22776945307 5cd6ddabf5 c
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasını ve sabotaj, siber saldırı, kundaklama ile İHA ihlalleri gibi hibrit tehditlere karşı ortak yanıt mekanizması geliştirilmesini önerdi.

Von Der Leyen’den Avrupa Güvenlik Konseyi Önerisi

Bu makaleyi sesli dinleyin:

Avrupa Güvenlik Konseyi kurulmasını öneren Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sabotaj, siber saldırı, kundaklama ve İHA ihlalleri gibi hibrit tehditlere karşı ortak yanıt verilmesini sağlayacak yeni bir acil güvenlik mekanizması oluşturulması çağrısında bulundu.

Von der Leyen, Avrupa Parlamentosunda 16 Eylül’de yaptığı Birliğin Durumu konuşmasında Avrupa’nın güvenlik ortamının değiştiğini ve mevcut kurumlarla karar alma mekanizmalarının yeni tehditlere yeterince hızlı uyum sağlayamadığını söyledi.

Önerinin hayata geçirilmesi durumunda Avrupa Güvenlik Konseyi, Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra Birleşik Krallık, Norveç, Ukrayna ve Kanada gibi AB üyesi olmayan ortakları da Avrupa’nın güvenliğine ilişkin görüşmelerde bir araya getirebilecek.

Von der Leyen ayrıca silahlı saldırı eşiğinin altında kalan ancak ülkelerin ulusal güvenliğini tehdit eden olaylara karşı ortak hareket edilmesini sağlayacak bir “counter-hybrid playbook” hazırlanmasını istedi.

Sabotaj ve İHA İhlallerine Ortak Yanıt

Avrupa Komisyonu Başkanı’nın önerdiği yeni güvenlik yaklaşımının temelinde son yıllarda Avrupa’da artan hibrit tehditler bulunuyor.

Von der Leyen konuşmasında siber saldırılar, sabotaj eylemleri, kundaklama ve İHA ihlallerine dikkat çekerek Avrupa’nın bu tür olaylara vereceği yanıt konusunda önceden belirlenmiş ortak bir yaklaşım geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Bu kapsamda oluşturulması planlanan Acil Güvenlik Protokolü, herhangi bir AB üyesi ülkenin ciddi bir güvenlik olayıyla karşılaşması durumunda Avrupa düzeyinde koordinasyon mekanizmasını harekete geçirmesine imkân tanıyacak.

Mekanizmanın, silahlı saldırı seviyesine ulaşmayan ancak ulusal güvenliği tehdit eden olaylara yönelik ortak değerlendirme ve müdahale sürecini hızlandırması amaçlanıyor.

Von der Leyen, mevcut Avrupa güvenlik sistemlerinin farklı bir dönem için oluşturulduğunu ve karar alma süreçlerinin değişen tehdit ortamına uyarlanması gerektiğini savundu.

NATO’nun 4. Maddesine Benzer Bir Yapı

Önerilen Acil Güvenlik Protokolü, işleyiş mantığı açısından NATO Antlaşması’nın 4. maddesine benzer bir danışma ve koordinasyon mekanizması olarak değerlendiriliyor.

NATO’nun 4. maddesi, üye ülkelerden herhangi birinin toprak bütünlüğünün, siyasi bağımsızlığının veya güvenliğinin tehdit edildiğini düşünmesi durumunda müttefiklerin istişare için bir araya gelmesine imkân tanıyor.

Yeni AB mekanizmasında da bir üye ülkenin güvenlik tehdidi karşısında süreci başlatabilmesi ve 27 üye ülkenin ortak yanıtı koordine etmek üzere bir araya gelmesi öngörülüyor.

Ancak öneri NATO’nun 5. maddesinde yer alan kolektif savunma yükümlülüğüyle aynı anlama gelmiyor.

Von der Leyen’in açıkladığı sistem doğrudan askerî müdahale yükümlülüğü getiren bir kolektif savunma mekanizması değil. Amaç, özellikle silahlı saldırı eşiğinin altında kalan olaylarda Avrupa ülkelerinin hızlı biçimde koordinasyon sağlayabilmesi.

Avrupa Birliği’nin hâlihazırda Lizbon Antlaşması’nın 42.7 maddesinde karşılıklı yardım hükmü ve Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 222. maddesinde dayanışma hükmü bulunuyor.

Yeni önerinin bunların yerine geçmesinden ziyade özellikle hibrit tehditlere karşı daha hızlı siyasi ve güvenlik koordinasyonu sağlaması hedefleniyor.

Avrupa Güvenlik Konseyi Nasıl Çalışacak?

Von der Leyen’in ikinci önemli önerisi ise Avrupa Güvenlik Konseyi oldu.

Avrupa Komisyonu Başkanı, kurulması planlanan konseyin ayrıntılı yapısını açıklamadı. Ancak konseyin Avrupa Birliği’nin dışındaki önemli güvenlik ortaklarını da kapsayabileceğini belirtti.

Birleşik Krallık, Norveç, Ukrayna ve Kanada bu kapsamda adı geçen ülkeler arasında bulunuyor.

AB Savunma Komiseri Andrius Kubilius’un daha önce gündeme getirdiği modele göre konsey bazı toplantılarda yalnızca AB ülkelerini, bazı durumlarda ise Avrupa güvenliği açısından önemli diğer ortakları içerebilir.

