TUSAŞ Farnborough açıklamaları, şirketin yürüttüğü stratejik platformlara ilişkin önemli gelişmeleri ortaya koydu. TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, KAAN’ın seri üretim takvimi, T70 Programı’nın yeniden başlaması, HÜRJET’in yeni varyantları ve ANKA-3’ün nihai konfigürasyonuna ilişkin önemli bilgiler paylaştı.
İngiltere’de düzenlenen Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nda konuşan TUSAŞ Genel Müdürü Dr. Mehmet Demiroğlu, şirketin yürüttüğü stratejik platformlara ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. KAAN’ın seri üretim takvimi, T70 Genel Maksat Helikopteri Programı’nın yeniden başlaması, HÜRJET’in yeni varyantları ve ANKA-3’ün nihai konfigürasyonu hakkında paylaşılan bilgiler, Türk havacılık ve savunma sanayiinin önümüzdeki yıllara yönelik yol haritasına ışık tuttu.

Demiroğlu’nun basın toplantısında öne çıkan başlıklardan biri, Milli Muharip Uçak KAAN’ın seri üretiminde kullanılacak General Electric F110 motorlarının tedarik süreci oldu.
TUSAŞ’ın prototip uçaklar için temin ettiği 10 adet F110 motorunun Ankara’da bulunduğunu belirten Demiroğlu, seri üretim kapsamında ihtiyaç duyulan 80 motor için yürütülen ihracat sürecinde önemli bir aşamanın geride bırakıldığını açıkladı. Teknik Yardım Anlaşması’nın (Technical Assistance Agreement) 9 Temmuz itibarıyla onaylandığını ifade eden Demiroğlu, böylece motor ihracatına ilişkin gerekli lisans sürecinin tamamlandığını ve General Electric ile teslimat takvimi üzerinde çalışıldığını söyledi.
KAAN’ın seri üretimine başlanmasına yaklaşık iki ila iki buçuk yıllık bir süre bulunduğunu belirten Demiroğlu, mevcut planlamaya göre motor tedarikinde herhangi bir gecikme beklemediklerini ifade etti.
İlk Teslimat Hedefi Değişmedi
KAAN programındaki takvimin planlandığı şekilde ilerlediğini belirten Demiroğlu, ikinci prototipin yer testlerine devam ettiğini, ilk uçuşun ise önümüzdeki aylarda gerçekleştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.

Yıl sonuna kadar iki KAAN prototipinin aynı anda uçurulmasının amaçlandığını kaydeden Demiroğlu, Türk Hava Kuvvetlerine ilk teslimat için belirlenen 2028 hedefinin korunduğunu vurguladı.
Yerli turbofan motoru TF35000’e ilişkin de bilgi veren Demiroğlu, Ön Tasarım İncelemesi (PDR) aşamasının tamamlanmak üzere olduğunu, bir sonraki adımın Kritik Tasarım İncelemesi (CDR) olacağını açıkladı.
TUSAŞ, TEI, TRMotor, Savunma Sanayii Başkanlığı ve çok sayıda yerli tedarikçinin ortak çalıştığı TF35000 motorunun, KAAN’ın Blok 30 ve sonraki konfigürasyonlarında kullanılmasının planlandığı belirtildi.
T70 Programı Yeniden Başlıyor
Basın toplantısının dikkat çeken bir diğer başlığı ise uzun süredir ihracat lisansı ve CAATSA yaptırımları nedeniyle yavaşlayan T70 Genel Maksat Helikopteri Programı oldu.

Demiroğlu, Sikorsky ile ilave 39 helikopterlik yeni paket üzerinde anlaşmaya varıldığını ve gerekli ihracat lisanslarının alındığını açıkladı. Böylece üretimin yaklaşık bir buçuk yıl içerisinde yeniden başlamasının planlandığını söyledi.
Program kapsamında bugüne kadar 38 helikopterin üretildiğini belirten Demiroğlu, yeni siparişle birlikte toplam üretim sayısının 77’ye ulaşacağını ifade etti. İhtiyaç duyulması hâlinde sözleşmede bulunan opsiyon maddesi kapsamında ilave 32 helikopter daha üretilebileceğini, böylece başlangıçta öngörülen 109 helikopterlik hedefe ulaşılabileceğini kaydetti.
Demiroğlu, programın yeniden başlamasında ABD makamları, Sikorsky ve Türk kurumları arasında yürütülen görüşmeler sonucunda uygun bir çözüm bulunduğunu belirtti.
F-35 ve Eurofighter, KAAN’ın Yerini Almayacak
Toplantıda Türkiye’nin yeniden F-35 programına katılma ihtimali de gündeme geldi.
Demiroğlu, uçak tedariki ile Türk savunma sanayiinin programa yeniden dâhil olmasının birbirinden farklı konular olduğunu belirterek, TUSAŞ’ın geçmişte F-35 programında önemli üretim görevleri üstlendiğini hatırlattı.
Programdan çıkarılmasının ardından üretim süreçlerinde çeşitli zorluklar yaşandığını ifade eden Demiroğlu, mevcut engellerin kaldırılması hâlinde Türk sanayiinin yeniden programa katılmasının önünde teknik bir engel görmediklerini söyledi.

