze bölgelerine giren her şeyi izlediğini; yakıt ve sigara dâhil olmak üzere bazı özel ithal mallara vergi uyguladığını ve mallar için fazla ücret aldığı görülen tüccarlara para cezası kestiğini belirtiyor. Hamas’ın Gazze’de yönetime devam ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Hamas’ın asla tekrar iktidara gelemeyeceğini açıklıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Gazzelilerin Hamas’ın bazı mallara vergi uyguladığı yönündeki iddiaları hakkında yorum yapması istendiğinde, “İşte bu yüzden Hamas Gazze’de yönetim kuramaz ve kurmayacaktır” dedi.
Hamas her şeyi görüyor ve kaydediyor. Gazzeli üst düzey bir gıda ithalatçısı, Hamas’ın henüz tam bir vergi politikasına dönmediğini ancak her şeyi görüp kaydettiklerini söyledi.
Kimliğinin açıklanmasını istemeyen yetkili, “Giriş-çıkışları kontrol noktalarıyla izliyor; kamyonları durdurup şoförleri sorguluyorlar,” dedi. Fiyat manipülatörlerine para cezası kesiliyor; bu da bazı fiyatların düşmesine yardımcı oluyor. Ancak fiyatlar hâlâ savaş başlamadan öncekinden çok daha yüksek ve insanlar paralarının olmadığından şikâyet ediyor.
Hamas kaynakları ve konuya yakın ekonomistler, Hamas yetkililerinin savaş sırasında maaş ödemeye devam ettiğini; ancak en yüksek maaşı standartlaştırarak aylık 1.500 şekele (470 dolar) düşürdüğünü belirtti. Bir diplomat, Hamas’ın maaşları ödemek için stoklanmış nakit paraya başvurduğuna inanıldığını söyledi. Gazze’de barış için süre uzadıkça, açık şekilde Hamas’ın güçlendiğini görmek lazım.
* https://www.ynet.co.il/news/article/rympix4fwg
İsrail bugün Hamas’ı nasıl görüyor?
İsrail, 2. aşamaya geçmeden hemen önce şunu itiraf ediyor: Hamas gücünü yeniden kazanmayı başardı.
İsrail’e göre:
- Hamas ağır darbe aldı ancak yenilmedi.
- Savaş sonunda örgütün yaklaşık 20.000 savaşçısı kaldı.
İsrail’in Ekim ayında ateşkes anlaşması kapsamında Gazze’nin bazı bölgelerinden çekilmesinin ardından Hamas, oluşan boşluğu hızla doldurdu.
Bu hızlı örgütlenme, Gazze’yi Hamas’tan arındırarak yeniden inşa etme planına ciddi bir engel teşkil edecekmiş gibi gözüküyor. Barış planı, silahsızlandırılmış bir Gazze’yi hedefliyor ve tüneller ile silah üretim tesisleri dâhil olmak üzere tüm askerî altyapının imha edilmesini gerektiriyor.
Gazze Şeridi sakinlerine göre Hamas militanları Gazze’nin bazı bölgelerinde kontrol noktaları işletiyor, insanları sorguluyor ve hatta tutukluyor. Polis güçlerinin, insanların yardım kamyonlarını ve terk edilmiş evleri yağmalama girişimlerini engellediğini söylüyorlar. 31 yaşındaki Gazzeli Nidal Kohil, “Hâlâ kontrolü ellerinde tuttuklarını ve güvenliği sağladıklarını halka hissettirmeye çalışıyorlar,” dedi. “Varlıklarını hissedebiliyorsunuz, ancak eskisinden daha zayıf görünüyorlar.”
Bu arada Hamas’ın üst düzey yetkilisi Hussam Badran bir röportajında, örgütün Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin Gazze’yi yönetmesine izin vermeye hazır olduğunu söyledi. Badran, “İktidarda boşluk bırakılması kaosa yol açacaktır. Bu, en tehlikeli karar olacaktır,” dedi. Bölge sakinlerinin şikâyetleri üzerine “Polis, güvenlik ve istikrarı sağlamaya çalışıyor,” diye ekledi.
Hamas’a yönelik baskı ve koşullar
Kısmi toparlanmaya rağmen Hamas’ın Gazze’yi hem siyasi hem de askerî olarak demir yumrukla elinde tuttuğu 7 Ekim 2023’ten önceki gücüne sahip olmadığı ortada. Şu anda kontrol ettiği Gazze Şeridi’nin yarısı savaşta yok edildi ve Trump yönetimi sanki Gazze’nin Hamas kontrolü altında kalan bölgelerini yeniden inşa etmeyi düşünmüyor. İsrailli yetkililer, örgütün finansman kaynaklarının çoğunun da kesildiğini söylüyor.
Ancak Times’a göre en önemli şey, Hamas’ın kalan silahlarından vazgeçmesi için İsrail ve uluslararası toplumdan her zamankinden daha fazla baskı görmesi. Trump’ın Gazze planı, Hamas’ı silahsızlandırmaya ve uluslararası bir istikrar gücünün desteğiyle Gazze Şeridi’ni yönetecek yeni bir hükümet kurmaya dayanıyor. Hamas yetkilileri, Hamas’ın silahlarını görüşmeye istekli olduğunu, ancak bunun yalnızca İsrail’in Gazze’den tamamen çekilmesi, bölgedeki askerî faaliyetlerin tamamen durdurulması ve Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’te bir Filistin devleti kurulması gibi “ciddi” görüşmeler bağlamında olacağını söyledi. Yani bunların olması imkânsız ve Hamas silah bırakmak istemiyor.
Hamas Gazze’de varlığını devam ettirmek istiyor; bunun için Katar, Mısır ve Türkiye ile görüşüyor. Gazze’de belki polis olarak, belki kurulacak Filistin devleti bünyesinde olmak üzere göreve devam etmek istiyor.
ABD’nin işi zor. Yeni yıl ile beraber göreve başlayacak İstikrar Gücü hangi ülkelerden oluşacak, nasıl bir yetki ile görev yapacak göreceğiz. Geçici hükümetin kurulması, Gazze’de nasıl bir yönetim kurulacak, Filistin devleti kurulacak mı, Türkiye istikrar gücüne katılacak mı; katılmayacaksa Gazze’de başka bir rol ile görev alacak mı şu anda bilinmiyor. Ancak riskler çok büyük.
İsrail istihbarat yetkilisi Ben Hanan, İsrail’in Hamas’a karşı kayıtsız kalması durumunda Hamas’ın gelecekte tekrar tehdit oluşturabileceği konusunda uyardı. Hamas kuşatma altında; ancak Gazze’nin bazı kısımlarını kontrol etmeye devam eder ve kapasitesini yeniden kazanmak isterse, bunu yapmanın bir yolunu bulacaktır. Hamas’a karşı bir sonraki harekât on veya yirmi yıl sonra olabilir; ancak 7 Ekim’den çok daha ciddi olabilir şeklinde geleceği öngördü.
Umarım Gazze’ye artık barış gelir ve ABD’nin tarif ettiği yeniden yapılanma gerçekleşir. Çünkü Filistinliler bu barışı fazlasıyla hak ediyor.