Kubilius’un ocak ayında yayımladığı öneride Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve Polonya gibi büyük ülkelerin kalıcı üyeler arasında yer alabileceği, diğer ülkelerin ise dönüşümlü olarak temsil edilebileceği bir yapı üzerinde durulmuştu.

Ancak bu model henüz kabul edilmiş bir yapı değil.

Von der Leyen de konuşmasında konseyin üyelik yapısı, karar alma yöntemi, yetkileri veya bağlayıcı karar alıp alamayacağı konusunda ayrıntı vermedi.

Avrupa Komisyonunun ilerleyen dönemde Avrupa Güvenlik Konseyinin nasıl hayata geçirilebileceğine ilişkin önerilerini açıklaması bekleniyor.

Rusya Kaynaklı Tehditler Gündemde

Von der Leyen’in açıklamalarında Rusya, Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu güvenlik tehditlerinin merkezinde yer aldı.

Avrupa ülkeleri son dönemde sabotaj, siber saldırı, kritik altyapıya yönelik girişimler ve İHA ihlalleri gibi çeşitli olayların arkasında Rusya’nın bulunduğunu öne sürüyor.

Von der Leyen de konuşmasında geçen ay Leipzig Havalimanı’na yönelik girişimi örnek gösterdi. Alman makamları olayın arkasında Rusya’nın bulunduğunu ileri sürdü.

Rusya ise Almanya’nın Leipzig olayına ilişkin suçlamalarını reddediyor ve NATO ülkelerinin çeşitli olaylardan Moskova’yı sorumlu tutarak gerilimi artırdığını savunuyor.

Dolayısıyla Avrupa’daki hibrit faaliyetlere ilişkin her olayın Rusya tarafından gerçekleştirildiği doğrulanmış değil. AB’nin yeni güvenlik yaklaşımı ise bu tür olaylarda ortak değerlendirme ve yanıt kapasitesinin geliştirilmesine odaklanıyor.

NATO İle Yetki Çakışması Tartışması

Avrupa Güvenlik Konseyi önerisinin ardından gündeme gelen başlıklardan biri de yeni yapının NATO ile nasıl ilişkilendirileceği oldu.

Von der Leyen, Avrupa’nın güvenlik alanındaki çalışmalarının NATO ile iş birliği içinde yürütüleceğini vurguladı.

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna da NATO’nun Avrupa güvenliğinin temel taşı olmaya devam ettiğini belirterek AB’nin güvenlik ve savunma çalışmalarının İttifak’ı tamamlaması ve güçlendirmesi gerektiğini söyledi.

Buna karşılık bazı güvenlik uzmanları, Avrupa Güvenlik Konseyinin görev ve yetkileri açık biçimde tanımlanmazsa NATO’daki mevcut mekanizmalarla örtüşme ve karar alma süreçlerinde karmaşa oluşturma riski bulunduğunu belirtiyor.

Norveç ve Finlandiya ise öneriye olumlu yaklaşan ülkeler arasında yer aldı.

Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo, Avrupa’nın kendi güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve savunmasını güçlendirmesi gerektiğini açıkladı.

Henüz Bir Karar Değil

Von der Leyen’in açıkladığı Avrupa Güvenlik Konseyi ve Acil Güvenlik Protokolü şu aşamada yürürlüğe girmiş yeni AB kurumları veya mekanizmaları değil.

Her iki başlık da Avrupa Komisyonunun geliştirmeyi planladığı yeni Avrupa güvenlik stratejisinin parçası olarak gündeme getirildi.

Özellikle Avrupa Güvenlik Konseyinin üyelik yapısı, yetkileri ve karar alma yöntemi henüz belirlenmiş değil. Acil Güvenlik Protokolünün de hangi durumlarda devreye gireceği ve ortak yanıtların nasıl kararlaştırılacağı konusunda ayrıntılar açıklanmadı.

Avrupa Komisyonunun bundan sonraki süreçte yeni güvenlik stratejisini ve bu mekanizmaların nasıl işleyeceğine ilişkin ayrıntılı önerileri ortaya koyması bekleniyor.

Von der Leyen’in çıkışı, Avrupa’da güvenlik tartışmasının yalnızca konvansiyonel askerî tehditler üzerinden değil; sabotaj, siber saldırı, kritik altyapıya yönelik faaliyetler ve İHA ihlalleri gibi silahlı çatışma eşiğinin altında kalan tehditlar üzerinden de yeniden şekillendiğini gösteriyor.

Sayı 6

En Çok Okunanlar

Kaçırmayın

JYc504UHFEIxsKmHLNATVDW5rZ9nvAfuMw0wOpkWI nRMtgFCbUI9TXx8BCW8PVWwzIWtJ68S 44 tUSapzbeW2qfUJKk SA6bi5a WZvTjtwqf32uVYAT0LfVhrsy rmGdooTZ1497Cb8Fbi0YFRo2 Umx4pEuqF9EGinvDHINFdIDqRy99xpBYP3oSh kK

Suriye ve Suudi Arabistan Arasında Savunma İş Birliği Anlaşması

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…
476833017 1174580294037968 5230597741000457448 n

Ukrayna’da Saldırılar Sürerken Avrupa’dan Yeni Destek Adımları

Bu makaleyi sesli dinleyin: Tarayıcınız ses…