Eurofighter Typhoon ve olası F-35 tedariklerinin KAAN programını etkileyip etkilemeyeceğine ilişkin soruyu da yanıtlayan Demiroğlu, kısa vadede bazı bütçe düzenlemeleri yapılabilecek olsa da KAAN’ın Türk Hava Kuvvetlerinin gelecek onlarca yılını şekillendirecek stratejik bir program olduğunu ve önceliğini koruyacağını vurguladı.
HÜRJET Yeni Varyantlarla Genişliyor
TUSAŞ’ın jet eğitim uçağı HÜRJET programı da geliştirme sürecini sürdürüyor.

İki prototiple devam eden uçuş testlerinde toplam uçuş süresinin yaklaşık 500 saate ulaştığını açıklayan Demiroğlu, yıl sonuna kadar dört yeni prototipin programa katılacağını bildirdi.
Yeni uçaklar arasında hafif taarruz konfigürasyonunun yanı sıra deniz konuşlu kullanım için geliştirilen versiyonun da yer aldığını belirten Demiroğlu, farklı ülkelerden gelen talepler doğrultusunda çeşitli konfigürasyonlar üzerinde çalışıldığını ifade etti.

HÜRJET’in deniz versiyonunun tek motorlu olacağını söyleyen Demiroğlu, ilk kullanıcı olarak Türk Deniz Kuvvetlerinin değerlendirildiğini, platformun gelecekte uçak gemilerinde görev yapabilecek şekilde geliştirildiğini açıkladı.
HÜRKUŞ-2 Teslimat Aşamasında
Demiroğlu, temel eğitim uçağı HÜRKUŞ-2 programında da kritik bir eşiğe gelindiğini açıkladı.

İki uçakla yürütülen son testlerin tamamlandığını belirten Demiroğlu, kabul sürecinin başladığını ve ilk uçağın Çiğli’de bulunduğunu söyledi. Resmî kabul işlemlerinin ağustos ayı başında tamamlanmasının hedeflendiğini ifade eden Demiroğlu, Türk Hava Kuvvetlerine toplam 55 adet HÜRKUŞ-2 teslim edileceğini açıkladı.

Hava Kuvvetleri personelinin uçakla ilgili değerlendirmelerine de değinen Demiroğlu, platformun performansından duyulan memnuniyetin oldukça yüksek olduğunu belirtti.
ANKA-3 Nihai Konfigürasyona Ulaştı
İnsansız savaş uçağı ANKA-3 programında ise düşük görünürlük özelliklerini geliştiren kapsamlı tasarım değişikliklerinin tamamlandığı açıklandı.

Radar kesit alanı, hava girişleri, egzoz sistemi, haberleşme altyapısı ve anten yerleşimlerinde yapılan iyileştirmelerle platformun nihai konfigürasyonunun oluşturulduğunu belirten Demiroğlu, yeni tasarımın KAAN programında elde edilen mühendislik kazanımlarından da faydalandığını söyledi.
İlk iki nihai konfigürasyon prototipinin üretimine başlandığını açıklayan Demiroğlu, bu uçakların gelecek yılın başında ortaya çıkmasının planlandığını, ardından seri üretime geçileceğini ve kısa süre sonra Türk Hava Kuvvetlerine ilk teslimatların yapılacağını ifade etti.

ANKA-3’ün mevcut Ukrayna menşeli motoruyla seri üretime geçmesinin planlandığını belirten Demiroğlu, bununla birlikte farklı müşteri talepleri ve tedarik zinciri riskleri doğrultusunda alternatif motor seçeneklerinin de değerlendirildiğini söyledi. Bu kapsamda yerli TF6000 turbofan motorunun gelecekteki seçenekler arasında bulunduğunu kaydetti.
İnsanlı ve İnsansız Platformlar Ortak Görev Yapacak
Demiroğlu, TUSAŞ’ın insanlı ve insansız platformların müşterek görev yapmasına yönelik çalışmalarını yalnızca KAAN programıyla sınırlamadığını da açıkladı.
Otonom Kol Uçucusu (Loyal Wingman) konsepti üzerinde ANKA-3, HÜRJET ve farklı insansız hava araçlarıyla çalışmalar yürütüldüğünü belirten Demiroğlu, sürü kabiliyetine sahip küçük İHA sistemlerinin de geleceğin hava harekât konseptinin önemli unsurları arasında yer aldığını ifade etti.
Bu kapsamda ANKA-3’ün Eurofighter Typhoon ile müşterek görev yapabilmesine yönelik olası iş birliklerinin de BAE Systems ile yürütülen temaslarda değerlendirilen başlıklardan biri olduğu belirtildi.
Sivil Havacılıkta Yeni İş Birlikleri Hedefleniyor
Demiroğlu, TUSAŞ’ın yalnızca askerî platformlara değil, sivil havacılık alanındaki faaliyetlerine de ağırlık verdiğini söyledi.
Şirketin Airbus, Boeing, Leonardo ve Sikorsky gibi küresel üreticiler için birinci seviye tedarikçi konumunu sürdürdüğünü belirten Demiroğlu, süpersonik yolcu uçağı geliştiren Boom Supersonic dâhil olmak üzere farklı üreticilerle yeni iş birliği fırsatlarının değerlendirildiğini açıkladı.
Farnborough’da yapılan açıklamalar, TUSAŞ’ın önümüzdeki dönemde hem millî platformların geliştirilmesi hem de uluslararası havacılık ekosistemindeki konumunun güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarını sürdürmeye hazırlandığını ortaya koydu.
TUSAŞ Farnborough açıklamaları, şirketin hem millî platformlarının gelişim sürecine hem de uluslararası iş birliklerine ilişkin önümüzdeki dönemin yol haritasını ortaya koyuyor.


